-D.37/80Yargıtay/Hukuk 49/80
(Dava No.1069/79;Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Niyazi F. Korkut, Aziz Altay.
İstinaf eden:1. Devrimci Genel İş Sendikası, Lefkoşa.
2. Kıbrı-s Türk Sanayi Holding Ltd. Şti.
(Davalılar)
ile
Aleyhine istinaf edilen:1. Burhan Özbaş, A.22 Haspolat.
2. Türk İş Sendikaları Federasyonu, Lefkoşa
(Davacılar)
A r a s ı n d a .
İstinaf edenler namına: Hüsey-in Celâl.
Aleyhine istinaf edilenler namına: Hasan Murat.
Sendika üyeliğinden istifa - İstifanın yasal olup olmaması - İstifanın yazılı verilme zorunluluğu.
Aidat kesintisinin durdurulmaması - Davacının Devrimci Genel İş Sendikasından istifa etmesine v-e rızası olmamasına rağmen aylığından kesinti yapılması - Davacının yapılan kesintinin iadesi talebi - Devrimci Genel İş Sendikasının ana tüzüğünün III(i) maddesine göre istifa eden üyenin istifa ettiği yılın Aralık aynın 31. gününe kadar aidatları ödeme y-ükümlülüğü - 31.12.1978 tarihinden sonra Davalı sendikanın davacıdan aidat kesintisi yapmaya devam etmesi - Davacının davalı sendikadan istifası - Davacının kesilen aidatın iadesi talebi.
İlk Mahkemenin olgularına Yargıtayın mûdahale etmesine ilişkin ilke-ler.
OLAY: Devrimci Genel İş Sendikasına üye olan Davacı 18.6.1978 tarihinde istifa ederek Türk-Sen'e üye oldu. Devrimci Genel İş Sendikasının Davacının maaşından 31.12.1978 tarihine değin %1 oranında aidat kesmesi gerekirken, Sendika 1.1.1979 tarihinde-n itibaren de kesinti yapmaya devam etti. Bunun üzerine Davacı haksız olarak kesilen aidatların iadesi için dava açtı. Davalı sendika ise istifanın geçerli olmadığını, çünkü istifa belgesinin kendilerine ulaşmadığını ve istifa eden bir üyenin istifasını, y-azılı olarak Yönetim Kuruluna vermesi gerektiğini ileri sürdü.
İlk Mahkeme Davalı 1 Sendikanın Genel Başkanı Hasan Sarıca'nın şahadetinin inandırıcı olmadığı kanısına vararak haksız olarak kesilen aidatların davacıya iadesini emretti.
SONUÇ: Yargıtay gen-ellikle davayı dinleyen Yargıcın bulgularına müdahale etmediğini, ancak İlk Mahkemenin şahadeti değerlendirirken yanlış ilke ve olgular kullanması ve hataya düştüğüne kesinlikle tatmin edilmesi halinde müdahale ettiğini belirtti. Yargıtay, Yargıcın böyle b-ir yanılgıya düşmediği kanısına vardı.
Üyenin istifasını Yönetim Kuruluna yazılı olarak vermesi gerektiğini ancak istifa yazısının şahsen verilmesi ile posta marifetiyle gönderilmesi arasında bir fark bulunmadığını belirten Yargıtay, İlk Mahkemenin 1.1.19-79 tarihinden itibaren kesilen aidatların iadesini emretmesinin hatalı olmadığı sonucuna vardı ve istinafı reddetti.
H Ü K Ü M
N.Ergin Salâhi: Davacı aleyhine istinaf edilenler Lefkoşa Kaza Mahkemesınde açtıkları 1069/79 sayılı davada davalı 1 Devrimci- Genel İş Sendikası davalı 2 Kıbrıs Türk Sanayi Holding Ltd. Şirketi aleyhine getirilen bir davada davacı 1'in 6.12.1976 tarihinde Sanayi Holding Ltd. Şirketinde işe başladığını, bilahare Devrimci Genel İş Sendikasına üye olduğunu ve 17.10.1977 tarihinde B-idayet Mahkemesinde Emare S olarak ibraz edilen bir beyanname ile maaşından %1 orarıında kesinti yapılmasına muvafakat ettiğini ancak 18.6.1978 tarihinde üye bulunduğu davalı 1'den istifa ederek Türk-Sen'e (davacı 2 Sendikaya) kayıt edildiğini ancak davalı- 1 Devrimci Genel İş Sendikası Tüzüğü ilgili mevzuat uyarınca 31.12.1978 sonuna kadar %1 oranında kesintinin aylığından kesilerek davalı 1 Sendikaya ödendiğini, bu kesinti ve ödemenin 1.1.1979 tarihinde hitam bulması gerektiğini, fakat aylığından %1 oranın-da kesintinin devam ettiğini ve 1.12.1979 tarihine kadar ayda 56Tl'dan ceman 616Tl'nın haksız olarak kesilerek davalı 1 Sendikaya ödendiğini ileri sürerek aşağıdaki taleplerde bulunmuşlardır.
