- Yargıtay/Hukuk 4/79
(Dava No. 859/77; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Ahmet İzzet, Şakir Sıdkı İlkay, Salih S. Dayıoğlu.
İstinaf eden: Amoa- Chemical Co. Ltd Hincley, Leicestershire, U.K.
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Raif Ahmet Mehmet Ali, Lefkoşa.
(Davalı)
- a r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: İlkay Hikmet.
Aleyhine istinaf edilen namına: Menteş Aziz namına Müjgân Ata
Sözleşme - Alım-satım sözleşmesi - Davacının İngiltere'de kayıtlı ve
ticaretle işti-gal eden bir şirket olması - Davalı 1'in Kıbrıs'ta
kayıtlı ticaretle iştigal eden bir şirket olup Davalı 2'nin bu
şirketin yetkili genel müdürü olması ve şahsen ve/veya Davalı
1'in vekili olarak dava edilmesi - Davacının sipariş üzerine
- Kıbrısa motor yağı göndermesi - Yağların bedelinin ödenmemesi
nedeniyle açılan davada İlk Mahkemenin Davacı ve tanıklarının
şahadetine inanması fakat Davalı 2 aleyhine hüküm vermemesi - Bir
satış sözleşmesinde alıcı şirketin müdürünün borcu- ödemeyi şahsen
taahhüt etmesi - Şirket müdürünün şahsen veya vekil sıfatıyle
dava edilerek sorumlu tutulması.
Döviz olarak hüküm verilmesi - Fasıl 199 Döviz Kontrolü Yasası madde
3(4)a uyarınca sterlinin Kıbrıs'ta yabancı para sayılmaması
- Yargıtayın İlk Mahkemenin belirttiklerine ilâveten İngiterede son
zamanlardaki içtihat kararlarına göre yabancı para için hüküm
talep edildiği hallerde, yabancı para olarak hüküm verildiğini
dikkate alması - Yargıtayın sterlinin piyasa -kurundan Türk
Lirasına dönüştürüldükten sonra oluşacak meblağ üzerinden hüküm
vermesi.
Şirket müdürünün sorumluluğu - Satış bedelini şahsen ödemeyi kabul
eden şirket müdürünün sorumlu olması.
Şahadet - Şahadetin değerlendirilmesi - İlk Ma-hkemenin Davacı ve
tanıklarına inanması Davalı 2'ye ise inanmaması - İlk Mahkemenin
tanıklara ilişkin bulgularına rağmen Davalı 2 aleyhine hüküm ver-
memesi.
OLAY: Davacı İngiltere'de ticaretle iştigal eden bir şirkettir. Davalı
1 ise -K.T.F.D.'de kayıtlı olan ve ticaretle iştigal eden bir
şirkettir. Davalı 2 Davalı 1'in yetkili genel müdürüdür. Davalı 3
Kıbrıs ile İngiltere arasında gemi ile yük taşıyan bir şirket
olup, Davalı 4 de bu şirketin Kıbrıstaki acente ve mümesil-idir.
Davalı 2 İngiltereye giderek Davacıdan Davalı 1 adına
motor yağı satın aldı ve birinci parti yağın bedelini şahsi
hesabından ödedi. İkinci ve üçüncü parti yağların bedeli
ödenmediğinden Davacı önümüzdeki davayı açtı. İl-k Mahkeme Davacı
ve şahitlerine inandı Davalı 2'ye ise inanmadı. Buna rağmen
Davacı lehine ve Davalı l, 3 ve 4 aleyhine hüküm veren İlk
Mahkeme Davalı 2 aleyhine hüküm vermedi. Bunun üzerine hükmü
istinaf eden Davacı Davalı 2 aleyhine d-e hüküm verilmesi
gerektiğini iddia etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme Davalı 2'nin şahsen ve Davalı 1'in vekili
sıfatıyle dava edildiğini dikkate aldı. İlk Mahkemenin kabul
ettiği şahadete göre Davalı 2'nin satış bedelini ödemeyi kabul
ettiğ-ini, Davacının da satış bedelini Davalı 2'nin ödemesini
beklediğini gözönünde bulunduran Yüksek Mahkeme istinafı kabul
ederek diğer Davalıların yanısıra Davalı 2 aleyhine de hüküm
verdi.
