-D.26/83 Yargýtay/Hukuk 46/82
(Dava No.62/78; Lefkoþa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Þakir Sýdký Ýlkay,Baþkan, Niyazi F. Korkut, Azizi Altay.
Ýstinaf eden: K(mil Mustafa (Stevedore), Gazi Maðusa
(Davacý)
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: KTFD Baþsavcýsý vasýtasýyle KTFD
(Davalý)
A r a s ý n d a.
Ýstinaf eden namýna: Oktay Feridun.
Aleyhine istinaf edilen namýna: Yaþar Boran.
H Ü K Ü M
Þakir Sýdký Ýlkay, Baþkan: Bu istinafta ilk hükmü Sayýn Yargýç Aziz Altay verecektir.
Aziz Altay: Ýstinaf eden davacý 1934 yýlýnda Stevedor-Contractor olarak kaydýný yaptýrmýþ ve Stevedor-Master Porter, cargo handling gear-stores superintendent olarak yýllarca Maðusa'da faaliyet göstermiþ bir iþ adamýdýr. 1976 yýlýnda Kýbrýs Türk Federe Meclisinin geçirdiði 6/76 sayýlý 1976 Kýbrýs Türk Liman Ýþçileri Þirketi Yasasý, davacýnýn o tarihe kadar yapmakta olduðu liman hizmetlerinin münhasýran konu Yasa uyarýnca kurulacak bir Liman Ýþçileri Þirketi tarafýndan yürütülmesi hususunda hükümler koydu ve Yasa kapsamý dýþýnda kalan, davacý dahil, tün özel veya tüzel kiþilerin bu sahada çalýþmalarýný yasakladý. Bunun üzerine davacý, aleyhine istinaf edilen davalý aleyhine Lefkoþa Kaza Mahkemesinde 62/78 sayýlý hukuk davasýný açtý ve söz konusu Yasa ile davacýnýn yýllardan beri iþ sahasý kapsamýna giren liman iþlerinin devletleþtiril- diðini veya müsadere edildiðini veya engellendiðini veya yasaklandýðýný, Devlet Baþkaný ve Baþbakn dahil, tüm ilgili organ ve makamlara yaptýðý baþvurulardan olumlu bir sonuç olamadýðýný, Yasanýn yürürlüðe girmesi ile hizmet ettiði birçok þirket ve kuruluþlarýn davacýya iþ vermenin Yasaya aykýrý düþtüðü gerekçesi ile mukavelelerini feshetmek zorunda kaldýklarýný ve böylece iþsiz duruma düþtüðünü ileri sürdü. Davacý iþinde kullandýðý 800,000KL deðerindeki taþýnmaz mal, araç ve gereçlerinin de atýl kalýp çürümesine ve büyük zarara uðramasýna neden olduðunu, Yasadan önce bu sahada faaliyet gösteren liman iþçileri birliðine tazminat öngördüðü halde davacý için tazminat öngörmediðini, böylece bir vatandaþýn çalýþma özgürlüðüne, kamu yararýna da olsa, tazminat ödenmeden yasal yoldan müdahale, kýsýtlama veya tamamen engellemenin yasal olmayýp gasp ve adaletsizlik teþkil ettiðini, böyle bir uygulamanýn Anayasanýn temel hak ve özgürlüklerine aykýrý olduðu gibi, demokratik devlet kurallarýna da tamamen ters düþtüðünü ve devletin vatandaþý tazmin etmek zorunda olduðunu iddia etti ve davalýdan özel ve genel tazminat talep etti.
