-D.32/84 Yargıtay/Hukuk 43/84
(Dava No. 182/78; Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Niyazi F. Korkut, Aziz Altay.
İstinaf eden: Mehmet Denizer, Mağusa-.
(Davalı)
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: Asım Turgut, Mağusa.
(Davacı)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Tonguz Ayman.
Aleyhine istinaf edilen namına: Osman Dağlı namına Menteş Aziz.
H Ü K Ü M
N. Ergin Salâhi: Aleyhine istinaf edilen davacı Mağusa Kaza Mahkemesinde 3.3.1978'de dosyalamış olduğu bir dava ile 18.2.19-78 tarihinde veya o tarihlerde Mağusa'da Ayluka bölgesinde Aksaray ve Ulus sokakaları kavşağında davalının Y238 plâkalı arabasını dikkatsiz ve/veya ihmalkârane ve/veya tehlikeli ve /veya trafik kanun ve tüzüklerine aykırı sürmesi sonucu U 736 plâkalı araba-sına olan hasar nedeni ile özel ve genel zarar ziyan verilmesine ilişkin istemde bulundu.
Davacı 27.3.1978 tarihide dosyaladığı tafsilâtlı talep takririnde arabasına olan hasar için 87,255TL zarar ziyan talebinde bulundu. Daha sonra 23.9.1981 tarihinde i-hbarlı bir istida yaparak talep takririni tadil etmek istedi. Mahkeme tarafından verilen 11.11.1981 tarihli emre uygun olarak talep takriri tadil edilerek tadil edilmiş şekli ile davacı; (a) arabasının uğradığı hasar için 684.69 Sterling (b) tamir ücreti o-larak 17.500TL (c) arabasının tamiri müddetince 2 ay süre ile kullanamadığından icar ücreti olarak 18,000TL (d) arabasına olan hasardan dolayı değer kaybı olarak 36,000TL talep etti.
Tadilâttan önce davalı dosyaladığı müdafaa ve mukabil talebinde davac-ının istemlerini ret ve inkâr ederek mukabil talep yolu ile arabasına olan 3500TL hasar kaybı ve 40,000TL değer kaybı için talepte bulunmuştur. Tadil yapıldıktan sonra davacının taleplerini yine reddetmiş ve mukabil talebini yinelemiştir.
Duruşmanın beli-rli bir safhasında taraflar müştereken yaptıkları beyanla kazanın %29 sorumluluğunun davacıda %80 sorumluluğunun da davalıda olduğu hususunda mutabık kalmışlardır. Bu durumda mahkeme önünde karara bağlanması gereken husus bu mesuliyet oranına tabi olarak t-alep ve mukabil taleplerdi.
Davayı dinleyen ilk mahkeme neticede davacının (a) ve (b) paragrafları mucibince davacının mesuliyeti tenzil edildikten sonra (a) paragrafınaki Sterling talebini o günkü geçerli kuru göz önünde tutarak toplam 178,572TL özel za-rar için davacı lehince, davalı aleyhine hüküm vermiştir. Aynı ölçüleri göz önünde tutan mahkeme davalının mukabil talebi için ise 700TL özel zarar için hüküm vermiştir.
İstinaf bu hükmünden yapılmış olup özetle; mevcut şahadet ışığında mahkemenin davac-ının arabasının sağ tarafına da hasar olduğu bulgusuna varmak ve keza davacı takınlarına inanıp davalı tanıklarına inanmamakla yanılgıya düştüğü hususundadır.
Davanın duruşmasında davacı davasını isbat etmek için bizza şaahdet verdi ve tanık olarak da ot-o tamircisi Kenan Umarı dinletti. Davalı ise müdafaa ve mukabil davasını kanıtlamak üzere bizzat şahadet verdi ve kaportacı Halil İbarahim iler PE.1088 Yaşar Onurcanı tanık olarak dinletti.
