-D.10/96 Birleştirilmiş
Yargıtay/Hukuk 4/94 ve 5/94
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Celâl Karabacak, Metin A. Hakkı, Nevvar Nolan
Yargıtay/Hukuk 4/94
(Deniz Hukuku D-ava No. 9/90; Mağusa)
İstinaf eden: Cesare Focaccia, iflas etmiş bulunan Phoenix SRL'nin
Tasfiye Memuru sıfatıyle, Ravenna, İtalya
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf- edilen: 1. M/V Lorelei Gemisi, Mağusa
2. Gallery Shipping Ltd., Yunanistan
(Davalılar)
- A r a s ı n d a
İstinaf eden namına: Avukat Ali Dana için Avukat Osman Ertekün
Aleyhine istinaf edilenler namına: Avukat Hasan Balman
Yargıtay/Hukuk 5/94
(Deniz Hukuku Dava No. 9/90; Mağusa)
İstinaf eden: 1. M/V Lorelei G-emisi, Mağusa
2. Gallery Shipping Ltd., Yunanistan
(Davalılar)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Cesare Focaccia, iflas etmiş bulunan Phoenix SRL'nin
Tasfiye Memuru sı-fatıyle, Ravenna, İtalya
(Davacı)
A r a s ı n d- a
İstinaf edenler namına: Avukat Hasan Balman
Aleyhine istinaf edilen namına: Avukat Ali Dana için Avukat Osman Ertekün
H Ü K Ü M
Celâl Karabacak: Mahkememizce birleştirilerek dinlenmesine karar verilen 4/94 ve 5/94 sayılı istinaflar tam kadrolu Mağu-sa Kaza Mahkemesinin Deniz Hukuku 9/90 sayılı davada vermiş olduğu hükme karşı yapılmıştır.
Davacı (4/94 sayılı istinaftaki istinaf eden ve 5/95 sayılı istinaftaki aleyhine istinaf edilen) Phoenix SRL, deniz taşımacılığı ile uğraşan bir İtalyan Şirketi o-lup KKTC'deki acentesi Latifoğlu Ltd.'dir.
Davalı (1) (4/94 sayılı istinaftaki aleyhine istinaf edilen (1) ve 5/94 sayılı istinaftaki istinaf eden (1) M/V Lorelei isimli gemi, 11/12 deniz mili süratinde Malta bandıralı bir konteyner gemisidir. Davalı (2)- (4/94 sayılı istinaftaki aleyhine istinaf edilen (2) ve 5/94 sayılı istinaftaki istinaf eden (2) Gallery Shipping Ltd. ise deniz taşımasılığı ile uğraşan bir Yunan Şikreti olup Davalı (1) geminin sahibidir.
7.6.1989 tarihinde Davacı ile Davalı (2) arası-nda Baltime 1939 tipinde zaman üzerine Emare 1 kira anlaşması (Time-Charter) yapılmış ve buna bağlı olarak Davalı (1) gemi, Davalı (2) tarafından Davacıya 12 ay süre ile kiralanmıştı, konu anlaşmaya göre 12 ay olarak öngörülen bu kira süresini 15 gün uzatm-ak veya kısaltmak hususunda Davacının bir de opsiyon hakkı olacaktı.
90 maddeden oluşan Emare 1 anlaşmaya göre, günlük 1.900 Amerikan Doları olarak belirlenen kira bedeli Davacı tarafından her 15 günde bir peşin olarak Davalı (2)'ye ödenecek, Davacı ayrı-ca, Davalı (2)'ye bu bir yıllık kira bedelinin ödenmesini garanti eden ve Credito Romagnolo Bankasına ait olup 7.8.1989 tarihini taşıyan Emare 2 garanti mektubunu da verecek, ancak anlaşmadaki şartlar uyarınca bu kira bedellerinin ödenmemesi halinde Davalı- (2)'nin Davalı (1) gemiyi Davacının hizmetinden geri almaya (withdraw) hakkı olacaktı.
Söz konusu anlaşma, ticaret sınırları İsrail ve Kıbrıs'ın Türk Bölgesi de dahil olmak üzere Akdeniz ve Karadeniz olarak belirlenmiş ve anlaşmaya göre gemiyi 8.6.1989 -tarihinde teslim alıp Ravenna (İtalya) ve Ashdod (İsrail) Limanalrı arasında yük taşımaya başlayan Davacı, Mersin (Türkiye) ve Magosa (KKTC) Limanlarına uğramaya başlamıştı.
Davacı, taraflarca uyuşulmuş kira bedelini herhangi bir ihtilâfa meydan vermeden-, düzenli olarak, kendi bankası vasıtası ile Davalı (2)'nin bankasına havale edilmek üzere 11 ay ödemiş, ancak 5.5.1990 tarihinde peşin olarak ödenmesi gereken günlük 1900 Amerikan Dolarından 23. 15 günlük kira bedelini ödemek yerine son 1 ayın bedeli olan- 57.000 Amerikan Dolarını ödemek istemiş ve bu amaçla bankasını talimatlandırırken, anlaşamaya teminat olarak verdiği Emare 2 banka garanti mektubunun da Davalılar tarafından kendisine iade edilmesini istemiştir.
Bunu öğrenen Davalı (2) ise, Davacının bu- talebini reddetmiştir.
Taraflar arasında teati edilen teleks mesajlarından bir sonuç elde edilememesi üzerine Davalı (2) son ödemenin yapılmadığı veya şartlı yapılmak istendiği nedenine dayanarak gemi kaptanının Mağusa Limanından herhangi bir yük alması-nı engelleyip Mağusa'ya ait yük boşaltıldıktan sonra 21.5.1990 tarihinde Davalı (1) gemi Mağusa Limanında iken onu Davacının hizmetinden geri almış ve dolayısıyle de Emare 1 anlaşmayı feshetmiştir.
Öte yandan, Davacı da aynı gün bankasına talimat vererek- son bir aylık kira bedeli olan 57.000 Amerikan Dolarlık ödemenin yapılmasını durdutmuş, ayrıca Davalı (2)'nin anlaşmadaki kira süresi sona ermeden konu anlaşmayı haksız ve kanunsuz olarka feshedip gemiyi hizmetinen almakla şart ve talimatlara aykırı harek-et ederek anlaşmayı ihlâl ettiğini, bu nedenlerle de zarar ziyana uğradığını belirtmiş ve 22.5.1990 tarihinde, doğrudan doğruya Mağusa Kaza Mahkemesine başvurup Davalı (1) ve Davalı (2) aleyhine Deniz Hukuku 9/90 sayılı davayı dosyalamıştır.
Aynı gün Mah-kemeden bir de ara emri alarak Mağusa Limanındaki Davalı (1) gemiyi tevkif müzekkeresi ile geçici olarak tutuklatan Davacı, Davalı (2)'nin yurt dışında bulunduğundan konu davadaki celpname suretinin ona da çifte taahhütlü posta marifeti ile bildirilmesi hu-susunda 24.5.1990 tarihinde Mahkemenin izin ve emrini talep etmiş, bu istemi aynı gün inceleyen Mahkeme ise Davacının müracaatını kabul ederek, Davalı (2)'ye de isbat-ı vücut dosyalaması için 45 günlük bir süre tanımıştır.
Mahkemenin bu izin ve emrine uy-gun olarak hem Davalı (2), hem de Davalı (1) 6.6.1990 tarihinde şartsız olarak bir isbat-ı vücut kaydı yaptırmışlardır.
Muhtelif tarihlerde dinlenen konu ara emri istidası en son 19.6.1990 tarihinde neticelenmiş ve 22.5.1990 tarihli emir uyarınca, Mağusa -Limanında tutuklu bulunan geminin 150.000 Amerikan Dolarlık yerel bir banka garantisi verilmesi halinde, serbest bırakılmasına, aksi halde bu emrin kesinleşmesine karar verilmiştir. Bu karar ışığında gerekli işlemler yapılarak Davalı (1) gemi 23.6.1990 tar-ihinde serbest bırakılmıştır.
Bu arada Davacı Şirketin iflâsı üzerine söz konusu Şirketin statüsünde ortaya çıkan değişiklik nedeni ile konu davayı Cesare Focaccia'nın Şirketin Tasfiye Memuru olarak ileri götürmesi ve dava ünvanındaki Davacının "Cesare F-ocaccia, iflâs etmiş bulunan Phoenix SRL, Ravenna, İtalya'nın Tasfiye Memuru sıfatıyle" şeklinde düzeltilmesi yönünde Kaza Mahkemesince 21.1.1992 tarihinde emir verilmiştir.
Davacı, Kaza Mahkemesinin bu emri uyarınca tadil edip dosyaladığı 19.3.1992 tari-hli tafsilatlı talep takriri altında, diğer şeyler meyanında, Davalıların geminin yükleme ve boşaltma talimatlarına uymadan veya yük taşımayı reddederek 7.6.1989 tarihli anlaşmayı ihlâl ettikleri gibi, Yunan Limalarına uğranılmaması hususundaki kesin talim-atlarına uymayarak bu limanlara uğramakla bir tur kaybına sebebiyet verdiklerini, seferleri kaptanın kasıtlı olarak geciktirdiğini, ayrıca son seferde Davalı (1) gemide bulunan yakıt ve yağın bedelini kendisine ödemediklerini ve genel olarak anlaşmadaki y-ükümlülüklerini yerine getirmediklerinden kira anlaşmasını ihlâl ettiklerini iddia ederek davalılardan aşağıda görülen zarar ziyan talebinde bulunmuştur.
"11. a) Davalı No. 1 gemi 16/5 1989'da Magosa'ya vardığı zaman Ashdod Limanına taşınmak üzere buluna-n takriben 880 kos yükün Davalı (1) gemiden taşınmaması ve yük alıcılarına geç teslim edilmesi nedeniyle Davacının düçar kaldığı özel zarar ziyan:
i) Yükün Magosa'ya boşaltılması ve tekrar İsrail'e taşınmak üzere yüklenmesi ile ilgili boş-altma ve yükleme masrafları ...................
$ 25,000.-
ii) Yükün Magosa'da boşaltılması ve yüklenmesi için avukatlık ve sair masraflar ......................
$ 10,000.-
iii) Yükün Magosa'dan Ashdod'a taşınması için ödenen navlun..............-...................................
$ 15,500.-
iv) Mezkûr yükün bulunduğu kontyener için 21/5/1990 tarihinden 29/6/1990 tarihine kadar ödenen fazla konteyner icar ücreti ................
