-D.42/90 Birleştirilmiş
Yargıtay/Hukuk 40/90 ve 41/90
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Niyazi F. Korkut, Celâl Karabacak
Yargıtay/Hukuk 40/90
İstin-af eden: Tapu ve Kadastro Dairesi Müdürü, Lefkoşa
(Müstedaaleyh)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Hüseyin Cahit Celâl, Lefkoşa
- (Müstedi)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Derviş Akter
Aleyhine istinaf edilen namına: Kıvanç M. Rıza
Yargıtay/Hukuk 41/90
İstinaf eden:- Mehmet Hasan, Ozanköy
(Müstedaaleyh)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Hüseyin Cahit Celâl, Lefkoşa
(Müstedi)
- A r a s ı n d a
İstinaf eden namına: Serhan Çınar
Aleyhine istinaf edilen namına: Kıvanç M. Rıza
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: Birleştirilmiş olarak dinlenen bu istinaflar tam kadrolu Girne Ka-za Mahkemesinin 26.3.1990 tarihinde vermiş olduğu hükümden yapılmış bulunmaktadır. İstinafı ilgilendirdiği oranda olgular aşağıda özetlendiği gibidir.
Müstedaaleyh No.1, Yargıtay/Hukuk 41/90 sayılı istinafta istinaf eden olup bundan sonra sadece Müstedaa-elyh olarak anılacaktır. Müstedaaleyh, Girne'de bazı taşınmaz malların kayıtlı mal sahibi idi. Takriben 10.9.1985 tarihinde Ahmet Bayraktar isimli bir şahıs müstedaaleyhin kanuni vekili olduğunu ve onun imzasını taşıdığını iddia ettiği bir vekâletnameyi Gi-rne Tapu Dairesine ibraz etti ve buna dayanarak müstedaaleyhin Girne'deki taşınmaz malını, müstedi Hüseyin Cahit Celâl'a devretti. Müstedaaleyh böyle bir vekâletname vermediği veya Ahmet Bayraktarı herhangi bir şekilde yetkilendirmediğini iddia ederek Ahme-t Bayraktar ile Tapu ve Kadastro Dairesi ve müstedi Hüseyin Cahit Celâl aleyhine 601/87 sayılı davayı ikame etti. Sair şeyler yanında Girne Tapu Dairesinde yapılan yukarıda sözü edilen koçan devir işlemlerinin geçersiz ilân edilerek iptal edilmesini Mahkem-eden talep etti. Bu dava daha sonra 19.10.1988 tarihinde geri çekildi. Müstedaaleyh 24.10.1988 tarihinde ise bu kez, Tapu ve Kadastro Dairesi Tapu Genel Müdürlüğü ve müstedi aleyhine bir dava açtı. Açılan bu dava, daha önce geri çekilen davanın genişletilm-iş şekli olup, öz itibarıyle aynı talepleri içermekteydi. Bu meyanda müstedaaleyh, Girne Tapu Dairesine de müracaatta bulundu ve 11/78 sayılı Taşınmaz Mallar (Devir ve İpotek) Yasasının 50. maddesi uyarınca vekâletnamenin geçersiz olması nedenine binaen mü-stedinin adına devrolunan taşınmaz malın beterkar kendi adına kaydedilmesi için gerekli düzeltmenin yapılmasını talep etti. Müdür de Başsavcılıktan aldığı mütalâa ışığında vekâletnamenin sahte ve geçersiz olduğu kanaatına vardı ve konu taşınmaz malın kaydı-nın müstedinin adından silinip betekrar müstedaaleyhin adına kaydetmeğe karar verdi. Bunun üzerine Tapu ve Kadastro Dairesi Müdürü, müstediye gönderdiği 21.8.1989 tarihli bir yazı ile özetle yapılan araştırma sonucu Ahmet Bayraktar'ın müstedaaleyhin vekili- olmadığının saptandığını, bu durumda 10.9.1985 tarihinde yapılan devir işlenlerini iptal edeceğini ve buna itirazı olması halinde 30 gün zarfında itiraz etmesini duyurdu. Bunun üzerine müstedi de Fasıl 224 madde 80 altında Kaza Mahkemesine istinafen başvu-rdu ve Müdürün bu kararının hatalı olduğuna ve iptal edilmesi gerektiğine karar verilmesini istedi. Müstedi Mahkemeye yaptığı müracaatta müdürün mevcut şartlar ışığında yetkisi olmadığını veya Fasıl 224 madde 64 ile öngörülen yetkilerini kullanmaması gerek-tiğini ileri sürdü. İlk Mahkeme, verdiği hükümde özetle, olayın geçirdiği safahatı, esas vekâletnamenin sahte olup olmadığının Mahkemede konu edildiğini, konunun Mahkemede olduğunu, vekâletnamenin sahtekârlıkla muhtel olduğu iddiasının doğruluğu hususunun -müdüre oranla Mahkemeler tarafından daha ehil bir şekilde karara bağlanabileceği kanaatına vardı ve istida istinafı kabul ederek müdürün kararını iptal etti.
