-D.29/80 Yargıtay/Hukuk 48/80
(Dava No.73/80;Güzelyurt)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, N. Ergin Salâhi, Aziz Altay.
İstinaf eden: 1. Zeki Halil, -Lefkoşa
2. Mustafa Halil İbrahim, Lâpta
(Davalılar)
ile -
Aleyhine istinaf edilen: Hüseyin İ. Malyalı, Güzelyurt.
A r a s ı n d a .
İstinaf edenler namına: A.M.Berb-eroğlu.
Aleyhine istinaf edilen namına: İ. Hakkı Alpagut.
Ara emri - Meni müdahale emri vermenin şartları - 9/76 sayılı Yasanın 41(1) maddesi - Davacıya tahsisli narenciye bahçesine Davalıların müdahalede bulunmamaları için ara emri verilmesîAra emirle-rinde esas amacın haklı olabilecek fiili tasarrufu korumak olması.
Bahçeye ilişkin ara emri - Bahçenin atıl vaziyette kalma olasılığı fiili tasarrufun uzun süreden beri Davalılarda olması.
OLAY: Davacı kendisine tahsisli olduğunu iddia ettiği narenciye b-ahçesine girmesine Davalıların engel olduğunu ilerî sürerek tazminat talebinde bulundu. Davacı ayrıca Davalıların bahçeye müdahale etmemeleri için ara emri talep etti. İlk Mahkeme talep olunan ara emrini verdi ve daha sonra bu emri kesinleştirdi.
Davalı D-avacının haklı bir talebi olmadığını, ara emri için aranan şartların mevcut olmadığını öne sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yargıtay, dava konusu bahçeler Davacıya tahsisli olduğuna
göre Davacının haklı bir dava sebebi olduğunu ancak Davalıların da dava konu-su bahçeleri 1974 yılından beri fiilen tasarruflarında bulundurduklarını belirtti.
Yargıtay 9/76 sayılı Mahkemeler Yasasının 41(1) maddesi altında men'i müdahale emri verilmesi için ileride telâfisi mümkün olmayacak bir zararın doğacağı veya eski duruma d-önüşün çok zorlaşacağı hususunda mahkemenin kanaat getirmesi gerektiğini belirtti.
Yargıtay İlk Mahkemenin dava konusu bahçelere Davalıların girmesini men ettiğini, böylece bakıma muhtaç tarlaların atıl vaziyette kalması durumunun doğdıığunu belirtti. Es-as amacın haklı olabilecek fiili tasarrufu korumak ve dava konusu malın tahribini önlemek olduğunu vurgulayan Yargıtay, İlk Mahkemenin ara emrini kesinleştirirken bu hususları layıkı ıle değerlendirmediği ve hataya düştüğü sonucuna vardı ve ara emrini ipta-l etti.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
Yargıtay/Hukuk 21/78.
Yargıtay/Hukuk 25/78.
Yargıtay/Hukuk 7/80.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç N. Ergin Salâhi verecektir.
N. Ergin Salâhi: Aleyhine istinaf -edilen davacı Güzelyurt Mahkemesinde açtığı 73/80 sayılı bir dava ile Güzelyurt'ta kâin pafta no. XIX 15 W.2. parsel 115/16'da 27 dönümden müteşekkil narenciye bahçesinin kendisine 1977 yılı ortalarında tahsis edildiğini, davalıların ise bu bahçeye girmesi-nden kendisini menettiklerini ileri sürerek zarar ziyan ve sair taleplerde bulunmuştur. Yine davacı Bidayet Mahkemesinde dosyaladığı 17.4.1980 tarihli tek taraflı bir istida ile ara emri için müracaat etmiş ve aşağıda görülen taleplerde bulunmuştur.
