-D.10/90 Yargıtay/Hukuk 50/89
(Dava No. 547/87; Girne)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Aziz Altay, Taner Erginel.
İstinaf eden: 1. Ahmet Yıldırım, Girne
- 2. Ayşe Yıldırım, Girne
(Davalılar)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Zalihe Çakartaş, Girne
(Davacı)
- A r a s ı n d a.
İstinaf edenler namına: Kıvanç M. Rıza ve Ali Ertuğrul.
Aleyhine istinaf edilen namına: Güneş Menteş.
H Ü K Ü M
N. Ergin Salâhi: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Taner Erginel verecek-tir.
Taner Erginel: Davacı Zalihe Çakartaş Girne'de ikâmet eden dul bir hanım olup akrabaları olan Davalılar aleyhine açtığı bu davada Davalıların kendisinden ilk talepte ödenmek üzere 5.000.000.-TL. borçlandıklarını iddia etti. Davacı şahadetinde bu 5.0-00.000.-TL'nin 4.000.000.-TL'sini Limasol Türk Bankası Ltd'den borçlanarak temin ettiğini 1.000.000.-TL'yi ise Ertuğrul Ferit Bey'den aldığını ve Davalı 1'e borç olarak verdiğini söyledi. Davalılar Davacıdan 5.000.000.-TL aldıklarını kabul etmekle birlikte- bunu borç olarak değil Davacının vefat etmiş kocası Ahmet İ. Çakarto'nun borcunu ödemek için kendilerine verdiğini öne sürdüler. Davalılar ayrıca davacıya 1.000.000.-TL borç verdiklerini ve 302.600.-TL tutarında Londra'ya bir gidiş dönüş uçak bileti verdi-klerini iddia ettiler ve mukabil dava yoluyla Davacıdan 1.302.600.-TL talep ettiler.
Duruşma sonunda İlk Mahkeme, davacının 5.000.000.-TL'yi Davalı 1'e şahsen ve borç olarak verdiği sonucuna vardı. Mukabil dava konusunda da Davalıların Davacıya 1.000.000.--TL borç verdiği kanısına varan İlk Mahkeme, Davacı leyhine ve Davalı 1 aleyhine ise 1.000.000.-TL için hüküm verdi.
İlk Mahkeme kararında talebe ilişkin aşağıdaki görüşler yer almaktadır:
"Bu davada ilk karar verilmesi gerken husus davalı 1'in davacıd-an 5.000.000.-TL alıp almadığıdır.
Davalılar layihalarında davacıdan 5.000.000.-TL aldıklarını kabul etmektedirler. Bu durumda davacının 5.000.000.-TL'yi Davalı 1'e verdiği kabul edilir ve bu hususta bulgu yapılır.
Davalı 1'in 5.000.000.-TL'yi Davacıdan -aldığı hususunda bulgu yaptıktan sonra karar verilmesi gerken 2. husus bu paranın davalı 1'e niçin ve ne sıfatla verildiğidir.
Davalı 1 davacıdan 5.000.000.-TL'sını aldığını kabul etmekle beraber, bu meblağı Davacının vefat eden merhum eşinin borcunu ödem-ek için verildiğini ve kendisinin de bu sıfat ile parayı aldığını söylemektedir. Davacı ise merhum eşinin böyle bir borcu olduğunu kabul etmemekle ve 5.000.000.-TL'sını davalı 1'e borç olarak verdiğini iddia etmektedir.
Davcı Emare 3 senette merhum eşine -ait olduğu söylenilen imzayı görünce imzanın eşine ait olduğunu kabul etmemiştir. Böyle bir senet davacıya ne gibi sorumluluklar getirmektedir?
Hukuken vefat eden bir şahsın mükellefiyetleri ve menfaatleri Terekesine intikal etmeketdir. (Bak Fasıl 189 M.3-4(1).) Huzurumuzdaki şahadetten de Davacının merhum eşinin terekesinin kurulduğu ve tereke idare memurlarının tayin edildiği görülmektedir. Son tereke idare memurları ise Davacı ve Davacının görümcesi olan Davalı 2'dir. Bu durumda Davacının merhum eşi Ahme-t İbrahim Çakartaş ve/veya Çakarto'nun mükellefiyetleri terekesine geçmiştir.
