-D.10/83 Yargıtay/Hukuk 41/82
(Güzelyurt Dava No: 379/79)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay,Başkan, Salih S. dayıoğlu, N. Ergin Sal(hi.
İstinaf eden: Ahmet -Zihni namı diğerle Ahmet Zihni Özkıraç, Güzelyurt.
(Davacı)
- ile -
Aleyhine İstinaf edilen: 1. KTFD Bakanlar Kurulu vasıtasıyle KTFD Başsavcısı
- 2. İçişleri ve İsk(n Bakanlığı vasıtasıyle KTFD.
3. İsk(n ve Rehabilitasyon Dairesi Müdürlüğüne bağlı Güzelyurt Tarımsal Rehabilitasyon Şubesi vasıtasıyle KTFD, Güzelyurt.
- (Davalılar)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Tal(t D. Refiker.
Aleyhine İstinaf edilen namına: Akın Sait.
Tahsis - 1-975 yılında Davacıya 25 dönüm narenciye bahçesinin tahsis edil- mesi 1977 yılında 10 dönümünün Davalı 4'e tahsis edilmesi - 10 dönüm narenciyenin tahsisinin iptal edilmesine rağmen davacının bakım yapması ve masraf talebi.
Masraf talebi - Davacının 1975--1978 yıllarında narenciye bahçesine yaptığı bakım nedeniyle masraf talebi - Davalının müdafaa dosyalayarak Davacının tahsisi iptal edildiğini bilmesine rağmen masraf yaptığını ve bu nedenle masraf talep edemeyeceği iddiası - Davalılar mukabil talep yoluyl-a Davacının haksız kazanç elde ettiğini ileri sürmeleri - İlk Mahkemenin Davacı lehine sadece sürme masrafları için emir vermesi.
İhtimaller denegesi - İlk Mahkemenin davada ihtimaller dengesi prensibi yerine esas ispat külfeti esasını uygulaması - Yargıt-ayın, İlk Mahkemenin huzurundaki şahadeti değerlendirirken yanlış ispat esasına dayandığı nedeniyle istinafı kabul etmesi.
OLAY: Davacıya 1975 yılında 25 dönüm narenciye bahçesi tahsis edildi. 1977 yılında bahçenin 10 dönümlük kısmının tahsisi iptal edi-ldi. Davacı 10 dönüölük kısma iptal kararından sonra 1978 yılının sonuna kadar bakımını yaptığını ileri sürerek masraf talep etti ve dava açtı.
Davalılar, masrafların bahçenin tümü (25 dönüm) için yapıldığını, davacının tahsisin iptalinden sonra masraf -yaptığını dolayısıyle masraf talep etmeye hakkı olmadığını ve haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerek mukabil talep dosyaladılar.
İlk Mahkeme Davacının 1975-76-77-78 senelerinde bahçeye yapılan masraflardan sadece sürme masrafını ispat ettiğini, diğer- masrafların ispat edilmediği kanısına vardı ve 3000TL sürme masrafı için emir verdi.
Davacı İlk Mahkemenin önündeki şahadeti yanlış değerlendirdi- ğini, Davacı da kesin ispat yükümlülüğü olduğu kanısına vararak şahadeti bu kritere göre değerlendirmekle- hata ettiğini ve tesbit ettiği tazminat miktarının aşikâr surette az olduğunu ileri sürerek istinaf etti.
SONUÇ: İlk Mahkemenin şahadeti değerlendirirken ihtimaller denegesi esasından uzaklaştığını ve kesin ispat külfeti ölçüsünü kullanmasının hatalı old-uğunu belirtti. Yargıtay İlk Mahkemenin huzurundaki şahadeti değerlendirip yargıya varırken yalış ispat esasına dayandığını, Davacı tanıklarının ve Davalı tanıkları tarafından bile desteklenen şahadti layıkı ile değerlendirmeyip davacı lehine hüküm vermesi- gerektiğini belirtti.
Yargıtay 1975 yılında yapılan sulama ücretinin ispat edildiğini Davacını kendi emeğine karşılık talep ettiği işçi ücretinin ödenmemesi gerektiğini belirtti.
