-D.9/83 Yargıtay/Hukuk 44/82
(Dava No: 1352/82)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Niyazi F. Korkut, Aziz Altay.
İstinaf eden: Messra, Hill, Thomson and C-o. Ltd. Edingburg - Skoçya.
(Davacı)
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: Mediterrance Impex Ltd. Serbest Liman Bölgesi Gazi Mağusa
- (Davalı No.2)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Ali Dana ve Osman Ertekün
Aleyhine istinaf edilen namına: Menteş Aziz.
Ara emri - Meni müdahale emri - Tek taraflı- bir istida ile dava konusu viskilerin elden çıkarılmasını, devredilmesini, satılmasını veya onlarla ilgili bir işlem yapılmasını men eden bir ara emri istemi - İlk Mahkemenin ara emrini vermesi ve ara emrinin kesinleşmesi için istidayı 9.11.1982 tarihine -ertelenmesi - Davalı 2'nin istidaya itiraz dosyalayaması ve istidadaki iddiaları reddetmesi - İlk Mahkemenin 9/76 sayılı Mahkemeler Yasasının 41. maddesindeki unsurları Davacının ispat edemediği kanısına vararak istidayı reddetmesi - Meni müdahale emri ver-ip vermeme incelenirken Davacının davasında haklı olduğunu ispat edip etmmeemesine değil, iddiasında haklı olduğuna ilişkin belirtilerin bulunup bulunmadığına bakılır.
İstinaf - İlk Mahkemenin huzurundaki şahadeti gerektiği şekilde değerlendirmeden Daval-ı 2'nin iyiniyetli bir alıcı olduğuna dair bulgu yapmakla hata ettiğine ilişkin istinaf.
OLAY: Davalı 1, FOB olarak Davacıdan 8 konteyner viski satın aldı. Anlaşmaya göre bedeli 60 gün sonra ödenecekti. Davalı 1 viskileri gemi ile İskoçya'dan Roterdam'a g-etirdikten sonra Davalı 2'ye satmaya teşebbüs etti. Ancak fiyatta anlaşamadlar. Daha sonra, Davalı 2'nin ortaklarından Mr. Scjafer ile fiyatta anlaştılar. Davalı 2'nin nam ve hesabına Mr. Schafer parayı ödeyerek viskileri ssatın aldı. Mr. Schafer birkaç gü-n sonra yine Davalı 1'den 3 konteyner viski satın almak istedi. Ancak parası olmadığı için Davalı 1 kredili satışı reddetti.
Davacı kendisine ödemenin yapılacağı tarihten çok önce Davalı 1'in yazıhanesini ve bankadaki hesabını kapattığını Genel Müdürün -ortadan kaybolduğunu ve bu arada viskilerin bir kısmınıda Davalı 2'ye sattığını öğrendi. Bunun üzerine Davacı Davalı 1'in kendisini aldattığını, hile ile hiçbir ödemede bulunmadan satın almış gibi göründüğünü, Davalı 2'ye viskiyi satar gibi göründüğünü anc-ak viskilerin halen Davalı 1'in tasarrufunda olduğunu ileri sürerek viskilerin iadesini ve tazminat talep eden bir dava açtı.
Davacı aynı gün tek taraflı bir istida dosyalayarak konu viskilerin satılamsını, elden çıkarılasını, devredilmesini veya onlarl-a ilgili bir işlem yapılmasını men edici bir ara emri talep etti. İlk Mahkeme talep edilen ara emrini verdi ve emrin kesinleşmesi için istidayı 9.11.1982 tarihine erteledi. Davalı itiraz dosyalayarak Davacının ara emri almağa hakkı olmadığını ileri sürdü.
-İlk Mahkeme 9/76 sayılı Mahkemeler Yasasının 41(b)(d) madde- sindeki Davacının davasında haklı olduğuna dair belirtilerin bulunması ve malın dava konusu olması hususlarının ispat edilmediği kanısına vardı ve ara emri talebini reddetti.
