-D.5/2000 Yargıtay/Hukuk 45/98
(Dava No: 1695/95; G.Mağusa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Celâl Karabacak, Mustafa H. Özkök, Seyit A. Bensen.
İstinaf eden: Özkay Mehmet yetkili vek-ili Halil Şehzade
vasıtasıyle Mağusa
(Davacı)
ile -
Aleyhine istinaf edilen: Müteveffa Hasan Halil n/d Hasan Halil
Şehzade'nin Tereke İdare Memurları
sıfatı i-le
Vibeke Winther Halil, Mehmetçik
Hasan Sait Olgunsoy, Lefkoşa
(Davalılar)
A r a s ı n d a.
Gazi Mağusa Kaza Mahkemesinin 1695/95 sayılı davada 30.4.1998 tarihinde verdiği karara (Musta-fa Güzoğlu, Kıdemli Kaza
Yargıcı, Çetin Veziroğlu, Kaza Mahkemesi Yargıcı) karşı Davacı tarafından yapılan istinaftır.
İstinaf eden namına: Avukat Tevfik Mut
Aleyhine istinaf edilenler namına: Avukat Menteş Aziz.
---------------
H Ü K Ü M
-
Celâl Karabacak: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Mustafa H. Özkök okuyacaktır.
Mustafa H. Özkök: Davacı, Mağusa Kaza Mahkemesinde dosyalamış olduğu 1695/95 sayılı davasında sunduğu Talep Takririnde özetle;
İngiltere'de ikamet edip ünlü bi-r kuaför olduğunu, müteveffa Hasan Şehzade ile annesinin iki kardeş çocuğu olduğunu ve müteveffa ile kendisinin iyi arkadaşlık ilişkileri içerisinde olduklarını, Hasan Şehzade'nin 20.8.1992 tarihinde vefat ettiğini, ölümünden kısa bir süre önce takriben Şu-bat 1992 tarihinde müteveffaya 125.000 Sterlin borç para verdiğini ve
bu parayı kendisine 1992 yaz aylarında Kıbrıs'a geldiğinde
iade edeceği hususunda anlaştıklarını, keza 1991 yılı içerisinde yine müteveffanın talimatı ile müteveffanın eşi Vibeke'ye 5.60-0 Sterlin verdiğini, 1992 yılı Ağustos ayı içerisinde KKTC'ye geldiğini, müteveffa ile görüştüğünü ve kendisine 5.600 Sterlin tuta 1.000 Sterlin verdiğini ve keza bir yurt dışı ziyaretinden sonra tüm borçlarını kendisine ödeyeceğini taahhüt ettiğini, ancak- seyahatten döndüğü günlerde yani 20.8.1992 tarihinde vefat etmesi nedeniyle borçlarını ödeyemediği ve müteveffa terekenin toplam 129.600 Sterlin borcu olduğunu ve bu miktar üzerinden %20 faiz talep ettiği nedeniyle bu miktar için ve dava masrafları için h-üküm talebinde bulunmuştur.
Davalı Tereke İdare Memurunun dosyalamış olduğu müdafaa takririnde özetle; müteveffanın 1974'den beri KKTC'de ikamet ettiğini, Mehmetçik Köyünde ev tesis ettiğini, birçok gayrı-menkûl satın aldığını, Akdeniz Garanti Bankas-ı'nın kurucuların-
dan ve esas hissedarlarından olduğunu, T.C. ve Londra'da iş faaliyetleri olduğunu, müteveffa ile Davacı arasında akrabalık ilişkisi olduğunu kabul etmekle beraber müteveffa ile Davacı arasında borç ilişkisi olduğunun bilgisi dahilinde ol-madığını belirterek davanın masrafla reddini talep etmiştir.
Davanın duruşması yapılmıştır. Davacı bizzat şahadet vermiş ve 3 de tanık dinletmiştir. Davalı taraf ise Tereke İdare Memurlarından müteveffanın eşi Vibeke Winther Halil şahadet vermiş,- başka tanık dinletmemiştir. Taraflar herhangi bir emare de ibraz etmemişlerdir.
Duruşma sırasında müteveffanın talimatından ödendiği iddia edilen 5.600 Sterlinin 4.500 Sterlin olduğunu, müteveffanın dul eşi ve Tereke İdare Memuru tarafından kabul- edilmesi üzerine Davacı bu talebini 4.500 Sterlin olarak sınırlandırdığını beyan etmiş ve bu miktar üzerinden Bidayet Mahkemesi de karar vererek 4.500 Sterlinin 1.000 Sterlin ödendiği dikkate alınarak Davacı lehine ve Davalı aleyhine 3.500 Sterlin için hü-küm vermiş, geriye kalan 125.000 Sterlin ile ilgili ise Davacının sunduğu şahadetin tarafsız tanık şahadeti ile teyit edilmediği gibi inandırıcı da olmadığı nedeniyle Davacının müteveffaya 1992 Şubat ayı içerisinde 125.000 Sterlin nakit borç verdiğini
isp-at edemediği nedeniyle bu talebi reddedilmiştir.
