-D.13/88 Yargıtay/Hukuk 48/87
(Lefkoşa Dava No. 27/91/86)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Niyazi F. Korkut, Taner Erginel.
İstinaf eden: 1. Başak and Co. Ltd-., Lefkoşa.
2. Oğuz Başak, Lefkoşa.
(Davalılar)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Mustafa Hürdoğan, Lefkoşa.
(Davacı)
- A r a s ı n d a.
İstinaf edenler namına: Ali Dana
Aleyhine istinaf edilen namına: Ali R. Görgün ve Hatice Görgün
H Ü K Ü M
N. Ergin Salâhi: Davacı 17.12.1985 tarihinde davalı 1 tarafından h-amiline isdar edilen ve davacıya verilen 5.345.000TL tutarındaki çeki bankaya ibraz ettiğini ancak çekin karşılığı bulunmadığı nedeni ile bozulmadığını ve müteakip tarihlerde de bu çekin karşılığının ödenmediğini iddia ederek Lefkoşa Kaza Mahkemesinde 2791-/86 sayılı davayı dosyalamış ve bu miktar üzerinden %24 faiz ve dava masraflarını talep etmiştir.
Dava layihası davalılara tebliğ edildikten sonra davalılar avukatı tarafından 21 Kasım 1986 tarihinde ispatı vücut dosyalamış ancak aradan uzun bir süre geç-mesine rağmen müdafaa verilmediği nedeni ile davacı 22.4.1987 tarihinde Sivil Mahkeme Nizamatı Emir 26 uyarınca hüküm almak için çift taraflı bir istida ile mahkemeye başvurmuştur. 6.5.1987 tarihinde duruşma için tayin edilen günde davalılar hazır bulunmad-ığından ilk mahkeme davacının davasını ispat etmesi neticesinde, davacının talebi doğrultusunda davalılar aleyhine hüküm vermiştir.
İstinaf bu karardan yapılmakta olup 3 istinaf sebebi içermekle beraber bunlar 2 başlık altında özetlenebilir.
-İlk mahkeme, davalılara yeterli söz hakkı vermeden ve doğal adalet ilkelerine aykırı hareket ederek davalılar aleyhine hüküm vermekle hata etmiştir.
-
dava ilk mahkeme önünde davlıların gıyabında ispat yönüne gidilirken davacının zararı hususunda yeterli şahadet bulunamdığı veya cari mevzuata ters olarak ilk mahkeme davacı leyhine 17.12.1985'den itibren talepe dilen para üzeirnden %24 oranında faiz öden-mesine hükmetmekle hata etmiştir.
-1. istinaf sebebini ele aldığımızda; davacı, müdafaa layihası dosyala-yabilmesi için belirlenen süre zarfında müdafaa layihası dosyalanmadığı nedeni ile Emir 26 uyarınca çift taraflı bir istida dosyalayarak karşı tarafa tebliğ etmiştir. Bu istida duruşma -için 6.5.1987 tarihine tayin edilmişti. Davalılar kendisine tebligat yapıldığı halde duruşma için belirlenen günde hazır bulunmamışlardır. Bu durumda davalıların kendilerine söz hakkı tanınmadığından yakınması olası değildir. Davalılar kendilerine tanınan -söz hakkını kullanmak için mahkemede hazır bulunmamışlar ve bu haktan kendi kendilerini mahrum bırakmışlardır. Bu durumda ilk mahkemenin doğal adalet ilkelerini ihlâl ettiğinden söz edilemez. Netice olarak 1. istinaf sebebinin redddilmesi gerekir.
3. isti-naf sebebine gelince; istinafın duruşmasında müstenifler avukatı ilk mahkemenin talep edilen miktar üzerinden %24 oranında faiz için hüküm verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ve bu savını başlıca 2 hususa dayandırmıştır.
1) Uyuşulmuş veya tesbit edi-lmiş bir faiz söz konusu olmadığına göre mahkemenin talep edilmiş miktar üzerinden faiz ödenmesine karar vemesine olanak yoktu ve ilk mahkeme ancak hüküm tarihinden başlamak üzere %4 nizami faize hükmedilebilirdi.
2) Müstenifler avukatının 2. iddiası ise-, ilk mahkemenin hükümlü borç üzerinden faiz ödenmesine karar verilmesinin mümkün olduğu kabul edilse dahi, mevzubahis tarihlerde banka faiz oranları dikkate alındığında, vadesiz hesaplarda %5, yıllık vadeli hesaplarda ise azami %22 olduğu dikkate alındığı-nda ilk mahkemenin bu rakamları aşan bir faiz oranının ödenmsine hükmetmekle hata ettiğini ileri sürmüştür.
Aleyhine istinaf edilen avukatı ise, çekin bozulmadığı ve borcun vacüb-ül tediye olduğu tarihte azami banka faiz oranının %22 olduğunu teslim etmes-ine rağmen 35/87 sayılı faizleri düzenleyen Merkez Bankası Yasasının 25. maddesine istinaden Bakanlar Kurulu tarafından 13.2.1987 tarihinde çıkarılan kararla faiz oranlarının yükseltildiğini ve taban faiz oranının %40 olarak tesbit edildiğini ve hüküm tari-hi olan 6.5.1987'de mahkemenin %24 faiz için hüküm verebilmesinin yasal yönden mümkün olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca ilk mahkeme, Fasıl 262 Poliçeler Yasasının 57. maddesi uyarınca ödenmeyen bir poliçe veya çek üzerinden doğan alacakları için yasaların c-evaz verdiği oranda bir faizin tazminat olarak ödenmesine hüküm verebileceğini ve esasda mahkemenin de bunu yapmış olduğunu ileri sürmüştür.