Davacı İlk Mah-kemenin huzurundaki şahadeti gerektiği şekilde değerlendirmeyerek Davalı 2'yi iyiniyetli bir alıcı oalrak kabul ettiğini ve konu viskilerin dava konusu olmadığı hususunda bulgu yaptığını ileri sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yargıtay, davalı 1'in viskileri a-ldıktan sonra Davalı 2'yle temasa geçip kasası yaklaşık 18 sterlinge mal olan viskileri 11 sterling civarında bir paraya satmasının onun bir an önce viskileri elden çıkartmak istediğini gösteren belirtiler olduğunu belirtti. Yargıtay bu belirtilerin Davalı- 1'ı başlangıçtan Davacıyı ödemek niyeti olmadığını ve hile yolu ile viskileri aldığını gösterdiğini bu durumda Davalı 1 ile Müstedinin yaptığı sözleşmenin geçerli olmayacağını belirtti. Davalı 1'in Davalı 2 ile yaptığı sözleşmenin de geçerli olmadığı kanı-sına varan Yargıtay konu viskilerin mülkiyetinin Davacıda olduğu sonucuna vardı.
Yargıtay Davalı 1'in konu viskileri hiç para vermeden veya vermeye niyeti olmadan veya Davacıyı aldatarak aldığını Davalı 2'nin bildiğini ve bilebilecek durumda olduğunu be-lirtti. Davalı 2'nin her halukarda iyi niyetli bir alıcı olamdığı kanısına varan Yargıtay, İlk Mahkemenin Davanın esasına girmeden meni müdahale emrini vermesi gerektiğii belirtti.
Yargıtay, meni müdahale emri verilebilmesi için Davacının ispat etmesi -gereken unsurlardan birinin Davacının davasında haklı olduğuna dair belirtilerin bulunması olduğunu belirtti. İlk Mahkeme, haklılık belirtisini davayı kazanma ihtimalinin güçlü olması şeklinde kabul ederek hata ettiğini belirtti. Yargıtay ara emri istidal-arında ara emri verip vermemeyi incelerken Davcının davasında haklı olduğunu ispat edip etmediğine değil, Davacının iddiasında haklı olduğuna dair belirtilerin bulunup bulunmadığına bakılması gerektiğini belirtti.
Yargıtay, Davalı 1'in satın aldığı visk-ileri aldığı fiyatın yarısına bir fiyatla satmasının, Davalı 2'nin satın alacağı viski için hiçbir araştırma yapmadan viski fiyatlarının çok altında bir fiyata satın almasının, mali gücünün çok üstünde viski satın almasının Davacının iddialarında haklı ola-bileceğine ilişkin belirtiler olduğu sonucuna vardı. Yargıtay esas davayı karara bağlamak için yeterli şahadet olup olmadığına bakılmaksızın ara emri istidası bakımından yeterli şahadet teşkil ettiği kanısına vardı. Yargıtay istinafı kabul ederek talep edi-len ara emrini verdi.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Aziz Altay verecektir.
Aziz Altay: İstinaf eden müstedi İskoçyada viski imal edip ihraç eden bir şirkettir. 1. aleyhine istinaf edilen müstedaaleyh ise Al-manyada kayıtlı bir şirket, 2. aleyhine istinaf edilen müstedaaleyh ise Kıbrısta kayıtlı ve 2-3 yıldan beri Mağusanın serbest liman bölgesinde, başka şeyler yanında, viski alım satımı ile iştigal eden bir şirkettir. Bu şirketin %49 hissesi bir alman, %51 h-issesi de bir K.T.F.D. yurttaşına aittir.