$ 6,000.-
v) Mezkûr yükün alıcılara geç teslim edilemsi ne-deniyle Davacı aleyhine başlanan yasal işlemler netciesinde ödenen tazminat ve/veya Mahkeme masrafları ......................................
$ 43,000.-
vi) Mezkur yükün alıcılara geç teslim edilmesi nedeniyle alıcılar ve/veya acenti tarafından taz-minat olarak el konulan 76 adet konteynerin değeri .........................................
$ 200,000.-
b) Davalıların 16 Mayıs 1990 tarihinden sonra Davacının talimatlarına aykırı olarak yeni yük almamaları ve Magosa-Ashdod-Mersin-Ravenna ya- kadar son seferi yapmamaları nedeniyle Davacının düçar kaldığı özel zarar ziyan:
i) Toplam 124 adet konteyneri (190 adet Mersin'den ve 34 adet Magosa'dan) Ravenna'ya taşınması için ödenen navlun ...
$ 55,000.-
ii) Mersin-Ravenna yük bağlantısı-nın kaybı nedeniyle alınamayan navlun .......................
$ 45,000.-
iii) Mersin-Ravenna arasında yapılan bağlantı-nın gerçekleşememesi nedneiyle ödenen tazminat ........................................................
$ 16,500.-
iv) Toplam 1-24 adet konteynerin Magosa ve Mersin Limanlarında gereksiz yere durması nedeniyle ödenen ardiye ..............................
$ 15,000.-
c) Davacı tarafından ödenen ve Davalı No.1 Geminin en son seferinde mevcut yakıt ............
$ 15,000.--
d) Davalılar adına Davacı tarafından ödenen muhtelif meblağlar ...........................................
$ 15,000.-
e) Davalıların Davalı No.1 Gemiyi gereksiz yere ve Davacının talimatlarına aykırı olarak Yunan Limanlarına gitmesi-ni sağlamaları nedeniyle ve/veya ahar surette Davalıların kusuru ile meydana gelen gecikmeler nedeniyle Davacının bir 'round trip' yapamamasından dolayı gelir kaybı ...................................................................
$ 150,000.-
TO-PLAM:$ 611,000.-
12. Davacı ayrıca Davalılara ödemiş olduğu son aylık icar bedeline karşılık gemiden sadece 8 gün istifade etti ve 22 günlük icar süresinden yani 16/6/1990'dan 7/6/1990'a kadar istifade edemediği cihetle 22 günlük icar bedelinin yani $ -41,800 Doların Davalılar tarafından Davacıya iade edilmesi gerekmektedir.
13. Yukarıda belirtilenler muvacehesinde Davalının Davalılardan müşteeken ve münferiden talebi aşağıdaki gibidir:
Yukarıda 11'inci paragrafta belirtildiği gibi özel zarar ziyan ola-rak Davacı lehine Davalılar aleyhine $ 611,000 için hüküm;
Yukarıda 12'nci paragrafta belirtildiği gibi Davacı lehine ve Davalılar aleyhine $ 41,800 için hüküm;
Yukarıdaki meblağlar üzerinden zarar ziyan olarak veya ahar surette %12 oranında faiz;
Genel- zarar ziyan;
Muhterem Mahkemenin uygun göreceği başka herhangi bir emir ve/veya hüküm;
İşbu dava masraflarını."
Davalılar ise 20.11.1992 tarihinde dosyaladıkları müdafaa ve mukabil talep takriri altında Davacının tüm talep ve iddialarını reddederek Dav-acının anlaşma hükümlerine aykırı hareket edip son bir aylık kirayı ödemediği gibi, Davalılar aleyhine haksız yere dava açarak Davalı (1) gemiyi tutuklatmakla Davalıları zarara uğrattığını belirtmişler ve mukabil talep yolu ile Davacıdan aşağıda görülen za-rar ziyan talebinde bulunmuşlardır:
"1. Davalılar yukarıda yapılan iddiaları tekrarlarlar ve söz konusu geminin seferden alıkonulmasının nedeninin Davacıların Charterparty uyarınca ödeme yapmamasına ve/veya Charterparty hükümleri uyarınca hareket etmemesi- olduğunu iddia eder ve Davacıların bugüne dek Davalı 2'ye 7/5/1990'dan sonra süre için herhangi bir ödeme yapmadıklarını ve Davacılardan 7/5/90 - 7/6/90 süresi için 1 aylık $ 57,000.- Dolar gemi icar bedelini talep ederler.
Davalılar Charterparty hükümle-rine tamamen uygun olarak hareket ettikleri halde, Davacıların 7/5/90 tarihinden sonraki 1 aylık icar süresi için herhangi bir icar bedeli ödemesi bugüne dek yapılmadığı halde, Davalılar aleyhine haksız yere dava açmaları ve onun neticesi aldıkları ara emr-i ve tutukluluk emri ile Davalı 1 geminin 1 ay Magosa'da seferden alıkonması ile Davalılar zarar ve ziyana uğramıştır.
Emrin kaldırılmasından sonra Davalı 1 gemi İsrail yük limanlarına uğraması ile İsrail'de yük sahipleri tarafından dava edilmiş ve b-üyük tazminat ödemek durumunda kalmıştır.
Bunun için Davalılar Davacılardan Mahkeme yolu ile;
7/5/90 - 7/6/90 süresi için gemi icar bedeli olan $ 57,000 Dolar için hüküm;
7/6/90'da Mahkeme emri ile gemi Magosa limanından seyahat edeceği tarihe kadar gün-de $ 1,900 Dolar gemi icariye günlüğü ve/veya mesne profits ve/veya elde edilecek gelirden kayıp ve/veya zarar ziyan;
Davacıların sebebiyet vermeleri nedeniyle gemideki yükün Magosa limanına boşaltılması ve Ashdod Limanına yükü götürmemeleri nedeniyle Dav-alılar aleyhine İsrail'de dava açılması ve gemi aleyhine tutukluluk emri ile ödenen $ 150,000 Dolar zarar ziyan;
Avukat, dava masrafları, Banka masrafları olarak ödenen ve ödenecek $ 50,000 Dolar;
Masraflar için hüküm."
Dava duruşma için Kaza Mahkemesi -huzuruna geldiğinde taraflar ihilâfsız olguları Mahkemeye sunduktan sonra Davacı, Şirket Direktörlerinden birisi olan Giuliana Varita ile KKTC'deki acentesi Latifoğlu Ltd. Şirketi memurlarından Fikret Özcömert ve Recep Sanıvar'ı tanık olarak dinletmiş, Da-valılar tarafından ise Davalı (1) geminin ilgili zamanlardaki kaptanı olan Antonis Philipacos şahadet vermiştir. Taraflar ayrıca, 40 adet belgeyi de Emare 1 - 40 olarak Mahkemeye sunmuşlardır.
Sunulan şahadet ile emareleri değerlendiren Kaza Mahkemesi, b-u meselede taraflar arasında esasa ilişkin olgular açısından bir ihtilâf olmayıp esas ihtilâfın Emare 1 gemi kira anlaşmasının feshinden kaynaklandığını belirtmiştir. Bu hususu açıklığa kavuşturmak amcıyle Emare 2 banka garanti mekubunu da inceleyen Kaza M-ahkemesi, konu belgenin 1 yıllık kira bedeli için olup Davacının opsiyon hakkını kullanması halinde 15 günlük ek kira süresini kapsamadığı gibi, Davalı (1) geminin 1 yılı aşan geriye teslim etme süresindeki bedeli de kapsamdığını, bu belgede yer alan 30.6.-1990 tarihinin 1 yıllık kirayı garanti altına aaan bankanın ödeme yükümlülüğünün süresi ile ilgili olduğunu, 30.6.1990 tarihine kadarki kira yükümlülüğünün garanti altına alındığını da göstermediğini, diğer bir ifade ile, 11 aylık kiranın ödendiği dikkate -alındığında son ödenmeyen kira bedelinin mezkûr tarihe kadar Davalı (2) tarafından bankadan talep edilmesi gerektiğini gösterdiğini, bu tarihten sonra yapılacak taleplerin ise geçerli sayılamayacağını söylemiştir.
Kaza Mahkemesi, son ödemesi gereken kira- bedelinin garanti belgesinin iadesi koşuluna bağlanıp bağlanamayacağı hususunu ilgilendiren Fasıl 149 Akitler Yasasının 38. maddesini de incelemiş ve bu Yasanın konu maddesi uyarınca herhangi bir ödemenin koşulsuz yapılması gerektiğini, koşul içeren bir ö-deme talebinin geçerli olmadığını ve bu prensiplerin Deniz Hukuku meselelerine de şamil olduğunu söylemiştir. Kaza Mahkemesi, devamla, genel prensip böyle olmakla beraber, istisnai hallerde borçlu tarafından ileri sürülen bazı yasal koşulların ödemenin geç-erliliğini etkilemediğini belirtmiş ve bu hususta Graham v. Seal, (1918) 88 L.J. Ch. 31'deki kararı örnek olarak göstermiştir. Bu karardaki prensibe göre, şayet ödeme yapılacağında alacaklının nezdine olan ve iade edilmemesi borçlu açısından risk taşıyan b-irşeyin iadesi şart koşulup talep edilirse, böyle bir talepte bulunmak ödeme teklifinin geçerliliğini etiklememektedir. Bu meselede de son aylık kira bedelinin ödenmesi Davacının, Emare 2 banka garantisi mektubunun iadesi ise Davalı (2)'nin karşılıklı risk-lerini oluşturduğu gibi, Davacının son kira bedelini ödememesi, Davalı (2)'nin ise Emare 2'yi iade etmemesi yine karşılıklı risk oluşturmaktadır. Davacının bahse konu kira bedelini ödemesi Davalı (2)'nin riskini ortadan kaldıracağı gibi, Davalı (2)'nin son- bedeli aldıktan sonra Emare 2 garanti mektbunu iade etmesi ile de Davacının riski ortadan kalkacaktır.
Bütün bu nedenlerle Davacının son kira bedelini ödeme teklifinde bulunurken bu ödemeyi Emare 2'nin iade edilmesi koşuluna bağlamasının Davacının yasal- hakkı olduğu ve bu hakkı kullanırken de bir koşul koymasının ödeme teklifini geçersiz kılmadığı soncuuna varan Kaza Mahkemesi, Davalı (2)'nin son kira bedeli ile ilgili ödeme tekliflerini koşul taşıdığını ileri sürüp reddetmekle ve buna bağlı olarak Emare- 1 anlaşmayı feshederek Davalı (1) gemiyi Davacının hizmetinden almakla haksız ve kanunsuz bir işlem yaptığı hususunda bulgu yapmıştır.
