- Yargıtay/Hukuk 44/78
(Dava No.101/78; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Başkan, Ahmet İzzet, Salih S. Dayıoğlu. İstinaf eden: Orhan -Mustafa, Mağusa.
ile
Aleyhine istinaf edilen: Halil Ali, Yeniceköy.
a r a s ı n d a .
İstinaf eden namına: Menteş Aziz.
Aleyhine istinaf edilen namına: Gürsel E. Kadri.
Gıyaben verilen hü-küm - Davalının gıyabında verilen hükmün iptali için
yapılan istida - Tek taraflı alınan hükmün iptali için istida -
İcar satış anlaşmasından doğan alacak ve faizlerinin talebine
ilişkin dava - Davalının celpname tebliğ edilmesine rağmen isbatı
- vücut kaydı yaptırmaması - Davacının tek taraflı hüküm müracaatı -
İlk Mahkemenin müracaat ışığında Davalının gıyabında Davacı lehine
ve Davalı aleyhine hüküm vermesi - Davacının icra için haciz
müzekkeresi isdar etmesi - Bunun üzerine Davalının -gıyaben verilen
hükmün iptali için Mahkemeye çift taraflı istida dosyalaması -
Duruşma sonunda İlk Mahkemenin tarafların yemin varakalarında
birbirine zıt iddialar yapıldığını, ihtilâf konusu olan hususlarda
ispat yükümlülüğünün Davalıda olduğu-nu ve bu yükümlülüğünü yerine
getirmediğini dikkate alarak istidayı reddetmesi - İstinaf -
Yargıtayın Davalının yemin varakasında ileri sürdüğü iddialarla
davada ilk bakışta bir müdafaası olduğunu ispat edemediği kanısına
varması - Buna rağmen -davanın yetkisiz Mahkemede açıldığı iddiası
üzerinde durulması gereken bir itiraz olarak gören Yargıtayın bu
konuyu incelemeyen İlk Mahkeme kararını hatalı bulması.
Yetki - Mahkemenin davayı görmeye yetkili olmadığı iddiası -
Mahkemenin davayı gö-rmeğe bölgesel yetkisi olup olmaması - Gıyaben
verilen hükmün iptali için yapılan istidada Lefkoşa Kaza
Mahkemesinin davayı görmeye yetkili olmadığının iddia edilmesi -
İlk Mahkemenin yetkisizlik iddiasını tezekkür etmeden istidayı
reddetmesi -- Yargıtayın İlk Mahkeme kararını hatalı bulması.
Şahadet - Gıyaben verilen hükmün iptali için Davalının müracaatı Bu
konuda İstinaf Mahkemesinin 31/73 ve 38/73 sayılı istinaf
kararlarının bulunması - Haciz müzekkeresinden sonra Davalının
müracaat- etmiş olması - İlk Mahkemenin ihtilâflı hususları ispat
ile mükellef taraf olan Davalının bu yükümlülüğünü yerine
getirmediğini belirterek istidayı reddi - Davalının istinafı -
Yargıtayın Davalının yemin varakasında ileri sürdüğü iddiaları
yet-ersiz bulması - Buna rağmen davanın yetkili Mahkemede açılmadığı
görüldüğünden istinafı kabul etmesi ve İlk Mahkemenin kararının
iptaline hükmetmesi.
Hukuk Usulü - Tarafların yemin varakalarının birbirine zıt iddialar
içermesi - İsbatı vücut muht-ırası dosyalamayan Davalının gıyaben
verilen hükmü iptal için yaptığı istida - İlk Mahkemenin Davalı ile
Davacının yemin varakalarında birbirlerine zıt iddialar
bulunduğunu, ihtilaflı hususları ispat ile mükellef taraf olan
Davalının iddiaların-ı ispat edemediğini belirterek istidayı
reddetmesi.
OLAY: Davacı Davalıdan icar satış yolu ile bir kamyon aldı. Davacı
açtığı davada kamyonun esas sahibi olan Rum tarafından elinden
alındığını iddia etti ve Davalıya ödediği para ile kamyona yapt-ığı
masrafı ve tazminat talep etti.
Celpname Davalıya tebliğ edildiği halde Davalı isbatı vücut
kaydı yapmadı. Bunun üzerine Davacı tek taraflı bir istida ile
Davalı aleyhine hüküm aldı. Daha sonra Davacının hükümlü alacağının
tahsili içi-n haciz müzekkeresi isdar ettirmesi üzerine Davalı
Mahkemeye bir istida dosyalayarak hükmün iptalini talep etti.
