-D.24/90 Yargıtay/Hukuk 41/89
(Dava No: 292/88; Girne)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay, Başkan, N. Ergin Salâhi, Taner Erginel
İstinaf eden: Hüseyin Sal-ih Omaç ve diğerleri
(Davacılar)
ile
Aleyhine istinaf edilen: 1. Resmiye Astam
2. Necmi Astam
(Davalılar)
- A r a s ı n d a.
İstinaf edenler namına: Güneş Menteş
Aleyhine istinaf edilenler namına: Menteş Aziz
K A R A R
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan: Bu istinaf iki yargıçlı Girne Kaza Mahkemesinin, müstenif-lerin açmış oldukları davada, müteveffa Mehmet Salih Altaş'ın 9.3.1987 tarihinde, yapmış olduğu vasiyetin geçersiz olduğuna dair verdiği hükümden yapılmıştır.
Mesele ile ilgili olgular, bu istinafı ilgilendirdiği oranda, özetle şöyledir: Müteveffa Mehmet- Salih Altaş, 9 Mart 1987 trihinde, müstenif davacılar ve diğer 13 kişi lehine bir vasiyetname yaptı. Vasiyetname iki yapraktan oluşmaktadır. Müteveffanın terekesinin kimlere ve ne oranda bırakıldığını gösteren vasiyetnamenin esas kısmı ve müteveffanın imz-ası birinci yaprakta yer almaktadır. Vasiyetnamenin iki tanık tarafından tasdik edildiğini gösteren ibare birinci yaprakta, müteveffanın imzasından sonra, başlamakta ve ikinci yaprakta son bulmaktadır. İkinci yaprakta, tasdiknamenin son kısmına ilâveten, i-ki tanığın imzası yer almaktadır. Vasiyetnamenin birinci yaprağı tanıklar tarafından imza ve parafe edilmiş değildir. İkinci yaprağı da vasiyet sahinbi tarafından imzalanmış veya parafe edilmiş değildir. Davayı dinleyen Girne Kaza Mahkemesi vasiyetnamenin -birden fazla yapraktan oluştuğu ve her yaprağın, Fasıl 195 Vasiyetler ve Veraset Yasasının 23. maddesi uyarınca, gerek vasiyet sahibi (musi) gerekse tanıklar tarafından imza ve parafe edilmiş olmadığıcihetle geçersiz olduğu kanaatına vardı veya parafe edil-miş olmadığı cihetle geçersiz olduğu kanaatına vardı ve bu yönde hüküm verdi. İstinaf bu hükümden yapılmıştır.
İlk Mahkeme hükmünde şöyle demiştir:
" Huzurumuzdaki davada 9.3.1987 tarihli Emare 1 vasiyetnameye bakıldığında yazılı olduğu ve iki yaprakta-n oluşuğu görülür. Emare 1 vasiyetnameyi vasiyet eden Mehmet Salih Altaş'ın vasiyet tanıkları huzurunda, vasiyet tanıklarının da vasiyet edenin ve birbirleri huzurunda imzaladıkları tartışması yapılmayan bir gerçektir. Emare 1 vasiyetnamenin birinci yaprağ-ında sadece iki vasiyet tanığının imzaları vardır. Emare 1 vasiyetnamenin birinci yaprağında vasiyet tanıklarının imzaları veya prafeleri olmadığı gibi ikinci yaprağında da vasiyet edenin imzası veya parafesi yoktur. Fasıl 195, Madde 23(d) vasiyetnamenin b-irden fazla yapraktan oluşması halinde her yaprağın vasiyeti yapan kişi tarafından veya onun adına bir başkası tarafından ve tanıklar tarafından imzalanması veya parafe edilmesini öngörmektedir. Bu davaya konu edilen 9.3.1987 tarihli Emare 1 vasiyetnamenin- Fasıl 195, Madde 23(d)'nin öngördüklerini taşımadığı açıkça ortadadır.
