-D.9/85 Yargıtay/Hukuk 51/84
(Genel İstida. 77/80; Girne.)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, N. Ergin Salâhi, Niyazi F. Korkut.
İstinaf eden: 1. Antony -Robert Bromfield.
2. Joyce Gordon Bromfieldin Kıbrıs'taki vekilleri Talât Kürşat
vasıtasıyle, Lefkoşa.
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: 1. KTFD'ni temsilen KTFD Başsavcılığı, Lefkoşa.
2. KTFD Ekonomi ve Maliye Bakanlığı (Yönetici)
- temsilen KTFD Başsavcılığı, Lefkoşa.
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Talât Kürşat.
Aleyhine istinaf edilen namın: Müjgân Irkad.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: B-u istinafta olgular Sayın Yargıç Niyazi F. Korkut'un okuyacağı hükümde kâfi derecede belirtileceği cihetle bunlara benim de ek olarak değinmemde yarar görmüyorum. Hemfikir olmadığım hususlarda görüşlerim şöyledir:
Müstedilerin, istiddalarında başarılı ol-abilmeleri için Moon estates Ltd.'in yasa anlamında "yabancı" olduğunun kanıtlanması gerekir. Yasa "yabancı"yı şu şekilde tarif etmiştir:
" 'Yabancı', Bu Yasa amaçları bakımından Kıbrıs Türk Federe Devleti yurttaşı veya Kıbrıs Türk Toplumu mensubu olmayan- Kıbırs Cumhuriyetii yurttaşlarını, Kıbrıs ve Yunan asıllı Rumları, Elen cemaatına mensup kişileri, ve bunların denetiminde olan veya bunlar tarafından kurlan şirket, ortaklık, firma, sosyal-kültürel kurum veya kuruluşları veya bunlardaki hisselerini anlat-ır."
İlk Mahkeme önümdeki şahadetten Moon estates Ltd.'in hisselerinin %50 sinin yassanın yabancı saymadığı İngiliz uyruklu ve şirketin direktörü olan Mr. Harwooda, geriye kalan %40 ve %10'un ise Yasanın yabancı saydığı sırasıyle bir Maronit ve Ruma ait- odluğu anlaşılmaktadır. Böylesine bir hisse dağılım şekli olağan olmamakla birlikte İlk mahkeme önünde başka şahadet de mevcut olmadığı cihetle durumun bu şekilde odluğunun kabul edilmesi gerekir. "yabancı" sözcüğünün tanımından hareketle, yanıtlandırılma-sı gerekli ilk soru şudur: Bu şirket yabancının denetiminde midir? Denetimden neyin kastedildiği yasada belirlenmemiştir. Normal olarak bir şirketin hisselerinin yarısından bir fazlasına sahip olan o şirketin denetiminden de sorumlu olandır. Ancak bu her z-aman böyle olmayabilir. Sayı itibarıyle daha az hisseye sahip omakla birlikte şirket tüzüğü hükümlerine ve yapılan bir takım aranjmana binaen bir kişi o şirketin denetimini de elinde bulundurabilir. Önümüzdeki meselede "denetim" konusunda ilk mahkeme önün-de sarih şahadet yoktur. Ancak şirketin faaliyetlerinin %40 hisseye sahip olan Maronitten vekâletname almak ve bu hisselere ek olarak kendi hisseleriyle birlikte tüm hisselerin %90'nı üzerine söz sahibi olan Mr. Harwood tarafından yürütüldüğüne dair şahade-t vardır. Mr. Harwood da yasa anlamında bir "yabancı" olmadığına göre şirketin bir yabancının denetiminde olduğunu söylemeğe imkân yoktur.
"Yabancı" sözcüğünün tanımında yasanın yabancı saydığı kişiler tarafından kurulan şirketlerin de yabancı sayılacağı- öngörülmektedir. Hisselerinin yarısının yabancı olmayan birisine ait olan Moon Estates Ltd.'in yabancılar tarafından kurulduğunu da söylemeğe imkân göremiyorum. Geriye "yabancı tanımının" veya "bunlardaki hisselerini anlatır" kısmı kalır.