Kaza Mahkemesi bu bulgulara vardıktan sonra Davacının talep takriri altındaki zarar ziyan hususunu da incelemiş ve net-icede talep takririnin 11(a)(ii) ve 11(a)(iii) paragraflarındaki iddiaları tamamen, 11(a)(i), 11(c) ve 11(d)'deki iddiaları kısmen kabul ederken geriye kalan 11(a)(iv), 11(a)(v), 11(a)(vi), 11(b)(i), 11(b)(ii), 11(b)(iii), 11(b)(iv), 11(e), 12, 13(c) ve 13-(d)'deki iddiaları ise reddederek;
Davacı lehine ve Davalılar aleyhine ve/veya müştereken:
(i) 63,362 Amerikan Doları ve
(ii) Yasal faiz -
ödenmesi hususunda hüküm ve emir vermiştir.
Davalıların mukabil talep yolu ile yaptıkları iddia ve talepleri- de inceleyen Kaza Mahkemesi, bu iddialardan 2(a)'yı kısmen kabul ederken geriye kalanları tamamen reddetmiş; ve
A. Davalı (2) lehine ve Davacı aleyhine;
(i) 24,700 Amerikan Doları ve
(ii) Yasal Faiz -
öd-enmesi için hüküm ve emir vermiştir.
Meselenin özel durumu ve Davalıların mukabil davalarında kısmen başarılı olduğunu da dikkate alan Kaza Mahkemesi, Davalıların Davacıya dava masraflarının 2/3'ünü ödemesine de emir vermiştir.
Kaza Mahkemesinin bu kar-arına karşı hem Davacı, hem de Davalılar Yüksek Mahkemye, Yargıtay olarak başvurup işbu istinafları dosylamışlardır.
Davacının dosyalamış olduğu 4/94 sayılı istinaftaki istinaf ihbarnamesi 7 istinaf sebebi içermekle birlikte Davacı bunları 2 ana başlık a-ltında ele alıp özetlemeyi uygun görmüştür.
1. Kaza Mahkemesi önünde yeterince ve inanılır şahadet bulunmasına ve konu ile ilgili olarak sunulan emarelere rağmen talep takririnin 11(a)(iv), 11(a)(v), 11(a)(vi), 11(b)(i), 11(b)(ii), 11(b)(iii) ve 11(b)(vi)- paragraflarında görülen zarar ziyan hususlarının şahadetle kanıtlanmadığına karar vererek bunları reddetmekle; ve
2. Kaza Mahkemesi sunulan şahadet ile emareleri yeterince değerlendirmemek ve zarar ziyanın kanıtlanması ile ilgili yasal durumu yanlış değ-erlendirerek talep takririnin 11(e) paragrafında iddia edilen bir tur kaybı talebini reddetmekle -
hata etmiştir.
Davalıların dosyalamış oldukalrı 5/94 sayılı istinaftaki istinaf ihbarnamesinde 13 sebep görülmekle beraber Davalılar bunları 3 ana başlık- altında ele almayı uygun görmüşlerdir.
1. Kaza Mahkemesi 7.6.1989 tarihli gemi kira anlaşmasının son iki 15 günlük kira bedellerini teminat mektubunun iadesi şartıyle ödeme teklifinde bulunan Davacının bu teklifini geçerli bir ödeme kabul etmek veya şar-tlı ödemek istemkle Davacının anlaşmayı ihlâl ettiği bulgusuna varacağı yerde Davalıların kiranın ödenmemesi üzerine Davalı (1) gemiyi Davacının hizmetinden almakla onların anlaşmayı ihlâl ettiği sonucuna varmakla hata etmiştir.
2. Kaza Mahkemesinin şart-lı ödeme hususunu yanlış değerlendirip Davalıları haksız bulduktan sonra Davacıya verilmesine karar verdiği zarar ziyan hususu şahadetle ispatlanmamıştır veya ispatlansa bile hatalı olup fazladır.
3. Kaza Mahkemesi Davalıların mukabil talepleri ile ilgil-i olarak az ve eksik zarar ziyana hüküm vermekle hata etmiştir.
Davacı ile Davalıların istinaf sebepleri birbirleri ile bağlantılı olduklarından meseleye ışık tutmak için ben de bunları 2 ana başlık altında ele alıp incelemeyi uygun görüyorum. Öncelikle -en önemli husus olan ihlâl konusunu incelemekte fayda mülahaza etmekteyim.
İhlâl Konusu
Acaba bu istinafta gemi kira anlaşması kimin tarafından ihlâl edilmiştir?
Davalılara göre, taraflar arasındaki Emare 1 gemi kira anlaşması uyarınca kira bedelleri -her 15 günde bir peşin ve kesintisiz olarak ödenecekti. Muaccel olan 23. 15 günlük, 5.5.1990 - 25.5.1990 devresini içeren kiranın ödenmesine gelindiğinde Davacı, muaccel olmayan 24. 15 günlük süre de dahil, son ayın tüm kira bedelini Emare 2 olan garanti m-ektbunun iade edilmesi şartı ile ödemek istemiştir. Deniz Hukuku davalarında şartlı kira ödemeleri kabul edilemeyeceği gibi, konu belgede ve esas gemi kira anlaşmasında bunun bu şekilde yapılmasına cevaz veren bir madde de bulunmamaktadır. Davalılar devaml-a, ısrarla ödemenin şartsız yapılmasını, bu şekilde yapılmak istenen bir ödemenin konu anlaşmayı ihlâl anlamına geleceğini belirtmelerine rağmen Davacı kira anlaşmasına uyup muaccel olan 23. 15 günlük kira bedelini ödememiştir.
Yine Davalı (2) geminin sa-hibi olarak garanti mektubu altında daha bazı hakları olduğuna inanıyordu. Davalı (2) bu düşüncesinde hatalı olsa bile bu kendisine Emare 2 garanti mektubunu hitam bulacağı tarihe kadar tutma hakkı verir ve ödemenin anlaşmaya uygun yapılmasında ısrar ettiğ-inde haksız olması gerekir. Çünkü, ısrarla anlaşmaya uyulmasını isteyen ve muaccel olan 23. 15 günlük devrenin kirasını talep eden taraf anlaşmayı ihlâl etmiş olamaz.
Davalılara göre, Davacının anlaşma şartlarına uymayarak şartlı ödeme yapmasını ve bunu -gerçekleştirirken de garanti mektubunu geri talep etmeye hakkı olduğunu benimseyen Kaza Mahkemesi hata yaptığı gibi, konu ile ilgili olmayan Graham v. Seal davasını dikkate almakla da yanlış hareket etmiştir. Çünkü, oradaki olgular ile meseledeki olgular -tamamen farklıdır. Bir gemi kira anlaşması ile taraflar arasında tayin ve tespit edilen hukuki ilişkileri anlaşma dışında başka bir sistem veya yaklaşımla bağdaştırmak yanlıştır ve ortaya mesele ile ilgisi olmayan bir durum çıkar. Konu belgenin Davalı (2)'-de kalmasının yukarıdaki davada görülen prensip ışığında Davacıya risk yaratacağı, bir başka deyişle Davalı (2)'nin hem parayı alıp hem de garanti mektubu altına çifte ödenebileceği hususunda yapılan iddialar da yanlıştır. Zira garanti mektubunda çifte yap-ılabilecek ödemeye karşı tedbirler vardır. Şartlı ödemeyi yapan banka ile garanti mektubunu veren aynı bankadır. Çifte ödeme talebinin ortaya çıkması halinde konu bankanın anlaşma şartlarına uygun olarak ödeme yapıldığı için garanti mektubu altında 2. bir -ödeme yapmama hakkı vardır. Dolayısıyle, ortada herhangi bir risk de bulunmamaktadır.
Davalılar devamla, 18.5.1990 tarihinde Emare 15'i Davacıya göndererek 5.5.1990 tarihinde ödenmesi gereken kira bedeli ödnemediği için Mağusa'ya ait yükün indirilip başk-a yük alınmayacağını ve bu şekilde gemiyi hizmetinden almaya hakları olduğunu bildirmelerine rağmen Davacının, hem anlaşmayı geçerli kabul ederek gemi kaptanına talimat vermeye devam ettiğini, hem de şartlı olarak yaptığı para transferini geri aldığını ve -böylece anlaşmayı ihlâl eden tarafın Davacı olduğunun ortaya çıktığını söylemişlerdir.
Davalılar özetle, tüm bu nedenlerle gemi kira anlaşmasını, muaccel olan 5.5.1990 - 20.5.1990 tarihleri arasındaki 23. 15 günlük kira bedelini ödemeyen veya geçerli bir- ödeme teklifinde bulunmayan Davacının ihlâl ettiğini bunun sonucunda da konu gemiye yeni yük almayıp gemiyi Davacının hizmetinden almakla kendilerinin haksız olmadıklarını, bu nedenle 5/94 sayılı istinaftaki 1. ana başlık altında görülen istinaf sebebinin- kabul edilerek, Kaza Mahkemesinin anlaşmayı Davalıların ihlâl ettiği konusundaki kararının iptal edilmesi gerektiğini söylemişlerdir.
Davacı ise, Kaza Mahkemesinin yukarıda belirtilen ihlâlle ilgili kararını aynen benimsemiş ve Davalıların kira bedeli ö-denmediği gerekçesiyle kira anlaşmasını feshedip konu gemiye yük almayarak, onu hizmetinden almakla haksız ve kanunsuz hareket ettiklerini belirtmiştir.
Taraflar arasındaki 7.6.1989 tarihli Emare 1 gemi kira anlaşmasının kira ile ilgili 19, 20 ve 56. mad-deleri şöyledir:
" 19. Chareter hire.
US$ 1900 (dollars one thousand and nine hundred United States currency) per day or pro rata for any part of a day including overtime."
"20. Hire payment.
Payable every fifteen days in adavance.
- See clause Nr.56"
"56. Hire payment.
Payment of hire to be effected in advance to owners' bankers asemtioned in this Charter Party. Charteres Bankers to telex Owners Bankers that remittance has been efefcted, details of same and value date ...-................"
Yukarıya çıkarılan Emare 1 anlaşmanın 19, 20 ve 56. maddeleri incelendiğinde, kira bedelinin günlük 1.900 Am-erikan Doları olup her 15 günde bir peşin olarak gemi sahibinin bankasına ödeneceği, yapılan ödemenin tafsilâtı ve valörü (value date) hakkında da kiracının bankası vasıtası ile gemi sahibinin bankasına teleksle bilgi verileceği görülmektedir. Nitekim, kon-u anlaşmanın öngördüğü süre olan 12 ayın 11 ayında hiçbir ihtilâf çıkmadan ödemeler bu şekilde gerçekleştirilmiştir.