İlk Mahkeme tarafların yemin varakalarında birbirine zıt
iddialar olduğunu, böyle bir durumda iddialarını isbatlama
yükümlülüğün-ün Davalıda olduğunu, Davalının şahit çağırıp
iddialarını ispat edemediğini belirtti ve Davalının müracaatını
reddetti.
Davalı İlk Mahkemenin kararının hatalı olduğunu ileri sürerek
istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, Davalının gıyabında v-erilen bir hükmün iptal
edilebilmesi için Davalının davada ilk bakışta bir müdafaası
olduğuna Mahkemeyi ikna etmesi gerektiğini bunun için de yemin
varakasında müdafaasını dayandırdığı hususları tüm ayrıntıları ile
anlatması gerektiğini belirtt-i. Davalı yemin varakasında aracın bir
Ruma ait olduğunu Davacının bildiğini, Davacı ödemeleri zamanında
yapmadığı için kamyonun elinden alındığını ve Davanın hiçbir
yerinde Lefkoşa Kaza Mahkemesinin yetkili olduğunun görülmediğini
iddia etti. -Bu iddialara göre Davalının yemin varakasında haklı bir
müdafaası olduğunu ileri sürdüğünû, ancak bu hususlarda ayrıntılı
bilgi vermediğini belirten Yüksek Mahkeme bu gerekçe ile istinafın
kabul edilemeyeceği sonucuna vardı. Buna rağmen talep takr-irinde
Davalının ikamet ettiği yer Mağusa olarak gösterilip taraflar
arasındaki anlaşmanın nerede yapıldığı veya anlaşmanın nerede
bozulduğu hususunda herhangi bir iddia yapılmadığını ve dolayısıyle
dava sebebinin nerede doğduğunun belirtilmedi-ğini dikkate alan
Yüksek Mahkeme, İlk Mahkemenin yetki konusunu incelememekle hatalı
hareket ettiği kanısına vardı ve istinafı kabul ederek gıyaben
verilen hükmü iptal etti.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar: 1- 32/73 sayılı Hukuk İstinaf.
- 2- 38/73 sayılı Hukuk İstinaf.
H Ü K Ü M
Ülfet Emin, Başkan: Aleyhine istinaf edilen (davacı) Lefkoşa Kaza Mahkemesinde ikame ettiği davada istinaf edenin (davalının) TDE 225 numaralı Dodge mar-ka kamyonu icar satış yolu ile davacıya icar satış yaptığını ve icar edilen kamyonun davacının elinden alındığını, bu nedenle davacının davalıya ödediği K.L.726'nın 18 Mayıs 1973 tarihinden itibaren %9 faiz ile davalı tarafından davacıya ödenmesini davacın-ın araca yaptığı K.L.150.-lık masrafın ödenmesini, gündelik veya kazanç kaybı nedeni ile de K.L.250.- özel tazminatın ödenmesini ve buna ilâveten genel tazminatın ödenmesini talep etti.
Celbnamenin bir sureti davalıya 31 Ocak 1978 tarihinde tebliğ ed-ildiği halde davalı isbatı vücut kaydı yapmadı. Davacı 17 Şubat 1978 tarihinde Hukuk Muhakemeleri Usulü Nizamatının 17. Emrine istinat ederek tek taraflı bir istida ile celbnamede olduğu gibi hüküm almak için Mahkemeye müracaat etti. Tek taraflı istida üze-rine İlk Mahkeme de 21 Şubat 1978'de davalı aleyhine K.L.876.- ve K.L.50.- masraf için hüküm verdi.
10 Mart 1978 tarihinde davacı hükümlü borcu tahsil etmek amacı ile davalı aleyhine bir haciz müzekkeresi isdar etti. Davalı 24 Mart 1978 tarihinde Mah-kemeye çift taraflı bir istida dosyalayarak 21 Şubat 1978 tarihinde aleyhine verilen hükmün iptalini talep etti. Davacı davalının istidasına itirazda bulundu ve istidanın duruşması 2 Mayıs 1978' e ertelendi. İstidanın duruşmasında istida ve itiraznameye ek-
lenen yemin varakalarına ilâveten herhangi bir yeminli şahadet verilmedi. İlk Mahkeme 15 Mayıs 1978'de verdiği bir kararla davalının talebini reddetti.