Huzurumuzdaki şahadete göre 5.000.000.-TL'nin Davalı 1'e ödenmesinde Terekenin banka hesabı kullanılmamış, ne de 2 tereke memurunun imzası istenmiştir. Bu durumda davalı 1'e ver-ilen 5.000.000.-TL tereke idare memuru sıfatı ile verilmiş değildir, Davacı bu meblağı Davalıya şahsen vermiştir ve Davacının 5.000.000.-TL'yi Davalı 1'e şahsen verdiği hususunda bulgu yaparız."
-Böylece Davacının talebinde haklı olduğu bulgusunu yapan İlk Mahkeme, mukabil dava konusunda ise şöyle dedi.
-"Uçak bileti ile ilgili olarak huzurumuzda iki zıt iddia vardır. Davalı 1 bedelin ödenmediğini söylemekte, davacı ise peşin olarak ödendiğini iddia etmektedir. Kanaatimizce Davalı 1 seyahat acentesi olarak isbat külfetini yerine getirmek için, uçak bileti-ni davacının hangi tarihte aldığı ve o tarihlerdeki uçak bileti fiatı hakkında şahadet getirmeğe olanağı vardı ancak Davalılar iddialarını destekleyici şahadet sunmadılar. Bu durumda davalılar 302.600.-TL'lık talepleri ile ilgili olarak isbat külfetini yer-ine getirememişlerdir ve iddialarını kanıtlaya-mamışlardır.
Davalıların 1.000.000.-TL ile ilgili taleplerine gelince, davalılar Davacıya 500.000.-TL'lık çek verdiklerini ve Davacının bu çeki bozdurmuş olduğunu isbat etmişlerdir. Davacı doğrudan davalılard-an borçlanmadığını söylemişse de 500.000.-TL çek için de hiç izahat vermemiştir. Bu durumda davalı 1'in bu hususta söylediğini doğru kabul eder ve Davacının Davalıdan 1.000.000.-TL borçlanmış olduğunu kabul ederiz ve bu hususta bulgu yaparız."
Bu karara -karşı istinaf dosyalayan Davalıların istinaf nedenlerini iki ana başlık altında toplamak mümkündür.
1. İlk Mahkeme, çelişkileri dikkate almayarak davacının şahadetine inanmakla hatalı hareket etti.
2. İlk Mahkeme, Bölüm 189 Madde 43(1)'e göre tereke adı-na yapılan nakit ödemelerin geçersiz olduğu veya tereke adına tereke idare memurlarının dışında kimsenin ödeme yapamayacağı görüşünden hareket etmekle hatalı hareket etti.
Bu istinaf nedenlerini incelediğimiz zaman haklı bir yönlerinin bulunduğunu görürü-z. Gerçekten bu davada şahadette çelişkiler vardır. En büyük çelişki Davacının bir taraftan Davalı 1'e 5.000.000.-TL borç verirken diğer taraftan Davalılardan 1.000.000.-TL borç almasıdır. Diğer bir çelişki ise davacı davalılara verdiği 5.000.000.TL'nin 1.-000.000.-TL'sini Ertuğrul Ferit'ten aldığını söylemesine karşılık, tanık olarak dinlenen Ertuğrul Ferit bu iddiayı teyid etmemiştir. Ne var ki bu çelişkilere rağmen İlk Mahkeme kararının doğru olduğu görüşündeyiz. Çünkü hukuk davaları ihtimaller dengesine -göre kanıtlanır. Bir davada şahadette çelişkiler bulunması İlk Mahkemenin bulgusunu değiştirmek için yeterli olmayıp bu çelişkiler ışığında ihtimaller dengesinin değişip değişmediğini araştırmak gerekir. Bu davada ortyaya çıkan çelişkilerden hareket ettiği-miz zaman ihtimaller dengesinin değişmediğini görürüz. Örneğin davacının davalı 1'e 5.000.000.-TL verdiği tartışmasız kabul edilen bir husustur. Tartışılan bu paranın hangi maksatla verlidiğidir. Davacı, 5.000.000.-TL'yi nereden bulup verdiği konusunda hat-alı bir açıklama yapmışsa bu neyi değiştiecektir? Eğer paranın nereden bulunduğu konusuna gereğinden fazla ağırlık verirsek ve aleyhte bir görüşü benimsersek daha büyük bir çelişki orataya çıkacaktır. İlk mahkeme kararını incelediğimiz zaman karmaşık olan -bu akraba ihtilâfında İlk Mahkemenin şahadeti büyük bir dikkatle analiz ettiğini, tarafların iddialarını ihtiyatla karşılayıp başka delillerle desteklendiği ölçüde kabul ettiğini görürüz. Her davanın birbirinden farklı özellikleri olduğunu ve her davada id-diaların o davaya özgü koşullar içinde değerlendirilmesi gerektiğini dikkate aldıktan sonra İlk Mahkemenin şahadete ilişkin bulgularının hatalı olmadığı kanısındayız.