Davacı şahadetinde sair şeyler yanında arabasının hasara uğrayan- parçalarının Türk ve Rum tarafında yapılan araştırmalarda bulunup satın alına- madığını, İngiltere'den getirmek mecburiyetinde kaldığını, arabasının tamirinin Kenan Umar tarafından yapıldığını, kaza günü kaportacı Halil İbrahimin arabasını kaza yerinde ve- kaza yerinden sonra tetkik ettiğini, PE.1088 Yaşar Onurcanın da kaza yerine gelip gerekli ölçüleri alıp arabayı tetkik ettiğini kabul etmekle beraber esaslı tetkiki arabayı tamir eden Kenan Umarın yaptığını ve bu şahidin arabaya yapılan hasar hususunda ta-m tafsilât vereceğini mahkemeye bildirdi. davacının şahadetine göre çarpışma anında esas darbeyi yiyen taraf arabasının sol ön kapı kısmı olup darbe neticesi arabası sağ tarafa kayarak sağ bölgedeki teller üzerine sürünmüş, alt tarafı ise yol kenarındaki t-aş ve beton parçasına çarpmak sureti ile ağır hasara uğramıştır. Yine davacıya göre özetle arabasına yapılan hasar sol ön çamurluk, sol ön kapı, arka sol kapı, sağ tarafın ise tellere sürünmesinden mütevellit hafif hasarı vardı. Arabanın mekanik kısımları -ise alt tarafa taşa veya beton parçasına vurması neticesi dümen sistemi, şasi ve tekerlekleri tutan parçaların eğilmesi netcesinde arabanın mekanik kısımları ağır hasar görmüştür. Ayrıca davacı arabanın bu kaza neticesinde aldığı hasardan ötürü değiştirilm-esi gerekli parçaları Eti kanalıyle İngiltere'den getirttiğini ve bunlar için 684.69 Sterling ödediğini söyleyerek bu husustaki makbuzları ibraz etme yönüne gitmiştir.
Davacı şahidi olarak çağrılan Kenan Umar ise şahadetinde konu arabayı esaslı surette k-azadan bir gün sonra tetkike tabi tuttuğubu, kaldıraçla yukarıya kaldırılarak mekanik kısımlarını teker teker tetkik ettiğini ifade ederek arabanın hasarı hakkında şahadetinde gayet detaylı bilgi vermiştir. Bu şahidin şahadetine göre bir çok kısımların, ar-aba o günlerde yeni olduğu için, doğrultulması imkânsız veya mahzurlu idi ve birçok parçaların da doğrultulması, çelik olduğu için, mümkün değildi. Arabanın hasarı hakkında şahadetinde gayet detaylı bilgi vermiştir. Örneğin şahadetinin bir bölümünde araban-ın hasarı hakkında şöyle denmektedir:
"Sol tarafı ezik durumda idi. Alt sağ tarafında fazla hasar vardı. Sağ alt şasi motoru eğilmiş durumda idi. Motoru tutan şasi ezik durumda idi. Ana direksiyon eğik durumda idi. Sert bir şekilde kesiyordu, Stabilize d-emir (viraj demiri) sağ tarafa eğldi. Direksiyon parçaları yerinden kopmuş yerinden kaçmıştı. Ana direksiyon sağ ön kontra susta ezikti. Kontra susta komple olduğu için komple değişmesi gerekiyor. Alt sac motor koruyucusu ezik durumda idi. Şasi kepcesi kır-ıktı. Ana parça olduğu için doğrulması imkânsızdır. Muhakkak değişmesi lâzımdır. özellikle direksiyon çelik olduğu için onun doğrultulması tamamen imkânsızdır. .............."
-Bu şahidin yukarıda alıntısı yapılan şahadetinin bir bölümünde olduğu gii diğer bölümlerinde de arabanın hasarı, tamiri ve tamire muhtaç parçaları hakkında gayet teferruatlı şahadeti mevcuttur.