İtiraf etmem -gerekir ki "veya bunlardaki hisselerini" söz dizisine rasyonel bir anlam vemekte güçlük çektim. Hatırda tutulması gerekir ki yapılan satış sözleşmesi alıcı ile şirketin hissedarları arasında yapılmmamıştır. Satış alıcı ve hükmi şahsiyeti haiz bir şirket ar-asında yapılmıştır. Şatışta, hisse sahiplerinin hisseleri dolayısıyle herhnagi bir söz sahibi değildirler. Satış neticesi devir işlemleri de yapıldığında hissedarlar, hisse sahibi oldukları gerekçesiyle işlemlere katılamazlar veya fert olarak hisseleri ora-nında şirketteki haklarını ayrı ayrı dev- redemezler. Bu durumda kanaatımca, "veya bunlardaki hissselerini" söz dizisine şirketin şahsiyetinin belirlenmesinde gözönünde bulundurulacak bir kriter olacağı anlamının verilmesi gerekir.
Sonuç olarak, Moon Est-ates Ltd hiss oranları dikkate alındığında, şirketin tümünün bir yabancı tarafından kurulmadığına ve dnetiminin bir yabancıyda olmadığına göre bu şirketin yasa anlamında bir "yabancı" olmadığı ve bu nedenle istinafın reddedilmesi gerktiği görüşündeyim.
N.- Ergin Salâhi: Sayın Yargıç Niyazi F. Korkut'un biraz sonra okuyacağı hükmünü önceden okumak fırsatını buldum. Orada serdedilen görüş ve varılan sonuç ile hemfikirim.
Niyazi F. Korkut: İstinaf eden müstediler Girne Kaza Mahkemesinde dosyala- dıkları bir g-ernel istida altında:
A. Mahkemenin müstedilerin 28.12.1972 tarihinde yazılı bir sözleşme gereğince Moon estates Ltd.'in satın alıp bedelini ödedikleri ancak ülkedeki koşullar nedeni ile bugüne dek kaydını yaptıramadıkları ve kaydı halen Rumlar adınnda bu-lunan Girne'de Plot No.16 Blok B.Sh/Pl. XII/21.1.V üzerine inşa edilen "Apollo House" diye bilinen apartmanın 2. katında 6 numaralı dairenin namlarına kaydı hususunda bir emir ve;
B. Konu taşınmaz malın ifraz edilmemiş mlk olması halinde ifraz edilmiş m-ülk haline getirirlerek öylece kaydı hususunda bir emir verilmesi isteminde bulundular.
Müstediler adına avukatları tarafından yapılan istidaya ekli 4.6.1980 tarihli yemin varakasında, sair şeyler yanında, Müstedilerin istida konusu daireyi 28.12.1972'de- Lefkoşa'da Moon Estates Ltd.'den KL8550.- mukabilinde satın alıp muhtelif tarihlerde ve muhtelif şekillerde, çoğu da banka kanalı ve/veya havalesi ve/veya transferi şeklinde olmak üzere, tüm satış bedeli ile fazilerini ödeyerek koçan almaya hak kazandıkla-rı konu taşınmaz malın tasarrufunu Haziran 1973'te devralıp önce Nisan 1974 tarihine dek kiralayıp daha sonra da Mayıs 1979 tarihinde kadar aralıklarla aynı taşınmaz malda ikamet ettikleri; 1974 Barış Harkâtı sonucu ülkede hükm süren koşullar nedeni ile bu-güne dek konu taşınmaz mal için koçan alamadıkları; ve Barış Harekâtından sonra 30.6.1975 tarihinden önce sözleşmede belirtilen haklarını K.T.F.D. Savunma ve Dişişleri Bakanlığı irtibat ve Azınlıklar Dairesi nezdinde kayıt ettirdikleri ileri sürüldü.
Müs-tedi 1 de ikinci bir yemin varakası yaparak avukatın yemin varaka- sında ileri sürülen hususları teyid ederek ödemelerin de ne şekilde yapıldığına ilişkin detaylı bilgi vermiştir.
Aleyhine istinaf edilen müstedaaleyhler bu istidaya bir itirazname dosyalad-ılar. Müstedaaleyhlerin itirazlarında müstedilerin istidası ile ekli yemin varakasında ileri sürülenlerin 7/80 sayılı yasanın özellikle 2 ve 6. maddelerinin içediği hususları kanıtlamadığı; çünkü satıcı durumundaki şirketin oluşumuna ilişkin bilgi verilme-diği ve istidadaki satıcı şirketin "yabancı" tanımına girip girmediği hususunun öncelikle kanıtlanması gerektiği; müstedilerin, konu taşınmaz mal üzerinde ipotek mevcut olduğu halde, bu hususta bilgi vermedikleri; ve müstedilerin konu taşınmaz malı 20.7.19-74 tarihinden önce sözleşme ile satın aldıklarını kanıtlayıcı resmi belgelerin mevcut olamdığı ileri sürüldü.