"A. B-u dava neticeleninceye kadar davalılar ile müstahdemlerin ve/veya ajanlarının ve/veya işçilerinin davacıya tahsisli bulunan ve/veya Davacının kanuni hak sahibi olduğu; Güzelyurt'ta kain bulunan Pafta XIX 15 W.2 Parsel 115/16 dön. müteşekkil olan 27 dönümde-n müteşekkil narenciye bahçesine ve/veya gayrımenkule müdahalede bulunmamaları için bir ara emri itası;
B. Davalılar ile müstahdemlerinin ve/veya ajanlarının ve/veya işçilerinin davacının adına tahsisli olan ve/veya Davacının hak sahibi olduğu, dava konus-u olan narenciye bahçesine girip onarım ve bakım yapmasına mani olmamaları hususunda Mehkemenin bir ara emir itası;
C. Davalılar ile müstahdemlerinin ve/veya ajanlarının ve/ veya işçilerinin bu davanın konusunu teşkil eden narenciye bahçesine ve/veya ürün-ü toplanan kısımlarına girip davacıya mani olmamaları ve/veya müdahalede bulunmamâları hususunda Mahkemenin bir ara emir itası;
D. İşbu istida masraflarının davalı taraflara tahmili."
Bidayet Mahkemesi ertesi gün 18.4.1980 tarihinde müstedinin istidasınd-aki taleplerinin "A" paragrafı mucibince bir ara emri vererek B, C ve D paragraflarındaki talepleri hususunda bir emir vermemiş ve verilen ara emrinin kesinleşip kesinleşmemesi için de istidayı 8.5.1980 tarihine tehir etmiştir.
Müstedaaleyhler bu verilen -ara emrine ve kesinleşmesine itiraz etmişlerdir. Yapılan duruşmada taraflarca şahit çağırmış ve istida dinlendikten sonra Mahkeme evvelce 18.4.1980 tarihinde verilen geçici ara emrinin kesinleşmesine ve masrafların da davalılar tarafından ödenmesine karar -vermiştir. istinaf bu karardan yapılmaktadır.
İstinaf ihbarnamesi aşağıda görülen 4 istinaf sebebi içermektedir:
"1.Muhterem Bidayet Mahkemesi 18.4.1980 tarihinde verilen ara emrini kesinleştirmekle hata etmiştir; Çünkü:
(a)Davacının davalılar aleyhine- haklı bir talebi yoktur ve Ara Emri için aranan şartlaı mevcut değildir.
(b)Davalılar sözkonusu taşınmaz malı 30.9.1974 tarihinden beri fiilen tasarrufları altında bulundurmaktadırlar.
(c)Sözkonusu taşınmaz malın kontrol ve/veya idaresi 32/75, 33/75 v-e 41/77 sayılı yasalar uyarınca KTF' Devletine aittir.
(d)K.T.F.D. Lefkoşa Kaza Mahkemesinde kayıtlı 70/1980 sayılı dava ile sözkonusu taşınmaz malın davalılar tarafından tahliyesini talep etmişlerdir ve işbu dava halen sonuç1anmamıştır.
2.Muhterem Bid-ayet Mahkemesi, "haksahibi" ve/veya "tahsisi önerilen" deyimlerle "tahsis edilmiş" ve/veya "tahsis belgesi verilmiş" deyimlerini aynı anlamda almakla hata etmiştir.
3. Tahsis edilmiş olsa bile bir taşınmaz mala tasarruf etmeden o malın fiilen tasarrufunu -elinde tutan kişilere karşı dava hakkı doğmaz ve ara emri alınamaz.
4. Muhterem Bidayet Mahkemesi, Yargıtay/Hukuk 21/78 sayılı istinaf hükmünü uygularken hata etmiştir."
İstinaf sebeplerini ele almadan önce serdedilen olgulara özetle değinmeyi uygun görd-ük.
Davalı müstenifler 1974 Barış Harekâtından sonra Rumlara ait olup da terkedilen Güzelyurt'ta 635 dönümden müteşekkil narenciye bahçesini O.K.T. Yönetimi ile anlaşarak 20.9.1974 tarihinde icar etmişler ve 5598 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de yapıl-an bu kira anlaşması onaylanmıştır. Bilâhare müteakip tarihlerde 6679/75 sayılı
Bakanlar Kurulu kararı ile 31.5.1976'ya kadar ve 7156 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile bu bahçeler 158.750Tl, senelik icar ve mahsulün
Yarısını verme şeklindeki bir kira anlaş-ması ile kiralanmışlardı. Davalılar 1977 ve 1978 sonelerinde de 79 ve 1980 yıllarında icar edilen bahçelerin icarını ödemişler ancak 1979ve 1980 yıllarında icar ödenmesi Devlet Emlâk ve Malzeme Dairesi tarafından reddedilmiştir. Bunun üzerine KTFD Başsavcı-lığı gerekli ihbarları vererek icarı feshetmiş ve istidanın duruşmasında Emare 8 olarak ibraz edilerı 70/80 sayılı davayı davalılar aleyhine açmıştır.