Davacının Türk-Sen üyesi olduğuna dair bir emir;
Takriben 616'-IL.nın iadesi;
C. Dava masrafları.
Davalılar ise verdikleri müdafaada, talepleri reddederek özetle; davacının davalı 1'den istifa ettiğine dair istifasının davalıya yasalar, kural ve usullerin öngördüğü şekilde verilmediğini, geçersiz olduğunu, istifa ett-iği kabul edilse dahi aidat kesintisinin durdurulması için usullünde yapılmış bir ihbar savılamayacağını iddia ederek davacının talebinin reddini istemiştir.
Davanın duruşması sırasında, davacı 2 tarafların mutabakatı ile davadan ihraç edilmiştir. Bilahar-e davanın duruşması yapıldıktan sonra Bidayet Mahkemesi talep edildiği şekilde hüküm vermiş ve keza dava masraflarını davalı 1'in ödemesini emrederken davalı 2'nin de masaflarının davalı 1 tarafından ödenmesini emretmiştir. İstinaf bu karardan yapılmakta v-e 9 istînaf sebebi içermektedir, ancak istinafın duruşmasında 9. istinaf sebebi üzerinde durulmamış ve 8. istinaf sebebi de geri çekilmiştir. Üzerinde durulan istinaf sebepleri aşağıda görüldüğü gibidir.
"1. Muhterem Bidayet Mahkemesi hukuki durumu vakıa-lara yanlış
uygulamıştır.
2.Muhterem Bidayet Mahkemesi, ibraz edilen şahadeti ve delilleri yanlış değerlendirmiş ve/veya bunların geçerliliğini tayinde subjektif ölçü kullanmıştır.
3. Muhterem Bidayet Mahkemesi, mevcut şahadet ışığında davacın-ın
kanunların ve/veya Devrimci Genel İş Sendikasının Tüzüğüne
ve/veya ilgili diğer mevzuata uygun olarak Devrimci Genel İş
Sendikasından istifa ettiği ve/veya usulüne uygun olarak istifa
ettiği bulgusuna varmakla hataya düşm-üştür.
4. Muhterem Bidayet Mahkemesi huzurunda isbat edilmemiş bir
talep hakkında karar vermekle hataya düşmüştür.
5. Muhterem Bidayet Mahkemesi, kendisinden talep edilmeyen bir
meblâğın davalının davacıya ödenmesini emreylemekle hataya dü-şmüştür.
6.Muhterem Bidayet Mahkemesi huzurunda olmayan şahadete göre karar vermiştir.
7. Muhterem Bidayet Mahkemesi, davalının davacıyı herhangi bir meblağ ödenmesini emreylemekle hatalı karar vermiştir."
İstinafın duruşmasında l, 2 ve 3. istinaf sebepl-eri birlikte alınmış, 4, 5, 6 ve 7. istinaf sebepleri ayrı olarak birlikte alınmıştır. Birlikte alınan üç istinaf sebebinde karara bağlanması gereken husus esas itibarı ile davacının davalı 1 Sendikadan istifa edip etmediği ve istifa etmişse bu istifanın y-asal olup olmadığı ile bu hususun şahadetle desteklenip desteklenmediğidir.
Taraflarca kabul edilen olgulara göre Devrimci Genel İş Sendikası Kıbrıs Türk Sanayi Holding Ltd. Şirketi ile toplu iş sözleşmesi bulunan bir sendikadır. Davacı l, aleyhine istina-f edilen Burhan Özbas, ise Sanayi Holding'de tornacı olarak istihdam edilmekte, Devrimci Genel İş Sendikası istifa ettiği iddia olunan 18.6.1978 tarihine kadar Devrimci Genel İş Sendikasının bir üyesi bulunmakta ve Emare 5 olarak ibraz edilen beyanname uya-rınca maaşından %1 oranında kesinti yapılarak Devrimci Genel İş Sendikasına aidat olarak yatırılmakta idi. Yine olgulara göre bu % 1 oranındaki kesinti 1.1.1979'dan sonra da 31.12.1979 tarihine kadar kesilmeye devam etmiştir.
