-D.28/84 Yargıtay/Hukuk 44/84
(Dava No. 841/82; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay,Başkan, Salih S. Dayıoğlu, Aziz Altay.
İstinaf eden: Münire Hiha-l Mehmet, Lefkoşa.
(Davacı)
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: Taşay Ltd. Lefkoşa.
(Davalı)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Talât Kürşat.
Aleyhine istinaf edilen namına: Ali Dana.
H Ü K Ü M
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan: Lefkoşa Kaza Mahkemesi, lefkoşa'da Mehmet Akif Caddesinde kâin 75A ve 75B numaralı dükkânların ta-hliyesi için müstenif davcı lehine hüküm ve emri verdi. Kaza mahkemesi ayrıca tahliye emrinin icrasının bir yıl süre ile durdurulmasını emretti. Müstedi, bu bir yıl sürenin çok uzun odluğunu ileri sürerek istinaf etti. Aleyhine istinaf edilen davalı da muk-abil bir istinaf dosyalayarak konu dükkânların sözleşmeli değil de yasal kiracısı olduğu hususunda Kaza Mahkemesinin yaptığı bulgunun hatalı olduğunu ileri sürdü.
Mukabil istinafın reddeilmesi gerektiği hususunda sayın Yargıç Aziz Altay'ın biraz daha sor-na okuyacağı hükümde belirttiği görüşle hemfikirim ve bu hususta daha fazla bir şey söylemek istemiyorum.
Müstedaaleyh davacı tarafından yapılan istinafın kabul edilmesi hususundaki görüşse ise katılmıyorum. 17/1981 sayılı Kira (Denetim) Yassının 7. madd-esinin (2). fıkrasına göre bir mahkeme 7. madde uyarınca tahliye emri verdiği hallerde makul göreceği şartlara bağlı olarak bir yıldan fazla olmamak üzere tahliye emrini durdurabilir, erteleyebilir veya tasarrufub elde edilmesi tarihini tehir edebilir. Bu -meselede ilk mahkeme tahliye emrinin icrasını bir yıl süre ile durdururken hükmünde şöyle demiştir:
"Ancak tahliye emri icrasının bugünden itibarre davalı tarafından her ay 8000TL. ayda kullanım bedeli veya kira ödemesi ve kira artışı için müracaat varsa- tesbit edilecek makul kirayı ödemek koşulu ile bir yıl durdurulması emrolunur. Bu icra için emir verirken davalının işi icabı yeni bir yer araması ve şahadetinde verdiği gibi 100 binlerce parçadan oluşan parçalarını da bulacağı yere taşıyıp tasnif edilmes-i ve hiç olmadı işinde bir zarar ziyana uğramaması için bu süreyi kaale aldım. Rabii davacının da beklemesi malzeme fiyatları bakımından tesir edecekse de kısa bir süre daha beklemesinin daha adil olacağı kanısına vardım."
Yukarıdaki iktibastan da anlaşıl-acağı gibi Kaza Mahkemesi icarının durdurulacağı süre zarfında inşaat malzemesi fiyatlarında olacak artıştan müstenif davacının etkilenebileceği, öteki yandan aleyhine istinaf edilen davalının yeni bir yer bulması ve pek çok büyük sayıda parçadan oluşan eş-yasını başka bir yere taşıyıp yerleştirmesi için uzun zamana ihtiyacı olacağını göz önünde bulundurdu ve bu süreyi bir yıl olarak saptamanın adil olacağı kanaatına vardı.
Kaz Mahkemesinin olgularla ilgili bulgularının hatalı olduğu hususunda önümüzde ist-inaf sebebi mevcut değildir. Tek istinaf sebebi saptanan sürenin uzun olduğuna Mütedairdir. Süreyi takdir etme hakkı, daha önce de belirtildiği gibi tahliye kararını vern ilk mahkemeye aittir. İlk mahkeme ise gerek davacının gerekse davalının durumlarını g-öz önünde bulundurdu ve bu süreyi bir yıl olarak saptamayı uygun gördü. Kaza Mahkemesi takdir hakkını kullanırken gerekli hususları göz önünde bulundurmuştur. Bu öyle olduğuna göre Kaza Mahkemesinin takdir hakkına istinafen müdahale edilebilmesi için sapta-nan sürenin aşikAr surette gayri menkul olması gerekir. Bunun böyle olduğu hususunda ise, maahkemenin olgularla ilgili bulguları ve meselenin tüm ahval ve şeraiti ışığında, tatmin edilmiş değilimdir.
Sonuç olarak gerke istinafın gerekse mukabil istinafın- reddedilmesi ve istinaf masrafları ile ilgili olarak herhangi bir emir verilmemesi gerektiği görüşündeyim.
Salih S. Dayıoğlu: Biraz sonra Sayın Yargıç Aziz Altay tarafından okuncaka hükmü önceden görme fırsatını buldum. Orada serdetmiş olduğu görüş ve va-rdığı sonuçla hemfikirim.
