-D.15/93 Yargıtay/Hukuk 48/92
(Dava No: 975/90; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Niyazi F. Korkut, Celâl Karabacak, Özkan Tunçağ
İstinaf eden: Mutallip Vudalı, L-efkoşa.
ile
Aleyhine istinaf edilen: Christopher Boak, Girne.
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Avukat Hasan Balman
Aleyhine istinaf edilen namına: Avukat Ali Dana
H Ü K Ü -M
Niyazi F. Korkut: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Özkan Tunçağ verecektir.
Özkan Tunçağ: İşbu istinaf Lefkoşa Kaza Mahkemesinin 975/90 sayılı davasında 1.10.1991 tarihinde verilen hüküm aleyhine yapılmıştır.
Aleyhine istinaf edilen Davac-ı (bundan sonra Davacı olarak anılacaktır) 19.4.1990 tarihinde dosyaladığı 975/90 sayılı dava ile Ocak 1990 ortalarında yetkili memuru Hasan Şerbetçioğlu vasıtası ile Davalıya satıp teslim ettiği AU 209 kayıt numaralı Masey Ferguson marka bir Digger-Loader-'in uyuşulmuş satış değeri ve/veya satış değeri olan 20 Milyon TL'sından mütebaki kalan 14 Milyon TL'sı ile 1.3.1990 tarihinden itibaren %68 nisbetineki faizini talep etmektedir.
İstinaf eden Davalı (bunan böyle Davalı olarak anılacaktır) ise, 27.9.1990 -tarihinde dosyaladığı müdafaa takririnde, özetle, dava konusu aracı aldığını kabul etmekle beraber konu aracı Davacıdan satın aldığını, talep takririnde adıgeçen Hasan Şerbetçioğlu'nun ise bu konuda yetkili bir kişi olmadığını, aracın çarşı değerinin ve/ve-ya uyuşulmuş bedelinin 20 Milyon TL'sı olmadığını, Davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, tüm borcunu ödemiş olduğunu, kaldı ki, dava konusu aracın gerçek değerinin 6 milyon TL'sı civarında olduğunu öne sürmektedir.
Davanın duruşmasına 8.3.1991 tarih-inde başlandı. Davasını ispat için Davacı ve 2 tanığının şahadet vermesine mukabil Davalı kendisi ve 1 tanığı şahadet verdi. Duruşma esnasında taraflarca herhangi bir emare sunulmuş değildir.
İlk Mahkeme, huzurunda sunulan şahadeti inceleyip değerlendirm-eye tabi tuttuktan sonra talep takriri uyarınca Davacı lehine ve Davalı aleyhine hüküm vermiştir. İstinaf işbu hükme karşı yapılmış olup 8 istinaf sebebini içeren istinaf ihbarnamesi aşağıdaki gibidir:
" 1. Mahkemenin diggerin tamirinden sonra ve/veya ta-mir edilmiş çarşı değerinin 3550 Sterling olduğu bulgusu yanlıştır. Kaza mahkemesinin diggere sadece 1050 Sterling veya 4,000,000.-TL tamir parası gerektiği bulgusu da yanlıştır. Mahkemenin yaptığı bu yanlış değerlendirme sadece şanzıman kutusu, dümen kutu-su, hydranlık ayaklar ve petsilerin fiatını içermektedir. Söz ettiği ve davalının tedarik ettiği differential, gizli pompa, tazzik pompası, hauser, lift, crown & pinion ve bunun gibi parçaların fiatlandırılmasını hiçbir şekilde gözönünde tutmamıştır. Kaldı- ki, mahkemenin bu bulgusu hükmün bir başka yerinde yaptığı digger masraf istemiş iseydi 3550 Sterling fiatı olacaktı şeklindeki bulgusu ile çelişki içindedir.
Ezcümle mahkemenin digger ile ilgili değer biçmesi veya fiyatlanırılması tamamen yanlıştır ve -verilen şahadete ters düşer.