Davacı 1, aleyhine istinaf ed-ilen, şahadetinde üyesi bulunduğu Devrimci Genel İş Sendikasından Mayıs 1978'de istifa ederek Türksen'e kaydolmak istediğini ve Devrimci Genel İş Sendikasından istifasını yazılı ve iki nüsha halinde yaparak gerek Devrimci Genel İş Sendikasına ve gerekse ça-lışmakta olduğu Sanayi Holding'e gönderilmek üzere Türk-Sen'e verdiğini söylemektedir.
Şahit 2 olarak çağırılan Lütfi Özter, davacı 1'in şahadetini teyid etmekte ve 21.12.1978 tarihinde Devrimci Genel İş Sendikasından istifa edip Türk-Sen'e kaydedilen San-ayi Holding'de çalışmakta olan işçilerin bir listesini şahit 4'e hazırlattığını, bu hazırlanan listeye istifa belgelerini de ekliyerek taahhütlü posta ile göndermek üzere Türk-Sen'deki memura verdiğini söylemektedir. Şahit 4 Türk-Sen'de görevli daktilo, şa-hit 5 yine Türk-Sen'de görevli daktilo ve şahit 6 olarak çağrılan odacı Tümer Küfi de bu hususları teyid etmekte ve bilhassa odacı Tümer Küfi bu tanzim edilen ve bilahare Mahkemeye Emare 4 olarak ibraz edilen listeyi ilişikteki istifa belgeleri ile birlikt-e kontrol ettiğini, listedeki sayı ile istifa belgelerini karşılaştırıp sayının tuttuğunu tesbit ettikten sonra zarfa koyup taahrıütlü posta ile Devrimci Genel İş Sendikasına gönderdiği hususunda kesin şahadet vermiştir. Bu şahitlerin çoğu en önemli noktad-a istintaka tabi tutulmamıştır.
Davalı müstenif adına Bidayet Mahkemesinde Devrimci Genel İş Sendikası Genel Başkanı Hasan Sarıca şahadet vermiş, Emare 4 olarak ibraz edilen listeyi Türk-Sen'den aldığını kabul etmekle beraber zarfı açtığında davacının ist-ifa belgesinin bu zarftan çıkmadığı hususunda şahadet vermiştir. Ancak Emare 4'ün altında açıkça "Not: 207 Müstahdemin imzalarını taşıyan ayrı ayrı 207 Devrimci Genel İş Sendikasından istifa beyannamesi ektedir" yazılı olduğu halde ekleri şayet eksik ise i-di niye bunları gönderen Sendika ile temasa geçmediğinin izahını vermemektedir.
Davacıların çağırmış oldukları şahitlere Bidayet Mahkemesi inanmış ve davacı 1'in istifa belgesi de dahil bu istifa belgelerinin davalı 1'in eline ulaştığı hususunda bulguya v-armıştır. Bidayet Mahkemesi bu konu üzerinde şöyle demektedir:
"Davacı ve çağırmış olduğu tanıkların şahadetlerini doğru olarak kabul ederim ve Davalı 1 Hasan Sarıca'nın 207 adet istifa belgesinin zarf içerisinde bulunmayışı hususunda vermiş olduğu şahade-tini davacı tanığı 4, 5 ve 6, 7'nin şaha.detlerinin
karşısında inandırıcı olarak kabul etmiyorum. Huzurumdaki şahadetten davacının davalı 1 Sendikadan istifa ettiğini ve bu 5endikaya yazılı olarak bildirmesinin gerekli olduğunu biliyordu ve yazılı istifası-nı Türk-Sen'e üye olup bu Sendika vasıtasıyle göndermeyi uygun bulmuş ve Türk-Sen de bir Sendika olarak davacının yazılı istifasının davalı 1 Sendikaya ulaştırılmasının şart olduğunu biliyordu ve Davacı 1'in istifa belgesi ile başka 206 adet istifa belgesi-ni davalı 1'e Emare 4 taahhütlü mektup ile göndermemesine hiçbir sebep görmüyorum."