Aleyhine istinaf edilen davalý ise dosyaladýðý müdafaa takririnde bir ön itirazda bulundu ve 1976 Kýbrýs Türk Liman Ýþçileri Þirketi Yasasýnýn davacýnýn dava konusu iþ veya meskeðini icra etmesine mani olmasýnýn veya yasaklanmasýnýn veya çalýþma özgürlüðüne müdahale etmesinin yürütsel veya yönetsel mahiyette veya Yürütme ve Ýdareden sadýr olmuþ bir tasarruf olmayýp yasama organýndan sadýr olmuþ bir tasarruf olduðu cihetle iptal davasý dýþýnda yargý denetiminin söz konusu olmadýðýný ileri sürdü. Davalý yasa yapma veya koymanýn yürütsel veya yönetsel tasarruf olmadýðý gibþ, bir haksýz fiil de olmadýðýný, bundan dolayý Devletin sorumluluðunun olamayacaðýný ileri sürerek yasal dayanaktan yoksun olan bu davada davacýnýn herhangi bir talep hakký (locus standi) bulunmadýðý nedeni ile davanýn iptidaen reddedilmesini istedi. davalý ayrýca müdafaa takririnde yasa uyarýnca kurulan þriketin devlet veya kamu kuruluþu olmayýp özel bir kuruluþ olduðunu ve bu nedenle devletleþtirmenin söz konusu olamdýðýný, Yasanýn yasalaþtýrma ve yasalaþma biçiminin çalýþma özgürlüðünün sýnýrlandýrýlmasý olark addedilemeyeceðini, Yasanýn davacý statüsünde olanlara tazminat verilmesine bir herhangi bir hüküm içermediðini, davacýnýn fiilen çalýþmasýnýn ise 6/76 sayýlý Yasa hükümlerine binaen olanaksýz olduð-unu, davada þik(yet konusu yapýlan tüm iþlemlerin veya uygulamalarýn söz konusu yasaya uygun olduðunu, yasama fonksiyonundan ve tasarrufundan devlet ve idarenin sorumlu tutulamayacaðýný ileri sürdi. Davalý yasa denetiminin veya Anayasaya aykýrýlýðýn incelenmesine Kaza Mahkemesinin yetkisi olmadýðýný iddia ederek davacýnýn tüm istemlerini reddetti ve davanýn reddini istedi.
Davacý Müdafaa Takririne dosyaladýðý cevapta yasalarýn meclisten geçtikten ve Devlet Baþkaný tarafýndan imza edilip Resmi Gazetede yayýnlandýktan sonra yürrülüðe girdiðine iþaretle vatandaþýn yýllardýr yasal bir þekilde yaptýðý isi yasaklayýp bir þirkete veren ve çalýþma özgürlüðüne kesin olarak müdahale eden bir yasayý kabul edip yürüten devletin bundan mes'ul olduðunu ve tazminat ödemek mecburiyetinde olduðunu iddia etti ve müdafaa takririnde ileri sürülen tüm iddialarý reddetti.
Davalý 18.12.1979 tarihinde bir istida dosyaladý ve Müdafaa Takririnde ileri sürülen ön itirazýn E.27 uyarýnca davanýn duruþmasýndan önce dinlenip karara baðlandýðýný iddia etti.
Ýlk Mahkeme davalý tarafýndan yapýlan ön itirazýa iliþkin istidayý 24.12.1979 tarihine duruþma için tayin etti. Davacý mez(r tarihte söz konusu Yasanýn bazý maddelerinin Anayasaya aykýrý olduðunu ileri sürerek Anayasa Mahkemesine havale edilemsini istedi. Ýlk Mahkeme davacýnýn bu istemini uygun görerek konuyu Yüksek Mahkemeye, Anayasa Mahkemesi olarak, havale etti ve davayý Anayasa Mahkemesi kararýna kadar erteledi. Anayasa Mahkemesi kararýný verdikten sonra 5.11.1981 tarihinde istidanýn duruþmasý yapýldý. Ýlk Mahkeme verdiði kararda l(yihalarda ileri sürülen herhnagi bir yasal noktanýn mahkemenin uygun göreceði herhnagi bir safhada karar baðlanabileceðini belirtti ve bu davanýn geçirmiþ olduðu tüm safahatý dikkate aldýktan sonra duruþmadan önce yapýlan bu istidanýn görüþülüp karara baðlanmasýnýn uygun olduðu kanýsýna vardý. yasama fonksiyonu sonucu husule gelen zararlardan Devletin sorumluluðu olup olamdýðý hususuu da inceleyen Ýlk mahkeme Ýdarenin bir yasayý yürütürken fertlerin uðradýklarý zararlarý tazmin etmesi gerektiðine karar verdi ancak bu tür davalarýn görülebileceði yargý merciinin Yüksek Ýdare Mahkemesi olduðunu, davacýnýn Anayasanýn 118(4) maddesi altýnda Yüksek Ýdare Mahkemesine baþvuruda bulunup bir karar aldýktan sonra kaza mahkemesinde tazminat davasý açabileceðini, halbuki davacýnýn Yüksek Ýdare Mahkemesine bu konuda herhnagi bir baþvuruda bulunmadýðý cihetle onun direkt olarak kaza mahkemesinde tazminat davasý açmaya hakký olmadýðýný belirtti ve davalýnýn istidasýný kabul ederek davacýnýn davasýný red ve iptal ett. Davacý Ýlk Mahkemenin bu kararýndan istinaf etti.