Konsolide edilen bu istinaflar İlk Mahkemenin verdiği ihbarnameleri 8 sebep içermekle birlikte b-unlar birbirlerine benzer sebeplerdir ve tümünü müdürün konu kararı almada yetkisi bulunmadığı bulgusuna varmakla İlk Mahkemenin hatalı hareket ettiği şeklinde bir ana başlık altında toplamak mümkündür.
Herşeyden önce Tapu Müdürünün kayıtlarında gerekli -değişikliği yapmasına olanak veren 11/778 sayılı Yasadan önceki duruma bir göz atmakta fayda görürüz. Konuyu düzenleyen mevzuat Fasıl 224 Taşınmaz Mal (Tasarruf Kayıt ve Kıymet Takdiri) Yasasının 61. maddesidir. Bu maddeye göre Tapu Müdürü kayıtlarda olan -bir hata veya eksikliği düzelebilir. İhtilâflı konularda tarafların Mahkemeye başvuramayacaklarını bu madde öngörmemektedir. Gör.- İbrahim Mehmet Chakkarto v. The Attorney General 1961 C.L.R. sayfa 231. Sözü edilen maddenin özellikle şahadetle ortaya çıkab-ilecek hakların söz konusu olması halinde Tapu Müdürünün bu tür bir araştırmaya girmesine cevaz vediği söylenemez. 11/78 sayılı Taşınmaz Mal (Devir ve İpotek) Yasasının 50 maddesinin ilgili kısmı aynen şöyledir:
" 50. İyi niyet veya hile ile yapıldığına -bakılmaksızın bu Yasada sözü edilen hususlardan herhangi birine ilişkin yapılan yanlışlık, ihmalkârlık, sahte beyan, sahte kişilik takınma veya sahtekârlık ile, taşınmaz mal devri veya ipotek kaydı veya ipotek devri kaydı yapılması halinde, gerçek durumu s-aptayan Müdür, Taşınmaz Mal (Tasarruf, Kayıt ve Kıymet Takdiri) Yasasının 61. maddesinde öngörülen yanlışlık veya ihmalkârlıkta olduğu gibi böyle bir kaydı iptal veya doğrultabilir. Söz konusu maddenin kuralları; gerekli değişiklikler yapılmak koşulu ile y-anlışlık veya ihmalkârlığa uyguladıkları biçimde yukarıdaki kayıt iptal ve değiştirmelerine de uygulanır."
Kanaatımızca, bu madde ile Müdüre verilmek istenen yetki ihtilâf konusu olmayan, yanlışlık, ihmalkârlık, sahte beyan, sahte kişilik takınma veya sa-htekârlık konularında söz konusu olabilir. Bu yorum daha önce Fasıl 224'ün 61. maddesine verilen yorum ile uyum içindedir. Bu durumda önümüzdeki meslede olduğu gibi, bir belgenin sahte olup olmadığı veya sahtekârlıkla elde edilip edilmediği hususunda taraf-lar arasında görüş ayrılığını en iyi çözebilecek durumda olan şüphesiz Mahkemelerdir. İhtilaflı konunun çözümü girift hukuki sorunlar içerebilir. Bu konuda ibraz edilmek istenen şahadetin kabul edilir veya edilmez olduğu iddia edilebilir. Bu gibi durumlard-a kanuni konulara cevap vermekte ehil merciin Mahkemeler olduğuna da kuşku yoktur. Önümüzdeki meslede durum aynıdır. Müstedaaleyh Tapu Dairesine sunularak koçan devri muamelesi yapılmasına olanak veren ve kendisi tarafından verildiği iddia edilen vekâletna-meyi, kendisinin imzalamadığı gerekçesi ile sahte olduğunu iddia etti. İhtilâflı olduğu anlaşılan bu konunun herhalde şahadet dinlemek sureti ile bir neticeye vardırılması gerekecektir. Tarafların haklarını ilgilendiren bir konunun ihtilâfsız olmadığı bir -yana, derhal göze çarpacak nitelikte ve basit bir hata veya ihmal niteliğinde olmadığı da açıktır.
Özetlemek gerekirse, 11/78 sayılı Yasanın 51. maddesi müdüre ancak kayıtlarda düzeltilmeyi mucip kılacak bir hata veya ihmalin görülmesi ve sahtekarlığa i-lişkin ihtilâfsız konularda gerekli düzeltmeyi yapma yetkisi vermektedir. İstinaf konusu olan işlem ise yukarıda özetlenen türden olmadığına ve hele Müdürün konuya el atmasından önce bizzat müstedaaleyh tarafından dava açmak suretiyle yargı yolu seçildiğin-e ve özellikle bu dava henüz sonuçlanmayıp askıda bulunduğuna göre, Tapu Müdürünün Fasıl 224 madde 61 altında sahtekârlık olup olmadığını araştırıp işlem yapma yetkisi yoktur. İlk mahkeme de aynı doğrultuda karar vermekle hata etmiş değildir.
Sonuç olara-k birleştirilerek dinlenen her iki istinaf da reddolunur.
Masraflar istinaf edenler tarafından eşit olarak ödenecektir.
(Salih S. Dayıoğlu) (Niyazi F. Korkut) (Celâl Karabacak)
Yargıç - Yargıç Yargıç
27 Aralık 1990
Full & Egal Universal Law Academy