-D.20/90 Yargıtay/Hukuk 45/89
(Genel İstida No.36/80; Girne)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Aziz Altay, Taner Erginel
İstinaf eden: 1. David Miles Lancash-ire, 40 Elmer Av. Toronto Canada.
2. Adrianne Florance Lancashire, 40 Elmer Av. Toronto Canada
- (Müstediler)
ile
Aleyhine istinaf edilen: 1. KTFD'yi temsilen KTFD Başsavcıl-ığı, Lefkoşa
2. KTFD Ekonomi ve Maliye Bakanlığı (Yönetici)
temsilen KTFD Başsavcılığı, Lefkoşa.
(Müstedaaleyhler)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Emine Erk
Aleyhine istianf edilen namına: Derviş Akter.
H Ü K Ü M
N. Ergin Salâhi: Müstedi Girne Kaza Mahkemesinde, 7/80 sayılı Yasaya istinaden dosyalamış old-uğu 36/80 sayılı Genel İstidada 13.4.1973 tarihli yazılı bir satış sözleşmesi ile Rumdan Vasilya torağında Pafta/Harita XI, 13 E.2'de görülen parsel 337'nin 1 dönüm 1 evleklik bölümünü satın aldığını ileri sürdü. Bu parselin kayıt numarası 6443 idi. 1 dönü-m 1 evleklik bölümü olan satış konusu yer bölündükten sonra 337/3 olarak numaralandırıldı ve yeniden koçan çıkarılarak 6545 numaralı koçan bunun üzerine devredilmiştir. Ancak müstedi ülkedeki koşullar nedeniyle sözü edilen satış anlaşması uyarınca namına k-ayıt edilerek koçan temin edilmesi mümkün olmadığını iddia etmekte ve bu malın kaydı için emir talep etmeketdir.
Müstedi, taraflarca kabul edildiği gibi halen ada haricinde Kanada'da ikamet etmektedir. Müstedi avukatı, bu tip davaların uzun süre askıda k-aldığını ve ne zaman duruşmalarının yapılacağı belli olmadığından Kanada'dan Kıbrıs'a gelip gitmenin zor olduğunu dikkate alan müstedinin davasını yürütmesi ve bu arada sunulması öngörülen evrakın sunulabilmesi için bir vekil tayin ettiğini söylemiştir.
-İstidanın İlk Mahkeme önünde duruşmasına başlandığı bir sırada tanık olarak çağrılan müstedi vekili sözü edilen satış senedini ibraz etmek istemiştir. Müstedaaleyhler tarafından bulunan savcı ise özetle, müstedinin geçmişte 1987 yılında davasını yürütmek i-çin Kıbrıs'a geldiğini, şimdi betekrar Kanada'dan Kıbrıs'a gelebileceğini ve gelmesi için bir zorluk bulunmadığını, ibraz edilmesi istenen evrakın içeriğinden vekilinin bilgisi bulunmadığını, ve bu nedenle ibraz edilemeyeceini iddia etmiştir. Keza ibraz ed-ilmesi istenen satış senedinin ibrazına müsaade edilmesi halinde satış senedini yapan müstediyi istintaf etme hakkından yoksun bırakılacaklarını ve bu nedenle de ibrazını uygun olmadığını ileri sürmüştür.
Müstedi avukatı ise özetle, sunulması istenen evr-akın yapılışı hakkında müstedi vekilinin bilgisi olmamasına rağmen bu evrakın bir satış senedi olduğunu ve ibraz edilebileceğini, bu hususta bir karar verilirken müstedinin davasını takip için geçmişte Kıbrıs'a geldiğini; ancak Kanada'dan Kıbrıs'a her zama-n gelmenin kolay olmadığını, davanın ertelenmesi halinde burada kalması gerekeceğini ve birçok zorluklarla karşılaşacağını iddia ederek Fasıl 9 madde 4(1)(b)'ye atıfta bulunmuş ve Mahkemenin bu madde altındaki takdir yetkisini kullanarak bu evrağın ibraz e-dilmesine müsaade edilmesini istemiştir. Müstedi avukatı ayrıca bu yönde bir karar verirken ibraz edilecek evrak hakkında istintak edilme hakkının karşı tarafa bahşedilmediği hususunun evrakın ibrazına karşı değil de bu evrağa ileride verilecek değer yönü-nden dikkate alınması gereken bir konu olduğunu ileri sürmüştür.