Yargıtay 1976 yılına ilişkin yapılan işçi ücretinin ödenmemesi gerekti-ğini, elektrik ücreti deyiminin su parası ile eşanlamlı kullanıldığıni ve elektrik ücreti ödenmemesi gerektiği kanısına vardı.
Yargıtay 1977-1978 yıllarına ilişkin yapılan masrafları tesbit ederek Davacıya 400021TL ödenmesi gerektiği ssonucuna vardı ve -istinafı kabul etti.
Yargıtay hakimlerinden birisi istinafın kabul edilemsi gerektiği görüşüne katılmakla beraber su ücretine harcanan elektrik ücreti deyiminin suya ödenen kalem olduğunu ve Davacının bu kaleme de hak kazanmış olması gerektiğini, ayrıca- tahsisin iptalinden sonra Davacının sürme masrafı dışında masraf almağa hakkı olmadığını İlk Mahkemenin bu dönem için masraf takdir etmemekle hata ettiğini ileri sürdü
H Ü K Ü M
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan: Bu istinafta ilk hükmü Sayın yargıç N. Ergin- Sal(hi verecektir.
N. Ergin Sal(hi: Davacı, istinaf eden Güzelyurtta açtığı 379/79 sayılı davada, Nisan 1975 tarihinde Güzelyurt'ta kendisine tahsis edilen 25 dönüm narenciye bahçesinden 10 dönümlük valensiya ekili kısmının Ağustus 1977 tarihinde iptal e-dilerek davalı 4'e tahsis edildiğini, bu bahçeye Nidan 1975 tarihinden itibaren bakım ve masraf yaptığını, iptalden sonra da 1978 sonuna kadar tasarrufunda bulundurup bakımını yaptığını iddia ederek yapmış olduğu masrafları talep etmiştir. Davacı talep tak-ririnde bu bahçelerin kendisine tahsis edildiğinde bakımsız olup konu 10 dönüm valensiya bahçesinin fidanlıkolduğunu iddia etmiş ve bu kısma yaptığı masrafların dökümünü talep takririnde vermiştir.
Davalılar müdafaalarında özetle şik(yet edien iptalin ya-pıldığını kabul etmekle beraber, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen masrafların davacının tahsisinde bulunan bahçelerin tümü için yapıldığını, 1978-79 sezonu için yaptığı iddia edilen masraflar iptal kararı bilgisine geldikten sonra yapıldığı için al-maya hakkı bulunmadığını, ayrıca konu bahçeden ürün olarak jaksız kazanç elde ettiğini iddia etmiştir. Davalı 1, 2 ve 3 davacının konu bahçeden haksız olarak elde attiği iddia edilen 64,000TL'yi mukabil talep olarak davacıdan talep etmişlerdir. davacı konu- bahçeden hiçbir kazanç veya haksız kazanç temin etmediğini iddia etmiş ayrıca konu bahçeye yaptığı masraflar kendisine ödenmediği cihetle bu bahçeyi tahliye etmesinin söz konusu olamıyacağını ileri sürmüştür. Layihalardan görülebileceği gibi müdafaa sadec-e talep edilen miktarlar ve 1977-79 senesi ile ilgili talebi ihtilaf konusu yapılmıştır.
Davanın duruşmasında kendisine yeni tahsis edilen kişi olan davalı (4) aleyhine dava geri çekilerek iptal edilmiş ve duruşma davalı 1, 2 ve 3 aleyhine devam etmiştir-.
Davayı dinleyen İlk Mahkeme mukabil talebin ispatlanmadığı kararına vararak mukabil talebi reddetmiş ve davacının talebi ile ilgili olarak da davacının 1975-76-77 ve 78 seneleri zarfında konu bahçeye yapılan masraflardan sadece süre masrafını ispat ett-iğini, diğer başlıklar altındaki masrafların kesin olarak ispatlanmadığı kararına varmış neticede davacı lehine iptaldan sonra yapmış odluğu 3000TL sürme masrafı da dahil olmak üzere 388oTL masraf için hüküm ve 1/2 oranında dava masrafı için emir vermiştir-. İstinaf bu karardan yapılmış olup 5 istinaf sebebi içermektedir. üzerinde durulan istinaf sebepleri başlıca iki başlık altında özetlenebilir;
1. İlk Mahkeme, gerek davacının, gerekse davacı tarafından çağırılan şahadeti değerlendirirken hataya düşmüştü-r. Ayrıca, davacıda kesin ispat yükümlülüğü olduğu ve verilen şahadeti bu kritere göre değerlendirmekle hata etmiştir.
