-
D. 7/97 Yargıtay/Hukuk 43/95
(Dava No:1276/91; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti:Taner Erginel, Mustafa H. Özkök, Gönül Erönen.
İstinaf eden: 1. Akten Ltd. Lefkoşa
2. Volkan Akten, L-efkoşa
3. Mehmet Akten, Lefkoşa
4. Ferahnaz Akten, Lefkoşa
(Davalılar)
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: Ertuğrul Akbel, Lefkoşa
(Davacı)
A r a s ı n d a.
Lefkoşa Kaza Mahkemesinin 1276/91 sayılı -davada 5.4.1995 tarihinde verdiği karara (Seyit A. Bensen Kaza Mahkemesi Başkanı, Hüseyin Besimoğlu Kaza Mahkemesi Kıdemli Yargıcı) karşı Davalılar tarafından yapılan istinaftır.
İstinaf edenler namına: Avukat Serhan Çınar
-Aleyhine istinaf edilen namına: Avukat Mustafa Asena.
--------------
H Ü K Ü M
Taner Erginel: Bu istinaftaki Mahkeme hükmünü Sayın Yargıç Gönül Erönen okuyacaktır.
Gönül Erönen: Davacı, Davalılar aleyhine ikame etmiş olduğu bu -dava ile 6.12.1990 tarihli mersum bir borç senedi ve/veya alelade yazılı bir borç senedi tahtında Davalıların Davacıya ödemesi gereken 320.000.000TL ile %68 faizlerini talep etmiştir. Davalı 1 asıl borçlu, Davalı 2, 3 ve 4 ise kefil sıfatıyle dava edilmekt-edir.
Davalılar dosyaladıkları müdafaa takririnde, Davacının iddialarını reddettiler ve Davalı 1'in Davacıdan herhangi bir miktarda borç almadığını ve mezkur senedin 19.10.1990
ile 25.10.1990 tarihleri arasında Davalı 1'in Davacıdan satın almış olduğu d-övizlere karşılık Davalı 1'in Davacı
adına tanzim ettiği 315.075.000TL kıymetindeki çeklerin şereflendirilmemesi üzerine 31.12.1990 tarihine kadar
tahakkuk edecek faizlerin de hesaplanarak bu çeklere bir güvence olarak asli borçlu Davalı 1 tarafından imz-a edildiğini, diğer Davalıların da bu senedi kefil olarak imzaladıklarını iddia ettiler. Davalılar mezkur senedi imza ederken Davacının bu senet tahtında herhangi bir işlem yapmayacağı hususunda yanıltıldıklarını ve bu yanıltılmaları sonucu ve/veya Davacı-nın Davalılar üstündeki nüfuz suistimali sonucunda mezkur senedi imza etmiş olduklarını ileri sürdüler.
Davalılar keza 8.4.1991 tarihi itibarı ile Davacıya 319.211.940TL ödeme yaptıklarını ve Davacının alacağının 788.060TL olduğunu iddia etmişlerdir.
Da-vacı davasını isbat etmek için kendisi bizzat şahadet vermiş ve leyhine de bir tanık dinletmiştir. Keza borç senedini emare 1 ve Davalı 1 şirketin kuruluş belgesini de emare 2 olarak Mahkemeye ibraz etmiştir.
Davalı 2'de Davalı 1 şirket direktörü olarak v-e tüm Davalılar adına şahadet vermiş ve leyhlerine bir de tanık dinletmiştir.
