- Yargıtay/Hukuk 4/75
(Dava No. 823/74; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Ahmet İzzet ve Şakir Sıdkı İlkay.
İstinaf eden: Memduh Er-dal, Lefkoşa.
(Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Hüseyin H. Songur, Lefkoşa.
(Davacı)
a r a s ı n d a
İstina-f eden namına: Ümit Süleyman.
Aleyhine istinaf edilen namına: A. M. Berberoğlu.
Tahliye - İşyerinin yıktırılıp yeniden inşaat yapılacağı nedeni ile
tahliye talebi - Tahliyede başarılı olmak için Davalının kanuni
kiracı durumuna geçmiş olması koşulu-.
Hukuk Usulü - Talep takriri - Dava sebebi ortaya koyan olguların talep
takririnde yer alması gereği - Talep takririnde yasal kiracılığın
nasıl meydana geldiği hakkında izahatın bulunmaması.
Peştemallık - Mukabil talep olarak peştemallığın ispat e-dilemediğinden
İlk Mahkemece reddi.
Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğü - Emir 19 Nizam 4 - Esasa ilişkin olgu
Yasal kiracılığın esasa ilişkin olgu olması ve talep takririnde
yer alması gereği.
Hukuk Usulü - Esasa ilişkin olgularda eksiklik - Esasa ili-şkin
olgularda eksiklik olması halinde bunlar hakkında şahadet
verilememesi ve verilse bile İlk Mahkemece dikkate alınamaması Bu
hususlarda verilen şahadete itibar ederek verilen İlk Mahkeme
kararının hatalı olması.
OLAY: Davacı, Lefkoşada bu-lunan bir dükkânın sahibi, Davalı ise
kiracısıdır. Davacı dükkânı yıkarak yerine yeni bir inşaat
yapacağını iddia ederek Davalı aleyhine tahliye davası açtı.
Davalı tahliye talebini reddetti ayrıca dükkânda geniş çapta iş
ve ticaret yaptığın-ı iddia ederek peştemallık talep etti.
İlk Mahkeme, davalının kanuni kiracı durumunda olduğunu ve
Davacının tahliye nedenini kanıtladığını belirterek Davalı aleyhine
tahliye emri verdi.
Davalı İlk Mahkemenin talep takriri dışında şahadet -kabul
etmekle hata ettiğini öne sürerek hükmü istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, Davacının talebinde başarılı olabilmesi için
Davalının kanuni kiracı olduğunu kanıtlaması gerektiğini, Davacı
talep takririnde Davalının kanuni kiracı durumuna ge-çtiğini iddia
etmiş olmakla birlikte kanuni kiracılığın nasıl meydana geldiğini
izah etmediğini bu nedenle talep takririnde belirtilmesi gereken
esasa ilişkin olguların eksik olduğunu belirtti ve İlk Mahkemenin
kanuni kiracılığa ilişkin bulgusu-nun hatalı olduğu kanısına vararak
tahliye emrini iptal etti.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
1. Riddell v. The Earl of Strathmore (1837) 3 T.L.R. s.329.
H Ü K Ü M
Ülfet Emin: Bu davadaki hükmü Sayın Yargıç Ahmet İzzet v-erecetir.
Ahmet İzzet: Aleyhine istinaf edilen (davacı), Lefkoşada Girne Caddesınde No.l'de kâin bir dükkânın sahibidir. İstinaf eden (davalı) ise, aynı dükkânın kiracısı olup tuhafiyecilik yapmaktadır.
25 Kasım, 1974 tarihinde davacı Lefkoşa Kaza Mah-kemesinde bir dava açarak adıgeçen dükkânın tahliyesini talep etti. Davacının Talep Takririnin ilk üç paragrafı aynen şöyledir:
"1. Davacı, Lefkoşa Girne Caddesi No.l'de kâin dükkânın kayıtlı
sahibidir.
Davalı, yukarıda sözkonusu dükkânın k-anuni kiracısıdır ve bu
sıffatla mezkûr dükkânı tahtı işgalinde bulundurmaktadır.
Davacı, mezkûr dükkânın yıktırılıp yeniden inşa edileceğini
25 Mart, 1974 tarihli ihbarname ile davalıya bildirmiş ve 1
Nisan 1974 tarihinden itibaren 3 ay hitamında -sözkonusu
dükkânı tahliye edip boş olarak kendisine teslim etmesini
istemiştir."
Davacı, Talep Takririnin 4 ve 5. paragraflarında gerekli inşaat ruhsatının alındığını, 3 aylık sürenin tamamlanmış olmasına rağmen davalının sözkonusu dükkânı tahliye -etmediğini iddia etmiştir.
Davalı, Müdafaa Takririnde, Talep Takririnin 1, 2, 3 ve 4. paragraflarını reddettikten sonra kendisinin 1962 yılından beri sözkonusu dükkânın kiracısı olduğunu ve halen bu dükkânın K.L.35.-aylıkla aydan aya kontratlı kiracısı- olduğunu iddia etmiştir. Davalı, davacının diğer iddialarını da reddettikten sonra, adıgeçen dükkânda geniş çapta iş veya ticaret yapmakta olduğundan dükkânda husule gelen peştemallık dolayısıyle kira değerinin arttığını iddia etmiş ve sözü geçen dükkânın- boşaltılması halinde bundan davacının faydalanacağını ve kendisinin (davalının) zararlı olacağını iddia ederek Mukabil Talep olarak K.L.10,000 tazminat talep etmiştir.