Kira süresinin 23. 15 günlük dönemine gelindiğinde Davalı (2), 3.5.1990 tarihini taşıyan ve aşağıda alıntısı çıkarılan bir teleks mesajın-ı Davacıya göndermiştir ki, bu belge Kaza Mahkemesine Emare 3 olarak sunulmuştur.
"551280 PHOE I
241057 ALCO GR
No: 0960 03.05.90 11.33
TO: PHOENIX - RNA FAO MR R. TRIMPOLY
TO: BIEMME - GNA - PLS PASS TO BRKS INVOLVED
FM. ALCO - PIR
C/V LO-RELEI - A7C PHOENIX 7 RNA - C7P DD 7.6.89
HIRE INVOICE AS FOOL.-
TWENTYHIRD HIRE 15 DAYS AS FOOL.-
5th MAY 1900HRS/20TH MAY 1900 HRS
15DAYSXUSD1900 = USD 28.500,00
PLUS BALANCE - INVOICES 199/89+195/87USD 2.668,75
SUB TTLUSD 30.668,75
- LESS COMMUSD 712,50
T O T A LUSD 29.956,25
DUE TO OWNERS ON 5TH MAY USDOLL 29.956,25 PAYABLE
AS PER C7P AND ACCORDING TO OWE INSTRUCTIONS TO:-
THE ROYAL BANK OF SCOTLAND PLC
PIRAEUS BRANCH - TLX NO 212055
A/C No 213893 - 100
I-FO: GALLERY SHIPPING LTD
PLS CONFIRM WHEN RMTINCE EFEFCTED AND YR BAK CONFIRMATION
WHICH MUST INCLUDE VALUE DATE.
TKS+RGDS/ D. POULIS"
Bu Emare 3 belgeye göre D-avalı (2), 5.5.1990 - 20.5.1990 tarihlerini kapsayan dönemin kira bedeli olan 28.500 Amerikan Doları yanında daha önceki faturalardan bakiye kalan 2.168,75 Amerikan Dolarının anlaşma uyarınca 5.5.1990 taihinde muaccel olacağından bankasına ödenmesini talep- ederken, Davacının bankasının da ödeme tarihi ve valör (value date) ile ilgili bildirimi kendi bankasına yapmasını da istemiştir.
Davalı (2)'nin bu talebine Davacı 7.5.1990 tarihli olup Mahkemeye Emare 4 olarak sunulan bir teleks mesajı ile cevap vermiş-tir. Bu belge aynen şöyledir:
"0601212173+
07/05 10.20
212173 LOR GR
212173 LOR GR
551280 PHOE I
FM: PHOPENIX / RAVENNA
TO: GALLERY SHIPPING 7 ATHENS
CC. CARGOMARLINES 7 GENOVA
RAVENNA, 7.5.90 10,00 LT
RE.: T/C M/V LORELEI
KINDLY NOTE THAT TOAY HU -INSTURCTED OUR BANKERS, MESSRS 'CREDITO ROMAGNOLO7RAVENNA'. TO TELETRANSFER IN OF FAVOUR THE AMOUNT OF USD 57.000. REPRESENTING THE LAST HIRE MONTHLY PAYMENT TILL 5.6.90 NIGHT.
ABOVE PAYMENT WILL BE PERFORMED TODAY AGAINST WITHDRAWAL OF THE BANK GARANTEE I-SSUED BY SAME BANK AND FOR THE ABOVE MENTIONED AMOUNT.
BALANCE IN YR7OUR FAVOUR TO BE SETTLED AND PAID SAME DAY OF USL'S REDELIVERY.
RGDS
PHOENIX SRL / RAVENNA
212173 LOR GR
551280 PHOE I
0022"
Bu belge-nin içeriğine bakıldığında ise Davacı, konu anlaşma uyarınca 5.5.1990 tarihinde muaccel olan 23. 15 günlük 28.500 Amerikan Doları yanında 21.5.1990 tarihinde muaccel olacak olan 28.500 Amerikan Doları tutarındaki son 24. 15 günlük kira bedelini de kapsayan- 57.000 Amerikan Dolarlık bir ödemenin yapılması için Credito Romagnolo Bankasının Ravenna Şubesini talimatlandırdığını, ancak bu ödemenin yapılabilmesi için de Mahkemeye Emare 2 olarak sunulan banka garanti mektubunun kendilerine iade edilmesini şart koşm-uştur.
Bilindiği üzere, mevcut bir anlaşmada herhangi bir değişiklik yapılabilmesi için tarafların karşılıklı olarak bu değişikliğe rıza göstermeleri gerekir.
Önümüzdeki meselede de Davacı, anlaşma uyarınca muaccel olan 23. 15 günlük ödemeyi yapacağı s-ırada Davalı (2)'ye anlaşmada öngörülmeyen yeni bir ödeme teklifinde bulunmuştur. Konu teklifi öğrenen Davalı (2) ise aynı gün (7.5.1990 tarihinde) Davacıya aşağıda alıntısı yapılan Emare 6 teleks mesajını göndermiştir.
"070/05 16.10
286330 MARGIO I
2755-08 BIMAR I
2/1161 BIEMME I
7.5.90
K.A.CAPI COSTA PLS
------------
RICEVIAMO:
Q U O T E
--------------
TO:- BIEMME - BURLANDO
FM: ALCO/
GIORGIO/DIMITRI
S
C/V LORELEI - A/C PHOENIX / RNA - C/P DD 7.6.89
PLS PASS FOLL TLX TO CHRTS
Q.........
RE YR TDAY TLX -1000 HRS ITAL. TIME
15 DAYS HIRE DUE ON MAY 1990 1900 HRS MUST BE AT OWNERS BANK LATEST BY 9TH MAY 1990 1900 HRS ACCORDINF TO RELATIVE C/P CL 56.
REGARDING CHRTS TLX PROPOSAL OF Y TODAY OWS PREFER TO STICK TP TERMS AN CONFITIONS TO C/P ALREADY AGREED, THE-REFORE KINDLY REQUESTING CHRTS' TO DO THE SAME. WE ALSO AGREE WIRH CHRTS DECLARATION OF REDELY DATE TO BE 5TH JUNE 1990
RGDS
N.B. WE AS BRKS REQUEST YU/CHRTS RHAT ALL TLXS MUST BE SENT VIA OFFICIAL CANLS."
Bu teleks mesajına göre Davalı (2), mevcut gem-i kira anlaşmasının hüküm ve şatlarına uymayı tercih ettiğini, Davacının da bunlara uymasını belirterek yukarıdaki şekilde yapılmak istenen ödeme teklifine itibar etmemiş ve 5.5.1990 tarihinde muaccel olan ve halen ödenmeyen 23. 15 günlük kira bedelinin an-laşma uyarınca en geç 9.5.1990 tarihinde saat 19.00'a kadar bankasına yatırılmasını istemiştir.
Davacının yukarıda tafsilâtı verilen ödeme teklifinde ısrar etmesi üzerine Davalı (2) ona 9.5.1990 tarihinde de Emare 8 olan bir teleks mesajı daha göndermiş -ve diğer şeyler meyanına, Davacının yapmak istediği ödeme teklifini kabul etmeyeceğini bildirirken ek süre ile 9.5.1990 tarihinde ödenmesi gereken 23. 15 günlük kira ödemesini yapmasını istemiştir.
Davacının 9.5.1990 tarihli yukarıdaki teleks mesajına ce-vap vermeyerek ısrarına devam etmesi üzerine Davalı (2) bu kez de ona 15.5.1990 tarihinde Mahkemeye Emare 12 olarak ibraz edilen aşağıdaki teleks mesajını göndermiştir.
"15/05 14.44
551280 PHOE I
551280 PHOE I
186330 MAGICO I
TRASMISSIONE AUTOMATICA
BU-ONE POMERIGGIO
DA: CARGOMAR LINES GENOVA
A: PHONEIX RAVVENA ATT. SIG. TRIMPOLY
RICEVIAMO
QUOTE
FOLL FM OWS:-
KINDLY PASS THE FLWG TO CHARTERERS:
MAY 15, 1990 TIME: 14.30 HOURS TLX: NO:5/6
TO: PHOENIX SRL - RAVENNA
FM: GALLERY SHIPPING LTD - PIRAE-US
RE: M/S LORELEI CHARTER PARTY DATED 7.06.89
FURTHER TO OUR TLX OF 9/5/90 15.05 HOURS STILL UNANSWERED, PLEASE NOTE THAT DUE TO THE FACT OF NON PAYMENT OF HIRES AS PER CHARTER PARTY CLAUSES NOS. 20 + 56 + 57, OWNERS INTEND TO ENFORCE TERMS AND CONDITION-S OF THAT CHARTER PARTY WITHOUT ANY FURTHER NOTICE, UNLESS HIRE DUE 5/5/90 19.00 HOURS IS PAID UNCONDITIONALLY.
WITHIN 24 HURS TO OWNERS ACCOUNT WITH THE ROYAL BANK OF SCOTLAND PIRAEUS.
REGARDS
UNQUOTE.
C/SALUTI
CARGOMAR LİNES/ S: CO-STA."
Bu belgenin içeriğinden anlaşılacağı gibi Davalı (2), 5.5.1990 tarihinde muaccel olan 23. 15 günlük kira bedelinin anlaşmasının 20, 56 ve 57. maddeleri uyarınca ödenmediği, 24 saat içinde bankalarına şartsız olarak ödenmemesi halinde herhangi bir i-hbara gerek kalmaksızın anlaşmanın hüküm ve şartlarını uygulayacağını bildirmiştir.
Davacı, Davalı (2)'nin bu talebini yine yerine getirmemiştir.
Deniz Hukuku davalarında, anlaşma altında tespit edilen gemi kirasının anlaşıldığı tarihte derhal, tayin v-e tespit edilen usulde ödenmesi veya ödeme teklifinde bulunması gerekir. Bu konuda içtihat kararı vermek gerekirse A/S Tankerxpress v. Campagnie Financiere Belge Des Petroles S.A. (1948) 2 All E.R. 939 ve A/S Awilco v. Fulvia Sp A di Navigazione, The Chiku-ma, (1981) 1 All E.R. 652 gösterilebilir. Önümüzdeki meselede ise Davacı, muaccel olup verilmesi gereken 23. 15 günlük 28.500 Amerikan Doları tutarındaki kirayı anlaşıldığı tarih olan 5.5.1990 tarihinde derhal, tayin ve tespit edildiği usulde ödememiştir.