2. Mahkeme davalının Mehmet'i şahit çağırmadığı hususunu aleyhine almakla hataya düşmüştür. (Bilhassa davalının digger'in isteyeceği tüm parçaları vereceği hususu ihtilafsız olduğu göz önünde tutulursa)
3. Mahkemenin digger-'in çarşı fiyatının 20,000,000.-TL olduğu hususunda yaptığı bulgu yanlıştır ve şahadetle desteklenmemektedir. Bilakis mahkemenin önünde dozerin fiyatının 2500 Sterling (yanı 10,000,000 TL) olduğu hususunda şahadet vardır.
4. Mahkemenin taraflar arasında -şifahi bir anlaşma yapıldığına dair bulgusu yanlıştır ve/veya şahadetle desteklenmemektedir. Kaldı ki, davacının Talep Takririnde de böyle bir iddia yoktur.
5. Mahkeme davalının şahadetine inanmamakla hata etmiştir. Bilhassa davacının parayı verip koçanla-rı teslim alması ile alışverişin bittiğini iddia etmesini hiç incelemeden geçmesi hatalıdır.
6. Mahkemenin dava konusu diggerin çarşı değerinin 20 Milyon TL olduğu hususunda bulgusu yanlıştır ve şahadele desteklenme-mektedir.
7. Mahkeme davalının şahid-i Mustafa Kılıç (Polili)nin şahadetini gerektiği şekilde değerlendirmemiştir ve/veya davalının bu şahidin şahadetini davalı leyhine almamakla hata etmiştir. Davalının bu şahidi dava konusu diggerin çarşı bedelinin 6 milyon Türk Lirası civarında olduğunu aç-ıkça söylemesine rağmen Mahkeme sıhhatsiz bir metod ile hesap yapmış ve diggerin çarşı bedelini 20,000,000.- TL olarak çıkarmıştır. Mahkeme bu şahidin diggerin görünümündeki kusurları anlattığını ve hiçbir zaman diggerin çarşı bedelinin 20,000,000.-TL olma-yacağı hususundaki şahadetini gözönünde tutmamıştır.
8. Mahkeme davacının diggerin satışının başka bir makine ile beraber gerçekleştirdiği ve fiyatlarının bağlantılı olduğu hususundaki şahadetini reddetmekle veya değerlendirmemekle hataya düşmüştür."
İ-stinafın duruşması esnasında Davalı avukatı 1, 3, 6 ve 7. istinaf sebeplerini bir başlık altında toplayıp Mahkemeye hitap edeceğini, 2, 4 ve 5. istinaf sebeplerine ilişkin savlarını ise teker teker ele alıp öne süreceğini, 8. istinaf sebebi üzeirnde ise ıs-rarlı olmadığını belirtmiştir.
Davacı avukatı ise, tüm istinaf sebeplerini birlikte ele alarak hitabede bulunmuş ve argümanlarını ortaya koymuştur. Davacı avukatı İlk Mahkemenin Davacı tanıklarının sunduğu şahadete itibar ederek ve bu şahadete dayanarak -yapmış olduğu bulgular sonucu varmış olduğu kararın doğru olduğunu, bunun aksinin ise istinaf eden tarafından kanıtlanması gerektiğini, bir başka anlatımla istinaf edenin İlk Mahkemein kararının hatalı olduğuna ilişkin Yargıtayı ikna etmesi gerektiğini öne-mle belirterek işbu istinafın tamamen olgusal durumlara dayandığını söyleyerek öne sürdüğü savları kanıtlamak içn dava tutanaklarına ve ilgili hukuki ilkelere atıfta bulunmuştur.