Bidayet Mahkemesi davalının 1.5.1962 tarihli yazılı bir icar mukavelesi ile adıgeçe-n dükkânı Armenuki Uzunyandan icar ettiğini ve 15.3.1963 tarihinden beri davacının adıgeçen dükkânın mal sahibi bulunduğunu belirttikten sonra, davalı ile eski mal sahibinin arasındaki 1.5.1962 tarihli icar mukavelesinin sadece bir senelik olduğunu bir bul-gu olarak bulmuştur. Bidayet Mahkemesi "davacının dava konusu dükkânın mülkiyetini 15.3.1963' de elde ettiği zaman, davalı ile eski mal sahibi arasında vaki tahriri kontrattan neşet eden kontratlı müstecir statüsü mülkiyet el değiştikten hemen sonra kendil-iğinden fesholunmuş ve davalı kanuni müstecir durumuna girmişti" kanaatına varmıştır. 3 aylık ihbarın davalıya gönderildiği ve bunu da davalının aldığı hususunda tatmin olan Bidayet Mahkemesi, davacının tahliyeye hak kazandığı sonucuna varmıştır. Bundan so-nra Bidayet Mahkemesi davalının tazminat talebini incelemiş, davalının bunu isbat edemediği kanaatına vararak davalının Mukabil Talebini reddetmiş ve netice olarak davalının sözkonusu dükkânı tahliye edip 30 Eylül 1975 tarihine kadar tahliye etmesini emret-miştir.
Davalı, bu karardan istinaf ederek, Bidayet Mahkemesinin Talep Takriri dışında şahadet kabul etmekle hata işlediğini, dava konusu dükkân ile ilgili icar mukavelesinin müddetinin bir sene olduğu hakkındaki bulgusunun yanlış olduğunu; davalının d-ükkânı satın aldığı tarihten itibaren kanuni kiracı olduğu hususunda yanlış bulguya vardığını, isbat külfetinin yanlış olarak davalıya yüklendiğini, Bidayet Mahkemesinin üç aylık ihbarın verildiği hakkındaki bulgusunun yanlış olduğu ve talep edilen tazmina-tı vermemekle hata ettiğini ileri sürmüştür.
İstinafın duruşması esnasında istinaf edenin avukatı, davacının Talep Takririnde sadece davalının kanuni kiracı olduğunun belirtildiği, kanuni kiracılığın nasıl meydana geldiği hakkında hiçbir iddia olmadığı-nı, bu hususların ise Hukuk Muhakemeleri Usulü E.19 n.4 kapsamında esasa ilişkin olgular (material facts) olduğunu, Talep Takririnde bu hususlar yer almadığına göre bunlar hakkında duruşma esnasında şahadet verilemeyeceğini iddia etmiştir.
E.19 n.4'e g-öre da.va lâyihalarında talep veya müdafaa bakımından esasa ilişkin olgular (material facts) yer almalıdır. Bu nizamın ilgili kısmı aynen şöyledir:-
"4. Every pleading shall contain, and contain only, a
statement in a summary form of the m-aterial facts on
which the party pleading relies for his claim or defence, as the
case may be, but not the evidence by which they are to be proved
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . "
E.19 n.4'de bahsedilen esasa ilişkin olgular- (material facts) dava sebebi ortaya koyan olgulardır; esasa ilişkin olgular dava lâyihalarında yer almamışsa duruşmada bu olgular hakkında şahadet verilemez, verilse bile nazarı dikkate alınamaz. Bidayet Mahkemesi yanlış olarak bunları nazarı dikkata almı-ş olsa bile İstinaf Mahkemesi Bidayet Mahkemesi hükmünü iptal edebilir veya yeniden duruşma yapılması için emir verebilir.
Kanuni bir istidlâlın (inference of law) belirtilmesi yeterli değildir. Davacının dava sebebi olduğunu gösteren olguların açıkça -belirtilmesi gerekir. (Bak, Riddell v. The Earl of Strathmore 1887, 3 T.L.R.329).
Davacının talebinde başarılı olması için kanuni kiracı olması şarttır. Bu iddianın ise Talep Takririnde yer alması gerekir. "Kanuni kiracı" deyimi, husule gelen kanuni bi-r durumu izah etmektedir. Hangi olguların bu durnmu meydana getirdiği "esasa ilişkin" olgulardır, bu sebeple kanuni kiracılığın nasıl meydana geldiği dava lâyihalarında belirtilmelidir. Aksi takdirde bunlar hakkında Mahkemede şahadet verilemez, verilse bil-e bu şahadet nazarı itibara alınamaz.
Davacı, Talep Takririnden iktibas edilen 2 ve 3. paragraflarından görüleceği gibi, davalının sadece kanuni kiracı olduğunu iddia etmiştir. Bunun dışında başka herhangi bir iddiada bulunmamış, kanuni kiracılığın nas-ıl, meydana geldiğini belirtmemiştir. Bu sebeple davada kanuni kiracılığın nasıl meydana geldiği hakkında verilen şahadet nazarı itibara alınmamalıydı. Bunu yapmakla ve davalının kanuni kiracı olduğu bulgusuna varmakla kanaatımızca Bidayet Mahkemesi hata e-tmiştir.
Yukarıda söylenenler istinafın karara bağlanması bakımından yeterli olduğundan, diğer istinaf şebeplerine değinmeği uygun görmedik.
Netice itibarı ile, istinaf kabul edilir, Bidayet Mahkemesinin hükmü iptal olunur ve istinaf masraflarını d-avacının (aleyhine istinaf edilenin) ödemesi emrolunur.
Ülfet Emin Ahmet İzzet Şakir S. İlkay
Yargıç Yargıç Yargıç
Lef koşa,
26 Temmuz, 1976.
343
Full & Egal Universal Law Academy