2. İlk Mahkemenin davacıya takdir ettiği tazminat verilen şahadet ışığında aşik(r surette azdır. Ayrıca kabul ettiği şahadete göre dahi- ilk mahkeme karara varırken hesap hatası yaparak yanılgıya düşmüştür.
İlk mahkeme kararına göz atıldığında kararın 5. sayfasında Mahkeme şu bulguya yer vermiştir.
"Ancak kesin olarak masrafın dava konusu 10 dönüme yapıldığı hususunda kesin bilgi verem-emiştir."
İlk Mahkeme, kararının diğer şahıslarla ilgili kısmında da benzer terimler kullanmış olmakla davacı ve şahitlerinin şahadetlerini değerlendirirken sivil davalarda yerkeşmiş bir hukuk prensibi olan ihtimaller dengesi (balance of probability) es-asından uzaklaştığı izlenmiştir. İlk Mahkemenin verilen şahadeti değerlendirirken kesin ispat külfeti ölçüsünü kullanması hatalıdır. Hakikaten İlk Mahkemenin kesin ispat külfeti esasını önümüzdeki davada uygulayıp uygulamadığı hususunda daha dikkatli bir y-argıya varabilmek için İlk Mahkeme önündeki mevcut şahadeti incelemek yerinde olur.
Şahadete göz atıldığında, davacı, konu bahçenin tahsisini aldığı zaman bu bahçe ağaçlarınınsararmış, yapraklarının buruşmuş ve kurumaya yüz tutmuş, 6-7 senelik fidan oldu-kları görülür. Davacının bu şahadeti, İlk Mahkemenin inandığı şahitler ve özellikle bahçe komşusu olan davacı şahidi No.4'ün şahadeti ile de desteklenmektedir. Yine davacı tahsisi iptal edilen bu bahçenin diğer tahsisi iptal edilmeyen bahçelerle birlikte s-ürme, sulama, gübreleme ve ilaçlama gibi bakımını yaptığı ve ayrıca ne gibi para sarfettiği hususunda şahadet vermiştir.
Davacının şahadetine göre 1975'de çift taraflı sürme için 10 dönümlük valensiya bahçesine, 30KL verdiği, 7 defa sulama yaptığı, 10 to-rba şeker libazma, 10 torba nitro, 5 torba fosfor attığı görülmektedir. davacının konu bahçeyi sürdüğü, suladığı ve gereken gübreleme ve ilaçlamayı yaptığı, bahçe komşusu davacı şahidi No.4'ün şahadeti ile desteklenmektedir. Bu şahit ayni zamanda 1975 yılı-nda konu bahçeyi çift taraflı bizzat kendisinin sürdüğünü ve davacıdan 30KL ödendiğini, davacıdan diğer bahçeler de dahil ceman 100KL.- ödendiğini açıklıkla şahadetinde söylemekte ve davacının bu husustaki şahadetini desteklemektedir. davalı tarafından çağ-ırılan Güzelyurt Tarım dairesi sorumlusu davalı şahidi No.4 Ekrem uzun ise 1975 yılında konu bahçenin durumunu bilmediğini ancak Güzelyurt bölgesine atandıktan sonra bahçeleri gördüğünü ve durumunun iyi olduğunu söylemektedir. Bu şahide göre sürme ve sulam-a yanında, şeker nitor ve fosfor, ağaçların beslenmesi, büyümesi ve gelişmesi için elzemdir. Yine bu şahit 10 dönüm narenciye bahçesine atılacak gübre ve ilaçlama için mavi 43'de şöyle demektedir:-
"10 dönümlük bir narenciye bahçesini ele aldığımızda her- yıl için 10 torba şeker, 5 torba ileçlama, 10 torba nitro, 7 defa sulama olur."