Takriben 15 Eylül 1982 tarihinde 1. müstedaaleyh müstediden FOB olarak 181, 218.46 sterling kıymetinde 8 container viski satın aldı ve müstediye 60 gün sonra ödenmek koşulu ile sözü edilen miktar için bir çek ve-rdi. İskoçyanın Grangemouth limanında viskileri teslim alan 1. müstedaaleyh onları Rotterdam'a gemi ile naklettikten takriben 5 gün gibi çok kısa bir süre sonra 2. müstedaaleyhe satmak için teşebbüse geçti. 2. müstedaaleyhin ortakalrından biri olan Mr. Sch-afer ile 20.9.1982 günü temasa geçti ve kasasını 65 DM'dan satmayı teklif etti ancak Mr. Schafer 50 DM tekif ettiği için bu teşebbüsten sonuç alamadı. 24.9.1982 tarihinde 1. müstedaaleyh tekrar Mr. Schafer'e teleks çekti ve bu defa kasasını 42 DM'dan (10-1-1 sterling) Rotterdam'da teslim etmek üzere 2 container (2500 kasa) satması için onunla anlaştı. 2. müstedaaleyhin mali durmu müsait olmadığı için parayı Mr. Schafer ödedi. 9.10.82'de Mr. Schafer 2. müstedaaleyh namına 1. müstedaaleyhten aynı fiyattan 1 co-ntainer (1259 kasa), 11.10.82de 2 container (2500 kasa) daha satın alıp parasını yine kendisi ödedi. Mr. Schafer bir kaç gün sonra 1. müstedaaleyhten 3 container (3750 kasa) viski daha satın almaya teşebbüs etti ancak parası olmadığı için 1. müstedaaleyh k-redi ile satmayı reddetti ve böylece bu son teşebbüsten sonuç alınmadı.
Müstedi kendisine ödemenin yapılacağı tarihten çok önce 1. müstedaaleyhin yazıhanesinin ve bankadaki hesabını kapadığını, genel Müdürün de ortadan kaybolduğunu, bu arada viskilerin b-ir kısmını da 2. müstedaaleyhin yazıhanesini ve bankadaki hesabını kapadığını, genel Müdürün de ortadan kaybolduğunu, bu arada viskilerin bir kısmını da 2. müstedaaleyhe sattığını öğrendi ve 3.1."982 günü mağusa Kaza Mahkeemsinde 1352/82 sayılı davayı açtı-. E.2 n.1 altında açtığı bu davada 1. müstedaaleyhin kendisini aldatarak ve/veya hile ile ve hiç bir ödemede bulunmadan satın almış gibi göründüğü ve sonradan geçerli olmayan bir muamele ile 2. müstedaaleyhe satar veya devreder gibi davrandığı ve halen mül-kiyeti müstediye ait olup 2. müstedaaleyhin Mağusa serbest liman bölgesindeki ambarında bulunan 2500 kasa Queen Ann marka skoç viskisinin kendisine iade edilmesini ve/veya zarar ziyan ödmesini talep etti. Müstedi aynı gün tek taraflı bir istida dosyaladı v-e konu viskilerin satılamsını veya elden çıakrılmasını veya devredilmesini ve/veya onlarla ilgili herhangi bir işlem yapılmasını men edici bir ara emri ve konu viskilerin serbest liman bölgesi sorumluluğunun muhafazasına ve/veya denetimine ve/veya kontrolu-na verilmesi hususunda bir emir verilmesini talep ett. Mahkeme aynı gün talep edilen ara emrini verdi ve emrin kesinleşmesi için istidayı 9.11.1982 tarihine erteledi. 2. müstedaaleyh bir itirazname dosyalayarak, sair şeyler yanında, müstedinin istidasına e-kli yemin varakasında ileri sürülen iddiaları reddederek 1. müstedaaleyhin 1966 da kurulup ünü halen olan ve halen iş yapan bir şirket odluğunu, dava konusu viskileri iyi niyetle aldıkalrını ve piyasada ödedikleri fiatın altında da viski bulunduğunu ve bu -nedenlerle müstedinin talep ettiği emirlere hakkı olamdığını iddia etti. İstidanın duruşmasında müstedi şahit kaçığrmadı ve sadece 2. müstedaaleyhin şhadetlerini istintak etmekle yetindi 2. müstedaaleyh tarafından şirketin Müdürü Macit Yüksel ile şirketin -%49 hissesine saip Hubert Schafer şahadet verdi. İlk Mahkeme verdiği kararda müstedinin 9/76 sayılı 1976 Mahkemeler Yasası Madde 41 ile Fasıl 6 madde 4'ün dayanıklık ettiği istidasında muvaffak olabilmesi için aşağıdaki unsuru isbat etmesi gerektiğini beli-rtti.