Davacı Mahkemeye vermiş olduğu şahadette sair şeyler meyanında, Lefkoşa'da döviz alım-satımı ile iştigal ettiğini, Davalı 1 ve 2'ye kredili döviz sattığını ve karşılığında 22.10-.1990 ile 25.10.1990 tarihleri arasında Davalı 1 ve 2'den ileri tarihli 340.075.000TL kıymetinde çekler aldığını ancak bu çeklerin ödenmediğini ve 31.10.1990 tarihinde Davalı 2'nin kendisine Kuşcuoğlu'na ait bir çeki verdiğini ve 31.10.1990 tarihi itibarı -ile Davalı 1 ve 2'nin kendisine 305.075.000TL'lik bir borcu
olduğunu ve karşılıksız çıkan çeklere karşılık geçmiş günlerin muaccel olan faizlerinin de eklendiğini,daha sonra
6.12.1990 tarihinde 320.000.000TL'lik emare borç 1 senedini yaptıklarını ve D-avalıların bu emare borç senedini şahitler huzurunda Davalı 2'nin annesinin evinde imzaladıklarını,
emare 1 borç senedinin 15.1.1991 tarihinde muaccel olduğunu ve Davalılardan ödeme talep etmesine rağmen bugüne kadar emare borç senedinde belirtilen alaca-ğını ödemediklerini belirtmiştir.
Davalı 2, Mahkemeye vermiş olduğu şahadette sair şeyler meyanında, Davalı 1 şirketin direktörü olduğunu, 20.10.1990 ile 26.10.1990 tarihleri arasında Davalı 1'den satın almış olduğu dövizlere karşılık Davalı 1'in Davacı- adına tanzim ettiği 315.075.000TL tutarındaki 7 adet çekin karşılıksız çıkması üzerine Davacı ile kendisi arasında takriben 8.11.1990 tarihinde emare 3'de belirtildiği şekilde bir hesaplaşma yapıldığını ve bu hesaplaşma neticesinde emare 3 belgeden de gör-üleceği üzere mezkur güne kadar ödenmeyen çekler için faiz hesaplaması yapıldığını ve faizlerin eklenmesiyle yapılan hesaplaşmadan sonra emare 1 borç senedini bir güvence teşkil etmesi için annesinin evinde şahitler huzurunda imzaladığını ancak imzalamış o-lduğu bu senede karşılık herhangi bir karşılık almadığını, emare 3'e konu karşılıksız çıkan çeklere karşılık da Davacıya 319.211.940TL ödemede bulunduğunu ve Davacıya bakiye 788.060TL bir borcu kaldığını belirtmiştir.
Huzurunda bulunan şahadeti değerlendi-ren Bidayet Mahkemesi, Davacının davasını isbat ettiğine,Davalı 1'in ise borcunu ödediğine dair ileri sürülen iddiaları isbat
edemediğine kanaat getirerek, Davacı leyhine, Davalı 1,2,3 ve 4 aleyhine müştereken ve münferiden olmak üzere 320.000.000TL- talep ve bu meblağ üzerinden 6.12.1990 tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar %68 faiz ve dava masrafları için hüküm vermiştir.
Davalılar bu hükümden istinaf etmiştir.
Davalıların istinaf ihbarnamesinde sıralanan istinaf sebepleri özetle şöyledir. Al-t Mahkeme ,
Huzurundaki şahadet muvacehesinde keza dava konusu senedin ivazsız olduğu ve/veya muhtevasının doğru olmadığı keza geçersiz olduğu hususunda bulguya varmamakla hata etmiştir.
2. Davalı tarafından dava konusu senedin imza tarihine kadar yapılan -ödemeleri kaale almamakla ve/veya bu ödemelerin daha önce nazarı itibara alındığına ve/veya emare 1 senet veya karşılıksız çıkan çekler için bir ödeme olmadığı hususunda bulguya varmakla hatalı hareket etmiştir.
3. Davalı tarafından davacıya yapılan toplam- 42.380.000TL ödemenin yapıldığı hususunda Davalının isbat külfetini yerine getirmediği hususundaki bulgusu hatalıdır.
4. Davacı ve tanığı tarafından verilen şahadeti doğru ve inanılır şahadet olarak kabul etmekle ve davalılar ve tanıkları tarafından veril-en şahadeti inanılır şahadet olarak kabul etmemekle hata etmiştir.