-
Bununla beraber Davacının, anlaşmanın 57. maddesi altında 9.5.1990 tarihine kadar kendisine tanınmış olan ek süre esnasında yani 7.5.1990 tarihinde 57.000 Amerikan Dolarlık bir ödeme teklifinde bulunduğu, bu teklifin valörünün de (value date) yine 9.5.19-90 tarihi olduğu bir gerçektir. Emare 1 anlaşmaya aykırı olan ve Davalı (2) tarafından ısrarla kabul edilmeyen bu ödeme teklifi incelendiğinde ise, 57.000 Amerikan Dolarlık teklifin bir bütün oluşturduğu, 28.500 Amerikan Dolarının muaccel olan ve 5.5.1990 -- 20.5.1990 tarihleri arasındaki 23. 15 günlük dönemin kirası iken, geriye kalan 28.500 Amerikan Dolarının ise 21.5.1990 tarihinde muaccel olacak olan 24. 15 günlük dönemin kirası olduğu ve bunun karşılığında da Emare 2 banka garanti mektubunun iade edilme-sinin istendiği görülmektedir.
Kaza Mahkemesinin atıfta bulunduğu Fasıl 149 Akitler Yasamızın 'Yerine getirme önerisinin kabul edimemesinin doğuracağı sonuçlar' yan başığını taşıyan 38. maddesi, Indian Contract Act, 1872' nin 38. maddesinin kelimesi keli-mesine aynısıdır. Bu madde ile ilgili olarak Hira Lal v. Khızar Hayat, A.I.R. 1936 Lahore 169 davasında sayfa 169'da şöyle denilmketedir:
"Where plaintiff sent a single cheque for two items, only one of which was due at the time, and the other was not to- be payable for some years to come:
Held: that the cheque being one and indivisible, could be accepted as a whole or not at all and that the tender of one of its items by that cheque was not a good one and promisee was within his rights in rejecting it. (-P. 175 C)"
Yine aynı davada sayfa 175 - 176'da ise şunlar yer almaktadır:
"The third objection, however, is more serious. As s-tated already, the palintiff sent a single cheque for two items, only one of which due at the time, and the other was not to be payable for some to come. The cheque being one and indivisible, could be accepted as a whole or not at all. It is clear therefor-e, that for this reason the tender was not unconditional and the defendants were within their rights in rejecting it. It is of the essence of a valid tender that it should be 'unconditional'. If the offer is accompained by a condition which prevents it for-m being perfect or complete in itself, it cannot be regarded as equivalent to payment, and the promisee is under no obligation to acceptit. -(S.38, Contract Act)."
Bu görüşleri ben de aynen benimserim. Yukarıda belirtildiği gibi, önümüzdeki meselede Davacı da gemi kirası olarak 57.000 Amerikan Dolarını ödeme teklifinde bulunmuştur. Bir bütün olarak ödenmek istenen bu meblağın 28.500 Amerikan -Dolarlık kısmının 5.5.1990 tarihinde muaccel olduğu, diğer kısmının ise gelecekte muaccel olacağı gibi bunun karşılığında Emare 2 banka garanti mektubu da istendiğine göre, alıntısı yapılan karar ışığında bu şekildeki bir ödeme şartlı addedileceğinden teke-mmül etmiş ve tam bir ödeme olarak kabul edilemeyeceği ve karşı tarafın bunu kabul etme zorunluluğu olmadığı görülmektedir. Nitekim, Davalı (2) de bunu kabul etmemiştir.
Kaza Mahkemesi bu hususları dikkate almadan önümüzdeki meseleyi ilgilendirmeyen ve i-potek konusu ile ilgili olan Graham v. Seal, (1918) 88 L.J. Ch.31 davasındaki bir prensibi (ki orada durum bizimkinden farklı olarak ödeme teklifi zaanında (tüm borç muacceldi) meselemize uygulamaya çalışmış ve Davacının anlaşmaya aykırı olarak yaptığı 57.-000 Amerikan Dolarlık şartlı ödeme teklifini geçerli ödeme teklifi kabul etmekle hata etmiştir. Bu nedenle Mahkemenin bu yöndeki bulgusunun iptal edilmesi gerekir.
Bu söylenenler ışığında, Davacının kira ile ilgili olarak geçerli addedilebilecek bir ödem-e teklifinde bulunduğu da görülmemektedir. Esasen Davacı 21.5.1990 taihinde bankasına verdiği talimatla ödemeyi teklif ettiği 57.000 Amerikan Dolarını geri çekmiştir.
Davacı, 23. 15 günlük kira bedelini Emare 1 anlaşmanın 20, 56 ve 57. maddeleri uyarınca- ödemediği ve geçerli bir ödeme teklifi de yapmadığı cihetle, anlaşmanın kira ile ilgili şartını ihlâl etmiştir ki bu konuda bulgu yaparım.
Emare 1 anlaşmanın kira ile ilgili 6. maddesinin ilgili kısmı ise şöyledir:
"6. Hire
............................-......................................................................................
In default of payment the Owners to have the right of withdrawing the vessel from the service of the Charterers, without noting any protest and without interference by a-ny court or any other formality whatsoever, and without prejudice to any claim the Owners may otherwise have on the Charters under the charter."
-Yukarıda yapılan alıntıdan görülebileceği gibi, kiranın ödenmemesi halinde gemi sahibinin herhangi bir ihbara gerek olmaksızın gemiyi kiracının hizmetinden almaya dolayısıyle kira anlaşmasını sona erdirmeye hakkı vardır.
Önümüzdeki meselede de Davacı 23-. 15 günlük kira bedelini anlaşmanın 20, 56 ve 57. maddeleri uyarınca ödemediği, geçerli bir ödeme teklifinde de bulunmadığı cihetle, Davalı (2)'nin anlaşmanın yukarıda alıntısı yapılan 6. maddesi gereğince Davalı (1) gemiyi Davacının hizmetinden almaya ve- dolayısıyle anlaşmayı feshedip tazminat talep etmeye hakkı vardı. Nitekim Davalı (2) 6. maddeye göre ihbar vermesine gerek olmamasına rağmen yine de Davcıya bir ihbar göndermiş ve gemideki yük Mağusa Limanına boşaltıldıktan sonra yeni yük alamayacağını bi-ldirerek 21.5.1990 tarihinde gemi Mağusa Limanında iken onu Davacının hizmetinden alıp haklı olarak mevcut anlaşmayı sona erdirmiştir.
Kaza Mahkemesi ise yeni yük almamak ve gemiyi Davacının hizmetinden almakla anlaşmayı haksız olarak ihlâl eden tarafın -Davalılar olduğu sonucuna varmıştır ki, Kaza Mahkemesinin bu bulgusu hatalıdır.
Yukarıda belirtilen tüm hususlar ışığında Davalıların 5/94 sayılı istinaflarında görülen 1. ana başlık altındaki istinaf sebebinin kabul edilerek Kaza Mahkemesinin Emare 1 an-laşmanın Davalılar tarafından ihlâl edildiği yönündeki kararının iptal edilmesi gerekir.
Zarar Ziyan Konusu
Bilindiği üzere, taraflar arasında yapılan bir anlaşma şu veya bu şekilde anlaşmadaki taraflardan birisinin kusuru ile kırıldığında, masum tarafı-n anlaşmayı bozan karşı taraftan tazminat almaya hakkı vardır.
Yukarıda belirttiklerim ışığında, önümüzdeki meselede konu anlaşmayı ihlal eden tarafın Davacı olduğu sonucuna varmıştım. Durum böyle olunca da, Davalıların Davacıdan tazminat alma hakkı doğm-aktadır.
Davalılar, mukabil taleplerinin 2(a), (b), (c) ve (d) paragrafları ile Davacıdan zarar ziyan talep etmişler, Kaza Mahkemesi ise sadece 2(a) paragrafı altında 24.700 Amerikan Doları için hüküm vermiş, diğer talepleri ise anlaşmayı Davalıların ihl-âl ettiği sonucundan hareketle reddetmiştir.
Davalılar 3. ana başlık altında bu hükmün hatalı olduğunu ve daha fazla tazminat almaları gerektiğini iddia ederken Davacı ise Kaza Mahkemesinin hükmünün doğru olduğunu savunmaktadır.
Davalılar öncelikle son- bir aylık gemi kira bedeli olarak 57.000 Amerikan Doları almaları gerektiğini söylemektedirler. Yukarıda belirtildiği gibi, Davacının 5.5.1990 tarihinden itibaren günde 1.900 Amerikan Dolarından kira ödemek mükellefiyeti vardı. Acaba bu mükellefiyet hangi- tarihe kadar devam edecekti? Deniz Hukuku davalarında, gemi kiracının hizmetinden alındıktan sonra kiracının kira ödeme zorunluluğu yoktur. (Gör: Wehner & Co. v. Dene Steam Shipping Co., (1905) 2 K.B. 305; 74 L.J. K.B.550) Bu meseledeki gemi 21.5.1990 tar-ihinde Davacının hizmetinden alındığına göre, Davacının 5.5.1990 - 21.5.1990 dönemi için, 17 günlük, günde 1.900 Amerikan Doları cem'an 32.300 kira boru mevcut olup Davalı (2)'nin bunu almaya hakkı vardır. Kaza Mahkemesi ise Davalı (2)'ye 32.300 değil de 2-4.700 Amerikan Doları ödenmesi için hüküm vermiştir ki, bu miktar hatalı odudğundan Mahkemenin bu yöndeki hükmünün iptal edilerek yerine 32.300 Amerikan Doları için hüküm verilmesi gerekir.
Davalılar, ayrıca, mukabil taleplerinin 2(b) ve (d) pragrafları -altında Davalı (1) geminin Mahkeme emri ile tutuklandığı 22.5.1990 tarihinden serbest bırakılıp Mağusa'dan ayrılacağı tarihe kadar günde 1.900 Amerikan Doları kira ve/veya mesne profit ve/veya elde edilecek gelirden kayıp yanında avukat ve banka masrafları- için de zarar ziyan istemişlerdir.
Kaza Mahkemesi yine Davalıların davalarında başarılı olamadıkları görüşünden harektle bu talepleri reddetmiştir.
Deniz Hukuku Dava No: 9/90 sayılı dosya incelendiğinde görülecektir ki, Davacı, 22.5.1990 tarihinde Mağ-usa Kaza Mahkemesine tek taraflı bir istida dosyalayarak Davalı (1) gemi aleyhine bir tevkif müzekkersi isdar edilmesini talep etmiş ve bu istidasını 9/1976 sayılı Mahkemeler Yasasının 25 ile 41. maddelerine, Kıbrıs Deniz Hukuku Yetkisi Emri 1893, Kıbrıs Y-üksek Mahkemesi Deniz Hukuku Nizamatının 50. nizamı ile diğer ilgili nizamlarına dayandırmıştır.