Taraflarca huzurumuzda yapılan argümanları, dava tutanaklarını ve İlk Mahke-menin hükmünü inceledik. İlk Mahkemenin kararından istinafın hükme bağlanması açısından yararlı olabileceğine inandığımız bazı alıntılar yapmayı uygun bulduk. Şahitlere inanıp inanmama konusunda İlk Mahkeme kararında aşağıdaki görüşlere yer vermiştir:
"H-uzurumuzda şahadet verenleri yakından gözleme imkanını bulduk ve tavır ve hareketlerini duruşma boyunca müşahade etmiş bulunmaktayız. Bilhassa Davlının şahadeti ve istintakı esnasındaki tavır ve hareketinden mütereddit bir tutum içinde olduğundan ve adeta -bazı sorulara kaçamaklı cevaplar vermeye çalıştığını gösteren bir eda içerisinde göründüğünden mahkemede olumlu bir tesir bırakmadığını ve ibraz ettiği şahadetin pek değer taşıyan ve itibar edilebilecek nitelikte olmadığı görüşündeyiz."
Huzurumuzdaki şah-adeti değerlendiren İlk Mahkeme, Mavi 50 ve 51'de ayrıca aşağıdaki görüşlere yer vermiştir:
"Davacının davalı ile arasında şifahi bir akte dayanan bir alış veriş münasebetinin mevcudiyeti hususundaki iddiasını ispat etmiş olduğu, keza diggerin çarşı değe-rinin dava ile ilgili zamanlarda 20 milyon TL olabileceği hususunda da huzurumuzda yeterli, sarsılmamış ve inanılır şahadet mevcut olduğu görüşü ile bu hususların gerçeği yansıttığı hususunda bulgu yaparız.
Davalının şahadetine göz attığımız zaman ise Di-ggerin durumunu pek bilmediğini, bilahare tespit ettiğini ve bilahare tetkik ettiği zaman bazı arızalar gördüğünü, 20 milyon TL'nin, durumunu tesbit ettikten sonra çok fazla olduğunu ve Hasan Şerbetçioğlunu dükkanına çağırıp Massey Ferguson için 4 milyon T-L daha ödeyebileceğini söylediğini belirtmiştir. Görüleceği gibi Davalı, Massey Fergusonun durumunu pazarlık anında bilmemekteydi ve Massey Fergusonun durumunu sonradan tesbit etmiş bulunmaktadır. Keza Davalı şahadetinde Massey Fergusonu arsasına getirildi-kten 3-4 gün sonra Mehmete sattığını ve teslim ettiğini belirtmektedir ve bu satış için Mehmetle 24 Milyon TL'ye anlaştıklarını, ancak motoru yenilemek için bütün aksamları 2'nci el, defansiyeli, gizli pompa, tazyik pompasını da çalışır bir vaziyete getirm-eyi kabul ettiğini, ancak bu hususta vereceği parçalar ile ilgili liste yapmadığını, deftere geçirmediğini ve ne gerekirse onu vereceğini belirtmiştir.
Burada açıklıkla göze çarpan en ilginç husus Davalının 6 milyon TL'ye satın almaya uyuştuğunu iddia et-tiği Massey Fergusonu kısa bir süre sonra 24 milyon TL'ye sattığı hususudur. Aradaki fark 24 milyon TL'den 6 milyon TL çıktığı zaman 18 milyon TL'dir. Bu 18 Milyon TL'lik büyük rakamı ne kadarının Davalının Massey Fergusonun tamiri için vereceğini parçalar-a harcanacağı ve ne kadarının kendisine kâr olarak kalacağı Davacı avukatının ısrarlı sorgulaması ve istintaka rağmen, Davalı bu hususları Mahkemeye izah edememiş ve bir yerde hatırlamıyorum, bilmiyorum diyerek geçiştirmeye çalışmıştır. Ne kadar da kâr ama-cı güdülmekte olduğu hususunu kabul etsek dahi bu farkın büyüklüğü bir yerde iddiasını sarsmakta ve Davacının şahadetini destekler durumuna koymaktadır.
......................................................................................................-............
..................................................................................................................
Tüm şahadete göz atıldığı zaman ve yukarıda belirtilenler ışığında, Davacının şahadetinin hiç tereddüt etmeden Davalının şahad-etine tercih edilmesi gerekmektedir. Görüleceği gibi, Davalının şahadeti makul ve mantıki olmayan bir şahadettir.