İstidanın duruşmasında müstedi 1 bizzat şahadet vererek üç de tanık çağırdı. Müstedaaleyhler ise herhangi bir tanık çağırmadılar.
İstidayı din-leyen İlk Mahkeme vermiş olduğu 31.5.1984 tarihli kararında müstedilerin istidalarında başarılı olabilmeleri için 7/80 sayılı yasaya göre konu malı yabancıdan aldıklarını kanıtlamaları gerektiğini; halbuki mukavelede satıcı şirket adına direktör olarak imz-alayan Mr. Harwood'un Yasanın yabancı saymadığı üçüncü uyruklu bir kişi olup halen KKTC sınırları içinde ikamet etmekte olduğu ve bu kişi şirketin hisselerinin %90'nı kontrolunda bulundurduğuna göre yasanın aradığı "yabancı" tanımının bu meselede mevcut ol-madığı ve bu nedenle istidanın daha ileri gitmeden reddedilmesi gerektiği kanaatına vardı.
Mahkeme kararında daha da ileri giderek istidaya konu sözleşmenin 7/80 sayılı yasa tahtında bir sözleşme olup olmadığı hususunu da inceleyerek müstedilerin lelerin-de bir karar verilebilmesi için Mahkemeyi satın alınmış olan malın istidada talep edilen mal olduğu ve satışa ilişkin yazılı sözleşmenin de 20.7.1974 tarihinden önce yapılmış olduğu hususunda tetmin etmeleri gerektiğini vurgulayarak sonuçta ibraz edilen şa-hadet ve belgeler ışığında istidada talep edilen mal ile satın alındığı ileri sürülen malın bir ve aynı mal olduğu kaanaatına vararak bu hususta bulgu yapmakla berbaer müstedilerin Yasanın 6(b)(iii) bendi uyarınca satın alındığı ileri sürülen malın bedelin-e karşılık 20.7.1974'ten önce ödeme yapıldığını kanıtlayıcı nitelikte sunulan belgelerin 7/80 sayılı Yasanın öngördüğü manada döviz transferi ya da banka havalesi olmadıkları ve Emare VII ve XV ile ödenen paranın da istida konusu mal için ödendiğine ilişki-n şahadet olmadığına ilişkin bulgu yaparak Mahkeme ilâveten verilen şahadete ülkedeki koşullar nedeni ile konu taşınmaz malın kaydının müstediler adına yapılmadığına ilişkin bir şahadet de olmadığını vurgulayarak müstedilerin istidalarını reddetti.
Müste-diler Mahkemenin bu kararına karşı istinaf dosyaladılar. Dosyalanan istinaf ihbarnamesinde müstenifler özetle;
1. Mahkemenin Moon Estates Ltd.'in yabancı tanımına giren bir şirket olduğuna karar vermemekle ve bu husustaki şahadeti gerektiği gibi değerlend-ir- memekle;
2. Konu malın yabancıdan kalma mal olduğu hususunda Girne İskân Dairesi Müdürünün istintaksız şahadetinne karşın konu şirketin yabancı tanımına giren bir şirket olduğu bulgusuna varmamakla;
3. E.XII ve XV'ı 20.7.1974'ten önce konu malın be-deline karşı ödeme yapıldığını kanıtlayıcı nitelikte banka havalesi ya da döviz transferi olarak kabul etmemekle; ve
4. Mahkeme huzurunda gerekli kaydın müstediler adına yapılmamasının nedenleri hakkında iddia ve şahadet var iken "bu konuda herhnagi birş-ey söylenmemeiştir" şekilnde bulgu yapmakla hatalı hareket ettiğini ileri sürdüler.
İstinafın duruşması sırasında da müstenifler KKTC'de ikamet edenin şirketin direktörü olup esas şirket olmadığı, esas şirketin KKTC'de halen kayıtlı olmayıp kydının Rum t-arafında olduğu ve konu şirketi yasa anlamında "yabancı" saymmamakla Mahkemenin hatalı harket ettiğini; Mahkemenin E.XII ve XV'ı değerlendirirken E.XIII, IX ve XIV'ü de kaale alması gerektiğini; bu emareler incelendiğindde şirketin ödemelerle ilgili talim-atı ile alacağın ödendiğine ilişkin şahadet olduğu halde Mahkemenin paraların şirkete ödendiğine ilişkin şahadet olamdığı hususundaki bulgusunun hatalı olduğunu ve yine istidada ülkedeki koşullar nedeni ile kayıt yapılmadığı ileri sürülerk bu hususta şirke-t müdürünün istintaksız şahadetine karşın mahkemenin "bu konuda herhangi birşey söylenmemiştir" şekilndeki bulgusunun da hatalı olduğunu ileri sürdüler.