Davacı müstediye 1977 yılında tahsis edilen 27 dönümlük narenciye bahçesi de bu yukarıda belirtilen 635 -dönümlük olup bir tarımsal ünite olarak çalıştırılan bahçelerin bir kısmını teşkil etmektedir. KTFD Savcılığı tarafından açılan 70/80 sayılı davadan sonra ve bu dava neticelenmeden davacı 73/80 sayılı davayı dosyalamış ve bilâhare işbu ara emri müracaatını- yapmıştır. Verilen şahadet ışığında Bidayet Mahkemesi, davacıya konu 27 dönümlük narenciye bahçesinin tahsis edildiği hususunda bulguya varmış ve keza neticelenmeyen ve tam teşekküllü Mahkeme önünde bulunup Emare 8 olarak ibraz edilen 70/80 sayılı davanın- esasını teşkil eden konulara da girerek davalıların mütecaviz olduğu hususunda bulgu yapmıştır. Yine olgulara göre davalılar 30.9.1974'den beri bu bahçeleri icar yolu ile olgulara
tasarruflarında bulundurup sulama ve bakımını yapmaktadırlar. Davacı konu,- 27 dönümlük narenciye bahçesinin tahsisini almakla beraber tasarrufunu hiçbir zaman eline geçirmemiştir.
İlkin 1 ve 4. istinaf sebeplerini ele almayı uygun gördük.
1. istinaf sebebi görülebileceği gibi 18.4.1980 tarihinde ara emrinin kesinleşmesi hususu-nda verilen Bidayet Mahkemesî kararının hatalı olduğu ileri sürülmekte ve nedenleri 4 başlık altında toplanmaktadır.
1(a) paragrafında davacının davalılar aleyhine haklı bir talebi olmadığı ve ara emri verilmesi için aranan şatların mevcut olmadığı
ileri -sürülmektedir. Davacıya tahsis yapıdığına göre ilk nazarda davacının haklı bir dava sebebi olduğu açıklıkla görülmektedir. Yine istinaf sebeplerinin 1(b) paragrafında ise davalıların 30.9.1974 tarihinden beri fiilen bu bahçeleri tasarruflarında bulundurduk-ları; 1(c) paragrafında ise tasarruflarında bulunan bahçelerin K.T.F'.D.'ne ait olduğu iddia edilmektedir ki bunlar da olgulardan açıklıkla görülmektedir. 1(d) paragrafında ise 70/80 sayılı olup Emare 8 olarak ibraz edilen davanın halen sonuçlanmadığı hus-usu iddia edilmektedir. Bu husus da olgularla doğrulanmıştır. Yukarıda görülen 1(al(b)(c)(d) paragrafları altındaki istinaf sebepleri ile 4. istinaf sebebi birlikte ele alındığında ara kararın kesinleşmesi hususunda verilen emrin yanlış olduğu ve 21/78 Yar-gıtay/Hukuk sayılı içtihat kararı prensiplerinin yanlış uygulandığı ileri sürülmektedir.
Yargıtay/Hukuk 21/78, 9/76 sayılı Yasanın 41. maddesine açıklık getirmektedir.
9/76 sayılı Yasanın 41(1) maddesinin ikinci paragrafı aynen şöyledir:
"Ancak, g-eçici men'i müdahale emrinin verilebilmesi için, karara bağlanması gereken konunun ciddi olması, davacının iddiasında haklı olduğuna dair belirtilerin bulunması ve men'i müdahale emri verilmezse ileride telâfisi mümkün olmayacak bir zararın doğacağı veya e-ski duruma dönüşün çok zorlaşacağı hususlarında mahkemenin kanaat getirmesi gerekir."