................................................................................
9.3.1987 tarihli Emare 1 vasiyetname merhum Mehmet Salih Altaş'ın serbest iradesi ile ifade ettiği -vasiyetini taşımasına, hilenin, sahtekârlığın konu olmamasına rağmen düzenlenmesinde Fasıl 195, Madde 23(d) nin gereğine uyulmadığı cihetle Fasıl 195, Madde 23'ün açık katı lisanı nedeni ile geçersiz bir vasiyetnamedir. Fasıl 195, Madde 23'ün katılığı vasi-yetnamelerde hileye sahtekârlığa kapıyı kapatmak amacından kaynaklanaktadır. Huzurumuzdaki davada hile, sahtekârlık konu edilmemiş olmasına rağmen Fasıl 195 Madde 23'ün gereklerindeki katılık, herhangi bir hile, sahtekârlık olmamasına rağmen, bu davada old-uğu gibi bazen serbest iradesi ile vasiyet eden kişinin vasiyetinin geçerli olmaması sonucunu doğurmaktadır.
Yukarıda belirtilenler ışığında davacıların davası red ve iptal edilir."
Mesele ile ilgili olgular hakkında taraflar arasında ihtilâf yoktur. V-asiyetnamenin iki yapraktan oluştuğu, birinci yaprağın sadece vasiyet sahibi ve ikinci yaprağın da sadece tanıklar tarafından imzalanmış olduğu, birinci yaprağın tanıklar tarafından ve ikinci yaprağın da vasiyet sahibi tarafından imza veya parafe edilmiş o-lmadığı kabul edilen gerçeklerdir. İstinafta konu edilen ve kararlaştırılması gereken husus mevcut olgular ışığında İlk Mahkemenin vasiyetnamenin geçersiz olduğuna dair karar vermekle hata edip etmediğidir.
Fasıl 195 Vasiyetler ve Veraset Yasası'nın 23.- maddesi, Türkçe şekli ile, şöyledir:
"23. Yazılı olmayan ve aşağıda gösterildiği şekilde düzenlenmeyen herhangi bir vasiyename geçerli olmayacaktır, Şöyle ki -
Vasiyet sahibi vasiyetnamenin altına veya sonuna imza edecek veya kendisi hazır olduğu halde- ve kendi talimatıyla başka birisi imzasını koyacaktır; ve
Vasiyet sahibi böyle bir imzayı aynı vakitte orada hazır bulunan iki veya daha fazla tanığın huzurunda koyacak veya kabul edecektir; ve
Bu tanıklar vasiyet sahibinin ve yekdiğerinin huzurunda vas-iyetnameyi tasdik edip imzalayacaklar, ancak herhangi bir tasdikname şekli gerekli olmayacaktır; ve
Vasiyetname bir yapraktan fazla kâğıttan oluşmuş ise, her yaprak vasiyet sahibi tarafından veya onun adına başka biri tarafından ve tanıklar tarafından imz-a veya parafe edilecektir."
Yasanın 23. maddesinin, içeriğinden açıkça görüleceği gibi, bir vasiyetname için aradığı gereklerden biri vasiyetnamenin bir yapraktan fazla kâğıttan oluşması halinde her yaprağın vasiyet sahibi ve tanıklar tarafından imza ve p-arafe edilmesidir. Madde, aranan gereklerden herhangi birinin yerine getirilmemesi halinde vasiyetnamenin geçersiz olmasını öngörmektedir. Charalambous v. Demetriou, (1961), C.L.R. p.30'da zamanın Yüksek Mahkemesi yasanın 23(d) maddesinin yön verici değil -de buyurucu olduğuna karar verdi. O meselede biri boş olmak üzere üç yapraktan oluşan bir vasiyetname tümü ile vasiyet sahibinin kendi el yazısı ile yazılmış olup ilk iki yaprak üzerinde yer almakta idi. İkinci yaprakta, vasiyetin sonunda, vasiyet sahibi i-le iki tanığın imzaları bulunmakla beraber vasiyetin ilk kısmının üzerine yazılmış olduğu birinci yaprak vasiyet sahibi veya tanıklar tarafından imzalanmış veya parafe edilmiş değildi. Tüm vasiyetnamenin vasiyet sahibinin el yazısı ile yazılmış olmasına r-ağmen Mahkeme vasiyetnamenin, yasanın 23(d) maddesinin gereğine uymadığı ve birinci yaprağın vasiyet sahibi ve tanıklar tarafından imzalanmış veya parafe edilmiş olmadığı gerekçesi ile, geçerli olmadığına karar verdi. Verilen kararda şöyle denmiştir:
"Zek-ia, J: Point No.2. This depends on whether section 23(d) ise mandatory or directory in nature.