Görülüyor ki davacının yarı kurumuş durumda aldığı bahçeyi bakımlı duruma getirebilmek için yapmış odluğu sürme ve sulama yanında bilhassa gübreleme ve ilaçlama miktarları a-çısından verdiği şahadet davalı şahitleri tarafından dahi tamamen desteklenmektedir. davacının şahadeti, çağırmış olduğu şahitlerin şahadeti ile desteklenmektedir. Davacının kullanmış olduğu libzama ve ilaçların fiyatlarının konu senelere göre dağılımı hus-usunda davalı şahidi No.2'nin şahadeti ile davacının şaahdeti arasında bazı farkla mevcuttur. Ancak davalı şahidi No.2'nin verdiği rakamlar Kooperatif Dairesinin tesbit etmiş olduğu rakamlardir. güzelyurtta ikamet eden davacının bu gübre ve ilaçları biraz -daha pahalıya almış olması gayet doğaldır. Esasen İlk mahkeme de bu durumu davacı aleyhine almamış ancak yapılan masrafların konu 10 dönüm narenciye için yapıldığı hususunun kesin olarak ispatlanmadığı kararına varmıştır.
Verilen şahadeti bir bütün olara-k gözden geçirdiğimizde aşik(rdır ki İlk Mahkeme önündeki şahadeti değerlendirip bir yargıya varırken yanlış ispat esasına dayanmıştır. Aksi halde davacının kendi şahitleri ve birçok yönü ile davalı şahitleri tarafından dahi desteklenen şahadeti layıkı ile- değerlendirerek davacı lehine bir yargıya varması gerekirdi.
Bu nedenle yukarıda değinilen 1. istinaf sebebi kabul edilir. 2. istinaf sebebine gelince; kabule dilen 1. istinaf sebebi ışığında talep takririni gözden geçirdiğimizde Nisan 1975-Aralık 1975 -tarihleri arasında konu 10 dönüm narenciye bahçesine yapılan masraf, 7 defa sulama karşılığı işçi ücreti dışındaki diğer masraf kalemlerinin kabul edilen şahadetle ispat edildiği görülmektedir. Sulama ücreti olarak talep edilen miktar davacının emeğine kar-şılık talep edilen ücrettir ki böyle bir masraf yapıldığı ve bunun davacının kendi emeği olduğu kendi şahadetinde de kabul edilmektedir. Bu durumda sulama karşılığı işçi ücreti başlığı altındaki masrafın davacıya ödenmemesi gerekir. Bu miktar tenzil edildi-ğinde 1975 yılı zarfında davacı tarafında yapılan masraflar 5661TL olarak hesaplanır. Aynı şekilde talep takririnin tafsil(t bölümünde 1976 yılı içerisnde davacı tarafından yapılan masraflardan sulama ücreti olan 1890TL.nin tenzil edilmesi gerekir. Ayrıca -su motoruna harcanan elektrik ücreti olarak 4536TL. talep edilmiştir. Bu elektrik ücreti hakikatte elektrik ücreti olmayıp, su ve elektrik parası birlikte elektrik ücreti deyimi altında ödendiği davacının şahadetinde ve davacı şahidi No.2'nin şaahdetinde g-örülmektedir. her ne kadar da o yörede bu deyim su parası ile eş anlamda kulalnılmış olduğu şahadette görülmekle beraber talep takriri ile bağdaşmadığı ve elektrik parası su parasından ayrılamayacağı cihetle müstedinin bu başlık altındaki masraflarının isp-atlanmamış olduğunun kabul edilmesi gerekir. Şahadetle desteklenip kabul edilen yekün masrafın 1976 yılı için 6021TL olduğu görülür.
1977 yılında yapılan masraflar 5 defa sulama karşılığı işçi ücreti ve su motoruna harcanan elektrik ücreti yukarıda değin-ilen aynı nedenlere binaen bu sene için yapılan masraflardan tenzil edildiğinde geriye 14964TL. davacı tarafından yapılan masrafın ispatlanmış olduğu saptanır.