Ýstinaf ihbarnamesi 6 istinaf sebebi içermekle beraber bunlarý aþaðýda görüldüðü gibi iki baþlýk altýnda toplamak mümkündür.
1. Ýlk Mahkeme E.27 altýndaki yetkisini hatalý kullanmýþtýr.
2. Ýlk mahkemenin dvacýnýn direkt oalrak kaza mahkemesinde tazminat davasý açmaya hakký olmadýðý hususundaki kararý hatalýdýr.
Hukuk Muhakemeleri Tüzüðü E.27 n.1 ve 2'ye göre bir davada taraflardan biri dava layihalarýnda herhnagi bir yasal nokta ileri sürebilir ve böyle bir yasal nokta davanýn uygun görülecek herhangi bier safhasýnda Mahkemece karara baðlanabilir. Bu böyle olmakla beraber masraflarý azaltmak maksadý ile ileri sürülen bir yasal noktanýn duruþmadan önce ve tercihan talimat safhasýnda ele alýnýp karara baðlanmasý þayaný arzudur. The Heirs of The Late Theodora Panayi v. The Administrators of the Estate of the Late Stylianos Mandriotis (1963) 2 C.L.R. 167 at 170'de þöyle denmektedir:
"We are satisfied the ruling of the trial Court was right. We would like to add that in cases where an objection is taken in the defence the interested party must apply to the Court to have a particular point of law under Order 27 formulated and yet down for hearing before the date of trial, and be should not wait until the day of trial when all the parties and their witnesses are before the Court, when considerable costs may be incurred. An application under Order 27 should normally be made on the summons for directions."
Önümüzdek-i meselede müstedi-davalý müdafaa takririnde ileri sürmüþ olduðu ön itirazýn öncelikle dinlenip karara baðlanmasý hususunda yapmýþ olduðu istinaf konusu istidanýn dinlenmesini istedi. Ön itirazýn kabulü halinde davanýn daha ileri gitmeyerek raddedilmesi gerektiði dikkate alýndýðýnda Ýlk Mahkemenin istidayý dinleyip karara baðlamasý uygundu ve bu husustaki takdir yetkisi yanlýþ kullanýlmýþ deðldir.
Þimdi de davacýnýn bu davayý direkt oalrak kaza mahkemesinde açmaða hakký olup olmadýðýný incelemek gerekir. Ancak böyle bir incelemeye giriþmeden önce konunun önemine binaen Yasama organýnýn yasama fonksiyonundan ileri gelen bir zarardan dolayý Devletin sorumlu olmayacaðýný kýsaca incelemekte yarar vardýr.
Egemenliðin kutsal ve manevi bir kavram olup hiçbir sýnýrlama kabul edilemeyeceðini ve bu nedenle yasama fonksiyonunu dolayýsýyle Devlete sorumluluk yöneltilemeyeceðini, Yasama Organýnýn bu fonksiyonu üzerinde yargýsal denetleme olmadýðýna göre yasama tasarruflarýndan çýkacak anlaþmazlýklarýn adil dava konusu veya idari dava konusu olamayacaðýný, yasama faaliyetleri dolayýsýyle Devletin sorumlu tutulmasý halinde bunun doðuracaðý külfet ve güçlüklerin birçok elzem iþlerin yapýlamsýný önleyeceðinden sosyal geliþmeye engel olunacaðýný iddia edenler vardýr. BU konunun Ýdare Hukukunun Umumi Esaslarý adlý eserinde geniþ bir þekilde inceleyen Ord. Prof. Dr. Sýddýk Sami Onar bu fikirlerin bir kýzmýnýn tamamen teorik, bir kýsmýnýn ise esasta doðru olmakla beraber ifrata götüren fikirler olduðunu belirtmekte ve egemenliðin sýnýrlanmasýnýn kabul edilemeyeceði düþüncesinin bugün terkedildiðini, egemenliðin Devletin üzerine aldýðý görevlerin ifa vasýtasýndan ibaret odluðunu, bunun sýnýrýnýn da hukuki kaide ile sýnýrlandýrýlmýþ olup kayýtlý ve þartlý bir yetki olduðunu ve her yetki gibi bir takým sorumluluklara maruz olduðunu söylemektedir. Onar, konu eserin Cilt 3, s.1728'de þöyle demektedir:
"Bu itirazýn içinde üzerinde durulamsý l(zým gelen en kuvvetli görüþler teþri fonksiyon üzerinde kazai bir muhakemenin nasýl ceryan edebileceði hakkýndaki zaruretlerinin ne suretle telif edilebileceði hakkýndaki noktai nazardýr. ...........................