Aziz Altay: İstinaf eden davacı Lefkoşa'da Mehmet Akif Caddesinde bulunan 75A ve 75B numaralı dükkânların kayıtlı sahibidir. Aleyhine istinaf edilen davalı şirket 7.3.1978 tarihinde aktedilen yazılı bir kira sözleşmesi ile söz kon-usu dükkânları 4 yıllığına kiraladı. Davacı 1.3.1982 tarihinde davalıya bir ihbarname göndererek kira sözleşmesinin 7.3.1982 tarihinde sona ereceğini bildirerek en geç 8.3.1982 tarihine kadar konu dükkânları tahliye edip boş olarak teslim etmesini istedi.
-
Davacı söz konusu ihbarname ile ayrıca kira sözleşmesinin hitam bulması ile 8.3.1982 tarihinden itibaren davalının yasal kiracı durumuna geleceğini bildirdi ve dükkânlara esasa müteallik tadilât veya müessir yeni inşaat veya yıkmak amacıyle ihtiyacı bulu-nduğunu ileri sürerek dükkânların tahliyesi için 1.4.1982 tarihinden başlamak üzere 3 aylık ihbar verdi. Davalı verilen bu ihbara rağmen dükkânları tahliye etmediği için davacı Lefkoşa Kaza Mahkeemsinde tahliye davası açtı.
davalı dosyaladığı müdafaa tak-ririnde, başka şeyler yanında, kira sözleş- mesinin 4 yıl süreli olduğunu kabul etmedi ve sözleşmenin geçerli olmaya devam edeceğini ve sadece kira bedelinin bu tarihten itibaren her yıl döneminde &15 bir artışa tabi tutulacağını ileri sürdü ve sözleşmeli -kiracı olarak oturmakta olduğunu iddia etti.
İlk Mahkeme kira sözleşmesinin 4 yıl süreli olduğu ve sürenin sona erdiği 7.3.1982 tarihinden sonra dvalının yasal kiracı durumuna geldiği hususunda bulgu yaptıktan sonra davacının esasa ilişkin ve müessir yen-i inşaat yapacağına ve bu nedenle dükkânlara ihtiyacı olduğuna kanaat getirdi ve davacı lehine tahliye emri verdi. İlk Mahkeme hükmünde, beklemeden ötürü malzeme fiyatlarındaki artış nedeniyle davacının etkilendiğini kabul etmekle beraber davalının yeni bi-r yer bulması ve eşyalarını taşıyıp tasnif edebilmesi için tahliyenin bir yıl durmasını emretti.
Davacı davanın tüm olguları ışığında tahliyeyi bir yıl gibi uzun bir süre durdurmakla İlk Mahkemenin hataya düştüğünü ileri sürerek istinaf etti.
Davalı da- bir mukabil istinaf dosyaladı ve kira sözleşmesinin 4 yıl süreli olduğu ve bu sürenin sona ermesinden sonra Yasal kiraacı durumuna geldiği hususunda İlk Maahkemenin yapmış olduğu bulgunun hatalı olduğunu ileri sürdü.
Davalının mukabil istinafında haklı -bulunması halinde davacının istinafının akademik olmaktan öteye bir değer taşıyamayacağı açıktır. Bu nedenle ilk olarak mukabil istinafı ele alıp incelemeyi uygun buldum.
Aleyhine istinaf edilen davalıya göre 7.3.1978 tarihli kira sözleşmesi 4 yıl sürel-i olmakla beraber sözleşmenin 3. maddesi altında sürenin sona ermesinden sonra taraflar yeniden bir sözleşme düzenlmedikleri takdirde eski sözleşme geçerlidir. Taraflar 7.3.1982 tarihinden sonra yeniden herhangi bir sözleşme düzenlemediklerine göre eski sö-zleşme geçerli olup sözleşmeli kiracı statüsü halen devam etmektedir. Sözleşmenin 3. maddesinin ilgili kısmı aynen şöyledir:
"3. 7 Mart 1982 senesinden itibaren mal sahibi kiracılardan mezkûr icar mukavelenamesinin yeniden düzenlenmemesi halinde (yani te-rkar icar muavelenamesi tanzim edilip taraflara imza edilmediği takdirde) bu icar mukavelesi geçerli oalcak ancak kira bedeli icar müddeti hitamından yani 7 Mart 1982 tarihinden itibaren her yıl döneminde %15 oranında bir artış ile kira bedelini kiracı mal- sahibine ödeyecektir."