Yüksek Mahkeme İlk Mahkemenin sterlin olara-k hüküm vermesini
hatalı bulmadı ve sterlinin piyasa kurundan karşılığı olan Türk
parası olarak hüküm verdi.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
Miliangos v. George Frank (Textiles) Ltd. (1975) 3 All E.R.
s.801.
2- Ottoman Bank v. Dascal-opoulos IVo:3, 14 C.L.R. s.176.
H Ü K Ü M
Ahmet İZZET:
Davacı Amoa Chemical Co. Ltd, İngiltere'de kayıtlı bir şirket olup ticaretle iştigal etmektedir. Davalı 1 Kıbrıs Türk Federe Devletinde kayıtlı olan ve ihracatla iştigal ede-n bir şirkettir. Davacının iddiasına göre davalı 2 bu şirketin genel müdürü veya işletmecisi olup, davalı 1'in yetkili bir elemanıdır ve dava ile ilgili zamanlarda şahsen ve/veya davalı 1'in vekili sıfatı ile hareket etmiştir. Davalı 3 ise, İngiltere'de ka-yıtlı bir şirket olup İngiltere ve Kıbrıs arasında yük gemileri çalıştırmakta ve navlun karşılığında mal taşımaktadır. Yine davacının iddiasına göre davalı 3, Kıbrıs'ta takriben Ocak veya Şubat 1977 tarihine kadar Kıbrıs acentesi veya mümessili davalı 4 Mu-stafa Lâtifoğlu vasıtası ile ve o tarihten sonra ve halen acentesi veya mümessili olan Kıbrıs'ta kayıtlı Truva Shipping (Cyprus) Ltd. vasıtası ile iş yapmaktadır. Yine davacının iddiasına göre davalı 4, dava ile ilgili zamanlarda ya şahsen ve/veya davalı 3-'ün acentesi veya vekili sıfatı ile iş yapmıştır.
Davadaki diğer iddialar Lefkoşa Kaza Mahkemesinin hükmünde şöyle özetlenmiştir:-
Davacı, davalı 2'nin şahsen ve/veya davalı 1 namına ve hesabına davacının Kuzey Kıbrıs'ta acentesi Gürsoy and Son-s Ltd.'in Müdürü Ali Gürsoy ile birlikte davacının "Carbour Works" diye bilinen İngiltere' deki iş yerine giderek orada satış bedeli FOB 12628.11 sterling olan çeşitli motor yağları sipariş verdiğini; bu siparişin 4214.16 sterling tutarında olan birinci pa-rtisinin C.A.D. Londra (cash against documents in London) anlaşmalarına uygun olarak ödendiğini; daha sonra ikinci parti için yüklenecek malların bedeli için de İngiltere'deki bir bankadan çek verileceğine dair davalı 2 ile anlaştıklarını; takriben 14 Aral-ık 1976 tarihinde 4067.37 sterling değerindeki ikinci partinin 2 Aralık 1976 tarihinde yüklendiğini ve 3. partinin de yüklenmek üzere olduğu davalı 2'ye şahsen ve/veya davalı 1 nam ve hesabına bildirildiği ve satış bedelinin istendiğini, daha sonra 3. part-i malların da 23 Aralık 1976 tarihinde yüklenmesi üzere her iki partinin ederi olan 8443.95 sterlin'in aynı şekilde istendiğini; davalı 2'nin şahsen ve/veya davalı 1 nam ve hesabına Ocak 1977 içinde malları bedelini ödemeden ve/veya satış anlaşmasına aykır-ı olarak veya haksız bir fiil ile kendi kontrol ve tasarrufuna alarak veya haksız olarak iktisap ederek Mağusa limanından davalı 3 veya 4'den teslim alıp davacının mülkiyet ve sair haklarından mahrum ettiğini ve davacıya 8443.95 sterling borçlu