İlk Mahkeme Temmuz 1978 - Ocak 1979 dönemi için yapılan masraflar- dan sadece 2 defa çift tara-flı sürme olan 3000TL'nin müstediye ödenmesi hususunda karar vermiştir. Davalılar Ağustos 1977'de konu bahçenin tahsisinin iptal edildiği davacının bilgisine geldiğinde ve bu iptalden sonra konu bahçeye yapmış olduğu masrafları almağa istihkakı olmadığını -ileri sürmüşlerdir. İlk mahkeme 33/75 sayılı Yasanın 4. maddesinden iktibasla bir bulgu yaparak bu hususta şöyle demiştir:-
"Bu maddeden anlaşılacağı gibi ilk tahsis sahibinin yaptığı masraflar ödenmediği takdirde tahliye yürürlüğe girmediğinden bahseder.- Bu maddede ilk tahsis sahibinin müracaatı olamsı gerektiği veya ürünü alması ve sonra çıkması hususu yer almamaktadır. Bu uygulamalar dairelerce pratikte daha uygun olmakla beraber Yasa sadece masrafların ödenmesi ile ilgilidir. Dolayısıyle Yasaya göre ip-tal yapılmışsa da masraf ödenmediği takdirde tahliye yürürlüğe girmez. Dolayısıyle davacı masrafları ödeninceye kadar yasal olarak bahçede kalma hakkı ve yaptığı masrafların karşılanması gerektiği kabul edilebilir. Durum böyle iken davalılar yeni tahsis sa-hibine davacının masraflarını almadan bahçeye girmesine müsaade etmemeleri gerekirdi."
Görüleceği gibi İlk Mahkeme yukarıdaki bulgusu ışığında ve kabul ettiği şahadeti de değerlendirdikten sonra 1978 yılı zarfında müstedinin yapmış olduğu 3000TL. sürme m-asrafının davacıya ödenmesini karara bağlamıştır. İlk mahkemenin bu bulgu ve kararına karşı herhangi bir karşı istinaf mevcut değildir. Bu durumda İlk mahkemenin vermiş olduğu 3000TL. sürme masrafı yanında şahadetle desteklenen 10 torba nitor bedeli 2150TL-. ve 5 torba fosfor bedeli 825TL. ve ilaçlama bedeli olan 7200TL.nin de davacıya ödenmesi gerekir. Bu durumda davacının almağa hak kazandığı 1978 yılı masraflarının 13175TL. olarak hesaplanamsı gerekir.
Yukarıda söylenenler ışığında 2. istinaf sebebi de -kabul edilir.
Netice olarak İlk Mahkemenin davacı lehine vermiş odluğu 3880TL'yi kapsayan kararın değiştirilmesi ve müstenifin 1975, 1976, 1977 ve 1978 yıllarında konu 10 dönüm narenciye bahçesine yapmış olduğu ve almağa hak kazandığı masrafların yekün t-utarının 40021Tl olarak tesbit edilmesi ve davacı lehine ve davalılar aleyhine u miktar için hüküm verilmesi ve İlk Mahkeme masraflarının da bu esas üzerinden hesaplanmadına karar verilmesi gerektiği görüşündeyim.
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan: Sayın yargıç N-. Ergin Sal(hi'nin okuduğu hükümle hemfikirirm.
Salih S. Dayıoğlu: Sayın yargıç N. Ergin Sal(hi tarafından okunan hükmün büyük bir kısmı ile hemfikirim. hemfikir olamadığım iki husus üzerinde kısaca görüş ve kararım şudur:
1. Su motoruna harcanan elektri-k ücreti:
davacı bu başlık altında davalılardan 1976 yılı için 4536TL, Ocak 1977- Ağustos 1977 dönemi için de 3750TL talep etmiştir. İlk Mahkeme bu kalem altındaki talebi kesin ispat edilemediği nedeni ile kabul etmemiştir. İlk Mahkeme Yargıcının, hükmün-ün herhangi bir yerinde bu kalem altında talep edilenin talep takririnde doğru bir şekilde iddia edilmediği için bu talebi reddetiğine dair bir hükme rastlamak mümkün değildir. Bu başlık altında talep edilen miktar sadece "su ücrei" olarak belirlenmiş olsa-ydı muhakkak ki çok daha iyi olurdu. Ancak zbaıtlardan görülebileceği gibi bu deyimin anlamı üzerinde gerek taraflar arasında ve gerekse İlk mahkemece herhangi bir ihtil(f konusu olmamıştır. Bil(kis, "su moturyna harcanan elektrik ücretinin" suya harcanan -ücret ile eş anlamda kullanıldığını ve bunun bu şekilde anlaşıldığına dair geçerli şahadet mevcuttur. Örneğin, zabıtların 26. sayfasında bu konuda şunları görürüz:-
"S. Aldığınız su ücreti, elektrik ve amortisman dahil olduğunu söyle- diniz. Bu elektrik ü-creti ile su ücretinin eş anlamlı olduğunu söyleyebilir misiniz?