Tek taraflı ara emri istidasını inceleyen Kaza Mahkemesi, Davalı (1) gemi aleyhine bir tevkif müzekkeresi isdarı için emir verirken, sair şeyler yanında, bu -emirden dolayı Davalıların uğrayacağı herhangi bir zarar ziyanı tazmin için Davacının 10.000.000TL.-'lık kefalet ve/veya kefalet senedi imzalamasına, liman ve sair masraflarının karşılanması için Mahkeme veznesine 300.000TL.- yatırılmasına ve istidanın ret-urnable olarak 24.5.1990 tarihine ertelenmesine emir vermiştir. Mahkemenin bu emrine karşılık Davacının KKTC'deki acentesi Lâtifoğlu Ltd. tarafından kefalet senedi izmalanmıştır.
24.5.1990 tarihinden 29.5.1990 tarihine ertelenen konu istidaya karşılık Da-valılar 28.5.1990 tarihinde bir itirazname dosyalamışlar ve bu itirazlarını Kıbrıs Deniz Hukuku Yetkisi Emri 1893, Kıbrıs Yüksek Mahkemesi Deniz Hukuku Nizamatının 50-59, 60-64, 203 - 212, 231, 237 ve sair nizamları yanında 9/76 sayılı Mahkemeler Yasasının- 25 ve 41. maddelerine dayandırmış- lardır.
Muhtelif tarihlerde dinlenen ara emri istidası en son 19.6.1990 tarihinde neticelenmiş ve 150.000 Amerikan Dolarlık yerel bir banka garantisi verilmesi halinde 22.5.1990 tarihinde verilen emirle o günden beri M-ağusa Limanında tutuklu bulunan Davalı (1) geminin serbest bırakılmasına; aksi takdirde söz konusu emrin kesinleşmesine karar verilmiştir.
Yukarıdaki karar ışığında, belirtilen garantinin sağlanması ile 22.5.1990 tarihinden itibaren Mağusa Limanında tevk-if müzekkeresi ile alıkonan Davalı (1) gemi 23.6.1990 tarihinde serbest bırakılmıştır.
9/1976 sayılı Mahkemeler Yasasının meselemizi ilgilendiren 41. maddesinin ilgili kısımları şöyledir.
"41. (1) Hukuk davalarında yetkisini kullanan her mahkeme, yürürl-ükteki Hukuk Muhakemeleri Usul Tüzüğüne uymak koşuluyla, tazminat veya başka bir tedbir istenmemiş veya birlikte verilmemiş olmasına bakılmaksızın, adil veya uygun gördüğü tüm hallerde, geçici, sürekli, men edici veya emredici bir men'i müdahale emri vereb-ilir veya bir yed'i emin tayin edebilir.
Ancak, geçici men'i müdahale emrinin verilebilmesi için, karara bağlanması gereken konunun ciddi olması, davacının iddiasında haklı olduğuna dair belirtilerin bulunması ve men'i müdahale emri verilmezse ileride -telafisi mümkün olmayacak bir zararın doğacağı veya eski duruma dönüşün çok zorlaşacağı hususlarında mahkemenin kanaat getirmesi gerekir.
(2) ................................................................................................. ...............-..................................................................................
(3) Mahkeme , bu maddenin (1). fıkrası uyarınca verdiği men'i müdahale emrinin isdarına yol açan talebin yeterli olmayan esaslara dayanmış olduğunu görür veya davacının dav-asını reddeder veya takipsizlik veya başka nedenlerle davacı aleyhine hüküm verirse ve davacının dava açabilmek için geçerli bir dava sebebinin bulunmadığı kanaatına varırsa, davalının talebi üzerine, gerekli gördüğü takdirde, emrin yürütülmesi nedeniyle d-avalının uğradığı zarar ziyan ve masraflara karşılık davacının uygun bir tazminat ödemesini emredebilir.
Bu fıkra gereğince tazminat ödenmesi, emir dolayısıyla yapılan işlemlerden doğan zarar ziyanın tazmini için dava açılmasını önler ve böyle bir dava -başlatılmış olsa bile mahkemenin uygun göreceği biçim ve koşullarla durdutulur."
Kıbrıs Yüksek Mahkemesi Deniz Hukuku Nizamatının ilgili nizamları ise şöyledir:
" 50. In an action in rem any party may at time of, or at any time after the issue of the w-rit of summons, apply to the Court or a Judge for the issue of a warrant for the arrest of property ............. ................................................."
"205. The Court or Judge may, on proof of urgency or other peculiar circumstances, make a -temporary order, notwithstanding that no notice of the application has been given, on such terms, as to the furnishing of security or otherwise, as shall appear to be just."
"237. In all cases not provided by these Rules, the practice of the Admiralty Div-ision of the High Court of Justice of England, so far as the same shall appear to be applicable, shall be followed."
Yukarıdaki nizamlar ve özellikle 9/1976 sayılı Mahkemeler Yasasının 41(3) maddesi incelendiğinde, Mahkemenin Davalının talebi üzerine ve -gerekli gördüğü takdirde, daha önce verilen bir ara emrinin yürütülmesi nedeniyle Davalının düçar olduğu zarar ziyan ve masraflara tuta Davacının Davalıya uygun bir tazminat ödemesini emredebilir.
Davalının bu madde altında böyle bir talepte bulunabilme-si için, aşağıda sıralanan ön şartlardan herhangi birisinin mevcut olması gerekir. Şöyle ki:-
Ara emri talebi yeterli olmayan sebeplere dayanmalı;
Davacının davası reddedilmel; veya
Takipsizlik veya başka nedenlerle Davacı aleyhine hüküm verilmeli.
Bu -ön şartların tespit edilebilmesi için, elbette ki, öncelikle davanın neticelenmiş olması gerekmektedir. Tatbikatta bu müracaatlar Davalının davayı kazanmasından sonra dosyalanacağı yeni bir dava ile veya tercihan aynı dava altında dosyalanan çift taraflı b-ir istida ile yapılmaktadır.
Taraflar ara emri safhasında yukarıda belirtilen Nizamatın ilgili nizamlarına ve 9/1976 sayılı Mahkemeler Yasasının ilgili maddelerine değinmekle yetinmişlerdir. Ancak, meseleye ışık tutması açısından konu Nizamatın 71. nizam-ına değinmekte fayda görüyorum. Bu nizam aynen şöyledir:
"71. Where any order of arrests, or release of property or for the payment of money out of Court, has been made without notice to the party by whom a caveat, affecting such property, shall have bee-n entered, the party, on whose application such order and damages occasioned thereby, unless he shall show to the satisfaction of the Judge good and sufficient reason to the contrary."
İngiltere'de gemi ile ilgili tevkif müzekkereleri The Rules of the Su-preme Court, 1883, Emir 5 nizam 16, bu müzekkerelerin yanlış olması halinde verilebilecek zarar ziyan ise Emir 29 nizam 18 altında hükme bağlanmıştır. (Gör: The Annual Practice, 1955 p. 47 and 476) Bu nizamların dikkate alındığı sayfalara bakıldığında, Th-e Evangelismos (1958) Swa 378; 14 English Reports, 945 davasının örnek gösterildiği, bu davanın yapılan incelemesinde ise yukarıda gösterilen nizamlar altındaki zarar ziyan müracaatlarının dava sonunda dosyalanan bir istida (motion ile yapıldığı sayfa 946'-da açıkça görülmektedir.
Yukarıda belirttiğim gibi, Kaza Mahkemesi Davalıların mukabil taleplerinin 2(b) ve (d) paragrafları altındaki zarar ziyan taleplerini davalarında başarılı olmadıkları esas düşüncesiyle reddetmiştir. Esasen henüz istinaf neticelen-mediği ve konumuzu ilgilendiren 9/1976 sayılı Mahkemeler Yasasında belirtilen ön şartların mevcudiyeti açıklık kazanmadığından bu taleplere bu aşamada itibar edimeyerek reddedilmesi gerektiği görüşündeyim. Elbette ki, Davalılar davalarını ispat eder ve ist-inafta başarılı olurlarsa yukarıda belirtilen nizam ve maddeler altında yapılacak bir müracaatla Davalı (1) geminin tutuklu kaldığı süreleri kaspayan devre için böyle bir zarar ziyan ve masraf talep etme hakları doğacaktır.
Kaza Mahkemesi Davalıların muk-abil taleplerindeki (c) paragrafı altında görülen yükle ilgili ve ayrıca İsrail'de açılan bir dava konusunu içeren zarar ziyan talebini de tayit edici şahadetle kanıtlanmadığı gerekçesiyle reddetmiştir.
Dosayadaki tutanaklar incelendiğinde, gerçekten bu -hususta yeterli şahadet sunulmadığı görülmektedir. Esasen istinafın duruşmasında Davalılar konu üzerinde ısrar etmediklerinden, daha fazla inceleme yapmadan bu talebin reddedilmesi uygundur kanaatindeyim.
Yukarıda belirtilen nedenlerle Davalıların 3. ana- başlık altında belirtilen istinaf sebeplerindeki taleplerin kısmen kabul edilmesi gerekir.
Davacının 4/94 sayılı istinafının 1. ana başlık altındaki taleplerine gelince; Davacı Kaza Mahkemesinin bu talepleri yeterince incelemeden ve mevzuata yeterince a-ğırlık vermeden reddetmekle hatalı hareket ettiğini iddia etmektedir.
Davalılar ise, mevcut mevzuat incelendiğinde ve Emare 1 anlaşmanın ilgili hükmü dikkate alındığında, anlaşmayı ihlal eden tarafın Davacı olduğunun belli olduğunu, keza kendileri kusurl-u olsa bile, Kaza Mahkemesince Davacı lehine verilen zarar ziyanın gereğinden fazla olduğunu söylemektedirler.
Tüm yapılan inceleme ve değerlendirmeler ışığında bu konuda anlaşmayı ihlâl eden tarafın Davacı olduğu bulgusuna vardıktan sonra Davacının bu i-hlâl sonucunda talep takririnin 11(a)(iv), 11(a)(v), 11(a)(vi), 11(b)(i), 11(b)(ii), 11(b)(iii) ve 11(b)(iv) paragrafları altında uğradığını iddia ettiği zarar ziyanı almaya herhangi bir hakkı yoktur. Esasen yine talep takririnin 11(a)(v), 11(a)(vi), 11(b)-(i), 11(b)(iii)'deki taleplerinde de ısrar etmeyerek bunları istinafta geri de çekmiştir. Bu durum karşısında anlaşmayı ihlal eden taraf Davacı olduğuna göre, Kaza Mahkemesince 11(a)(ii) ve 11(a)(iii) paragrafları altında tamamen ve 11(a)(i) paragrafı altı-nda kısmen lehine verilen zarar ziyan hükmünün iptal edilmesi gerekir.