kaldıkların-ı veya davacıyı zarar ziyana düçar ettiklerini; davalı 3'ün ikinci ve üçüncü parti mallar için iki ayrı temiz ve şartsız konşimento (clean bills of lading) verdiğini; bu konşimento koşullarına göre davacının veya acentelerinin veya müstahdemlerinin asıl (o-riginal) konşimento veya gelenek uyarıncg muadili olabilecek banka garantisi ibraz etmeden dava konusu malları alıcıya veya başka herhangi bir şahsa teslim etmeye hakları olmadığını; bu koşullara aykırı olarak davalı 4 şahsen ve/veya davalı 3'ün yetkili ac-entesi olarak takriben Aralık 1976 veya Ocak 1977'de dava konusu malları davalı 1 veya 2'ye teslim ettiklerini; keza veya alternatif olarak davalı 4'ün şahsen ve kendi adına davalı 3'den dava konusu malları konşimento koşullarına uymak kaydı ile aldığı hal-de mezkûr konşimento koşullarına aykırı olarak ve haksız bir fiil ile veya "clearing agent" olarak yüklendiği görevleri ihlâl ederek, original konşimentolar veya bir banka garantisi olmaksızın söz konusu malları davalı 1 veya 2'ye teslim ettiğini ve bu har-eketleri ile davalı 3 veya 4'ün münferiden ve müştereken söz konusu malları haksız bir fiil ile iktisap ederek davacıyı mülkiyet ve diğer haklarından mahrum ederek 8443.95 sterling zarar ziyana uğrattıklarını ve/veya davalıların bugüne dek davacıya söz kon-usu meblağı borçlu bulunduklarını ve davacıyı bu meblâğdan da mahrum ederek zarara uğrattıklarını iddia ederek, davalıların müştereken ve münferiden 8443.95 sterling ödemelerini, söz konusu meblağ üzerinden davalı 1 ve 2 nin Aralık 1976 tarihinden itibaren- %9 faiz ödemelerini ve dava masraflarını talep etmiştir.
Davalı 1 ve 2 müdafaalarında sipariş ile ilgili davacının iddialarını kabul etmekle beraber, davalı 2'nin hiçbir zaman şahsen hareket etmediğini ve ilgili tüm zamanlarda şahsı namına herhangi -bir yere gitmediğini veya bir işlem yapmadığını iddia ettiler. Yine davalı 1 ve 2'nin iddialarına göre, davalı 1 namına hareket eden davalı 2'nin davacıya veya Kıbrıs'taki yetkili vekiline 2 ve 3. parti eşyaları, bozuk veya kalitesiz oldukları cihetle, kul-lanmadıklarını veya satamadıklarını söylediğini veya geri almaları hususunda talepte bulunduğu halde davacının veya yetkili vekilinin bunu reddettiklerini ve dava konusu eşyaları istemeyerek veya ardiye ücreti ödememek için teslim almaya mecbur kaldıkların-ı ve herhangi bir ödeme yapmadıklarını veya yapamayacaklarını davacıya veya vekiline bildirdiklerini iddia etmişlerdir.
Davalı 3 ve 4 ise, görevlerini ihlâl ederek anlaşmaya aykırı olarak ve geçerli bir banka garantisi olmadan söz konusu malları dava-lı 1 ve/veya 2'ye teslim ettiklerini inkâr ettiler ve bu hususta herhangi bir mesuliyet varsa bundan davalı 1 ve 2'nin sorumlu olabileceğini iddia ettiler.
Davalılardan sadece davalı 2 şahadet verdi. Davalılar adına hiçbir tanık çağırılmadı.