Yüksek Mahkeme, Yargıtay olarak birçok davalarda belirtildiği gibi davayı dinleyen Yargıcın bulgularına genellikle müdahale etmez. Bu bulgulara müdahale etmek için Ya-rgıcın şahadeti değerlendirirken yanlış ilke ve olgular kullanmış olduğunu ve yanılıp hataya düştüğüne kesinlikle tatmin edilmesi gerekir. Bu davada Yargıcın böyle bir yanılgıya düştüğüne ikna edilmedik.
Yukarıda değindiğimiz gibi aleyhine istinaf edilen -davacı 1'in istifasının ewelce Devrimci Genel İş Sendikasına Türk-Sen tarafından gönderilen Emare 4 liste ile birlikte ulaştığı hususundaki bulgu ışığında bu ulaştırılan ve örneği Emare 1 olarak ibraz edilen istifa beyannamesinin Devrimci Genel İş Sendikas-ının Emare 6 olarak ibraz edilen tüzüğüne uygun olup olmadığını ve 1.1.1979 tarihinden sonra davacı 1'in aylığından yapılan kesintinin davalı Sendikaya haksız olarak ödenip ödenmediği hususunun incelenmesi gerekir.
İşçilerin sendikalara olan üyelik aidatl-arının kesilip sendikaya yatırılması ile ilgili mevzuat 22/74 sayılı Sendikalar Kuralını tadil kanunun 34A maddesinde yer almaktadır. Bu maddenin kesinti ile ilgili işlemler kısmı (i) ve (iii) bendlerinde görülmektedir ve aşağıdaki gibidir:
"(i)Sendikay-a kayıtlı üyelerin muvafakatını belirleyen yazılı bir belgenin ve o iş yerinde bu işleme tabi tutulacak işçi listesinin ve kesilecek aidat miktarının işverene ulaşması üzerine işveren, belirtilen kesintiyi işçi veya memurun ücretinden veya maaşından keser.-
{ii)........................................................
(iii) Herhangi bir işçi veya memur, sendikaya yaztlı olarak
başvurup bu istemini geri çekebilir ve sendika da bu durumu
işverene bildirmekle mükelleftir. Ancak bu istemin sendika
t-üzüklerine üyelik için öngörülen ödeme süresine aykırı
düşmemesi zorunludur."
Görülüyor ki yukarıda atıfta bulunulan 34.A(iii)'ye göre kesinti muvafakatının geri çekilip çekilmemesi konusu sendika tüzüğünün
üyelik ile ilgili kısımları birlikte mütalâa -edilir. Emare 6 olarak
ibraz edilen Devrimci Genel İş Sendikasının ana tüzüğünün bu konu ile ilgili VIII (i) maddesi ise şöyledir:
"İstifa etmek isteyen herhangi bir üye istifasını yazılı olarak Yönetim Kuruluna verecektir. Fakat bir üye istifa ettiği yıl-ın Aralık ayının 31'inci gününe kadar olan aidatlarını ödemek mecburiyetinden muaf tutulmıyacaktır."
Görülüyor ki 18.5.1978'de Devrimci Genel İş Sendikasından istifa eden ve Emare 4 liste ile istifası Türk-Sen tarafından 21.l2.1978 tarihinde Devrimci Gen-el İş Sendikasına ulaştırılan istifa belgesine rağmen davacı 1'in aylığından kanunun öngördüğü aidat kesintisi 31.12.1978 yılına kadar devam etmesi gerekirdi ve bu da yapılmıştır. Ancak 31.12.1978'den sonraki kesinti yapılması bu davanın esas konusudur ve -istinaf edenler iddialarını başlıca 2 hususa istinad ettirmektedir.
1) Davacı 1 istifa etmemiştir;
2)İstifası kabul edilse dahi Sendika usul, tüzük ve yasalarına göre bir ihbar olmadan bunun geçersiz sayılması gerekir.