Huzurumuzdaki istinafta taraflar şahadet dinletmeyip Mahkemeye hitapla yetinmişlerdir.
Taraflar arasında imzalanan emare 1 borç senedi şöyledir:-
Borç Senedi
Lefkoşa sa-kinlerinden Ertuğrul Akbel'den bugün 320,000,000TL (Yalnız üç yüz yirmi milyon Türk Lirası) borçlandık.
Mezkur borcumuzu bu günden itibaren senede %68 faizi ile birlikte, Ertuğrul Akbel'e 15.1.1991 tarihinde ödemeyi ve mezkur borcumuzu veya borcumuzun herh-angi bir kısmını zamanında ödemememiz ve Mahkemeye müracaat edilmesi halinde mezkur borcumuza ve faizlerine ilaveten bütün dava masraflarını da ödemeyi kabul ve deruhte ederiz.
Lefkoşa,6.12.1990
.............
- Akten Ltd.
Şahitler:
1.
2.
Yukarıdaki borçlu akten Ltd.'e bu Borç Senedi tahtındaki tüm mükellefiyetleri için kefiliz.
Lefkoşa 6.12.1990
Kefiller
1.
2.
3.
Şahitler:
1.
2.
21/89 sayılı yas-a ile değiştirilmiş olan Fasıl 149 Akitler Yasasının 78. Maddesi, bir borç senedinin mersum bir borç senedi olarak kabul edilebilmesi için nasıl olması gerektiğini açıklamaktadır.
Değiştirilmiş şekli ile 78.madde aynen şöyledir:
"Mersum senet", bir kişini-n belli bir para
miktarını, senette belirtilen ancak KKTC
Merkez Bankasınca saptanan yıllık kredi faiz
Oranını aşmayan faizleriyle birlikte ve konu
Ile ilgili herhangi bir yargısal işlem başlatılmış
Olması halinde yargısal işlem giderleri de dahil olma-k üzere ve ilk talepte veya kararlaştırılmış veya kararlaştırılacak ileriki bir tarihte senette belirtilen bir kişiye ödemeyi üstlendiğine dair, sözleşme yapma yeteneğine sahip, iki tanık huzurunda başka bir kişiye yazılı olarak verdiği bir sözveridir.
Sö-zveride bulunan kişiye"borçlu", kendisine sözveride bulunulan kişiye ise "alacaklı" denir.
Değiştirilmiş şekli ile Fasıl 149 Akitler Yasasının mersum borç senetlerinin içeriği ile ilgili 80. maddesi şöyledir:-
"Bir borç senedine ilişkin herhangi bir -yargısal işlem başlatıldığında söz konusu senedin içerdikleri orada beyan edilen olguların kesin bir delili sayılır.
Ancak,böyle bir yargısal işlemde, borçlunun veya herhangi başka bir tarafın senetteki imzasının ilgili borçluya veya tarafa ait olmadığını- veya senedin zorlama sonucu veya hile yoluyla veya zorlama veya hile sayılan durumlarda elde edildiğini kanıtlamak iyi bir müdafaa teşkil eder".
İstinafta atıfta bulunulan R.G. 1992 Ek III
sayfa 727'de (D) bendinde 22.5.1991 tarihli Merkez Bankası 223 n-o'lu kararı şöyledir:-
" 21/1989 sayılı yasa ile değiştirilmiş şekildeki Fasıl 149 Sözleşmeler Yasasının 78. maddesi maksatları bakımından yıllık kredi faiz oranı yüzde 68 olarak belirlenir."
Merkez Bankası kararının R.G.'de yayınlandığı tarih olan 2-3.5.1991 tarihinden itibaren mersum borç senetlerinin faiz oranları %68 olarak yeniden düzenlenmiştir.