-
Davalı ise şahadet vererek olayı kendi yönü ile anlatmıştır. Olayın vukuu hakkında tarafların şahadeti arasında herhangi bir fark mevcut değildir. Esas fark arabaların gördüğü hasarlar hususundadır. davalı çarpıima gününde davacının da muvafakatı ile şah-it No.2 olarak çağrılan kaportacı Halil İbrahimi çağırdıkllarını ve çok cüzi bir miktar tesbit ettiğini, arabanın alt kısmında ve sağ tarafında hasar bulunmadığını, kendisinin arabsına ise 3500TL özel zarar ziyan ve 50,000TL de değer kaybı olduğunu iddia e-tmiştir. Davalı şahidi No.2 ise kaza gününde konu araçları kaza yerinde gördüğünü, arabanın altında hasar bulunmadığını, sağ tarafında hasar bulunmadığını, esas çarpma noktası sol tarafında olduğunu ve bunun da doğrultan işi olup 3500TL'na doğrultulabilece-ği yönünde şahadet vermiştir. Bu şahide göre, daha sonra arabayı dükkânında yukarı kaldırarak altını tetkik ettiğini ve hasar görmediğini iddia etmektedir. Davalı şahidi No.3 PE.1088 ise esas itibarı ile kazanın vukubuluş şeklini ve nedenini tesbit etmek i-çin gerekli ölçüleri almak maksadı ile kaza yerine gittiğini, bu arada hasar tesbi- tini de yaptığını, tesbit ettiği kadarı ile arabanın sağ tarafında hasar görmediğini, esas hasarın davacının arabasının sol tarafında olduğunu şahadetinde söylemiştir.
Şa-hadete göz atıldığında davacı şahidi No.2'nin şahadeti gayet detaylı, mufassal ve tutarlı bir şahadet olarak gözükmektedir. Esasen davacının aracını tamir eden ve tamirden önce esaslı tetkike tabi tutan şahit bu şahittir. Bu şahidin şahadeti de davacının ş-ahadeti tamamen birbirini desteklemektedir. Getirilen parçaların ederini de göz önünde tuttuğumuzda davalı şahitlerinin iddia ettiği gibi davacının arabasına sathi bir hasar olmdığı, oldukça ağır bir hasara uğradığı, mekanik kısımlarının hatli hasar gördüğ-ü ve arabanın çarpışma neticesinde sağa kaymasından ötürü tellere süründüğü ve sağ tarafının da hasar gördüğü açıklıkla ispatlanmıştır. İlk mahkeme davacı ve şahidinin şaahdetini davalı ve çağırmış olduğu şahitlerin şahadetine tercih etmeyi uygun bulmuştur-. Davalının ikinci şahidi olarak çağrılan Halil İbrahim olay günü sathi olarak bir araştırma yaptığını, her ne kadar arabanın altını da incelediğini iddia etmiş ise de hasar gören bir arabanın mekanik kısımları ancak açıldıktan veya tamir edilmeye başlandı-ktan sonra hasarın büyüklüğü daha belirgin olarak ortaya çıktığı bir gerçektir. Bu gereçek karşısında ilk mahkeme bu şahidin şahadet yerine davacı şahidi Kenan Umarın şahadetini tercih etmeyi uygun bulmuş olamsı hatalı değildir. Kanaatımca ilk mahkeme bu h-ususta yanılmış değildir. PE.1088'in şahadetine gelince bu şahidin de teslim ettiği gibi esas amacı kazanın vukuunu tahkik etmek için kaza yerinde bulunyordu ve bu amaca yönelik olarak tahkikatını yapmıştır. Sathi olarak yapmış olduğu hasar tespiti ilk maa-ahkeme tarafından sıhhatli bulunmamıştır. Kanaatımca ilk mahkemenin bu bulgusu davacı şahidi Kenan Umarın şahadeti karşısında hatalı değildir.
İlk mahkemelerin olgulara dayanarak vermiş oldukları kararlara Yargıtayın kolaylıkla müdahale etmemesi gerektiğ-i ilke olarak birçok içtihat kararlarında vurgulanmıştır. Bu presniplere betekrar değinmek lüzumunu hisset- miyorum. Tüm şahadeti göz önünde tuttuğumda ilk mahkemenin mevcut şahadet ışığında davacı ve davacı şahidi Kenan Umarın şahadetini, davalı ve dava-lı şahitlerini tercih etmesi hatalı değildir. Sivil davalarda bilindiği üzere ihtimaller dengesi (prepondereance of evidence) üzerinde bir karara varılmaktadır. Mahkeme takdir yetkisini kullanırken bu durumu göz önnde tutarak davacı ve şahidinin şahadetini- daha inanılır bulmuş ve bu yönde karar vermiştir. Bu yargıya müdahale etmemi gerektirecek herhnagi bir neden göremiyorum ve müdahale etmemiz gerektiği yönünde de ikna ediliş değilim. Sadece bir hususa değinmek yerinde olur, o da tevcih edilen bazı sorunla-rdan ortaya çıkan hakikata göre davacı konu kazadan sonra başka ikinci bir kaza yapmıştır. Ancak bu kazayı ne kadar sonra yaptığı, ne vakit yaptığı ve Eti kanalı ile getirilen parçaları getirttikten sonra mı yaptığı hususunda açıkça sualler sorulmamış ve a-ydınlığa kavuşturulmamıştır. Bu durumda ilk mahkeme haklı olarak bu konuya eğilmemiş ve bu iddia bir varsayım oalrak kalmıştır. esasen müdafaa takrriinde bu yönde herhnagi bir iddia da mevcut değildir ve ilk mahkeme bu durumu kaale almamakla da herhnagi bi-r hata yapmış değildir. Kanaatımca istinafın reddolunması ve masrafların istinaf eden tarafından ödenmesi gerekir.