As far as the wording of the section and the subsection in question is concerned the requirement to initial or sign ech sheet when the will consist of more tha-n one sheet, is mandatory and I fail to see how one can distinguish and argue that the requirement under subsection (d) is less rigid in character that that in subsection (a) 0f the same section which is manifestly impreative.
Furthermore our sections de-aling with the requirements and validity of a will differ from the corresponding sections of the English Wills Act. The cited cases help us very little on the points raised. In section 23 it is expressly stated that a will shall not be valid unless it sonf-orms with the requirements mentioned therein. The consequences of noncompliance having been clearly stated in the statute, that is, having the effect of invalidating the will there leaves no room for doubt as to the said section were meant tp be impreative- and not directory. However unfortunate it may turn to be application of the law to this particular case the result is inescapable.
I ageree, therefore, that the appeal should be allowed."
"Joshephides, J: As to the second point, to the effect that this- is a minor omission and as the will is a holograph will the Court should give effect to the expressed intention of the testator this argument cannot, in my view, prevail. If this is what was intended nothing would have been easier than for the legislature- to have said so. The plain language of section 23, read as a whole, is against that contention.
...................................................................................
Reading section 23 as a whole, and having regard to the provisions of p-aragraphs (a), (b) and (c) of the same section, I am constrained to hold that the provisions of paragraph (d) of that section are imperative; and I leave the question of remedying the rigidity of this requirement to the legislature.
Under these circumsta-nces I agree that the appeal should be allowed."
"Triantafyllides, Acting J.: I agree with the conclusion that thisa ppeal must be allowed. I do with reluctance because as a result, the clearly manifsted and unambiguous testamentary intentions of a deceas-ed person, emboided in a holograph document which he deliberately intended to be his last will, are being defeated due to the in-flexibility of the law goıverning wills in Cyprus at present."
Gerçekten Yasanın 23(d) maddesinin, bir tüm olarak okunduğunda, yukarıdaki içtihat kararında da belirtildiği gibi, buyurucu olduğu ve aranan gereğin yerine getirilmemesi halinde ilgili vasiye-tnamenin geçersiz sayılmasını öngördüğü anlaşılmaktadır. Bu meselede de konu vasiyetnamenin, birinci yaprağı tanıklar tarafından ve ikinci yaprağı da vasiyet sahibi tarafından imza ve parafe edilmiş olmadığı ve yasanın 23. maddesinin (d) paragrafının gere-ği yerine getirilmediği nedeni ile, geçerli sayılamsına yasal olanak yoktur.
Yukarıda söylenenlerden anlaşılacağı gibi İlk Mahkeme konu vasiyetnameyi geçersiz saymakla hata etmiş değildir ve bu nedenle istinafın reddedilmesi gerekir.
Sonuç olarak istin-af, oybirliği ile, reddolunur.
(Şakir Sıdkı İlkay) (N. Ergin Salâhi) (Taner Erginel)
Başkan Yargıç Yargıç
26 Eylül 1990
-
-
5
-
Full & Egal Universal Law Academy