Merkez Bankasının 22.5.1991 tarihli kararı Resmi Gazetede yayınlanmazdan önce doğal olarak bir senedin mersum bir senet kabul edilebilmesi için Fasıl 1-49 madde 76'ya göre %9 dan fazla faiz ihtiva etmemesi gerekirdi. İstinafa konu davayı ilgilendiren emare 1 borç senedi %9 dan fazla,%68 faiz taşıdığı cihetle Fasıl 149 madde 78 ve müteakip maddelerle düzenlenen kesin şartları yerine getirmediği anlaşılmakt-adır. Bu durumda emare 1'deki borç senedi mersum bir senet olarak kabul edilemez. Bir başka deyişle emare senet, mersum borç senedi olmadığından ancak alelade bir senet olarak kabul edilebileceği cihetle, senedin içeriği ve bu senette beyan edilen olgular -hukuken kesin delil teşkil etmez. Bu durumda emare borç senedinin içerdiği tüm hususların Davacı tarafından ihtimaller dengesi ilkeleri ışığında isbat edilmesi gerekir.
Yukarıdaki görüşlerimiz ışığında Alt Mahkemenin emare borç senedini mersum borç senedi- kabul eden bulguları hatalıdır. Davalıların istinafın duruşması sırasında bu konudaki idddialarında haklı olduklarını görmekteyiz.
Bu safhada şimdi de emare belge tahtında taraflar arasındaki borç ilişkisini ve Davacının bu senedin içerdiklerini isbatla-yıp isbatlamadığına bakmamız gerekir.
Bu konuda Alt Mahkeme, kararının bir kısmında şöyle demektedir:-
"Bir an için emare 1'i mersum bir borç senedi olmadığını ve alelade bir borç senedi veya yazılı bir beyan olarak kabul etsek dahi, bu hususun davalıl-ara
herhangi bir yararı olmayacaktır. Çünkü emare 1 mersum borç senedindeki borç miktarı şahadet ve müdafaa takririnde belirtildiği gibi 19.10.1990 ile 25.10.1990 tarihleri arasında davalı 1, davacıdan günlük serbest kur esaslarına göre döviz olarak bunl-arın karşılığını lehtar sıfatıyle davacı adına tanzim ettiği 315.075.000TL'sı kıymetindeki çeklerin karşılıksız çıkması üzerine ve bu çek miktarlarından doğan faiz farklarının da eklenmesiyle dava konusu emare 1 mersum borç senedi yapılmıştır. Emare 1 sene-de karşılık davacı karşılıksız çıkan çekleri davalı 1'e iade etmiştir. Bundan da görüleceği üzere davacı emare 1 senede karşılık bir ivaz vermiştir. Bu ivaz bir an için geçmişte verilmiş bir ivaz olarak kabul edilmiş olsa dahi Fasıl 149 madde 25'e göre geç-mişte verilmiş bir ivaz da iyi bir ivaz olabilir. Dolayısıyle emare 1 senedin ivazsız olduğuna ilişkin davalıların iddiaları reddolunur."
Alt Mahkeme kararında belirtilen Fasıl 149 madde 25(b) aynen şöyledir:-
"An agreement made without consideration is -void, unless
(a)....
(b)it is a promise to compensate, wholly or in part,a person who has already voluntarily done something for the promisor, or something which the promisor was legally compellable to do;
(c).... "
Davacının izahına göre Davacı adına tan-zim edilen 315.075.000.TL kıymetindeki çeklerin karşılıksız çıkması ile bu borç senedi Davalılar tarafından imzalanarak kabul edilmiştir.
Davayı dinleyen ve tanıkları izleyen Alt Mahkeme, Davacının esasa ilişkin hususlarda sunmuş olduğu şahadete inanmayı- ve Davalının müdafaasını reddetmeyi uygun görmüştür. Mevcut şahadet ışığında bu görüşlerine müdahalemizi gerektirecek bir durumun olmadığı görüşündeyiz. Bu konuda Alt Mahkemenin Davacı leyhine hüküm
vermekle haklılığını gösterebilecek bir kaç hususa bakm-ak yeterlidir.
