D.30/80 Yargıtay/Hukuk 43/80 (Dava No. 892/78; Lefkoşa)Yüksek Mahkeme HuzurundaMahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, N. Ergin Salâhi, Niyazi F. Korkut.İstinaf eden: Mehmet Mustafa, Güzelyurt. (Davacı)- ileAleyhine istinaf edilen: Hasan Mustafa, Göçmenköy (Davalı) A r a s ı n d a .İstinaf eden namına: Fuat Veziroğlu tarafından Hasan Sözmener. Aleyhine istinaf edilen namına: Menteş Aziz tarafından Müjgân Ata.Yetki - Kaza Mahkemesinin ve Aile Mahkemelerinin yetkisi - Davalının Tereke İdare Memuru olması müracaatına Davacının itirazı - Davalının merhumun oğlu olmadığı ve tereke idare memuru olmayacağına ilişkin itiraz - Davanın Davalının ahvali şahsiyesini ilgilendirdiği cihetle Kaza Mahkemesinin davaya bakmaya yetkili olmadığı ve Aile Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin itiraz - Kaza Mahkemesinin yetkisizlik nedeniyle davayı reddetmesi.Aile Mahkemelerinin yetkisi - Davanın Davalının ahvali şahsiyesini ilgilendirmesi.OLAY: Davalı, Mustafa Mehmet isimli merhumun oğlu olduğunu iddia ederek tereke idare memuru olmak için Tereke Mukayyitliğine başvurdu. Davacı ise bu müracaata itiraz etti ve Kaza Mahkemesinde Davalının merhumun oğlu ve varisi olmadığını iddia eden bir dava açtı.Davalı, kendisinin merhumun oğlu olmadığının iddia edildiğini, bu hususun ahvali şahsiyesini ilgilendirdiğini, ahvali şahsiye meselelerinde davaya bakmaya yetkili mahkemenin Aile Mahkemesi olduğunu ileri sürerek itiraz etti. İlk Mahkeme davayı dinlemeye yetkisi olmadığını kabul ederek davayı reddetti.Davacı ret kararı aleyhine istinaf etti.SONUÇ: Yargıtay, bu davada esas itibarıyle karara bağlanması gereken konunun Davalının tereke idare memuru olması müracaatının reddi ve Davacının tereke idare menıuru olarak atanması talebi olduğunu belirtti. Bu gibi meselelerde ceveat konduktan sonra 3 ay içinde davanın açılması zorunluluğu olduğunu ve bu süre içinde Aile Mahkemesinde açılacak ahvali şahsiye davasının sonuçlanmama ihtimali olduğunu dikkate alan Yargıtay Kaza Mahkemesinde açılan davanın Aile Mahkemesinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar ertelenebileceğini belirtti. Bu nedenle Kaza Mahkemesinin davayı dinlemeye yetklili olduğu sonucuna varan Yargıtay Kaza Mahkemesinin yetkisizlik kararını iptal etti ve davayı Kaza Mahkemesine iade etti.H Ü K Ü MSalih S. Dayıoğlu: İşbu istinaf Lefkoşa Kaza Mahkemesinin 27.6.1979 tarihinde vermiş olduğu yetkisizlik kararından yapılmıştır. Olgular özetle aşağıda olduğu gibidir:Mustafa Mehmet isimli şahıs 7.3.1978 tarihinde vasiyet bırakmadan vefat etmişti. Merhumun terekesinin idare memuru olmak için oğlu olduğuriu iddia eden davalı Tereke Mukayyitliğine müracaat etti ve Kızılbaş (Kızılay) muhtarından aldığı ve kendisinin de oğlu sıfatıyle varis olarak gösterildiği bir belgeyi müracaatına ekledi. Tereke İdare Memurluğu için yapılan müracaat usulü veçhile gazetelerde ilân olundu ve bu hususun bilgisine gelmesi ile davacı yasaya uygun olarak bir caveat dosyaladı ve caveatın dosyalanmasından sonra yine yasaya uygun olarak üç ay zarfında Kaza Mahkemesinde bir dava dosyalayrak davalının merhumun, oğlu ve varisi olmadığını iddia ederek, davalının tereke idare memuru olmasına ilişkin müracaatın reddedilmesi ve idare memurluğunun kendisine verilmesi isteminde bulundu. Davalı ise dosyaladığı müdafaa takririnde sair savlar meyanında kendisinin de müteveffanın oğlu olduğunu iddia etti ve tereke idare memuru tayin edilmesi için yapmış olduğu müracaatın kabul edilmesi isteminde bulundu. 26.4.1979 tarihinde davalı davacı tarafından açılan davada kendisinin (davalının) merhumun oğlu olmadığı iddia edildiğini, bu hususun davalının "ahvali şahsiyesini" ilgilendirdiği için bu konunun karara bağlanmasının gerektiğini halbuki "ahvali şahsiye" meselelerinde karar verecek mahkemenin Aile Mahkemesi olduğunu ve bu nedenle Kaza Mahkemesinin bu davaya bakma yetkisi bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etti. O safhada Mahkemeye şahadet sunulmadı ve hukuki arguman yapılmakla yetinildi. Kararını veren Kaza Mahkemesi de davalının iddiasına itibar etti ve yetkisizlik nedeniyle davayı reddetti. İstinaf işbu ret kararından yapılmıştır. Kanımca Kaza Mahkemesi davaya yanlış bir açıdan bakmış ve davada talep edilenlerle bunların elde edilebilmesi için ibraz edilecek şahadeti karıştırmıştır. Davacı davasında esas itibarıyle;(a) davalının tereke idare memuru tayin edilmek için yaptığı müracaatın reddini ve(b) Tereke idare memuru olarak kendisinin atanmasını talep etmektedir.Üzerinde durulacak mesele bu iki talebin verilmesi Kaza Mahkemesinin yetkisine girip girmediğidir. Hiç şüphe yoktur ki bunun yanıtı olumlu olması gerekir. Sözü edilen taleplerin istihsali için davacının ne gibi şahadet ibraz edeceği tali bir konudur. Şahadet ibrazı safhasında davacı, davalının ahvali şahsiyesini Kaza Mahkemesince saptanmasını talep ettiği takdirde elbette ki böyle bir istem veya doğrultuda bir şahadet itibar edilemez ve başka muteber şahadet yoktuğunda davacının davası reddolunabilir. Fakat böyle bir ret hükmü yetkisizlikten değil de şahadet ynkluğundan olur.Bu gibi meselelerde caveat konduktan sonra üç ay zarfında davanın açılması zorunluluğu ve bu süre zarfında Aile Mahkemesinde açılacak "ahvali şahsiye" davasının sonuçlandırılmaması ihtimali dikkate alındığında böyle bir dava açıldıktan sonra ahvali şahsiye konusunun bir karara bağlanması için Türk Aile Mahkemesine müracaat edilmesi ve bu durumu Kaza Mahkemesinin bilgisine getirip Aile Mahkemesinin kararına değin Kaza Mahkemesinde açılan davanın ertelenmesini sağlamak yoluna gidilmesi düşünülebilir. Mamafih davacı davasını dilediği şekilde yürütmekte serbesttir.Sonuç olarak istinaf kabul edilir. Kaza Mahkemesinin yetltisizlik nedeniyle davayı ret ve iptal eden hükmü iptal edilir. Dava normal seyrini takip etmek üzere Kaza Mahkemesine iade edilir. İstinaf masrafları aleyhine istinaf edilen tarafından ödenecektir.(Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Salâhi) (Niyazi F. Korkut) Yargıç Yargıç Yargıç17 Ekim 1980
Full & Egal Universal Law Academy