Burada tetkik ettiðimiz mevzuu kanunun kendisinden doðan bir mesuliyet deðil, bunun tatbik sahasýna girmesi ile fertlerin parrimuanlarý üzerinde husule gelebilecek zarardan husule gelen mesuliyettir."
Onar, fertlerin ifa etmekte olduklarý meþru bir faaliyetin yasa ile menedilmesi sonucu uðradýklarý zarara da deðinmekte ve s.1730-1731'de þöyle demektedir:
"Meþru ve fertler için icrasý caiz bir faaliyetin ifasýndan fertler menedilmiþ ise evvelce serbest olarak bu faaliyeti icra edenlerin bu yüzden uðradýklarý zararlarýn tazmini lazým geleceði kabul edilmektedir. ..................... Filhakika bir faaliyetin yasak edilmesi halinde amme menfaatý mevcudiyeti farzedilir, fakat bu menfaat karþýlýðýnda birçok fertler hiçbir külfete katlanmadýklarý halde bý nevi faaliyeti mutad san'at ittihaz edenler, sermaye ve emeðini ve faaliyet sahasýna tahsis etmiþ bulunanlar bir külfete katlanmýþ bulunmaktadýrlar. Yukarýda söylediðimiz umumi esaslar ve teoriler bu fevkalade külfet mukabilinde buna katlanmýþ olan fertlere bir tazminat verilmesini icabettirir."
Yukarýda belirtilenlerden anlaþýldýðý gibi fertlerin icra etmekte olduklarý meþru faaliyetlerinin yasa ile menedilmesi sonucu uðradýklarý zararlarýn Devletçe tazmin edilmesi gerekir. Önümüzdeki istinafta da Stevador-contractor olarak kaydýný yaptýran ve uzun yýllar meþru bir þekilde faaliyet gösteren ve bu sahada bunca sermaye ve emek tahsis eden davacý, 6/76 sayýlý 1976 Kýbrýs Türk Liman Ýþçileri Þirketi Yasasýnýn yürülüðe girmesi ile bu sahada faaliyet göstermekten menedilmiþtir. Bu yasaklamadan dolayý davacýnýn zarara uðramýþ olamsý halinde bu zararýn Devletce tazmin edilmesi gerekir.
Bu safhada bir hususa önemle iþaret etmek isterim. davacý söz konusu Yasanýn koyduðu yasaklama nedeni ile Lefkoþa Kaza Mahkemesinde tazminat davasý açtýktan sonra, yuakrýda belirtildiði gibi, faaliyetlerini yasaklayan Yasa maddelerinin Anayasaya aykýrý odluðunu -iddia etti. A.M.15/79 sayýlý havalede konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi 25.11.1980 tarihinde verdiði kararda davacýnýn limanlarda faaliyet göstermesini yasaklayan yasa maddelerinin Anayasaya aykýrý olduðuna karar verdi. Davacýnýn bu kararýn verildiði tarihe kadar, yasalara saygýlý bir vatandaþ oalrak, 6/76 sayýlý 1976 Kýbrýs Türk Liman Ýþçileri Yasasýnýn koyduðu yasaklama ýþýðýnda liman faaliyetlerini durdurmasý normaldi. Ancak Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararýndans onra davacýnýn tekrar faaliyete geçmesi için yasal engel kalmamýþtý. Bu durumda davacýnýn tazminat talebinin Yasanýn yürülüðe giriþ tarihinden Anayasa Mahkemesinin kararýný verdiði tarihe kadar oaln süre için söz konusu oalcaðý açýktýr.