Aleyhine istinaf edilenler adına konuşan savcı ise, sair şeyler yanında, yasnın 2. maddesine atıfla i-stida konusu şirketin KKTC'de kaydının imkânsız olmadığını, müstedilerce emare oalrak sunulan belgelerde satıcı şirketin görünmediğini ve bu hususları kanıtlayıcı belge ibraz edilmesi gerektiğini; E.XIII ile XV'in kanıtlayıcı nitelikte olmadıkları bir yana- zaman itibarı ile E.I sözleşmesinin ödeme şatlarına da uymadığını ileri sürdü.
İstinaf edenlere aleyhine istinaf edilenin ileri sürdüğü savların değerlendirilmesine geçmezden önce yasal durumun ne olduğunu incelemeyi uygun buldum. Yasanın "amaç" başlığı-nı taşıyan 2. maddesine baktığımızda yasanın amacının 20.7.1974 Baarış Harekâtından önce Kıbrıslı Türklerin ve bu Yasanın yabancı saymadığı diğer devlet uruklularının yabancılarda bu Yasada belirtilen koşullara göre sözleşme ile satın almış oldukları ve ül-kedeki koşullar nedeni ile kaydını yaptırmadıkları taşınmaz malları adlarına kaydettirmelerine olanak sğlamak olduğu görülür.
Bu maddede belirtilen "yabancı" tanımı ise aynı Yasanın 3. maddesinde şöyle tanımlanmaktadır:
"3. ......................
"Yab-ancı", Bu yasa amaçları bakımından Kıbrıs Türk Federe Devleti Yurttaşı veya Kıbrıs Türk Toplumu mensubu olmayan Kıbrıs Cumhuriyeti yurttaşlarını, Kıbrıs ve Yunan asıllı Rumları, Elen cemaatına mensup kişileri, ve bunların denetiminde olan veya bunlar taraf-ından kurulan şirket, ortaklık, firma, sosyal-kültürel kurum veya kuruluşları veya bunlardaki hisselerini anlatır."
-Bu tanımlamaya göre ve Yargıtay/Hukuk 49/81'de belirtilen görüşler ışığında böyle bir tanım kapsamına giren bir yabancının K.K.T.C. sınırları dışında ikameti ön koşuldur.
-
Bu koşul aşıldıktan sonra da 6(a) maddesi uyarınca satın alınmış olan malın istidada talep edilen maldan başka mal olmadığı ve olması olanağı bulunmadığı ve (b) satışa ilişkin sözleşmenin 20.7.1974 tarihinden önce yapılmış olduğunun kanıtlanması gerekir.-
Yasal durumu yuakrıda belirtildiği şekilde özetledikten sonra şimdi de mevcut şahadet ışığında alt mahkemenin vermiş odluğu bulgulara dayanarak verdiği karar ve bu karara karşı yapılan istinafın incelenmesi gerekir.
Alt Mahkeme kararından görüleceği g-ibi önce Emare I sözleşmede adıgeçen Moon estates Ltd.'in yasanın tanımını yaptığı yabancı kapsamına girip girömediğini inceleyerek şaahdete göre bu şirketin hisselerinin %50'sinnne sahip olan ve %48 hissesini de kontrolünde tutan Mr. Harword'un KKTC'de ik-amet etmesi nedei ile konu şirketin yasa anlamında "yabacnı" bir şirket olmadığı kanaatına varmıştır. Mahkeme bu kanaata varmakla kanımca yanılgıya düşmüştür. Yasada tanımlaması yapılan "yabancı" sözcüğü incelendiğinde bir şirketin yabancı sayılabilmesi iç-in onun KTFD yurttaşı ve Kıbrıs Türk toplumu mensubu olmayan Kıbrıs Cumhuriyeti yurttaşları, Kıbrıs ve Yunan asıllı Rumlar, Elen Cemaatı mensubu kişiler tarafından kurulması ve denetiminin de onlarda olması gerekir.