Al-t Mahkeme, olgular ve yaptıkları bulgular ışığında, davalı 1'in anlaşmalara aykırı olarak ve haksız bir fiil ile dava konusu malları iktisap ettiği, davalı 4'ün, davalı 3'ün acentesi olarak ve konşimento koşullarına aykırı olarak, dava konusu malları daval-ı 1'e teslim ederek davacının zarara uğramasına sebep olduğu, davalı 4'ün hareketlerinin davalı 3'ü de bağladığı ve hem davalı 3'ün hem de davalı 4'ün sorumlu oldukları kanısına vararak, davalı 1, 3 ve 4 aleyhine 8443.95 sterling hüküm çıkmasına, davalı 1 -in Aralık 1977 tarihinden itibaren dava konusu meblâğın tamamen ödeneceği tarihe kadar %9 faiz ödemesine, dava masraflarının davalı 1, 3 ve 4 tarafından ödenmesine ve davalı 2 aleyhindeki iddiaların kanıtlanmadığı gerekçesi ile davalı 2 aleyhindeki davanın- iptaline karar verdi.
Davacı bu hükümden istinaf ederek Mahkemenin tüm şahadet ışığında davalı 2 aleyhine talep takriri uyarınca hüküm vermemekle hata ettiğini iddia etmiştir. Davacı ayrıca, Mahkemenin hükmünde "davacı şirket direktörü olan tanık 1 -de şahadetinde dava konusu eşyaların ederinin ödenmesi için ödemenin davalı 1 tarafından yapılmasını beklediklerini belirtmiştir" şeklinde söylediği sözlerin mesnetsiz olduğunu, bu hususta bulgu yapmakla hata ettiğini, bunun Mahkemenin diğer bulguları ile -veya verilen şahadetle bağdaşmadığını iddia etmiştir.
Tutanaklar incelendiği zaman, davacı şirket müdürü şahadetinde ödemenin şirket namına yapılmasını beklediklerini söylemesine rağmen, bunu bir alternatif olarak addettiklerini ve esas olarak ödemen-in davalı 2 tarafından yapılmasını beklediklerini ve davalı 2'nin bu hususta kendilerine söz verdiğini söylediği görülecektir. Şirket müdûrü şahadetinin başında, davalı 2'nin İngiltere'de yağlari sipariş verdiği zaman "cash against documents in London" şek-linde ödeme yapmağı önerdiğini, kendilerinin de bunu kabul ettiğini, birinci parti için davalı 2'nin şahsi hesabından bir çek verdiğini söyledi. Daha sonra ikinci ve üçüncü partinin faturalarını ve bütün evrakları da davalı 2'nin bankası olan Llyods'a gönd-erdiklerini ilâve etti. Daha sonra şirket mûdürû istintakı esnasında şöyle dedi:
"Eşyaların davalı 1'e satıldığı ve gönderildiği doğrudur.
Makul olarak çıkaracağım mana şudur ki ilk üç siparişte olduğu
gibi dava mevzuu iki sipariş de U-ğur Ticaret adına verilmiştir.
Son iki sipariş davalı 2'ye satılmamıştır. Bunlar davalı 1'e
satılmıştır. Mamafih davalı 2 bunları her zaman ödeyeceğini
söylemiştir. Ancak bu müddet zarfında davalı 2'nin davalı 1 adına
hareket ettiğini k-abul edebilirim ve davalı 2'nin davalı 1 için
yükümlülük altına girdiğini söyleyebilirim."
Daha sonra şahit şöyle dedi:-
"ve Ekim 1976'da davalı 2'nin İngiltere ziyaretinden sonra
ödeme değişik bir şekilde ve davalı 2 tarafından -şahsen deruhte
edilmişti. Cash ödeme dediğinde İngiltere' deki banka hesabından,
kendi adındaki hesaptan davalı 2'nin"
Tekrar lstintakında ise şöyle dedi:-
"Davalı 2 şahsen ödeyeceğini deruhte etmemiş olsaydı davalı
1' e eşy-a göndermeyecektik, bunu mümessilimizin tavsiyesine
uyarak yaptık."
Davacıların Kıbrıs'taki mümessilleri Ali Gürsoy da şahadetinde davalı 2'nin ödemeyi yapacağını şahsen deruhte ettiğini müteaddit defalar söylemiştir.