Davacı bu ret kararına karşı işbu istinafı dosyalamış
bulunmaktadır. İstinaf ihbarnamesi 7 istinaf sebebi içermekte ise de İstinaf Eden istinaf sebeplerini birlikte ele alıp Mahkemeye hitap etmekle- yetinmiş, hitabesinde özetle; Bidayet Mahkemesinin Davacının sunduğu şahadete inanmamakla hata ettiği keza Davacının sunduğu şahadeti Mustafa Şehzade'nin şahadeti
ile teyit edildiği halde Mahkemeye sunduğu şahadetin teyit edilmediği yönündeki bulgusunun -hatalı olduğunu ileri sürerek istinafın kabul edilip Bidayet Mahkemesinin hükmünün iptal edilerek Davacı lehine 125.000 Sterlin için hüküm verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Aleyhine İstinaf Edilenin avukatı ise yaptığı hitabesinde özetle; Bidaye-t Mahkemesinin kararının doğru olduğunu belirt-tikten sonra Davacıyı şahadet verirken istintakı sırasında kendisine borç vermediği yönünde soru sormadığını, keza borç vermediğini iddia etmediğini veya borç verildiği hususunda
soru olmadığı yönünde herhangi- bir soru yöneltmediğini, sadece borç ilişkisinden haberlerinin olmadığını ileri sürdüklerini, Davacının sunduğu şahadetin Yargıtay tarafından doğru kabul edilmesi halinde Şahadet Yasası Fasıl 9 madde 7'ye göre bu şahadetin tarafsız şahadet tarafından teyi-t edildiği, diğer
bir deyişle Şahadet Yasasının Fasıl 9 madde 7'nin şartlarının gerçekleştiğini kabul ettiğini beyan etmiştir.
Yapılan hitabelerden de anlaşılacağı gibi istinafın karara bağlanmasında tek bir husus kalmıştır o da Bidayet Mahkemesini-n Davacının şahadetine inanmamakla hata edip etmediği yönündedir. Bu soruya yanıt ararken Bidayet Mahkemesinin şahadeti değer-lendirirken şahadet veren tanığı dinlerken gözleme ve izleme fırsatı olduğu ve tanığın tutum ve davranışlarından doğruyu söyleyip -söylemediğini tespit ederken daha avantajlı olduğu nedeniyle şahadeti yanlış değerlendirdiği ve bu şahadeti değer-
lendirirken yanlış bulgu da yapıldığı hususunda İstinaf Edenin Mahkemeyi tatmin etmesi gerekmektedir.
Bu prensip ışığında Davacının ver-diği şahadet incelendiği zaman Davacı şahadetinde kesin bir dille Şubat 1992'de akrabası olan ve ilişkileri abi kardeş düzeyinde olan müteveffaya siyah bir çanta içerisinde 125.000 Sterlin borç para verdiğini ve bu parayı kendisine yaz aylarında KKTC'ye ge-ldiği zaman iade edeceği hususunda anlaştıklarını, müteveffanın parayı alırken saymadığını açık ve sarih bir şekilde ifade ettiği, bu tanığın sunduğu şahadet tanık olarak dinletmiş olduğu Mustafa Şehzade'nin şahadeti ile kesin bir dille teyit edilmekte bu -tanık da 125.000 Sterlinin siyah bir çanta içerisinde Davacı tarafından müteveffaya teslimi sırasında hazır olduğunu, fakat paranın sayılmadan müteveffa tarafından teslim alındığını açık bir dille belirtmektedir. Bu şahadetin Mustafa Şehzade'nin şahadeti -ile kesin bir dille ifade edilmesi ve paranın kendi huzurunda siyah bir çanta içerisinde keza sayılmadan müteveffaya teslim edildiği belirtilmektedir. Dolayısıyle Davacının borç verdiği hususundaki şahadeti açık ve kesin bir dille teyit edildiği görülmekt-edir.