Davacı talep takririnin 11(c) paragrafı altında Davalı (1) geminin en son seferinde ve Emare 1 anlaşma yürürlükte iken içerisinde 15.000 Amerikan Doları değerinde yakıt bulunduğunu, 1-1(d) paragrafı altında ise Davalılar adına yaptıkları muhtelif ödemeler tutarı olarak 15.000 Amerikan Doları harcadıklarını ve bunları Davalıların kendisine ödemediğinden yakınarak Kaza Mahkemesinden bu miktarlar için bir hüküm talep etmiştir.
Kaza Mahke-mesi ise bu hususları inceledikten sonra iddia edilen konularda önünde herhangi bir teyit edici şahadet ibraz edilmediğini belitmekle beraber, Davalı Tanığı gemi kaptanı Antonios Philipacos'un şahadetini inceledikten sonra Davalı (1) geminin Davalı (2) tar-afından hizmetten alındığı tarihte içerisinde Davacıya ait 12.000 Amerikan Doları bedelinde yakıt bulunduğu, ayrıca Davacının Davalılar adına 7.000 Amerikan Dolarlık avans ve sair ödemeler yaptığının Davalılar tarafından aleyhine bulgu yapıp hüküm vermişti-r.
Davalılar 5/94 sayılı istinaflarındaki 2. ana başlık altında görülen istinaf sebebinde ise Davacının yakıt parası olarak 15.000 Amerikan Doları talep etmesinin, Kaza Mahkemesinin ise bu talebi kısmen kabul ederek 12.000 Amerikan Doları için hüküm verm-esinin doğru olmadığını söylemiş ve devamla, Emare 1 anlaşmanın 59. maddesine bakıldığı zaman gemi teslim edilirken içerisinde bulunan yakıt bedelinin gemiyi teslim alan tarafından gemi sahibine ödenmesi gerektiğinin, gemi geriye iade edildiği zaman ise ge-mi sahibinin gemide kalan yakıt miktarının bedelini gemiyi teslim edene ödemesi gerektiğinin görüldüğü belirtilmiştir. Davalılar keza, Mavi 44'de Davacı Tanığı Guiliana Varita'nın "gemi sahibine ödeyeceğimiz yakıt ve diğer masrafları ödememiştim." dediğini-, bu durumda Davacı kendilerine gemiyi teslim alırken herhangi bir yakıt masrafı ödemediğine göre, onların da Davacıya ödenmesi gereken bir yakıt borcu bulunmadığını iddia etmişlerdir.
Sözü edilen Emare 1 anlaşmanın 59. maddesi aynen şöyledir:
"Cl. 59 B-unkers.-
Vessel to be delivered with abt Mnts Ifo and about 11Mtns gasoil on board and to be redelivered with abt same quantities at port of dely Charteres to take over any pay Rob of foil and gasoil according to prices actually paid by Owners, same price-s to apply on redelivery.-"
Bu madde incelendiğinde, gemi teslim edilirken deposunda takriben 40 Mtns Ifo ve 11 Mtns mazotla b-irlikte verilip bedelinin Davacı tarafından Davalı (2) gemi sahibine ödeneceği ve aynı usulün gemi Davacı tarafından geri iade edildiğinde bu defa içerisindeki yakıt bedelinin Davalı (2) tarafından Davacıya ödenmek suretiyle tekrarlanacağı anlaşılmaktadır.-
Bu konudaki tutanaklar ve özellikle az önce atıfta bulunulan Davacı Tanığının Mavi 44'deki şahadeti incelendiğinde, Davacının Davalı (1) gemiyi teslim alırken Davalılara yakıt bedeli olarak herhangi bir ödeme yapmadığı, tüm şahadetleri içeren tutanaklar- incelendiğinde ise yakıt bedeli hususunda kesin bir şahadet bulunmayıp çelişkili ve değişken cevaplar bulunduğu saptanmıştır. Bu durumda, Kaza Mahkemesinin Davacının 11(c) paragrafı altındaki talebini kısmen kabul edip Davacı lehine 12.000 Amerikan Dolarl-ık yakıt bedeli için verdiği hükmün de iptal edilmesi gerekir.
11(d) paragrafı altındaki Davalılar adına davacı tarafından yapılan muhtelif ödemeler hususnu içeren tutanaklar da incelendiğinde, bu konuda Kaza Mahkemesinin de belirttiği gibi, teyit edici -şahadet bulunmadığı, bu konuda verilen şahadelerde ise ödendiği iddia edilen miktarda çelişkiler bulunduğu, meselemizdeki kaptan olan Antonis Philipacos'un verdiği şahadette kendisine yöneltilen "15.000 Amerikan Dolarlık bir avans aldınız mı?" şeklindeki b-ir soruya "Hayır" cevabın verirken, bu defa "Geçen defa demiştiniz ki davacının avanslarından dolayı alacağı 7.000 Amerikan Doları civarındadır" sorusuna "öyle demişsem öyledir" cevabını verdiğini, ancak bu konuda tüm zabıtlar incelendiğinde, adıgeçen kap-tanın 7.000 Amerikan Dolarlık bir avansı Davacının Davalılar adına ödediğini söylediği bir kısma rastlanmamıştır. Bu durumda, Mahkemenin Davacının 11(d) paragrafı altındaki talebini kısmen kabul eden hükmünün de iptal edilmesi gerekir.
Tüm söylenenler ış-ığında Davacının 4/94 sayılı istinafının 1. ana başlık altındaki taleplerinin reddedilmesi ve Davalıların 5/94 sayılı istinaflarının 2. ana başlık altındaki taleplerinin kabul edilmesi gerekir.
Davacı talep takririnin 11(e) paragrafı altında, anlaşma yür-ülükte bulunduğu bir sırada, Davalıların seferleri gereken hızda gerçekleştirmedikleri ve verilen talimatlara uymayarak Yunan Limanlarına gitmeleri dolayısıyle bir tur kaybına uğradığını iddia ederek 150.000 Amerikan Doları zarar ziyan talep etmektedir.
-Kaza Mahkemesi ise, Davacının bu talebini incelemiş ve seferlerde bir gecikme olup olmadığı yönünde bulgu yapmadığı gibi, gecikme olsa bile bundan Davalı (2)'nin sorumlu tutulamayacağı, Davalı (2)'nin gemideki vekili durumunda olan kaptanın talimatlara ayk-ırı olarak gemiyi birkaç kez Yunan Limanlarına götürerek gecikmeye sebep olduğu hususunu incelediğinde ise, kaptanın devada taraf olmadığından bu gecikmeden onun da sorumlu tutulamayacağından hareketle, bu konuda bulgu yapmayı adil ve doğru bulmamış ve Dav-acının 11(e) paragrafındaki talebini reddetmiştir.
Davacı 2. ana başlık altındaki istinaf sebebinde, diğer şeyler yanında, Kaza Mahkemsinin gecikme hususunda bulgu yapmamak ve dolayısıyle bu tur kaybından 150.000 Amerikan Dolarlık zarar ziyana hüküm verm-emek, keza Emare 1 anlaşmanın 13. maddesini hatalı ve/veya yanlış yorumlayarak yapılan gecikmenin Davalıların ihmalinden değil, gemi kaptanının ihmalinden olabileceği, gecikmeden kaptan sorumlu tutulsa bile davada taraf olmadığından bu yönde bulgu yapmayı -doğru ve adil bulmamak ve sunulan şahadet ile yasal prensipleri yeterince incelememekle hata ettiğini ileri sürmüştür.
Öte yandan Davalılar, Davacı tarafından gecikme olduğu iddia edilen dönemde, o gecikmeye sebep olduğu iddia edilen meselemizdeki kaptan-ın gemiyi devraldığı zaman kış mevsimi olduğunu, halbuki bu kaptanla mukayese edilen 1. kaptanın 8.6.1980 - 3.11.1989 devresinde yaz döneminde görev yaparak 5 ayda 8 tur gerçekleştirdiğini, meseledeki kaptanın ise 3.11.1989'dan Nisan 1990'a kadar hep kış a-ylarında 6 ayda 9 sefer yaptığını, en son Mayıs ayında gerçekleştirilecek olan 10. seferin ise Davacının yarattığı ihtilaf yüzünden yapılmadığını, yine Davcının Emare 31 olarak sunduğu belge ile kaptanın 24.9.1989 ve 30.10.1989 tarihinde Yunan Limanlarına -uğradığını iddia ettiğini, halbuki kaptanın o dönemde görevde dahi olmadığını, bu konuya Emare 40 Seyir Jurnalının (log book) ışık tutabileceğini belirtmiş ve devamla, kış mevsimindeki hava şartları, denizdeki akıntı ile fırtına ve bu nedenle daha çok lima-nda durma zorunluluğu karşısında haklı bir gecikmenin olabileceğini, bu gecikmeden kaptan kusurlu olsa bile gemi sahibi olan Davalı (2)'nin sorumlu tutulamayacağını söylemişlerdir. Keza, Davalı (2)'nin bu meselede kusurlu bulunabilmesi için onun şahsi bir -fiil, ihmal veya kusurunun bulunması gerektiğini, bunun Emare 1'in 13. maddesinde ifade edildiğini, esasen Davacının talep takririnde böyle bir iddia ve şahadet bulunmadığından Kaza Mahkemesinin Davacının bu talebine itibar etmemekle hata etmediğini belirt-mişlerdir. Davalılar son olarak Davacı kendilerinden memnun değilse idi kaptana her sefer bitiminde 1.000 Amerikan Doları vermeyeceği gibi, anlaşmanın 51. maddesine göre de Davalı (1) gemiye bir görevli memur (supercargo) tayin ederek kaptanı kontrol etmey-e de hakkı olduğunu, ancak bunu da yapmadığını söylemiştir.
Konuyu incelemeye başlarken, Emare 1 kira anlaşmasının 9. maddesinin ilgili kısımlarından alıntı yapmayı uygun görüyorum.
" 9. Master.-
The Master to prosecute all voyages with the utmost des-patch and to render customary assistance with the Vessel's Crew. The Master to be under the orders of the Charterers as regards employment, or other arrangements ............................................ .................................................-...................................................