Davalı İlk Mahkeme kararının hatalı olduğunu ileri sürerek karara karşı istinaf eyledi.
İlk- Mahkeme kararını verirken Hukuk İstinaf 38/73 sayılı istinafta Yûksek Mahkemenin verdiği karara atıfta bulundu ve davalı ile davacının yemin varakalarında birbirine zıt iddialar bulunduğunu, bu zıt iddiaları isbatlamak için davalının ek bir şahadet çağırm-adığını, bu nedenle Hukuk İstinaf 38/73'de öngörüldüğü gibi yemin varakalarında ihtilâf konusu olan hususları isbat ile mükellef taraf olan davalının isbat edemediğini belirterek İlk Mahkeme davalının istidasını reddetti.
Davalı gıyabında verilen her-hangi bir hükmün iptal edilebilmesi için davalının davada ilk bakışta bir müdafaası olduğurıa mahkemeyi ikna etmesi gerekir. Bu hususta mahkemeyi ikna edebilmesi için ilk bakışta bir müdafaası olduğunu tüm ayrıntıları ile bir yemin varakasında belirtmesi g-erekir. (Bak. Hukuk İstinaf No.31/73).
Davalı istidasını destekleyen yemin varakasında isbatı vücut yapmamasına sebep olarak davanın kendisine tebliğ edildikten sonra davacı avukatını gördüğünü, durumu davacı avukatına izah ettiğini ve davacının avuk-atı Rum tarafından bazı belgelerin getirilmesini istediğini ileri sürdü. Buna ilâveten davalı haklı bir müdafaasının mevcut olduğunu ileri sürdü ve yemin varakasının 7. paragrafında haklı müdafaasının neler olduğunu belirtti. Yemin varakasının 1. paragrafı-nda davalı talep takririnin 4. paragrafında belirtilen faiz hususunda mesul olmadığını, talep takririnin 5 ve 6. paragraflarının doğru olmadığını ve dava konusu aracın Kolokasidis isimli birisinin namında kayıtlı olduğunu davacının bildiğini ileri sürdü. A-ynı paragrafta davalı dava konusu kamyonun davacının elinden alınış sebebinin gerekli ödemelerin davacı tarafından yapılmadığından ileri geldiğini iddin etti. Buna ilâveten yemin varakasının 8. paragrafında diğer şeyler meyanında davalı davanın herhangi bi-r yerinde Lefkoşa Kaza Mahkemesinin davada kazai salâhiyeti olduğunun görülmemekte olduğunu ve davanın kazai salâhiyeti olmayan bir mahkemede ikame olunduğunu ileri sürdü.
Talep takririnin 4. paragrafı davacının davalıya ödemiş olduğu K.L.726'yı başk-a şahıslardan aldığını ve bu şahıslara %9 faiz ödediği hususundadır. Davalı yemin varakası ile talep takririnin 4. paragrafın da belirtilen faiz hususunda mes'ul olmadığını bildirerek bu paragraf tahtında iyi bir müdafaası olduğunu göstermek istedi. Ancak -verilen hükme bakıldığında Mahkeme esasen bu faizin ödenmesi için davalıya
herhangi bir emir vermiş değildir. Davacı talep takririnin 7. paragrafı ile dava konusu kamyonun Eylül 1973 senesinde veya o tarihlerde hakiki mal sahibi olan S ve G. Kolokasides ta-rafından elinden alındığını belirtti. Davalı yemin varakasında ise dava konusu aracın davacının elinden alınış sebebinin gerekli ödemeleri yapmadığından meydana geldiğini ileri sürdü. Ancak bu gerekli ödemelerin ne vakit yapılması gerektiğini ve gerekli öd-emelerin hangisinin ödenmediği hususunda herhangi bir ayrıntılı bilgi vermemiştir. Davacı ise talep takririnin 2. paragrafında ödemelerin 1.6.1973 tarihinden itibaren başlayarak ilk aylık K.L.54 ve diğer aylar K.L.70.830 mil olacağını ileri sürdü ve talep -takririnin 3. paragrafında bu ödemelerin yapıldığını ileri sürdü.