Davacýnýn uðradýðýný iddia ettiði zarardan dolayý açtýðý bu davayý direkt oalrak kaza mahkemesinde açmaða hakký olup olmadýðýna gelince: Lefkoþa Kaza Mahkemesi hükmünde Ýdarnin bir yasayý uygularken fertlerin zarar uðramalarý halinde ilkin Yüksek Ýdare Mahkemesine baþvuruda bulunmalarý ve orada bir karar alýndýktan sorna kaza mahkemsinde tazminat davasý açmasý gerektiðini belirtti.
Genellikle yasalar Yürütme organý tarafýndan ve yürütsel ve yönetsel fonksiyonlarla, yürütsel tasarruflar ve ameliyelerle tatbik ve icra edilmektedir. Ysalarýn tatbiki esnasýnda yürütsel veya yönetsel yetki kullanan bir organ, makam veya kiþinin karar, iþlem veya ihmalinden yakýnan bir kimsenin Anayasanýn 118(1) maddesi altýnda böyle bir yakýnma hakkýnda kesin karar verme münhasýr yetkisine sahip olan Yüksek Ýdare Mahkemesine baþvurmasý gerektiðine kuþku yoktur. Böyle bir baþvuru sonunda Anayasanýn 118(4) maddesi altýnda bir karar alýndýktan sonra, tazminat talebi varsa, kaza mahkemesinde dava açmasý gerekir. (Bak: Yatgýtay/Hukuk 31/80, s.3) Ancak Ýdarenin herhangi bir yürütsel veya yönetseþ fonksiyonu veya yürütsel tasarruf ve ameliyesi olmadan, yasa hükümlerinin tatbikinden yakýnma olmasý halinde Yüksek Ýdare Mahkemesine baþvurma olanaðý yoktur.
Önümüzdeki meselede 6/76 sayýlý 1976 Kýbrýs Türk Liman Ýþçileri Þirketi Yasasý Maðusa Lisansli Hammallar, Limasol Lisanslý Hammallar ve L(rnaka Lisanslý Hammallar Cemiyetleri üyesi iþçilerle yasanýn 10. maddesinde belirlenen sair iþçi, memur, traktör sürücüleri ve hammal baþlarýnýn "Kýbrýs Türk Liman Ýþçileri Þirketi" ismi altýnda bir þirket kurmalarýný ve limanlardaki tüm boþaltma ve yüklemenin sadece bu Þirket tarafýndan yapýlmasýný öngörmekte ve bu þirket dýþýndaki þahýs veya þirketlerin faaliyet göstermelerini yasaklamaktadýr. yasanýn yürülüðe girmesi ile herhangi bir yürütsel veya yönetsel karar verya iþleme gerek duyulmadan adýgeçen Þirket kuruluþ olduðu gibi davacýnýn faaliyetlerine konan yasaklama da yürürlük kazanmýþtýr. Nitekim bu istinafta gerek adýgeçen þirketin kuruluþu ile ilgili olarak ve gerekse davacýnýn faaliyetlerinin engellenmesine iliþkin olarak herhangi bir yönertsel kararýn alýndýðý ileri sürülmüþ deðildir. Ortada herhnagi bir yürütsel veya yönetsel karar bulunmadýðýna ve Yasama Meclisinin yasama fonksiyonunun da yürütsel veya yönetsel bir niteliði olamdýðýna göre davacýnýn Anayasanýn 118. maddesi altýnda Yüksek Ýdare Mahkemesine baþvuruda bulunmasý söz konusu olamaz. Bu durumda yasa hükümlerinin tatbikinden doðan bir yakýnmaktan dolayý davacýnýn direkt olarak kaza mahkemesinde dava açabileceði kanýsýndayým.