-Yukarıdaki alıntıdan da görülebileceği gibi sözleşmenin 7.3.1982 tarihinde sona ermesi üzerine yeni bir sözleşme düzenlenmemesi halinde sözleşme geçerli olmayadevam edeek ancak her yıl döneminde %15 oranında bir kira artışı olcaktır. Başka bir deyişle, ta-rafların yeni bir sözleşme yapmamaları halinde, eski sözleşmenin kira dışındaki hükümlerini içeren ev farklı bir saptayan yeni bir sözleşmenin kaim olması öngörülmektedir. Bu yeni sözleşmede süre belli değildir. Muğlak olduğu kadar hükümleri de yeterli der-ecede kesin olmayan böyle bir sözleşmenin yaal geçerliliğinden söz edilemez. Chitty on Contracts, 23. baskı, Cilt 1, sayfa 43, para.83'de şöyle denmektdir.
-
"The terms of the contract must be certain. It is a weel-established rule that the parties must make their own contract, and this means that they must agree as to its terms with sufficient certainty. If the terms are unserttled or indefinite, there will- be nı contract."
-Halsbury's Laws of England, 3. baskı, cilt 23, sayfa 440, para 1039'da şöyle denmektedir:
-
"Essential terms of agreement. The essential tersm of an agreement for a lease are (1) the identification of the lessor and lessee; 82) the premises to be leased; (3) the commencement and duration of the term; and (4) the rent or other consideration to -be paid.... As long as the necessary terms, indicated above, have not been agreed to, or any additional term hads been mentioned on ane side and not unconditionally accepted on the other, the matter rests in negotiation and there is no concluded contract."-
-Önümüzdeki meselede süresi belli olmayan yeni sözleşmenin yasal olarak geçerli ve uygulanabilir bir sözleşme 7.3.1982 tarihinde sona erdikten sonra, davalının yasal kiracı durumuna geldiğine kuşku yoktur ve ilk mahkeme bu hususta bulgu yapmakla hataya düş-müş değildir. Bu durumda mukabil istinafın reddedilmesi gerekir.
-
Davacının istinafına gelince 17/81 sayılı Kira (Denetim) Yasasının 7/2) maddesine göre Mahkeme tahliyeyi bir kadar durdurabilir, erteleyebilir veya tasarrufun elde edilmesi tarihini tehir edebilir. Yasanın Mahkemeye tanımış olduğu bir yıl tahliyeyi durdu-rma yetkisi, Mahkemenin durdurabileceği azami süre olup her davanın olgularına göre ve adli surette kullanılması gerken bir yetkidir.
Önümüzdeki meselede ilk mahkeme, davacının, söz konusu inşaatı yapmaya karar verdiğinde tüm inşaat 15,000,000TL'ye mal o-lacağı halde duruşma tarihinde bu miktarın iki misline yakın bir rakama yükseldiği hususundaki şahadetin ihtilâf konusu olamdığını belirtti. Davalı ise dava konusu dükkânlarda, içinde kırılabilecen eşya da dahil, 10,ooo'den fazla parça bulunduğunu ileri s-ürdü ve bunların kırılmadan taşınıp tasnif edilmesi için iki senelik bir zamana ihtiyacı olduğunu iddia etti. İlk Mahkeme hükmünde tahliyenin durdurulması ile malzeme fiyatlarında oalcak artıştan davacının etkileneceğini kabul etmekl beraber davalının bir -yer bulup eşyalarını taşıması, tasnif etmesi ve ciddi bir zarar ziyana uğramamamsı için tahliyeyi bir yıl durdurmayı uygun bulduğunu söyledi. Görüleceği gibi ilk mahkeme tahliyenin geciktirilmesi sonucu fiyat artışlarından dolayı davacının etkilenebileceğ-ini kabul ettiği halde tahliyeyi durdurma süresini saptarken bu hususu hiç dikkate almadı ve tahliyeyi Yasanın öngördüğü azami süre olan bir yıl için durdurdu.
Yukarıda belirtilenlerden anlaşılacağı gibi ilk mahkeme, huzurundaki şahadeti yanlış değerlend-irerek, tahliyeyi durdurma süresini saptarken adli takridini yanlış kullanmıştır. Bu meselede gerek davacının gerekse davalının durumu ve davanın sair olguları dikkate alındığında tahliyeyi durdurma süresinin 9 ay olması daha makul ve adil olduğu kanısında-yım. Bu durumda istinafın kabul edilerek ilk mahkemnin tahliyeyi bir yıl durduran emrinin iptal edilip yerine tahliyesinin 9 ay durdurulması için emir verilemsi ve istinaf masraflarının aleyhine istinaf edilen tarafından ödenmesi gerektiği görüşündeyim.
Ş-akir Sıdkı İlkay, Başkan: Sonuç olarak istinaf, oyçokluğu ile, kabul edilir ve tahliye emrinin icrasının durdurulma süresi bir yıldan 9 aya indirilir.
Mukabil istinaf, oybirtliği ile, reddolunur.
İstinaf masraflarının aleyhine istinaf edilen tarafından- ödenmesi hususunda, oyçokluğu ile, emir verilir.
(Şakir Sıdkı İlkay) (Salih S. Dayıoğlu) (Aziz Altay)
Başkan Yargıç Yargıç
9 -Kasım 1984
-
-6-
-
Full & Egal Universal Law Academy