(a) karara bağlanması gereken konunun ciddi olması;
(b) müstedinin davasında haklı olduğuna dair belirtilerin bulunması;
(c) men'i müdahale emrinin verilmemesi halinde ileride tel(fisi mümkün olmayacak bir zararın doğacağı veya eski duruma dönüşün- çok zorlaşacağı; ve
(d) malın dava konusu (subject matter) olması.
İlk Mahkeme huzurundaki şahadetten yukarıda (a) ve (c) paragrafları altındaki unsurların isbat edildiğini ancak (b) ve (d) paragrafları altındaki unsurların ise isbat edimediğini belirt-erek müstedinin talep etmekte olduğu emirleri vermeyerek istidayı reddetti. İşbu istinaf İlk mahkemenin bu ret kararından yapılmıştır. Müstedi istinaf ihbarnamesinde 4 istinaf sebebi göstermişse de bunları iki başlık altında toplamak mümkündür.
(a) İlk m-ahkeme huzurundaki şahadeti gerektiği şekilde değerlendirmeden 2. müstedaaleyhin iyi niyetli bir alıcı olduğuna dair bulgu yapmakla hataya düştü; ve
(b) Konu viskilerin dava konusu olmadığı hususunda bulgu yapmakla hata etti.
Müdtediye göre 1. üstedaale-yh 181,218.46 sterling kıymetindeki konu viskileri ödemek niyeti olmadan ve müstediyi aldatarak veya hile yolu ile almıştır. 1. müstedaaleyhin konu viskleri müstediden aldıktan 4 gün sonra onalrı satmak için 2. müstedaaleyh ile temasa geçmesi, kendisi FOB -olarak kasa başına 18.12.sterling ödediği ve ayrıca Rotterdam'a nakletmek için masraf yaptığı halde 2. müstedaaleyhe 10-11 sterling arasında bir fiyata satması ve kendisine peşin hiç bir ödeme yapılmadan 2. müstedaaleyhin adına konişmento tanzim edip hiç b-ir yazılı anlaşma olmadan gemiye yüklemesi, onun bir an önce konu viskileri her ne pahasına olursa olsun elden çıakrmak istediğini gösteren belirtilerdir. Bu belirtiler 1. müstedaaleyhin başlangıçtan müstediyi ödemek niyeti olmadığını ve aldatma veya hile -yolu ile viskileri aldığını göstermektedir. Bu nedenle müstedinin 1. müstedaaleyh ile yaptığı sözleşme geçerli olmadığından 1. müstedaaleyhin 2. müstedaaleyh ile yaptığı sözleşme de geçerli değildir ve viskilerin mülkiyeti de bu yüzden müstediye aittir. ka-ldı ki 2. müstedaaleyhin viskileri satın aldığı şartlr dikkate alındığında, 1. müstedaaleyhin konu viskileri hiç para vermeden veya vermeye niyeti olmadan veya müstediyi aldatarak aldığını 2. müstedaaleyh biliyordu veya bilecek durumda idi. Binaenaleyh 1. -müstedaaleyh ile işbirliği yaparak konu viskiler için para vermeyen veya hakiki bedelini ödemeyen 2. müstedaaleyh her haluk(rda iyi niyetli bir alıcı (bona fide purchase for value) değildir. Öte yandan konu viskilerin satın alındığı tarihe kadar 2. müsteda-aleyh 1 defada 200-250 kasadan fazla viski almadığı halde 10-12 gün gibi kısa bir sürede mali gücünün ve iş kapasitesinin çok üstünde bir miktar