Konuyu tezekkür eden İlk Mahkeme bu hususta bir karar vererek sözü edilen evrakın ibrazına müsaade etmemiştir.
İstinaf bu ara karara karşı yapılmakta olup 7 sebep içermekle beraber üzerin-de durulan istinaf sebepleri başlıca 3 başlık altında toplanabilir.
-İbraz edilmesi istenen evrakı yasal tasarrufunda bulunduran, müstedinin yasal bir vekâletname ile vekili bulunan ve bu evrakı ibraz için yetkilendirilen vekilin bu evrakın içeriği hakkında bilgi sahibi olmadığı gerekçesinden hareketle İlk Mahkeme bu evrakı-n ibraz edilmesine izin vermemekle hata etmiştir.
Mahkeme yasal durumu, özellikle Fasıl 9 madde 4(1)(b)'yi yanlış değerlendirmiş ve takdir hakkını yanlış kullanmış veya hiç kullanma- mıştır. İbraz edilmesi istenen evrak üzerinde karşı tarafın istintak hak-kından yoksun bırakılabileceği hususu, bu evrakın ibrazına engel olmayıp ancak değerlendirilmesinde dikkate alınacak bir husustur.
İlk Mahkeme, müstedinin Kanada'dan Kıbrıs'a bu dava için gelmiş olduğu hususunu onun aleyhine yanlış olarak değerlendirmiş v-e her duruşmada müstedinin Kanada'dan Kıbrıs'a gelmesinin ve tehir edildiği sürelerde burada bulunmasının pratik olmadığını ve birçok zorluklar yaratacağını lâyıkı ile değerlendirmemiş ve bu husustaki takdir hakkını yanlış kullanmıştır.
İstinafın duruşmas-ında müstenif avukatı mevcut istinaf sebeplerine birlikte değinerek özellikle ibraz edilmesi istenen satış senedinin Fasıl 9 madde 4(1)(b) hükümleri dikkate alındığında ibraz edilmesinin mümkün olduğunu, bunun (admissible) kabul edilir bir evrak olduğunu v-e sözü edilen fıkra dikkate alındığında haklı bir sebep mevcutsa evrakı tanzim eden kişi çağrılmadan bu evrakın ibraz edilebileceğini iddia etmiştir. Yine müstenif avukatının iddiasına göre İlk Mahkeme bu evrakın yapan tarafından ibraz edilebileceği ve bu -evrak müstenif tarafından tanzim edildiğine göre onun tarafından ibraz edilebileceği yargısına varmış ve ileri sürülen sebepleri dikkate almamış veya bu sebepleri lâyıkı ile değerlendirmemiş ve takdir hakkını yanlış kullanmıştır. Müstenif avukatının ileri -sürdüğüne ve karşı tarafca kabul edildiğine göre müstenif ada haricinde Kanada'da ikamet etmektedir. Geçmişte davasını takip için Kıbrıs'a gelmiş, duruşması yapılmamış, terkar ada haricine gitmiştir. Bu davaların ne zaman ve ne vakit ele alınacağı, duruşma- tayin edilmiş olsa dahi hakikaten duruşma yapılıp yapılmayacağı ve tehir edilmesi halinde müstedinin burada uzun süre kalacağı hususlarındaki zorluklar dikkate alındığında Mahkemenin bu hususları lâyıkı ile değerlendirip, evrakın ibrazına müsaade etmesi g-erekmekte idi.
Aleyhine istinaf edilenler tarafından bulunan savcı ise müstenifin ada haricinde ikamet etmekte olduğunu ve belirli ölçüde zorlukla karşılaşacağını kabul etmekle beraber esas yakınma konusu bu evrakın ibrazı halinde doğruluğu hakkında müst-ediyi istintak edemeyecekleri üzerinde durmuştur.