If the Charteres have reason to be dissatisfied with the conduct of the Master, Officers or Engineers the Owners on receiving particulars of the complaint promptly to investigate the matter and if necess-ary and practicable to make o change in the appointments."
Bu alıntıdan görülebileceği gibi, görevli olan kaptan bütün seferle-ri en süratli bir şekilde gerçekleştirmelidir. Kiracı, kaptanın hareketlerinden memnun olmazsa onun hakkında gemi sahibine şikâyet etmelidir. Bunun üzerine gemi sahibi konuyu derhal inceleyerek gerekli ve uygun gördüğü takdirde kaptanı değiştirebilir.
Da-vacının bir tur kaybına uğramasına sebep olduğunu iddia ettiği gemi kaptanı Antonis Philipacos'u yukarıdaki madde altında şikâyet edip değiştirmeye, yine konu anlaşmanın 51. maddesi altında onu kontrol etmek için gemiye bir görevli memur (supercargo) koyma-ya hakkı vardı. Ancak Davacı bunları yapmayarak kaptanın hareketlerinden Davalıları sorumlu tutmuş ve onlardan bu tur kaybı dolayısıyle 150.000 Amerikan Dolarlık zarar ziyan talep etmiştir. Davacı istinafta ise, bu zarar ziyan miktarında ısrar etmeyerek ko-nu miktarı 30.000 Amerikan Dolarına düşürmüştür.
Deniz Hukukunda ve Emare 1'in 9. maddesinde esas olan; seferlerin geciktirilmeden, normal rotadan sapmadan, kiracıların talimatlarına uyularak gerçekleştirilmesidir. Bu seferler sırasında gemi sahibinin so-rumluluğunun ne olacağı yine Emare 1'in 13. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddenin ilgili kısımları ise aynen şöyledir:
" 13. Responsibility and Exemption. -
The Owneres only to be responsible for delay in delivery of the Vessel or for delay during the c-urrence of the Charter ............. if such delay or loss has been caused by want of due diligence on the parts of the Owners or their Manager in making the Vessels seaworthy and fitted for the voyage or any other personal act of omission or default of th-e Owners or their Manager. The Owners not to be responsible in any other case nor for damage or delay whatsoever and howsoever caused even if caused by the neglect or default or their serv-ants....."
Bu maddeye göre, meydana gelebilecek gecikmelerden gemi sahibi ancak gemiyi seyahate uygun şartlarla teslim etmemesi veya şahsi bir hata veya ihmalde bulunması halinde sorumlu tutulabilir. Yani bir gecikme olur ve bu gecikme gemi kaptanı veya -diğer gemi görevlilerinden kaynaklanırsa, gemi sahibinin sorumluluğu söz konusu olamaz.
Önümüzdeki meselede yapıldığı iddia edilen gecikmeden gemi sahibi olan Davalı (2)'nin anlaşma altındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesinin sonucunda oluştuğuna da-ir herhangi bir iddiada bulunup kanıtlanmadığı gibi, bu gecikmenin şahsi bir kusur veya ihmalinden olduğuna dair Mahkeme huzurunda herhangi bir şahadet de bulunmamaktadır.
Şahadetler incelendiğinde, bu gecikmenin Davalı (2)'nin gemideki vekili durumunda -olan gemi kaptanı Antonios Philipacos'un kusurundan meydana geldiğinin iddia edildiği görülmektedir.
Adıgeçen kaptanın gecikme yaptığını göstermek için, önceki kaptan ile konu kaptanın yaptıkları seferler matematiksel olarak orantıya vurulmak suretiyle, -sonuçlar mukayese edilip, çıkan farktan gecikme kanıtlanmaya çalışılmaktadır. Ayrıca, adıgeçen kaptanın talimatlara aykırı olarak 10 kez Yunan Limanlarına uğradığını kanıtlamak için de bir avukatın hazırladığı iddia edilip içeriğine Davalılarca itiraz edil-en ve Mahkemeye Emare 31 olarak sunulan belgeye dayanılmaktadır.
Bu belge incelendiğinde, resmi bir belge olmadığı, muhtelif kişilerce toplandığı iddia edilen bilgiler içerdiği, ancak bu kişilerin Mahkemeye tanık olarak getirilmediği görülmektedir. Konu -belgede Davalı (1) geminin 10 kez Yunan Limanlarına uğradığı belirtilmekle beraber, bu belgenin meseledeki kaptan olan Antonios Philipacos'tan önceki dönemi de içerdiği ve hatta o dönemde göev yapan diğer kaptanın da rota üzeirndeki Yunan Limanlarına uğray-ıp yakıt aldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda içeriği itirazlı olan Emare 31 belgeye itibar etme olasılığı yoktur. Diğer yandan, gemi kaptanı şahadetinde, bir kez fırtına nedeniyle, bir kez gemi için gerkeli olan bir belgeyi temin etmek ve bir kez de eşini a-labilmek için, Davacının izni ile, rota üzerinde bulunan Yunan Limanlarına uğradığını kabul etmektedir. Can ve mal güvenliği ve geminin sefere uygun olması için iki kez sözü edilen Yunan Limanlarına uğranılmasının mazur görülmesi ve izin alınarak yapılan s-on duraklama için ise Davalının bir şikayette bulunmaması gerekir.
Gemi kaptanı Phlipacos'un görev yaptığı dönem dikkate alındığında bahse konu seferleri gerçekleştirdiği 5 ayda 9 sefer yaaraken hep kış mevsimi olduğu, kış mevsimindeki hava şartlarının o-ldukça sert geçebileceği ve denizde akıntılar ile fırtınalar olabileceği de göz önünde bulundurulduğunda, talimat almamış olsa bile, daha çok limanda durabileceği, buna sebep olarak da hava şartlarının yanısıra gemideki can ve mal güvenliğini temin etmek i-çin bu fevkalâde durumların gösterilebileceği, keza kaptanın kusurlu olduğunu kanıtlayabilecek nitelikte şahadet verebilecek bir tanığın da bulunmadığı ve varsayımlara dayanılarak bulgu yapılamayacağı hususları değerlendirildikten sonra gecikme konusunda k-esin bir bulguya varmak doğru ve adil olmayacaktır kanısındayım.
Bütün bu söylenenlere rağmen, bir an için, gemi kaptanının ihmali nedeniyle seferlerde bir gecikme olduğunu düşünelim. İngiltere'de House of Lords tarafından Tor Line AB v. Alltrans Group o-f Canada Ltd., The TFL Prosperity, (1984) 1 All E.R. 103'de doğruluğu vurgulanan S.S. Istros (Owner) v. F.W. Dahlstroem & Co. (1931) 1 K.B. 247 davasında Baltime tipinde bir kira anlaşmasının bizim Emare 1'in 9 ve 13. maddelerine benzeyen sırasıyle 8 ve 12-. maddeleri yorumlanmış ve 8. madde altında gemi kaptanının ihmal ve kusuru nedeniyle ortaya çıkan bir gecikmeden gemi sahibinin 12. madde altında sorumlu tutulamayacağına karar verilmiştir ki, ben de bu görüşü aynen benimserim.
Yukarıda alıntısı yapıla-n Emare 1 anlaşmanın 9 ve 13. maddeleri ile değinilen bu içtihat kararı ışığında, gecikme iddiası gerçek olsa bile, Davacının uğradığını iddia ettiği zarar ziyanlardan Davalı (2) gemi sahibi ve dolayısıyle Davalı (1) gemi sorumlu tutulamaz. Nitekim, Kaza M-ahkemesi de pek haklı olarak Davalıları bu konuda sorumlu tutmamıştır. Bu durumda, Davacının 30.000 Amerikan Doları olarak sınırladığı zarar ziyan miktarını incelemeye gerek kalmamıştır.
Tüm bu söyleneler ışığında Davacının 4/94 sayılı istinafının 2. an-a başlık altındaki talebinin de reddedilmesi gerektiği görüşündeyim.
Sonuç olarak;
Davacının 4/94 sayılı istinaflarının 1. ve 2. ana başlık altındaki istinaf sebeplerinin ret ve iptal edilmesi;
2. Davalıların 5/94 sayılı istinaflarının 1. ve 2. ana baş-lık altındaki istinaf sebeplerinin tamamen, 3. ana başlık altındaki istinaf sebebinin ise kısmen kabul edilip Kaza Mahkemesince bu yönde verilen hükmün iptal edilerek yerine;
Davacının davasının ret ve iptal edilmesi;
Davalı (2) lehine ve Davacı aleyhine- mukabil talep uyarınca 32.300 Amerikan Doları ve
Yasal faiz -
İçin hüküm ve emir verilmesi;
3. Mesleenin tüm ahval ve şeraiti göz önünde bulundurularak ve usulüne uygun şekilde yapıalcak bir dilekçe züerine Başmuakkyit tarafıdnan takdir edilecek olan -istinaf masraflarının Davacı tarafından Davalıalra ödenmesine ve Alt mahkemece daha önce masraflarla ilgili olarak verilen emrilerin iptaline -
hüküm ve emri verilmesi gerektiği kanaatidneyim.
Metin A. Hakkı: Sayın Yargıç Celâl Karabacak'ın okuduğu kar-ara aynen katılırım.
Nevvar Nolan: Ben de Sayın Yargıç Celâl Karabacak'ın kararına aynen katılırım.
Celâl Karabacak: Yukarıdakiler ışığında, sonuç oalrak:
A) Davacının 4/94 sayılı istinafının 1. ve 2. ana başlık altındaki istinaf sebeplerinin ret ve -iptal edilmesine;
B) Davalıların 5/94 sayılı istinaflarının 1. ve 2. ana başlık altındaki istinaf sebeplerinin tamamen, 3. ana başlık aktındaki istinaf sebebinin ise kısmen kabul edilerek Kaza Mahkemesince bu doğrultuda verilen hükmün iptaline ve yerine;-
Davacının davasının ret ve iptaline;
Davalı (2) lehine ve Davacı aleyhine mukabil talep uyarınca 32.300 Amerikan Doları;
Yasal faiz için hüküm ve emir verilmesine;
Kaza Mahkemesince daha önce masraf hususunda verilen emirlerin iptaline; ve
C) İstinaf- masraflarının ise usulüne uygun şekilde yapılacak bir dilekçe üzerine Başmukayyit tarafından takdir edilerek Davacı tarafından Davalılara ödenmesine -
oybirliği ile, hüküm ve emir verilir.
(Celâl Karabacak) (Metin A. Hakkı) - (Nevvar Nolan)
Yargıç Yargıç Yargıç
27 Eylül 1996
Full & Egal Universal Law Academy