Davalý yasa yapma veya koymanýn bir haksýz fiil olamdýðýný, bu nedenle davacýnýn tazminat davasý açamayacaðýný iddia etmiþtir. Kiþinin evvelce icra ettiði meþru ve ifasý caiz bir faaliyetten menedilmesi sonucu uðradýðý zararýn Devletçe tazmin edilmesi gerektiðine iliþkin Ord. Prof. Dr. Onar'ýn yukarýda alýntýsý yapýlan görüþleri ortadadýr. Anayasanýn 37. maddesi her Türk yurttaþýna dilediði alanda çalýþma ve özel giriþimler kurma hakkýný vermiþ ve bu özgürlüðün de ancak kamu yararý amacý ile sýnýrlanabileceðini, Devletin özel giriþimlerin ulusal ekonominin gereklerine veya sosyal amaçlara uygun yürütülmesini, güvenlik ve kararlýlýk içinde çalýþmasýný saðlayacak tedbirleri almssýný öngörür. Buna raðmen davacýnýn 1934 yýlýndan beri meþru bir þekilde sürdürdüðü faaliy-eti konu Yasa ile yasaklanmýþtýr. A.M.15/79 sayýlý Havalede Anayasa Mahkemesi bu yasaklamanýn Anayasanýn 37. maddesinin Türk yurttaþýna tanýdýðý her alanda çalýþma özgürlüðüne ve özel giriþimler kurma hakkýna müdahale teþkil ettiði gibi Anayasanýn 31. maddesi ile Türk yurttaþýna verilen mülkiyet hakkýna da tecavüz olduðuna karar vermiþ ve bunun kamu yararý için yapýldýðýný veya zorunlu oalduðunu kabul etmemiþtir. Anaysanýn 31. maddesine göre kamu yararý için yapýlan ve malvarlýðýnýn ekonomik deðerini fiilen azaltan kýsýntý ve sýnýrlamalar için dahi derhal tam bir tazminat ödenmesi gerekirken, kamu yararý veya zorunluluk olmadýðý Anayasa Mahkemesince saptanan konu yasanýn koyduðu kýsýntý ve sýnýrlamalar için davacýya herhnagi bir tazminat ödenmesi de öngörülmemiþtir. Bu durumda Anayasanýn güvence altýna almýþ odluðu davacýnýn özgürlüðü ve özel giriþimler kurma hakkýný korumak, temel hak ve özgürlükleri, kiþi huzuru, sosyal adalet ve hukuk devleti ilkeleri ile baðdaþmayacak surette sýnýrlayan ekonomik bütün engelleri kaldýrmak vemaddi ve manevi varlýðýnýn geliþmesi için gerekli koþullarý hazýrlamakla yükümlü olan Devletin bu anayasal yükümlülüklerine ters düþen kýsýntý ve sýnýrlamalarý koyan konu Yasa hükümlerinin tatbikinden dolayý bir sorumluluðu olduðuna karar verilmesi gerektiði kanaatýndayým. Bu durumda davacýnýn Devlet aleyhine dava açýp tazminat talep etme hakký da doðmuþ olur. Devletin sorumluluðu ve davacýnýn dava açýp tazminat talep etme hakký Anayasanýn yukarýda deðinilen hükümlerinden kaynaklanmaktadýr. Esasen sosyal adalet ve hukuk devleti ilkeleri de bunu gerektirmektedir.
Yukarýda da belirtildiði gibi ortada yönetsel bir karar olmadýðýndan davacýnýn Yüksek Ýdare Mahkemesine baþvuruda bulunamayacaðýna göre davacýnýn davasýný doðrudan kaza mahkemesinde açabileceði görüþündeyim. Esasen davacýnýn zarara uðrayýp uðramadýðýný, uðramýþ ise miktarýnýn ne olduðunu sptamak, Kaza Mahkemesinin yetkisi dahilinde olan bir husustur. Bu nedenle ilk mahkeme, kaza mahkemesinde dava açmazdan önce, davacýnýn Yüksek Ýdare Mahkemesine baþvuruda bulunmasý gerektiðini ileri sürerek davasýný iptal etmekle hataya düþmüþtür.
Sonuç olarak istinafýn kabul edilerek davanýn duruþmasý yapýlmak üzere kaza mahkemesine iadesine ve istinaf masraflarýnýn aleyhine istinaf edilen tarafýndan ödenmesine karar verilmesi gerektiði kanýsýndayým.
Þakir Sýdký Ýlkay,Baþkan: Lefkoþa Kaza Mahkemesinin Hukuk Muhakemeleri Tüzüðü E.27 altýndaki takdir yetkisini hatalý kullanmadýðý hususunda Sayýn Yargýç Aziz Altay'ýn belirttiði görüþe katýlmaktayým. Sayýn Altay'ýn 2. istinaf sebebi ile ilgili olarak vardýðý sonuç ile ise hemfikir deðilimdir.