olan 6230 kasa viskiyi bir ortağının verdiği kresi ile yarı fiatına denecek kadar ucuza satın alması, 1. müsted-aaleyhin bu kadar ucuza satmak isteyişinin nedenini araştırma ihtiyacını duymamasıi ilk defa satın aldığı konu viskilerin Kıbrısta satışı olamıyacağına dair Şirket Müdürü Macit Yüksel'in ikazına rağmen dış ülkelerde satış imk(nı olup olmadığını ve kaça sat-ılabileceğini önceden araştırma yoluna gitmemesi, onun 1. müstedaaleyhin konu viskileri hile veya aldatma yolu ile aldığını bildiğini veya en azından, bu koşullar altında makul olarak, bir hilenin mevcut olabileceği hususunda kuşkuya düşmesi gerektiğini gö-stermektedir. Tüm bu olgular müstedinin davasında haklı olabileceğini gösteren belirtilerdir. İlk Mahkemenin, davanın esasına girmede ve bu olguların müstedinin davasını isbat etmek için yeterli olup olmadığına bakmadan, talep edilen men'i müdahale emrini -vermesi gerekirdi. İlk Mahkeme bunu yapmayarak davanın esasını karara bağlayan bulgular yapmış, bir men'i müdahale emrinin verilişinde uygulanan prensipleri doğru olarak saptamış olmasına rağmen, bu prensipleri yanlış uygulamış ve güçlü bir dava sebebi olm-ası gerektiğini söyleyerek yanılgıya düşmüştür.
2. Müstedaaleyh ise iyi niyetli bir alıcı (bona fide purchaser) olduğunu ileri sürdü ve gerek davada gerekse istidaya ekli yemin varakasında 1. müstedaaleyh aleyhine olduğu kadar, kendisi aleyhine de bir da-va sebebi bulunmadığını, nitekim İlk Mahkemenin bu husustaki bulgusunun bu merkezde olduğunu iddia etti. 2. müstedaaleyhe göre dava sebebi olup olmadığını karara bağlayabilmek için İlk Mahkemenin konuyu derinlemesine incelemesi kaçınılmazdı ve bunu yapmakl-a hataya düşmüş değildir. Yine 2. müstedaaleyhe göre müstedi davasında haklı olduğuna dair belirtilerin bulunduğunu ilk nazarda isbat edememiştir. Bu nedenle İlk mahkemenin bu husustaki bulgusu hatalı değildir.
İstidaya dayanıklılık eden Yasa Maddelerind-en biri 1976 Mahkemeler Yasasının 41(1) maddesidir. Bu madde aynen şöyledir:
"41. (1) Hukuk davalarında yetkisini kullanan her mahkeme, yürürlükteki Hukuk Muhakemeleri Usul Tüzüğüne uymak koşuluyla, tazminat veya başka bir tedbir istenmemiş veua birlikte- verilmemiş olmasına bakılmaksızın, (dil veya uygun gördüğü tüm hallerde geçici, sürekli, men edici veya emredici bir men'i müdahale emri verebilir veya bir yed'i emin t(yin edebilir.
Ancak, geçici men'i müdhale emrinin verilebilmesi için, karara bağlanm-ası gereken konunun ciddi olamsı, davacının iddiasında haklı olduğuna dair belirtilerin bulunması ve men'i müdahale emri verilmezse ileride tel(fisi mümkün olmayacak bir zararın doğacağı veya eski duruma dönüşün çok zorlaşacağı hususularında mahkemenin kan-aat getirmesi gerekir."