Niyazi F. Korkut: Tarafların lâyihalarda talepleri ile davanın seyri Sayın Yargıç N. Ergin salâhi'nin hükmünde belirtildiği gibidir. Bu husu-sta başka birşey eklemeye lüzum hissetmiyorum.
Davacı şahadetinde, sair şeyler yanında, arabasının hasara uğrayan parçalarını Türk ve Rum tarafında bulmayıp İngiltere'den getirttiğini; arabasının tamirinin Kenan Umar tarafından yapıldığını, ondan evvel i-se arabayı Mehmet Göneyin gördüğünü; kazayı önlemek için sağa kestiğinde yolun dışına çıkıp yerde olan bir beton parçası ve bir direğe vurduğunu, bu kaza sonucu sol ön çamurluk, sol ön kapı, arka sol kapıya büyük hasar odluğunu; sağ tarafın ise tellere sür-ündüğünü ve alt tarafı taşa vurduğu için de tüm dümen sisteminin, şasi ve tekerlekleri tutan parçaların eğrildiğini ileri sürdü.
İstintak esnasında ise bu tanık kaza olduktan sonra davalının isteği üzerine davalı ile birlikte doğrultmacı Halil İbrahime g-ittiklerini; Halil İbrahimin "bunların hepsi doğrudur" diyerek 3000-3500TL istediğini; bu tamiratı yaptırmayı kabul etmediğini, PE.1088 Yaşar Onurcanın da kendileri ile birlikte doğrultmacıya gittiğini; dava konusu kaza sırasında mini bir arabası olduğunu -ve o sıralarda bu mini arabayı kullandığını, kazaya uğrayan arabayı da tamir etmeden önce bir süre kullandığını; kazadan sonra gelen polislerin arabasına olan hasarı iyice tetkik ettiklerini kabul etti.
Davacı tarafından şahadet veren oto tamircisi Kenan- Umar ise şahadetinde, sair şeyler yanında, davacının aracını kazadan bir gün sonra gördüğünü ve arabanın sağ alt şasi eğilmiş, ana direksiyıon eğik, stabilize demiri eğri, direksiyon parçaları yerinden kopmuş, bir ana direksiyon sağ ön sustası ezik, alt s-aç motor koruyucusu ezik ve şasi keçesi kırktı. Ayrıca sol çamurluk ezik, sağ ön fener ve koruyucusu kırkık sağ kanat yüzük ve kilidi kırıktı. Gerekli parçaları bulamayıp davacının İngiltere'den getirttiğini, istintak sırasında ise bu tanık kendisinin maki-nist olup doğrultmalar ile ilgili kararı bir doğrultmacının verebileceğini;kazadan sonra konu arabayı davacı ile eşinin kullandıklarını söyledi.
Daha sonra şahadet veren davalı ise, şahadetinde, sair şeyler yanında, kazadan sonra polis kadar arabaları ol-ay yerinden kaldırmadıklarını, polisdlerin gelip arabaları tetkik edip hasar tesbiti yaptıklarını ve gerekli krokiyi hazırladıklarını, davacının arabasının sağ tarafında herhnagi bir hasar olmadığını, sağ lâmbası ve sol lâmbasına bir hasar olmadığını; poli-s çavuşunun kendisine "sizin daha fazla suçunuz var. İsterseniz anlaşınır" dediğini; davacının isteği üzerine Halil İbrahim gittiklerni ve polisin de kendileri ile doğrultmacıya geldiğini; doğrultmacıya kendisinin ne gerekirse yapmasını söylediğini; dıoğru-ltmacının sağına, soluna bakıp altına da yatarak bakıp incelediğini doğrult- macının mevcut hasarı 3500TL'na düzeltebileceğini söylediğini; bunun üzerine davacının "kapıları yeni isterim" dediğini ve anlaşamadıklarını, kazadan sonra davacının arabayı kulla-nmaya devam ettiğini, makinesine herhangi bir hasar olmadığını ileri sürdü.