Yine Davacı ile müteveffanın ilişkilerinin iyi olduğu yönünde Davacının 4. Tanığı Hasan Efe'nin verdiği şahadetten açıkça anlaşılmaktadır. Bu tanığın şahadeti istintaka tabi tutulmadığı gibi Davalılar avukatı bu tanığın şahadetinden
sonra yapt-ığı beyanda "muhabbetli olmadıklarını iddia etmiyoruz" diye beyanda bulunmuştur. Bu tanık şahadetinde özetle; Mehmetçik'te restaurant çalıştırdığını, Davacı ile müteveffayı iyi tanıdığını ve yemeklerini %90'ını kendisinin restaurantında yediklerini ve içk-i içtiklerini, gördüğü kadarıyle ilişkilerinin çok iyi olduğu yönünde bir şahadet sunmuş, Bidayet Mahkemesi de bu şahidin şahadetini değerlendirirken Davacı ile müteveffanın ilişkilerinin %90 iyi olduğunu, %10 ilişkileri hakkında ise nasıl olduğu hususunda- izah edemediği nedeniyle Davacı ile müteveffanın ilişkilerinin iyi olduğu hususunda bulgu yapama-
yacaklarını belirtmişlerdir. (Mavi 66 son paragraf) Halbuki yukarıda izah edildiği gibi adıgeçen tanık restaurant sahibi olduğunu ve yemeklerin %90'ını kendi- restaurantında yendiğini
ve Davacı ile müteveffanın ilişkilerinin iyi olduğunu belirt-miştir. Bu durumda Bidayet Mahkemesi önünde olmayan bir şahadeti varmış gibi değerlendirmiş ve mevcut olan şahadeti
de yanlış değerlendirirken yanlış bir bulguya varmış-tır ve bu bulgusu ışığında Davacı ile müteveffanın birbirlerine para verecek kadar samimi oldukları hususunda kuşkuları olduğunu belirterek aralarındaki ilişkinin iyi olduğu bulgusuna varamadıkları gibi iyi ilişki içerisinde oldukları ve Davacının müteveff-aya 125.000 Sterlin borç verdiği hususunda bulgu yapamayacaklarını belirtmiştir. (Mavi 67 ilk paragraf)
Bu durumdan da görülebileceği gibi Bidayet Mahkemesinin Davacının şahadetini ve Davacının tanıklarının sunduğu şahadeti değerlendirirken yanlış de-ğerlendirdiği ve hatalı bulgular yaptığı anlaşılmaktadır. Diğer bir husus ise Davacı, Talep Takririnde müteveffanın talimatı ile Davacının dul eşine 1991 yılında 5.600 Sterlin borç verdiğini belirtmiş, Davalılar da müdafaa takrirlerinde bu paranın alındığ-ını da reddetmekle beraber müteveffanın dul eşi şahadeti sırasında bu miktarın 4.500 Sterlin olduğunu kabul etmiş ve Davacı da bu miktarı
5.600 Sterlin - 4.500 Sterlin arasında sınırlandırmıştır.
Bu da Davacı ile müteveffanın dava konusu borç ilişkisinde-n
önce para alış-verişinde olduğu ve yapılan para alış-veriş-
lerinde herhangi bir yazılı belge v.s. tutmadıkları anlaşıl-
maktadır. Bu husus da Davacının doğruyu söylediğini teyit eder mahiyettedir.
Tüm bu söylenenler ışığında ve özellikle Davacı-nın sunduğu şahadetin paranın siyah bir çanta içerisinde sayılmadan Davacı tarafından müteveffa Hasan Şehzade'ye verildiği Davacı tanığı Mustafa Şehzade tarafından teyit edildiği (ki bu tanık müteveffanın yakın akrabasıdır) keza Davacı ile müteveffanın
iy-i ilişkiler içerisinde oldukları hususunda Tanık 4'ün şahadeti ile teyit edildiği de dikkate alındığı zaman Davacının sunduğu şahadetin Aleyhine İstinaf Edilen tarafından kabul edildiği gibi Fasıl 9 madde 7 şartlarına göre de bağımsız ve tarafsız tanıklar -tarafından teyit edildiği anlaşılmaktadır. Kaldı ki Davalı avukatı da Davacının şahadetinin doğru kabul edilmesi halinde teyit edildiği hususunda Mahkeme huzurunda şahadet mevcut olduğunu kabul ve beyan etmiştir.
Bu durumda Davacının sunduğu şahadet-in inanılır bir şahadet olmadığı yönünde ve teyit edilmediği nedeniyle davasını ispat edemediği bulgusuna varmakla Bidayet Mahkemesinin hatalı davrandığı ve şahadeti yanlış değerlendirdiği kanaatindeyiz.
Bu durumda İstinaf Edenin istinafında başarılı- olduğu ve Bidayet Mahkemesinin 30.4.1998 tarihinde verdiği hükmün iptal edilerek Davacı lehine ve Davalılar aleyhine 125.000 Sterlinin borç verildiği kanaatindeyiz ve bu hususta bulgu yaparız.
Varılan bu bulgular ışığında istinaf kabul edilir ve Bid-ayet Mahkemesinin hükmü iptal edilerek Davacı lehine Davalılar aleyhine 125.000 Sterlin için hüküm verilir.
Davanın özelliği dikkate alınarak istinaf masrafları ile ilgili herhangi bir emir verilmez.
Celâl Karabacak Mustafa H. Özkök S-eyit A. Bensen
Yargıç Yargıç Yargıç
26 Eylül 2000
1
7
1
Full & Egal Universal Law Academy