İlk Mahkeme kararı okunduğu zaman bir terekenin borcunun tereke idare memurundan başka -kimse tarafından ödenemeyeceği görüşünden hareket ettiği izlenimini edinmek mümkündür. Bu görüşün doğruluğu tartışılabilir. Davalılar avukatı bir kimsenin tereke idare memuru olmasa bile ölmüş eşinin borcunu ödeyebileceğini ve bu ödemenin geçerli olması ge-rektiğini öne sürmüştür. Ancak kararı dikkatle incelediğimiz zaman İlk Mahkemenin davacının ölmüş eşinin borcunu ödemediği sonucuna varırken tereke borçlarının ödenmesine ilişkin yasal durumun dışındaki nedenlere de dayandığını görürüz. Davalı 1'in Mahkeme-ye ibraz ettiği senet şöyledir:
"BORÇ SENEDİ
Ben aşağıda imza sahibi Ahmet İbrahim Çakarto, 6.1.1982 tarihinde Ahmet Yıldırım'dan almış olduğum 5.000.000.-TL (Beş milyon Türk Lirası)'nı 1985 yılının Eylül ayında ödemeyi kabul ve deruhte ederim.
İşbu bo-rumu borçlanma tarihinden itibaren %9 faizleri ile birlikte ödeyeceğimi kabul ederim. Şayet borcumu ve faizlerini 30.9.1985 tarihinde alacaklıma bir tamam ve eksiksiz olarak ödemezsem dava edilmeyi ve doğacak olan dava masrafları dahi ödemeyi peşinen kabul- ve deruhte ederim.
Şahitler: Borçlu Alacaklı
1. ..... Ahmet İbrahim Çakarto Ahmet Yıldırım"
Davalılar, Davacının 5.000.000.-TL'yi vererek bu senedin borcunu ödediğ-ini iddia ettiler. Halbuki a) %9 faiz de dikkate alındığında senet borcu 5.000.000.-TL değil daha fazla idi. b) Davacı, 5.000.000.-TL'yi senet borcunu ödemek için vermiş olsaydı senedi geri istemeliydi. Buna rağmen senet davalılarda kalmıştır. c) Davacı, 6-.1.1982 tarihli senedin geçerli bir senet olduğunu kabul etmemiş ve bu senetteki imzanın ölen kocasına ait olmadığını söylemiştir. Bu itirazdan sonra söz konusu senendin geçerli olduğuna ancak yasal taraflar arasında yani Davalı 1 ile Müteveffa Ahmet İbrah-im Çakarto'nun tereke idare memurları arasında yapılmış bir duruşma sonunda karar vermek mümkündü. Önümüzdeki davdaki taraflar söz konusu senedi tartışabilecek taraflar olmadığına göre İlk Mahkemenin bu konuda kesin bir karar vermesi mümkün değildi. Görüle-bileceği gibi tereke borçlarının ödenmesine ilişkin yasal görüşleri bir tarafa bıraksak bile bu davadaki olgular ödenen 5.000.000.-TL'nin senet borcu için ödenmediğini ve senet borcunun ayrı tutulması gerektiğini göstermektedir. Dolayısıyle iki borcu ayrı -tutan İlk Mahkeme kararının isabetli olduğu görüşündeyiz.
Yukarıdaki nedenlerle istinaf reddolnur. istinaf masraflarını istinaf eden ödeyecektir.
(N. Ergin Salâhi) (Aziz Altay) (Taner Erginel)
-Yargıç Yargıç Yargıç
3 Mayıs 1990
-
-5-
-
Full & Egal Universal Law Academy