Müstenif davacý 6/76 sayýlý Kýbrýs Türk Liman Ýþçileri Þirketi Yasasýnýn yürürlüðe girmesi sonucu mesleðini icra edememekle uðradýðý zarardan dolayý Lefkoþa Kaza Mahkemesinde dava açýp tazminat talebinde bulundu. davacýnýn direk olarak kaza mahkemesinde tazminat veya zarar ziyan dvasý açabilmesi için talebin sözleþme veya haksýz fiil gibi özel hukuk alanýna giren bir fiil veya iþlemden kaynklanmasý gerekir. 6/76 sayýlý Yasayý geçirmiþ olan Meclisin bu yasama tasarrufu özel hukuk alanýna giren bir fiil veya iþlem deðildir. Nitekim Prof. Sýddýk Sami Onar'ýn Ýdare Hukukunun Umumi esaslarý isimli eserinde, 3. basý, cilt III, s.1726'da þöyle denmektedir:
"Devletin h(kimiyete, (mme kudretine istinaden icra ettiði ve bu kudretin en kuvvetli karakterlerine haiz olan fonksiyonudur. teþri fonksiyonunun bu hususiyetini gözönünde tutan doktrin ve içtihat esas itibarýyle bu fonksiyondan dolayý devletin mali mes'uliyeti olamdýðý fikrindedir.
Bu mes'uliyet hiç bir zaman Medeni kanu, Borçlar Kanunu esaslarýyle izah edilmesine ve bu esaslara istinat ettirilmesine imk(n yoktur. ...................... ve nihayet kanun koymak bir haksýz fiil olarak vasýflandýrýlamaz."
Yasama tasarrufu özel hukuk alanýna giren bir fiil veya iþlem olmadýðýna göre bu meseledeki dava konusu özel hukuk alanýna giren bir fiil veya iþlemden kaynaklanmýþ deðildir. Bu durumda Kaza Mahkemesi, yetkisi olmadýðý nedenine istinaden davayý reddetmekle hata etmiþ- deðildir. Bu böyle olduðuna göre de istinafýn reddedilmesi gerekir.
Sýrasý gelmiþken þunu belirtmek yerinde olur ki bu meselede Kaza Mahkemesi taraflar arasýndaki ihtil(fý etkileyebileceði nedenine istinaden 6/76 sayýlý Yasanýn bazý maddelerinin Anayasaya aykýrý olup olmadýðý hususunda Yüksek Mahkemeye, Anayasa Mahkemesi oalrak, bir havale yapmýþ ve bu havale karara baðlanmýþtýr. Ancak ön itirzýn niteliði göz önünde tutulduðunda sözü edilen havalenin bu itirazýn karara baðlanmasýndan önce yapýlmamasý gerekiri ve buna iþaret etmekte fayda mülahaza etmekteyim.
Son olarak bir hususa daha deðinmek istiyorum. Bir aysanýn tatbiki sýrasýnda Ýdarenin yönetsel veya yürütsel bir karar, iþlem veya ihmalinden yakýnan bir kimsenin baþvuruda bulunacaðý yargý mercii Yüksek Ýdare Mahkemesidir. Ancakböyle bir baþvurunun Anayasanýn 118. maddesine uygun olarak yapýlabileceðine iþaret etmek istiyorum.
Sonuç olarak istinafýn reddedilmesi gerektiði görüþündeyim.
Niyazi F. Korkut: Sayýn yargýç Aziz Altay'ýn hükmünde serdetmiþ olduðu görüþler ile varmýþ olduðu sonuca katýlýrým.
Þakir Sýdký Ýlkay, Baþkan: Sonuç olarak istinafýn kabul edilerek davanýn duruþmasý yapýlmak üzere Kaza Mahkemesine iadesine ve istinaf masraflarýnýn aleyhine istinaf edilen tarafýndan ödenmesine, oy çokluðu ile, karar verilir.
(Þakir Sýdký Ýlkay) (Niyazi F. Korkut) (Aziz Altay)
Baþkan Yargýç Yargýç
7 Ekim 1983
9
-
Full & Egal Universal Law Academy