Müstenif avukatı, istinafın duruşm-asında Devrimci Genel Sendikasının Ana tüzüğünün VIII (i) maddesindeki "İstifa etmek isteyen herhangi bir üye istifasını yazılı olarak Yönetim Kuruluna verecektir" söz dizisinden çıkarılan anlamın yazılı olarak ve şahsen kendisi tarafından verilmesi gerekt-iği üzerinde durmuş, önümüzdeki meselede bunun yapılmadığına işaret etmiştir. Kanaatimizce bu söz dizisine katı bir tefsir yaparak üyenin istifasının şahsen Yönetim Kuruluna verilmesi gerektiği ve posta vasıtası ile veya bir aracı ile iletilmesi halinde is-tifanın geçerli olamayacağını kabul etmek doğru değildir. Kanımızca burada esas amaç istifanın yazılı olması ve Yönetim Kuruluna iletilmesidir. Önümüzdeki istinafta yukarıda değindiğimiz gibi olgulardan davacının istifa ettiği bulgusuna Bidayet Mahkemesi v-armış ve biz de buna müdahale etmemeye karar vermiştik.
İkinci hususa gelince 34.A(i)(iii) bendi bir işçi veya memurun evvelce kesinti hususunda verdiği muvafakatın sendikaya yazılı olarak bildirilmesi ile geri çekilebileceğinden bahsetmektedir. Bu mesel-ede böyle bir geri çekme beyannamesi sendikaya ulaşmamıştır, ancak onun yerine Sendikaya davacının davalı sendikadan tümü ile istifa beyannamesi ulaşmıştır. Yukarıda iktibas edilen 3.A(i)(iii) bendi altında istifa edenlerin istifa beyannameleri yanında ev-velce kesinti hususundaki verdikleri muvafakatnamenin de geri çekilmesi yönünde bir beyanname vermeleri, karışıklığı önlemesi bakımından daha ideal bir yoldur, ancak bir sendikadan istifa edenin o sendika ile ilişkisi kesildiği ve üyesi sayılamayacağı cihe-tle istifa beyannamesine ilaveten kesinti muvafakatnamesinin geri çekildiğine dair bir beyannamenin verilmemesi hukuki durumu değiştirmediği kanaatındayız. İstifa beyannamesini alan sendika yukarıda iktibas edilen (iii) bendi uyarınca vakit geçirmeden işve-rene durumu bildirerek o işçinin aylığından yapılan kesintinin durdurulmasını sağlaması gerekirdi ve bu yükümlülük işçinin istifa ettiği sendikaya aittir kanaatindeyiz. Bu meselede Devrimci Genel İş Sendikası istifa beyannamesini aldıktan sonra bu yükümlül-üğünü yerine getirmemiş, işverene durumu bildirmemiş ve neticede de davacının çalışmakta olduğu Sanayi Holding Ltd. Şirketi tarafından 1.1.1979 tarihinden itibaren kesilen miktarlar haksız olarak Devrimci Genel İş Sendikasınca tahsil edilmiştir.
Bu mülaha-zalar ışığında birlikte alınan 1, 2 ve 3. istinaf sebepleri reddolunur.
Birlikte ele alınan 4, 5, 6 ve 7. istinaf sebeplerine gelince, biz de bunları birlikte ele almağı uygun bulduk. Bu istinaf sebeplerinin içerdiği özetle iki husus vardır. Bunlar da 1.1-.1979'dan sonra kesilen miktarın davacıya ödenmesini Bidayet Mahkemesi emretmekle hataya düştüğü ve böyle bir karara varması için Bidayet Mahkemesi huzurunda şahadet bulunmadığıdır.
Talep tarririnde 1.1.1979 tarihine kadar ayda 56Tl.dan ceman 616Tl, haksı-z kesinti yapıldığı için bu meblâğın iadesi talep edilmektedir. Şahadete göz atıldığında ise kesinti miktarının 60Tl ayda olduğu ve senelik 720Tl. tuttuğu görülür. Haksız olarak kesinti yapılan miktar şahadetle desteklendiği kadarı ile 616Tl.dan fazladır. -Ancak haklı olarak Bidayet Mahkemesi 616Tl,.nın üzerinde isbatlanan ve talep edilmeyen miktar için hüküm veremezdi ve sadece talep edilen 616Tl. için hüküm verme yönüne gitmiştir ki kanımızca bu hatalı değildir. Bu nedenle yukarıda birlikte alınan 4, 5, 6 -ve 7. istinaf sebepleri de reddolunur.
Sonuç olarak yukarıda söylenenlerden anlaşılacağı gibi istinaf reddolunur.
İstinaf edenin istinaf masraflarını aleyhine istinaf edilenlere ödemesi emrolunur.
(N. Ergin Salâhi)(Niyazi F. Korkut)(Aziz Altay)
-Yargıç Yargıç Yargıç
12 Aralık 1980
Full & Egal Universal Law Academy