Gerek Yargıtay/Hukuk 21/78 ve gerekse müteakip içtihat kararlarında örneğın Yargıtay Hukuk 25/78 ve Yargıtay/Hukuk 7/80 sayılı davalarda yukarıda iktibası yapılan madde -detaylıca izah edilmiş ve ara emirleri verilirken bu maddenin içerdiği aşağıdaki 3 ana unsuru ihtiva ettiğinin göz önünde tutulması gerektiği defaten vurgulanmıştır:
Karara bağlanması gereken konunun ciddi olması;
Davacının iddiasında haklı olduğuna dair -belirtilerin bulunması;
c)Men'i müdahale emri verilmezse ileride telâfisi mümkün olmayacak zararın doğacağı veya eski duruma dönüşün çok zorlaşacağı hususunda mahkemenin kanaat getirmesi.
Önümüzdeki istinafta karara bağlanması gereken ciddi bir konunun o-lduğu olgulardan görülmektedir. Yine davacının haklı olduğuna dair belirtilerin bulunduğu da sarihtir. Men'i müdahale emri verilmezse ileride telâfisi mümkün olmayacak zararın doğacağı veya eski duruma dönüşün çok zorlaşacağı hususuna gelince: Dava konusu -bahçelerin 30.9.19?4 tarihinden beri bir bütün olarak müsteniflerin tasarrufunda bulunduğu, bunların bakım ve sulamasının onlar taraf ından yapıldığı, tahsis davacıya 1977' de yapıldığı halde 1980 yılına ve ara emri gününe kadar halen müsteniflerin tasarru-funda bulunduğu hususları ile Emare 8 olarak ibraz edilen 70/80 sayılı davanın neticelenmediği ve bu bahçeleri müstecir olarak tasarrufunda bulunduran müsteniflerin lıakikaten dava gününde mütecaviz olup olmadıkları hususunun tebellür etmediği Bidayet Mahk-emesi tarafından layıkı ile değerlendirilmemiştir. Bidayet Mahkemesi tek taraflı istidanın
"A" paragrafı mucibince verilen ara emrini kesinleştirirken B ve C paragrafı mucibince herhangi bir hüküm verme yönüne gitmemiştir. Bakıma muhtaç durumda bulunan bu -bahçelere müsteniflerin girmesini menetmiş, davacının ise B ve C paragraflarında görüldüğü gibi girmekten menedilmeme talepleri hususunda emir vermediği cihetle, onun da bahçelere girme durumu ortadan kalkmış ve böylece sulamaya ve bakıma muhtaç bahçelerin- atıl vaziyette bırakılması durumu doğmuştur. Halbuki yukarıda özetlenen prensipler "c" paragrafında görülen ve muhtelif içtihat kararlarında izah edilenlere ilâveten, esas amaçlardan biri de haklı olabilecek fiili tasarruf durumlarını koruma, dava konusu -edilen malın tahribini veya bu mala telâfisi imkânsız zararın yapılmasını önlemektir.
Bidayet Mahkemesi ara kararını kesinleştirirken bu hususları layıkı ile değerlendirmediği ve bir hataya düştüğü açıklıkla görülmektedir. Bu nedenle 1. istinaf sebebi kıs-men, 4. istinaf sebebi tamamen kabul edilir. 2 ve 3. istinaf sebepleri üzerinde durmayı lûzumsuz görüyoruz.
Sırası gelmişken bir konuya daha temas etmek istiyoruz. O da ara emri verilirken davanın nihai neticesini etkileyecek kesîn kararlar verilmesinde-n Bidayet Mahkemelerinin kaçınması gerekmektedir. Bilhassa önümüzdeki meselede ara kararı ile Bidayet Mahkemesi 73/80 sayılı davanın esasını karara bağladığı gibi Emare 8 olarak ibraz edilen ve tam teşekküllü Mahkeme önünde bulunan 70/80 sayılı davanın esa-sına giren konuları da karara bağlamıştır ki bu ara emirleri safhasında takip edilmemesi gereken bir usuldur.
Söylenenlerden anlaşılacağı gibi istinaf kabul edilir ve İlk Mahkemenin verip kesinleştirdiği ara emir iptal edilir.
İstinaf masrafları aleyhine- istinaf edilen tarafından ödenecektir.
(Salih S, Dayıoğlu)(N. Ergin Salâhi)(Aziz Altay)
YargıçYargıçYargıç
17 Ekim 1980
Full & Egal Universal Law Academy