-D.20/93 Yargıtay/Hukuk 39/92
(Dava No: 129/87; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Niyazi F. Korkut, Celâl Karabacak, Özkan Tunçağ.
İstinaf eden: 1. Adnan Işıman, L-efkoşa.
2. Aziz Hasan, Lefkoşa.
(Davacılar)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Ali Şit, Lefkoşa.
(Davalı)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Av. Tahir Seroydaş.
Aleyhine istinaf edilen namına: Av. Ali Dana.
H Ü K Ü M
Niyazi F. Korkut: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Özkan Tunçağ verecektir
Özkan Tunçağ: İstinaf -eden Davacılar Lefkoşa'da mobilya imalatı ve ticareti ile iştigal etmektedirler. Aleyhine istinaf edilen Davalı ise, mobilyacı olup bu istinafa konu zamanlarda Davacılarla iş münasebeti vardı. Davacılar Lefkoşa Kaza Mahkemesinde dosyalamış oldukları 129/87- sayılı davada, sair şeyler yanında, Davalı ile 14.12.1981 tarihinde yapmış oldukları yazılı anlaşmaya göre Davalı 1982 yılı içerisinde Davacılara 9 komple ev eşyası yapmayı deruhte edip 14.2.1981 tarihli ana sözleşmeyi esas alarak, 19.3.1982, 26.6.1982, 7-.9.1982, 28.12.1982 ve 16.2.1983 tarhli yazılı ve 15.6.1983 tarihli şifahi sözleşmeleri akteylediklerini ancak Davalının konu sözleşmelerde belirtilen eşyaları sözleşmede belirtilen teslim tarihlerinde eksik teslim ettiğini, bunun üzerine Mayıs 1983'te söz-lü bir anlaşma ile eksik teslim edilen eşyaları en geç 1983 senesi sonuna kadar tamamlayıp eksik eşyalarla birlikte teslim edilmek üzere tafsilatı talep takririnde belirtilen bazı başka eşyaları da yapıp Davacılara teslim etmeyi kabul ettiğini; ancak Daval-ının bu sözlü anlaşmayı da ihlâl edip yerine getirmediğini; Davalıya 25.2.1985 tarihli ihbarname göndererek eşyaları tamamlayıp teslim etmesi için 95 gün süre verdiklerini ancak verilen vade sonunda da Davalının mükellefiyetlerini yerine getirmediğini bu n-edenle yazılı mukavelelere bağlı olarak 5 Milyon 560 Bin TL ve Mayıs 1983 tarihli sözlü anlaşmadan dolayı 9 Milyon 190 Bin olmak üzere toplam 14.730.000TL ile 1.6.1985 tarihinden itibaren %24 faiz ve dava masrafları için istemde bulundu.
Davalı ise dosya-lamış olduğu müdafaa ve mukail talep takririnde, sair şeyler yanında, Davacıların tüm iddialarını redddederek tüm taahhütlerini yerine getirdiğini, Mayıs 1983'te Davacılar ile herhangi bir sözleşme yapılmadığını ve yazılı anlaşmalara binaen teslim etmiş ol-duğu eşyalardan mütevellit Davacılardan 4 Milyon 425 Bin TL alacaklı olduğunu ileri sürerek mukabil talep yolu ile konu meblağ için hüküm talep etmiştir.
Alt Mahkemede yapılan duruşmada, Davacı (1) şahadet verdi ve bir de tanık dinlletti. Davalı ise sade-ce kendisi şahadet verdi. Alt Mahkeme kararında, doğru olarak kabul ettiği şahadete göre, Davalının mukavelelerde öngörülen tarihlerde talep takririnde belirtilen eşyaları Davacılara teslim etmediği ve Davacılara teslim edilen eşyaların bedellerinin Davalı-ya tam olarak ödendiği hususunda bulgu yaptı. Alt Mahkeme ayrıca taraflar arasında Davacıların iddia ettiği gibi sözlü bir anlaşma yapıldığına ilişkin de bulgu yaparak bu anlaşmanın Davacılar tarafından gönderilen ihbar ile 25.2.1985 tarihinde feshedilene -kadar canlı kaldığını ve sunulan şahadete göre Mayıs 1983 tarihli sözlü anlaşma uyarınca Davacılara teslim edilmeyen eşyaların bedelinin 5 Milyon 540 bin TL olduğunu bunun dışında teslim edilmeyen eşyaların satış değeri hususunda herhangi bir şahadet mevc-ut olmadığı bu nedenle Davacıların zarar ziyan olarak talep ettikleri 9 Milyon 190 Bin TL'nin kanıtlanmadığını ve keza emare olarak sunulan mukavelelerde herhangi bir faiz şartı bulunmadığı cihetle talep edilen faiz hususunda da hüküm verilemeyeceğine ve D-avalının şahadetine inanmadıklarına göre Davalının da mukabil talebinin kanıtlanmadığını vurgulayarak sonuçta Davacılar lehine 5 Milyon 540 Bin TL zarar ziyan, yasal faiz ve dava masrafları için hüküm verip Davalının mukabil talebini de reddetti.