C. Eş anlamda olması gerekir.
......................................
S. Su ücretinin içinde mi elektrik ücreti?
C. İçindedir."
Görülüyor ki "su ücretine harcanan elektrik ücreti-" deyimi suya ödenen ücret olarak bütün taraflarca anlaşılmıış ve konu bu çerçeve içinde muhakeme edilmişti.
Bu nedenle davacının yukarıdaki miktarlara da hak kazanması gerekir.
2. Temmuz 1978 - Ocak 1979 dönemi için yapılan masraflar:
İlk Mahkeme, bu- dönem için, davacıya sadece sürme masrafı olarak 3000TL vermeyi uygun görmüştür. Davalıları Yargıtayda temsil eden Başsavcı yardımcısı da bu kalemi kabul etmiş ve bunun için mukabil bir istinaf dosyalama- mıştır. Bu sönwm için davacının talep ettiği diğer- masrafı, İlk mahkeme, kesin ispat edilmedi gerekçesiyle reddetmiştir.
Kanımca İlk Mahkeme yanlış bir gerekçe ile doğru bir karara varmıştır. İlk Mahkeme 33/75 sayılı Yasanın 4. maddesini hatalı tefsir etmiştir. Bu maddenin ilgili kısmı aynen şöyledir:
-"4. Bakanlar Kurulu kamu yararı, sosyal adalet ve hakkaniyet ilkelerinin gerekli kıldığı hallerde, tahsis edilmiş taşınmaz malların yeniden tahsisini Resmi Gazetede yayınlanacak bir emirname ile kararlaştırabilir.
Ancak, bu yasanın yürülüğe girdiği tar-ihe kadar tahsis edilmiş bir taşınmaz malın, yeniden tahsis nedeniyle tahliyesi talep edildiği takdirde, tahliye talebinde bulunan yetkili makam, ilgili yurttaşın bu taşınmaz mala haklı olarak veya ilk tahsisi yapan makamın sarih veya zımni izni uyarınca y-aptığı masrafı tazminat olarak ödemek zorundadır.
Bu ödeme yapılmadıkça tahliye yürürlüğe girmez."
Görülüyor ki yukarıda alıntısı yapılan 4. maddesnin özü ve sözü iptalin Bakanlar Kurulunun Resmi Gazetede yayınlayacağı bir emirname sonucu gerçekleşmesi- halinde tahsis sahibinin masraflarını düzenlemekten ibarettir.
Önümüzdeki meselede davacının tahsisi 4. maddenin işlerlik kazanması ile iptal edilmemiştir. Bu durumda tahsisi Ağustos 1977'de iptal edilen davacının bu tarihten sonra yaptığı diğer masrafı- -kabul edilen 300TL sürme masrafının dışında- almağa yasal yönden hakkı yoktur ve Mahkeme de bu dönem için davacıya herhnagi bir miktar takdir etmemekle hata etmiş değildir.
Yukarıda söylenenlere tabi oalrak istinafın masraflarla kabulü gerektiği görüşü-ndeyim.
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan: İstinaf oy birliği ile kabu ediir. İlk Mahkemenin hükmü değiştirilerek müstenif davacı lehine ve aleyhine istinaf edilen davalı aleyhine, oy çokluğu ile, TL40021 ve bunun üzerinden masraflar için hüküm verilir.
İstinaf- masrafları aleyhine istinaf edilen tarafından ödenecektir.
(Şakir Sıdkı İlkay) (Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Sal(hi)
Başkan Yargıç Yargıç
2-2 Mart 1983
9
Full & Egal Universal Law Academy