Görüleeği gibi bu madde altında bir men'i müdahale emri verilebilmesi için müstedinin isbat etmesi gereken üç unsurdan biri müstedinin davasında haklı olduğuna dair belirtilerin bulunmasıdır. Yasada yer alan bu "belirti" sözcüğünü-n anlamı hakkında taraflar değişik görüşler ileri sürmüşlerdir. ne var ki "belirti" sözcüğü açık olup herhangi bir çapraşık anlam taşımmaktadır. davacının iddialarında haklı odluğuna dair belirtilerin bulunması demek, onun ileri sürdüğü iddialarda haklı ol-abileceğine dair bazı işaretlerin bulunması demektir. Bu hususun 14/60 sayılı Adalet Mahkemeleri Yasasın 32. maddesinde yer aşlan "davacının iddiasında haklı odluğu ihtimalinin mevcudiyeti" söz dizisi ile aynı anlama geldiği Yargıtay/Hukuk 22/82 sayılı ist-inafta kabule dilmiştir. Mahkeme ise hükmünde haklılık belirtisini göz önünde tuttuğunda davada kazanma ihtimalinin de güçlü olması gerektiğini söylemiş ve böylece İlk mahkeme haklılık belirtisini, kazanma ihtimalinin güçlü olması şeklinde kabul ederek hat-aya düşmüştür.
Önümüzdeki meselede 1. müstedaaleyhin konu viskileri aldıktan çok kısa bir süre sonr alış fiyatının yarısına yakın bir fiyata satmış olması, peşin hiç bir ödeme olmadan ve yazılı anlaşma yapılmadan 2. müstedaaleyh adına konişmento tanzim e-tmesi, 2. müstedaaleyhin ilk defa satın alacağı bu tür viski için pazar bulmadan, kaça satabileceğini araştırmadan, o tarihe kadar satın aldığı viski fiyatlarının çok altında ve mali gücünün de çok üstünde arka arkaya yaptığı üç anlaşma ile o güne kadar bi-r defada aldığı miktarlardan çok fazla miktarda viski satın alması, müstedinin iddialarında haklı olabileceğine dair belirtilerdir ve esas davayı karara bağlamak için yeterli şahadet olup olmadığına bakılmaksızın, ara emri istidası bakımından yeterli şahad-et teşkil etmektedir. 2. müstedaaleyh müstedinin açtığı davada kendi aleyhine bir dava sebebinin bulunmadığını iddia etmişe de açılan davanın E.2 n.1 altında açıldığı ve bu şekilde açılan davanın karşı tarafa ileride karşılaşacağı davanın mahiyeti hakkında- genel bilgi vermesi amacını güttüğü dikkate alındığında ve davada ileri sürülen hile iddiası ışığında, bu savhada 2. müstedaaleyh aleyhine bir dava sebebinin bulunmadığı bu safhada söylenemez.
İlk Mahkeme istidanın Fasıl 6 madde 4(1)'r dayandığını da di-kkate alarak konu viskilerin dava konusu (subject matter) olamsı gerektiğini belirttikten sonra huzurundaki şahadeti inceleyrek davanın esasını karara bağlayabilecek nitelikte bulglar yaptı ve viskilerin dava konusu olmadığı sonucuna vararak istidayı redde-tti. Müstedinin, konu viskileri 1. müstedaaleyhin hile yolu ile veya aldatma sonucu, geçerli olmayan bir anlaşma ile aldığı ve onları yine geçerli olmayan bir anlaşma ile 2. müstedaaleyhe sattığı, 2. müstedaaleyhin de konu viskileri satın aldığı şartlar ış-ığında iyi niyetli bir alıcı olmdığı hususundaki iddiaları ve bu iddiaların haklı olabileceğine dair belirtilerin bulunduğu dikkate alındığında, konu viskilerin bu istida maksatları bakımından dava konusu olduğunu kabul etmek gerekir. Bu nedenle İlk Mahkem-enin bu husustaki bulgusu da hatalıdır.