Davalının tanığı Mustafa Kılıç (Polili)nin şahadetine bakıldığında da, (ki bu tanığın şahadeti Davalının şahadetini desteklemek açısından de-ğer ve ağırlık verebileceğimiz hussular içermektedir) o dönemde Massey Fergusonun değerinin 2500 Sterlin yani 10 Milyon Tl olabileceği ve tamiri halinde tamirine verilecek masraf dahil massey fergusona 3550 Sterlin kıymet biçileceği belirtilmektedir. Daval-ının tanığının şahadeti Davalıyı bağlamaktadır. Böylece 3550 Sterlinden 2500 Sterlin çıktığı zaman kalan 1050 Sterlindir ki bu da 4 milyon TL kusur eder. Yani, bu durumda Diggerin tamirinin yapılabilmesi için gerekli masraf en fazla 4 milyon TL kusurdur. -(Yani 1050 Sterlin x 3000 TL) Davalının tanığı Mustafa Kılıç (Polili)nin şahadeti bu durumda Davalının şahadetini hiçbir surette desteklemez. Bilakis Davalının şahadetini sarsar. Davalı şahadetinde, Diggerin kendisine kaça mal olduğunu ve bu Diggerle ilgil-i alış-satıştan dolayı ne kadar kâr ettiğini Mahkemeye ısrarla söylememiştir.
Kanaatimizce, Davalı bildiklerini Mahkemeden kasıtlı olarak gizlemiştir ve istediği gibi yani işine geldiği gibi şahadet vermeyi tercih etmiştir. Davcı ve çağırdığı iki tanığın-ın şahadetleri, Davacının şahadetini desteklemekle birlikte güvenilir şahadet mahiyettedir.
Yukarıdaki nedenlerle, dava konusu Digger Loaderin Davalıya 20 milyon TL uyuşulup, satıldığı ve teslim edilmiş olabileceği hususlarında bulgu yaparız."
Yukarıda- alıntı yapılan istinaf sebeplerinden ve tarafların yapmış olduğu argümanlardan görülebileceği gibi istinaf temelde İlk Mahkemenin şahitlere inanıp inanmama (credibility) konusu ile bunun yanı sıra inanmış olduğu sahadeti hatalı değerlendirip hatalı bulgul-ara vardığı hususlarına dayanmaktadır.
Şahitlere inanıp inanama konusu birçok içtihat kararında incelenmiştir. (Örneğin Gör: Hukuk İstinaf No:40/71 ve 6/74; Yargıtay/Hukuk 8/77; Yargıtay/Hukuk 30/85; Yargıtay/Hukuk 55/92 D.4/93) Bu içtihat kararlarında ş-ahitlere inanıp inanmama hususunda İlk Mahkemelerin vardığı kanaata Yargıtayın müdahalede çekingen davrandığı, müdahale etmesi için bulguların dayanadığı gerekçenin gayrı makul veya yetersiz veya tüm şahadet tarafından deseklenmemesi gerktiği vurgulanmakta-dır. Bu hususlarda Yargıtayı ikna etme yükümlülüğü istinaf eden düşmektedir.
Mümkün olan özenle ve ayrıntılı bir şekilde tarafların huzurumuzda yapmış olduğu argümanları, dava tutanaklarını ve istinafın hükme bağlanması bakımından yararlı olabileceğine i-nanarak İlk Mahkeme hükmünden yapmış olduğumuz alıntıları esaslıca inceledik. Bu incelememiz sonucu İlk Mahkemenin varmış olduğu bulgulara varabilmesi için huzurunda kafi derecede şahadet olduğu ve bu bulguların hatalı olduğuna ilişkin istinaf edenin bizi -ikna edemediği kanaatına vardık. Bu nedenle istinafın reddedilmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak istinaf reddolunur. İstinaf edenin istinaf masraflarını ödemesi emrolunur.
(Niyazi F. Korkut) (Celâl Karabacak) (Özkan- Tunçağ)
Yargıç Yargıç Yargıç
26 Mayıs 1993
Full & Egal Universal Law Academy