Davalı tarafından şahadete çağrılan Halil İbrahim, şahadetinde, olay günü tarafların polis ile birlikte garajına geldiklerini, arabayı polislerin önünde incelediğini; arabayı kri-ko ile kaldırıp altına da baktığını, o günkü fiyata göre KL100.- istediğini ve herhnagi bir yeni parça gerekmediğini fakat davacının kendisinin parçaları değiştirmek istediğini, gaboyu açıp arabanın makinesine de katığını ve motora bir zarar olmadığını gör-düğünü, dvacının istemi üzerine arabanın altına da baktığını ve alt kısmında bir darbe mevcut olmadığını, sol ön çamurluk ile kapının düzeltilebileceğini; sağ tarafa bir hasar olduğuna sair bir şikâyet yapılmadığını belirtti.
İstintak sırasında da bu tan-ık arabayı çalıştırarak getirdiklerini, motorda ve altında bir hasar mevcut olmadığını yineledi.
Davalının ikinci tanığı olan PE.1088 Yaşar onurcan ise şahadetinde sair şeyler yanında, olaydan sonra arabayı Halil İbrahime götürmeyi davacının istediğini, -davacının arabasına olan hasarı yerinde tesbit edip dosyaya kaydettiğini, sol ön yan çamurluk ve sol ön kapıya KL200.- kadar bir hasar tesbit ettiklerini; sağ tarafı tellerle dayalı olmakla beraber bir zarar mevcut olmadığını; lâmbaların sağlam odluğunu, ö-n siper demirinde bir hasar tesbit edemediklerini, arabanın altı taşa çarptı diye davacının bir şikâyeti olmadığını, arabanın ön kısmında bir taş olmakla beraber arabanın taşa çarpmadığını, davacının arabasını sürerek doğrultmacıya gittiğini, doğrultmacını-n önce sol ön çamurluk ile kapıya baktığını; davacının isteği üzerine kriko koyarak dümen koluna da baktığını ve alt tarafında bir hasar tespit edemediğini belirtti.
İstintak sırasında da bu tanık darbeyi sol çamurluk ile sol kapının yediğini, arabanın ö-nünde bir taş olmakla beraber bu taşın arabanın altında olamdığını; ön siper demiri ile sağ ön farda ghasar olmadığını, sağ tarafta çizikler olduğunun doğru olmadığını belirtti.
Bu şahadeti değerlendiren alt mahkeme, ihtimaller dengesi ilkesine dayanarak-, davacı ile şahidine inanarak bu şahadete göre davacının arabasına vaki hasara uğrayan parçalar için 689.69 Sterling ve tamiri için 17.500TL hüküm almaya hak kazandığına, ancak arabanın iki ay süre için kullanılmadığınından dolayı talep ettiği 18.000TL il-e 36.000TL değer kaybı için olan talebin kanıtlanmadığına; keza davalının arabasına olan hasarın da 3500TL olduğuna ve arabasına olan kaybın kanıtlanmadığına kanaat getirerek bu hususta bulgu yaptıktan sonra davacının sterling olarak almaya hak kazandığı m-iktar da 4.1.1983 tarihindeki sterlinggin değeri 1 sterling=300TL 45 kr. olduğunu esas alıp daha önce saptanan sorumluluk oranlarını da dikkate alarak davacı lehine 178,472TL ve davalı lehine 700TL için hüküm verdi.
Davalı bu hükme karşı istinaf dosyalad-ı.
İstinaf ihbarnamesinde davalı 5 ayrı istinaf sebebi sıralamakla beraber istinaf özetle mevcut şahadet ışığında mahkemenin davacının arabasının sağ tarafına hasar olduğu bulgusuna varmak ve keza davacı tanıklarına inanıp davalı tanıklarına inanmamakla -yanılgıya düştüğü doğrultusundadır.