Taraflar, aralarında mevcut iş ilişkisini yazılı bir anlaşmaya dökmüşlerdir. Taraflar arasında bir hesaplaşmaya gidilmiş olup yukarıda izah edildiği şekilde emare 1 borç
senedi de bu hesaplaşmanın bir neticesi olarak imzalandığına -göre, senedin ivazı olmadığı iddiası yerinde bir iddia değildir.
Emare 3 hesaplaşma belgesi, el yazısı ile yazılan, tarih taşımayan, resmi olmayan bir belgedir. Bu belge üzerinde bazı hesaplar vardır. Bu belge Davalıların belirli herhangi bir iddiasını de-steklemezken taraflar arasında bir hesaplaşmanın sözkonusu olduğunu ve bunun neticesinde veya en azından emare 1 belgenin de bu hesaplaşmanın bir neticesi olabileceğini destekler niteliktedir.
Başka bir ifade ile taraflar arasındaki iş ilişkisinde emare- 3 belge resmi bir şekilde kaleme alınmadığı gibi taraflar arasında Davalıların iddia ettiği gibi bir borç ilişkisinin varlığını da göstermemektedir. Diğer taraftan aynı belge, tarafların bir hesaplaşmaya gittiğini kanıtlamakta ve emare 1 borç senedinde be-lirtilen borçlanmanın bu hesaplaşmadan sonra gerçekleştiğini ve emare 1'deki belgenin ihtiva ettiği borç rakamının doğru olma ihtimalini göstermektedir.
Taraflar arasındaki borç ilişkisi, emare 1 senet içeriğinde açık bir ifade ile yazıya dökülmüştür. Al-t Mahkeme huzurunda sunulan şahadet, bu senedin ve tamamladığı borç ilişkisinin varlığı ve gerçekliği hakkında izahat verirken bu hususları tekzip etmemektedir.
İlgili senet, Davalı 1'in Davacıdan 320.000.000TL borçlandığını ve diğer Davalıların kefil o-lduğunu belirtmektedir. Bu borç emare 3'deki hesaplaşma sonrası
tesbit edilen rakamdır ve halen ödenmemiştir. Emare 1'de görüldüğü miktarda borcun veya alacağın varlığını gösteren yeterli şahadetin Mahkeme huzurunda bulunduğu görüşündeyiz.
4.3.1988 tar-ihli Resmi Gazete Ek VI'da yayınlanan ve Bakanlar Kurulunun E(K-2) 240-88 no'lu kararı ile onaylanan Merkez Bankasının 135 no'lu kararı tahtında alelade borç senedinin yapıldığı tarihte faiz oranı
%68 idi. Dolayısıyle ilgili borç senedinin %68 faiz taşıma-sında bir sakınca olmadığını burada belirtmeyi uygun görmekteyiz.
Alt Mahkemenin konu senedin mersum borç senedi olduğuna ilişkin görüşleri dışında, Davalıların Davacıya olan borç miktarının varlığına ilişkin yaptığı diğer bulguları hatalı değildir. Bu ko-nuda Davacı ihtimaller dengesi üzerinden ispat külfetini yerine getirdiği cihetle Alt Mahkemenin, Davacının talebinde haklı olduğu hususundaki bulguları ve verdiği hüküm yerindedir.
Yukarıda belirtilenlerden anlaşılacağı üzere Davalılar istinaflarında ba-şarılı olamamışlardır.
Davacı leyhine Davalılar aleyhine müştereken ve münferiden verilmiş olan hüküm aynen kalır.
İstinaf masrafları ile ilgili herhangi bir emir verilmez.
Taner Erginel Mustafa H. Özkök Gönül Erönen
Yargıç - Yargıç Yargıç
27 Haziran 1997
9
9
Full & Egal Universal Law Academy