Alt Mahkeme tanıklar- ile ilgili olarak şöyle dedi:
"Tanıklar şahadet verirlerken mahkemece gözlem altında
bulundurulmaları ve davacı tanıklarının şahadetleri arasındaki
tutarlılık ve şahadetin ibraz olunan emarelerle de bağdaşması
sonucu bu şahadetle-r incelendikten sonra davacı ile tanıklarının
şahadeti ile davalı 2'nin şahadeti mukayese edildiğinde davacı
tanıklarının şahadetine ters düşen davalı 2'nin şahadetine
inanmamayı ve bu karar ışığında olguları değerlendirerek bulgu
yapma-yı uygun bulduk."
Durum böyle iken Alt Mahkemenin, inandığı davacı ve davacı tanıklarının şahadetine göre davalı 2 aleyhine de hüküm vermesi kaçınılmazdı ve bunu yapmamakla hata ettiği kanısındayız.
Aleyhine istinaf edilenin avukatı, davacının -Talep Takririnin 2. bölüncesinde (paragrafında), davalı 2'nin ilgili zamanlarda "ya şahsen veya davalı 1'in yetkili vekili sıfatıyle" işlem yaptığının iddia edildiğini, buna göre ya davalı 1'in veya davalı 2'nin mesul tutulabileceğini, her ikisinin birden -mesul tutulamayacağını iddia etmiştir.
Davadaki lâyihalara bakacak olursak, talep açımlamasında "davalı 1 ve/veya davalı 2"den bahsedildiği görülecektir. Ayrıca, Talep Takririnin üçüncü bölüncesinde, siparişin davalı 2 tarafından "şahsen ve/veya dava-lı 1 nam ve hesabına" verildiği, bu bölüncenin ikinci kısmında ise birinci parti ile ilgili ödemenin davalı 2 tarafından "şahsen ve/veya davalı 1 adına" yapıldığı iddia edilmektedir. Yine, Müdafaa Takririne Cevab'ın ikinci bölüncesinde; davalı 2'nin ilgili- zamanlarda "ya şahsen ve/veya davalı 1'in vekili sıfatı ile" işlem yaptığı iddia edilmektedir.
Yukarıdakiler ışığında, davalı 2'nin şahsen ve/veya davalı 1'in vekili sıfatı ile işlem yaptığı dava lâyihalarında yeterince iddia edilmiştir kanısındayız-.
İstinaf edenin avukatı Alt Mahkemenin davalı 1 aleyhine sterlin olarak hüküm verdiğini, bunun usulünde olduğunu ve aynı şekilde davalı 2 aleyhine de sterlin olarak hüküm verilebileceğini iddia etmiştir.
Alt Mahkeme Fasıl 199 madde 3(4)(a) uya-rınca Kıbrıs'ta halen sterlin'in yabancı para sayılmadığını belirttikten sonra sterlin olarak hüküm vermiş, aleyhine istinaf edilenin avukatı da, istinafın duruşmasında, bunun doğru olduğunu kabul etmiştir. Bu bir tarafa, İngiltere'de son zamanlarda verile-n içtihat kararlarına göre yabancı para için hüküm talep edildiği hallerde, yabancı ara olarak hüküm verilmektedir. Bak: Miliangos v. George Frank Textiles) Ltd. (1975), 3 All E. R. 801. Kıbrıs ıçtıhat kararı ile ilgili olarak, bak: Ottoman Bank v. Dascal-opoulos No.3, 14 C.L.R. 176.
Sonuç olarak istinaf kabul edilir, davalı 2 ile ilgili hüküm ve masraf emri iptal edilir, ve davalı 2 aleyhine 8443.95 sterlin veya bunun ödeme tarihinde Ticaret Bakanlığının fiyat tesbitinde uyguladığı piyasa kurundan ka-rşılığı Türk lirası ve bu meblağ üzerinden 1 Aralık 1976'dan ödeneceği tarihe kadar %9 faiz için hüküm verilir. Davalı 2'nin dava ve istinaf masraflarını ödemesi emrolunur.
(Ahmet İzzet) (Şakir Sıdkı İlkay) (Salih S. Dayıoğlu)
Yargıç - Yargıç Yargıç
25 Haziran, 1979
- 392 -
Full & Egal Universal Law Academy