Son olarak bir önemli hususa daha değinmek isteriz. Yuakrıda belirtildiği gibi İlk Mahkemeler ara emri istidlarında bir emn'i müdahale emri verip vermemeyi incelerken müstedinin davasında haklı olduğunu isbat edip -etmediğine değil, müstedinin iddiasında haklı olduğuna dair belirtilerin bulunup bulunmadığına bakılmalidirlar. Bunu yaparken de davanın esasına girmekten, çok ender ve l(zumlu haller dışında, kesinlikle kaçınmaları gerekir. Bu meselede odluğu gibi, E.2 n.-1 altında dosyalanan davada tafsiatlı talep takriri verilmeden, müstedinin iddia ve atlepleri atraflı bir şekilde ortaya konmadan ve bu iddia ve taleplerin isbatı için gerekli şahadet çağrılmadan, sadece bir ara emri istidası maksatları için haklı olduğuna- dair belirtilerin buludnuğunu göstermek amacı ile çağırılan sınırlı şahadete dayanarak davanın esasına giriğ davayı karara bağlayacak nitelikte bulgular yapmak son derece sakıncalıdır.
Sonuç olarak istinaf kabul edilir ve İlk Mahkemenin 3.12.1982 tarihl-i ara emri iptal edilerek konu viskilerin dava sonuçlanıncaya kadar Mağusa Serbest Liman bölgesinde çıkarılmamaları, satılmamaları, elden çıakrılmamaları veya başkalarına devredilmemeleri ve bu süre zarfında serbest liman bölgesi mesulünün muhafazasına ve/-veya denetimine ve/veya kontroluna verilmeleri için emir verilir.
Davanın esasına girerek bulgular yapıp davayı karara bağladığı ve/veya davanın esası hakkında görüşler belirttiği cihetle bu istidaya bakan yargıcın davanın esasını dinleyecek yargıçlar he-yetinde yer almaması gerekir ve bu hususta direktif verilir. Dava konusu viskilerin serbest liman bölgesinde muhafaza edilmelerinden doğacak zararların asgari düzeyde tutulmasını sağlamajk amacıyle mümkün olan en kısa sürede l(yihaların teati edilmesi ve d-avanın erken bir tarihte duruşması yapılıp sonuçlandırılması gerektiğini de vurgulamak isteriz.
2. müstedaaleyh istida ile istinaf masraflarını ödeyecektir.
Mahkeme: İstinaf kabul edilip talep edilen ara emri verildiğine göre, şimdi de davacının verece-ği kefalet miktarının saptanması gerekir. Bu hususta tarafların görüşlerini almak istiyruz.
Bay Menteş Aziz: ......................................
Bay Ali Dana : ......................................
Mahkeme: Tarafların görüşleri ışığında ke-falet senedi hususunda aşağıdaki sonuca varılmıştır.
Ara emri bugünden itibaren 15 gün süre ile yürürlükte kalır. Ancak davacı bugünden itibaren 15 gün zarfında istinaf da dahil esas davaın sonuna kadar geçerli olacak 10,000 sterling tutarında yerel bir- banka garantisi verdiği ve yine bugünden itibaren 15 gün zarfında halen Mağusa serbest liman bölgesinde bulunan ve konu viskilerin içinde buludnuğu iki containerin davalı 2 tarafından teslim alınacağı şekilde kendi (davacı) masrafı ile serbest bırakıldıkl-arı takdirde verilen ara meri istinaf işlemleri de dahil dava sonuna kadar yürürlükte kalır.
Banka garantisine konu olan miktar, davanın bir yıl zarfında sonuçlana- bileceği varsayımından hareket edilerek saptanmıştır.
(Salih S. Dayıoğlu) - (Niyazi F. Korkut) (Aziz Altay)
Yargıç Yargıç Yargıç
3 Mart 1983
10
Full & Egal Universal Law Academy