Görülüyor ki davalı davadaki para talebine haklı bir müdafaası olduğurıu yemin varakasında ileri sürmekle beraber bu hususlarda ayrıntılı bilgi vermiş değildir. Bu nedenle davalının ye-mîn varakasında ileri sürdüğü iddialarla davada ilk bakışta bir müdafaası olduğunu isbat ettiği ileri sürülemez. Ancak davalı yemin varakasında davanın ikame edildiği kazanın kazai salâhiyeti olduğunu gösteren herhangi bir iddia yapılmadığını ve Lefkoşa Ka-za Mahkemesinin davaya bakmaya yetkisi olmadığını ileri sürdü. Hakikaten celbnameye bakıldığında davalının ikame ettiği yer Mağusa olarak gösterilmekte ve talep takririnde davalı ile davacı arasında yapıldığı iddia olunan anlaşmanın nerede yapıldığı veya a-nlaşmanın nerede bozulduğu hususunda herhangi bir iddia yapılmış değildir. Bundan açıkça görülüyor ki dava sebebinin nerede olduğu talep takririnde belli değildir. Davalının adresi de talep takririnde Mağusa olarak gösterildiği cihetle Lefkoşa Kaza Mahkeme-sinin davaya bakmaya yetkisi olmadığı ilk bakışta sarihtir. Bu da gösteriyor ki davalının yetki bakımından ilk bakışta haklı bir müdafaası vardır. İlk Mahkeme bu hususu hiç tezekkür etmemiş ve davalının yemin verakasında ihtilâf konusu olan hususları isbat- etmediği nedeni ile davalının talebini reddetmiştir. Kanaatımızca İlk Mahkeme bunu yapmakla hata etmiştir. Davalı daha önce belirttiğimiz gibi yemin varakasındı Lefkoşa Kaza Mahkemesinin davaya bakmaya yetkisi olmadığı hususunu ileri sürmüş ve itiraznamed-e veya itiraznameye ek olarak verilen yemin varakasında bu hususa hiç değinilmemiştir. Bu nedenle İlk Mahkemenin kararının iptal edilmesi gerekir. Mahkemenin atıfta bulunduğu 38/73 sayılı İstinafta belirtilen görüş ve ilkelere bu istinafta değinmek gerekli- olmamakla beraber bu hususta herhangi bir şüpheyi ortadan kaldırmak amacı ile 38/73 sayılı İstinaftaki olgularla bu istinaftaki olguların aynı olmadığını söylemek yerinde olur. 38/73 sayılı istinafta bahsolunan haciz müzekkeresinin herhangi bir mahkeme ta-rafından çıkarılmadığı sarihtir. O istinafta davalı mahkeme dışında bir teşekkülün davacının Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankasından alacağı olduğu bir meblâğa haciz müzekkeresi konduğu iddia edildi. Davacı ise böyle bir haciz müzekkeresinin konduğundan -haberi olmadığını, böyle bir haciz müzekkeresinin konulamayacağını ileri, sürdü. Dava dosyasında mahkeme dışında çıkarılan bir haciz müzekkeresi davanın dosyasında görülemezdi. Bu nedenle İstinaf Mahkemesi haciz müzekkeresinin ne vakit kimin tarafından ve -nasıl çıkarıldığı hususunda bilgi verilmesi gerektiği hususunda karar verdi. Halbuki istinaf konusu davada haciz müzekkeresinin davacı tarafından davalı aleyhine çıkarıldığı, dava dosyasından görüleceği gibi, davacı da itiraznamede verdiği yemin varakasınd-a haciz müzekkeresi çıkarıldığını kabul etmektedir.
Sonuç olarak istinaf kabul edilir. İlk Mahkemenin 15.5.1978 tarihinde verdiği karar iptal edilir ve Lefkoşa Kaza Mahkemesinin 21 Şubat 1978 tarihinde davacı leyhine ve davalı aleyhine verdiği hüküm,- İlk Mahkemede hüküm tarihine kadar, hüküm almak için yapılan dava masrafları, İlk Mahkemede hükmün iptali ile davacının düçar olduğu avukatiye v.s. masrafları bugünden itibaren 15 gün zarfında davalı tarafından ödenmek koşulu ile, iptal edilir. Söz konusu- masraflar bugünden itibaren 15 gün zarfında davalı tarafından davacıya ödenmezse, 21 Þubat 1978'de Kaza Mahkemesinin davacı lehine ve davalı aleyhine verdiği hüküm aynen yürürlükte kalır.
İstinaf masrafları için herhangi bir emir verilmez.
(Ülfet E-min) (Ahmet İzzet) (Salih S. Dayıoğlu)
Yargıç Yargıç Yargıç
21 Kasım, 1978
- 07 -
Full & Egal Universal Law Academy