Özetlenen şahadetten görülebileceği gibi kazadan hemen sonra aracı gören PE.1088 Yaşar Onurcan ile aracı tamir için gören kaportacı Halil İbrahim aracın ön ve sağ tarafına herhangi bir hasar saptamamışlar ve arabanın s-ol tarafına darbe yediğini belirtmişlerdir. Polis aracın kazada davacının ileri sürdüğü gibi taşa çarpmadığını ve tellere de sürünmediğini belirtmiş, 25 yıllık deneyimi olan kaportacı ise kriko ile kaldırarak aracın altını ve motoru muayene ettiği halde da-vacı ve tanığının ileri sürdüğü hasarların varlığını görmemiştir. Kaportacıya göre kaza günündeki hesaba göre davacının aracı 3000-3500TL ile doğrultulup boyanabilirdi. Davacı kapı ve kanadı yeni istediği için bu tamiratı yapmamış ve bilâhare aracını bir m-akiniste göstererek açtığı davada önceleri sadece 87,275TL isteğinde bulunurken 23.8.1981 de yani dava açıldıktan 3 ½ yıl sonra talep takririnde yaptığı bir tadilât ile arabaya olan hasasr için parça parası olarak 684.69 Sterling, tamir ücreti oalrak 17.50-0TL,; değer kaybı olarak 36.000TL ve arabasının 2 ay süre ile kullanılmaması nedeni ile 18.000TL talepte bulunmuştu.
Kazadan sorna aracını sürerek kaportacıya gitmesi, davalı ve tanıklarınca da belirtilip davacı tarafından da kabule dildiği gibi aracını -kazadan sonra da bir süre kullanmış olması, kazadan sorna aracıgören polis ve kaportacının şahadetlerinde hasarın daha ziyade aracın sol tarafına odluğu, davacının davasında önceleri 87.275TL talep ettikten sonra davasına 3 ½ yıllık bir süre sonra yaptığı -tadil ile istediği meblâğ dikkate alındığında (preponderence of evidence) ihtimaller dengesi ilkesine göre kanımca Mahkemenin davacı ile tanığı yerine davalı ve tanıkalrının şahadetini kabul etmesi gerekirdi. Alt mahkeme bu bulguya varmamakla kanımca yanıl-gıya düşmüştür.
Bu durumda alt mahkemenin hükmünün iptal edilerek mevcut şahadet ışığında kazada davacının aracına olan hasarın davalı ile tanıkların belirttiği şekilde olduğuna ilişkin bulgu yapılması gerektiği görüşündeyim. Bu şahadete göre de davacını-n sadece sol ön çaurluk ile sol ön kapısına hasar mevcuttur. davacının tadil edilmiş talep takririne göre yeni sol ön çaurluk, sl ön kapı ve nikeli için talebi 144.76 sterling'dir. Sormluluk daha önceden saptanıp davacının da kazada %29 sorumluluğu olduğu -karara bağlandığına göre 144.76 sterling'den %20 tenzil edildiğinde davacının lehine sadece 115.808 sterling için hüküm verilebilirdi. Alt mahkeme hükümde kuru 1 sterling=300.45Tl oalrak saptadığına ve bu hususta da herhnagi bir istinaf olmadığına göre dav-acı lehine bu kura göre hüküm verilebilecek meblağ 34794TL'dir.
Sonuç olarak istinafın kabul edilerek alt mahkemenin hükmünün iptal edilmesi ve davacı lehine sadece 34.794TL için hüküm verilemsi grektiği görüşündeyim.
Aziz Altay: Sayın Yargıç N. Ergin S-alâhi'nin okumuş olduğu hüküm ve vardığı sonuçla hemfikirim.
N. Ergin Salâhi: Sonuç olarak istinaf, oyçokluğu ile, reddolunur.
İstinaf masrafları istinaf eden tarafından ödenecektir.
(N. Ergin Salâhi) (Niyazi F. Korkut) - (Aziz Altay)
Yargıç Yargıç Yargıç
7 Aralık 1984
-
-9-
-
Full & Egal Universal Law Academy