Konuyu etüt ettiğimizde, önümüzdeki istinaf konusu meselede, talep edilen alacak, bir çekin ödenmemiş olmasından -doğmaktadır. Bu durumda ilk mahkemenin Fasıl 262 Poliçeler Yasasının 57. maddesi uyarınca ödenmemiş çek tutarına ilâveten bu miktar üzerinden makul kanuni faizin tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği görülmektedir. Ne miktarda faizin ödenmesine kar-ar verilebileceği hususu ise Yargıtay/Hukuk 37/87 Ahmet Sabancı ile Hüseyin Uygun davasında karara bağlanmış ve bu kararın 5. sayfasında şöyle denmektedir.
"Faiz konusuna gelince müstedinin %24 faiz veya tazminat talebi, zarar ziyanla ilgili şahadet ibra-z edilmemesi nedeniyle reddedilmiştir. Ancak Fasıl 262 Poliçeler Yasasının 57'nci maddesi reddedilen veya vadesinde ödenmeyen bir poliçenin zarar ziyanının nasıl tebit edileceğini belirlemiş ve bu hususta yargıca geniş takdir hakkı vermiştir. Buna göre yar-gıcın adil gördüğü faiz miktarını da tazminat olarak poliçe alacaklısına vermesi gerekir. Faiz konusunda adil olabilmek için paranın değer kaybını dikkate almak zorundayız. Hakkaniyet duygusu faizin, paranın değer kaybını mümkün olduğu ölçüde giderecek yük-seklikte olmasını gerektirir. Resmi Gazetelerin incelenmesi bize paranın değer kaybı ve ödenmesi uygun faiz konusunda yeterli bilgi vermemektedir. Mahke-menin takdir hakkını kullanırken bankaların uyguladığı yasal faiz kurunu dikkate alması uygun olur. İlg-ili tarihlerde yasal banka faiz kuru %24 idi ve davacının talebi de bu yöndedir. Bu nedenlerle bononun ödenmesi gerken tarihten hüküm tarihine kadar %24 faizin tazminat olarak davacıya ödenmesini uygun görürüz."
Önümüzdeki istinafta üzerinde durulan konu-lardan biri, talep edilmemesine rağmen şahadet sunulmadan çek veya benzeri bir alacak para üzerinden faizin tazminat olarak ödenmesine hüküm verilip verilemeyeceği ve bu hususta bir karar verilebilirse ne oranda faiz için karar verileceği idi. Yukarıda alı-ntısı yapılan kararda davacı, parasını bir bankaya koyması halinde alacağı faiz oranları hakkında şahadet vermiş ve ilk mahkeme de bu şahadeti dikkate alarak bir yargıya varmıştır. Banka faiz oranları Resmi Gazetede yayınlandığına ve bunların adli ihbar ol-arak alınabileceğine göre böyle bir talepte bulunan davacının zararı hususunda mutlaka şahadet vermesi gerekmemektedir. Ancak davacı adli ihbar olarak alınan faizlerin üzerinde daha yüksek bir faizi zarar ziyan olarak talep ediyorsa bu hususta şahadet veri-p mahkemeyi ikna etmesi zorunludur. Bunun dışındaki hallerde yukarıdaki karardan da görülebileceği gibi mahkeme cari banka faiz oranlarını adli ihbar olarak dikkate alıp makul bir faizin tazminat olarak ödenmesini emredebilir.
Önümüzdeki meselenin olgula-rına göz atıldığında, konu çekin karşılıksız olması nedeni ile iade edildiği tarihte azami banka faiz oranı %22 idi. Karar tarihinde ise 35/87 sayılı Yasanın 25. maddesine istinaden çıkarılan Bakanlar Kurulu kararı uyarınca banka faiz oranları yükseltilmiş- ve taban faiz oranı %40'a çıkartılmıştı. İlk mahkeme banka faiz oranlarını dikkate aldıktan sorna belirli bir oranda faizin tazminat olarak davalılar tarafından ödenmesine hükmederken karar tarihindeki yükseltilmiş %40 faiz oranını dikkate almış ve borcun- doğduğu günde azami faiz oranı %22 olduğu hususunu gözden kaçırmıştır. Bu hususta ilk mahkemenin yanıldığı kanaatindeyiz. Tazminat olarak belirli bir oranda faiz verilmesine karar verildikten sonea tazminat olarak tesbit edilmesi uygun ve mümkün olarak fa-iz oranı, çekin bozulmadığı ve alacağın doğduğu günden karar gününe kadar %22 ve karar gününden itibaren alacak miktarının ödenmesine değin %24 oranında bir faizin tazminat olarak verilmesine hükmedilmesi doğru ve adildir.
Yukarıdaki nedenlerle 2. istina-f sebebi kısmen kabul edilir.
Netice olarak istinaf kısmen kabul edilir ve ilk mahkemenin vermiş olduğu hüküm aşağıdaki şekilde değiştirilerek tasvip edilir.
Davacı leyhine ve davalılar aleyhine 17.12.1985 tarihli çekin konusu olan 5.345.00TL'nin davacı-ya ödenmesine;
Bu meblağ üzerinden 17.12.1985 tarihinden 6.5.1987 tarihine kadar %22 oranında faiz ödenmesine ve bu tarihten itibaren tediye tarihine kadar da %24 faiz ödenmesine;
Dava masrafları ile istinaf masraflarının istinaf eden davalılar tarafından- davacıya ödenmesine emir verilir.
(N. Ergin Salâhi) (Niyazi F. Korkut) (Taner Erginel)
Yargıç Yargıç Yargıç
12 Nisan 1988
--
-
-5-
-
Full & Egal Universal Law Academy