Davacıl-ar bu hükme karşı istinaf dosyaladılar. 4 ayrı istinaf sebebi içeren ancak 2 başlık altında toparlanabilen istinaf sebeplerinde istinaf edenler;
1) 9 Milyon 190 Bin TL istemlerinin reddedilmesinin; ve
2) İhlâl tarihinden itibaren %24 faiz verilmemesini-n hatalı olduğunu ileri sürdüler;
Aleyhine istinaf edilen Emir 35 Nizam 10 altında 14 sebep içeren bir ihbar dosyaladı. İstinafın duruşması sırasında, istinaf edenler avukatı sair şeyler yanında, Alt Mahkemenin yazılı sözleşmeler için Davacı (1)'in şahad-etini yeterli bulduktan sonra sözlü anlaşma için de bu şahadeti kabul etmesi gerektiğini bu nedenle Alt Mahkemenin bu hususta şahadet olmadığına ilişkin bulgusunun mesnetsiz olduğunu ve Davacıların tazminat hakkı varsa o tarihlerdeki geçerli faiz olan %24 -faiz için de Davacılar lehine hüküm verilmesi gerektiğini ve ilgili tarihte bu hususta faizin %24 olduğu hususunda da Mahkeme önünde şahadet olduğunu savundu. Aleyhine istinaf edilen avukatı ise, Mahkemeye hitabında, sair şeyler yanında, istinaf edenin 1. -istinaf sebebini mukabi istinafı ile ilgili olarak söyleyecekleri ışığında cevaplandıra-cağını, faiz hususunun ise 9/76 sayılı Mahkemeler Yasası ile düzenendiğini ve taraflar arasındaki mukavelelerde faiz yoksa Mahkemenin faiz için hüküm vermeye yetkisi bu-lunmadığını savundu. Mukabil talebi ile ilgili olarak ise Davalı avukatı, sair şeyler yanında, Alt Mahkemenin gerek malların teslim edilmeleri gerekse sözlü anlaşma ve anlaşmaların ihlâline ilişkin bulgusunun hatalı olduğunu ve bunlara bağlı olarak da Alt -Mahkemenin vermiş olduğu tazminatın hatalı olduğunu savundu. Davalı avukatı iddialarına devamla Alt Mahkemenin Davacıya inanıp Davalıya inanmamakla hatalı hareket ettiğini ileri sürdü ve bu savunmasını yaparken Davacının şahadetindeki bazı çelişkilere deği-ndiği gibi Davalının şahadetini de eleştirerek mevcut şahadette bazı tenakuzlar olmasına karşın bunların normal olduğunu ve bu tenakuzların davanın esasını etkilemediğini ve Mahkemenin bu davalının şahadetindeki tenakuzlara dayanarak şahadetine itibar etme-mekle hatalı hareket ettiğini savundu.
Yüksek Mahkemenin ne gibi hallerde Alt Mahkeme bulgularına müdahale edebileceği birçok kez vurgulandığı için bu ilkeleri bu istinaf bakımından yinelemeye gerek görmüyoruz. Ancak bu prensipleri bu istinaf bakımından -da aynen benimsediğimizi belirmek isteriz.
Alt Mahkeme, Davacı ile tanığının şahadetine inanıp Davalının şahadetine itibar etmemekle hatalı hareket ettiği hususunda aleyhine istinaf edilen tarafından ikna edilmediğimiz cihetle Davalının Emir 35 Nizam 10 -tahtında dosyalamış olduğu ihbarına itibar etmek olası değildir.
Davacıların istinafına gelince Alt Mahkeme sunulan şahadete binaen 9 Milyon 190 Bin TL'ye ilişkin Davacıların talebi ile ilgili olarak önünde şahadet olmadığı ve faiz istemine ilişkin hüküm- verilmesine de yasal olanak bulunmadığını belirtmiştir. Alt Mahkemede sunulan şahadete baktığımızda Alt mahkemenin mevcut şahadete binaen Davacıların 9 Milyon 190 Bin TL'lik istemi hususunda şahadet olmadığına ilişkin kararında haklı olduğu, bu hususta ya-nılgıya düşmediği ve keza mevcut yasalar çerçevesinde taraflar arasındaki mukavelelerde faiz mevcut olmadan faiz için de hüküm verilmesi olası olmadığına göre Davacıların bu istemini de reddetmekle hatalı hareket etmediği sarihtir. Bu nedenle istinaf edenl-erin istinaf sebeplerinde de bir mesnet görmüyoruz.
Yukarıda söylenenlerden anlaşılacağı gibi gerek Davacılar gerekse Davalı istinaf sebeplerinde başarılı olmamıştır. Bu nedenle istinaf ve mukabil istinaf reddolunur.
Masraflarla iligili herhangi bir em-ir verilmez.
(Niyazi F. Korkut) (Celâl Karabcak) (Özkan Tunçağ)
Yargıç Yargıç Yargıç
2 Temmuz 1993
Full & Egal Universal Law Academy