İlk Mahkeme kararını tetkik ettiğimizde İlk Mahkemenin konuya hukuki açıdan bakarak bu evrağın yapan tarafından ibraz edilmesi gerektiği kararına vardığı görülmektedir. Bu karara varırken Phipson on Evdie-nce, 11. baskı sayfa 743 paragraf 1690'dan şu alıntıya yer vermiştir:
"Indentification = When an original documents is produced it must, unless it has been admited, or is a public documants receivable on its mere production, be identified on oath as bein-g what it purports to be."
İlk Mahkeme yukarıdaki yasal duruma ağırlık vermiş ve bu evrakın ibraz edilemeyeceği kararına vararak müstedi avukatının ileri sürmüş olduğu Fasıl 9 madde 4(1)(b)'yi lâyıkı ile incelemediği gibi müstedinin mevcut olabilecek zo-rluklarını da lâyıkı ile değerlendirmemiştir.
Özel bir evrak (Private document) durumunda olan satış mukavelesinin ibraz edilebileceği ve içeriğinin de şahadet babında kabul edilebileceği kabul edilmektedir. (Bak:- Phipson on Evidence paragraf 768). Diğe-r bir ifade ile konu evrak kendiliğinden kabul edilip şahadet sayılabilecek bir evraktır. Ancak böyle bir evrağın ilk nazarda bazı şartlara tabi olarak yapan tarafından ibraz edilmesi gerekir. Fasıl 9'un 4(1)(a) maddesi böyle bir evrakın yapan tarafından i-braz edilmesini öngörmektdir. Ancak 4(1)(b) bu kurala bir istisna getirerek taraflara zorluk yaratması halinde böyle bir evrakın yapan dışında da sunulabilmesine müsaade edilebileceğine dair hükümler içermektedir.
Görülebileceği gibi kabul edilebilen (ad-missible) bir evrak olan satış mukavelesinin yapan tarafından değil de vekil tarafından mevcut zorluklar ve ileri sürülen sebepler dikkate alınarak ibraz edilmesi mümkündür. İlk Mahkeme konuyu bu açıdan incelememekle hata etmiştir. Önümzüdeki meselede müst-edi daha önce Kanada'dan Kıbrıs'a davasını takip için gelmiş, ancak davası görülmediğinden betekrar memelektine dönmüştür. Tekrar tayin edildiğinde ise yine duruşmasının görülmesi ve devam etmesinde herhangi bir garantisi yoktu ve tehir edilmesi halinde be-tekrar geriye Kanada'ya dönmek durumunda kalacak veya tehir edilmesi halinde burada masrafa düçar olarak kalmak durumunda kalacaktır. Kanada gibi uzak bir ülkeden Kıbrıs'a bu maksatla gelip gitmenin zorlukları ortadadır. Bu hususlar dikkate alındığında ibr-az edilmesi istenen evrakın ibrazına müsaade edilmesi gerekirdi. Karşı tarafın bu evrak üzerinde müstediyi istintak etme olanağı bulamayacağı yönündeki iddialarına gelince; 7/80 sayılı Yasanın ilgili maddeleri sadece evrakın ibrazı ile yetinmemekte bunun ö-ngörülen sair şahadetle desteklenmesini talep etmektedir. Bunlar yapılmadığı sürece sunulmuş olan satış mukavelesi de kaale alınamayacaktır. Bu durumda ilk nazarda müstedaaleyhlere bir haksızlık olacağı düşüncesi hakim olmakla beraber bunun hakikatte mevcu-t olmadığı ve sair şahadet sunulması halinde esasen müstedinin davasında muvaffak olmasının olası olmadığı dikkate alındığında bu iddialara yeterinden fazla ağırlık verilmesi doğru değildir. Esasen bazı istenen evrakın kabul edilmesi başka bir husus ona bu- durum dikkate alındığında Mahkemece verilecek değer başka bir husustur.
Yukarıdaki nedenlerle istinafın kabul edilerek İlk Mahkemece ibrazına müsaade edilmeyen 13.4.1973 tarihli satış senedinin müstedinin vekili tarafından ibrazına müsaade edilmesine ka-rar verilir.
(N. Ergin Salâhi) (Aziz Altay) (Taner Erginel)
Yargıç Yargıç Yargıç
29 Haziran 1990
-
-
-5-
-
Full & Egal Universal Law Academy