Şahadetten de görülebileceği gibi konu- şirkette hisselerin %50'si bir İngilize, %40'ı bir Maronite ve %10'u da bir Ruma aittir. %50 hisseye sahip olan Mr. harword %40 hisseyi de kontrolunda bulundurduğuna ilişkin vekâletnamesi olduğunu belirtmişse de 32/75 sayılı Yasa uyarınca kısmen yabancıla-ra ait mallar üzerinde yabancının hissesinin kontrol ve yönetim hakkı ilgili mal üzerindeki hisse ve menfaati oranında K.T.F.D. Maliye Bakanlığının zilyetliğine geçtiğine göre adıgeçen Mr. Harwood'un vekâletnameye dayanarak K.T.F.D. dışında bir Maronite ai-t olan %40 hisseyi kontrolu olanaksızdır.
Bu durumda konu şirkette %50 hisse Yasanın yabancı saymadığı Mr. Harwood'a ve %50 hisse de yabancı tanımına giren bir Maronit ile Ruma aittir. Bu durumda konu şirketin denetimi Yasanın yabancı saydığı kişilerin d-enetiminde olmadığına göre adıedilen şirketin tümü Yasa anlamında yabancı bir şirket değildir. Ancak Yasanın "yabancı" tanımılamasına göre adıedilen şirketteki Maronit ve Ruma ait %50 hisse "yabancı" tanımına girmektedir.
Bu durumda bu Yasa uyarınca mahk-emenin bu şirketteki yabancıya ait %50 hisse ile ilgili bir karar vermede yetkisi vardır. Bu nedenle alt mahkemenin konu şirketin yabancı tanımına giren bir şirket olamdığı görüşü ile kalmayıp konu şirketteki %50 hissesinin yabancıya ait olduğuna ilişkin b-ulgu yapması gerekirdi. Böyle hareket etmemekle de kanımca 1 ve 2. istinaf sebebinde ileri sürüldüğü gibi alt mahkeme yanılgıya düşmüştür.
Üçüncü istinaf sebebine gelince 21.5.1973 tarihli E.XII'ye göre Midland Bankasının müstedi 2'nin talimatına atfen ş-irket direktörünün Lefkoşa'da Chartered Bankasındaki hesabına KL3000.- aktardıkları görülmektedir.
Şirket direktörünün Müstedi 1'e gönderdiği E.XIV yazıdan ise konu transferin alındığı, bunun Kıbrıs lirası oalrak 2601.850 mil tuttuğu, bu paranın satın al-ınan apartman katı için ödendiği, daha sonra gönderilecek havalelerin de yine aynı hesaba yatırılmasının istendiği anlaşılmaktadır.
E.XIII, IX ve sair emareler de incelendiğinde müstedilerin şirket direktörünün talimatı ile satın aldıkları apartman katın-ın bedeline tuta banka havalelerini şirket direktörünün Chartered Bankasındaki hesabına gönderdikleri, satış bedelinin ödendiği ve konu dairenin müstediler adına kiralandığı açıklıkla görülmesine karşın Mahkeme konu Emareleri 20.7.1974'ten önce konu dairen-in bedeline karşı ödeme yapıldığını kanıtlayıcı nitelikte banka havalesi veya döviz transferi yapıldığını gösteren belgeler olarak abul etmemekle hatalı hareket etmiştir.
4. istinaf sebebinde ileri sürüldüğü gibi müstedilerin istidalarına ekli yemin vara-ksının 7. paragrafında Barış Harekâtının araya girmesi ile ve ülkede hüküm süren koşullar nedeni ile bugüne dek satın aldıkları dairenin koçanının kendi adlarına çıkarılmadığı ileri sürülerek bu husus müstedi 1'in ve şirket direktörünün şahadetleri ile de -desteklendiği halde mahkeme hükmünde "bu konuda herhangi birşey söylenmemiştir" kanısına vararak yanılgıta düşmüştür.
Alt mahkeme ibraz edilen şahadet ve belgeler ışığında Yasanın 6(a) maddesine uygun oalrak istidada talep edilen mal ile satın alındığı i-ddia edilen malın bir ve aynı mal odluğu bulgusuna varmakla beraber satışa ilişkin E.I sözleşmenin 20.7.1974 tarihinden önce yapılmış olduğunun Yasanın belirttiği koşullara göre kanıtlanmadığı kanaatına varmıştır. halbuki ilgili emareler bir bütün larak in-celendiğinde müstedilerin şirket direktörünün talimatına uygun oalrak 20.7.1974 tarihinden önce konu dairenin satış bedeline karşı döviz transferi yaptıkları, bu transferin şirket tarafından alındığı ve müstedilerin daire için olan borçlarının kapandığı aç-ıklıkla görülmektedir.
İlâveten mevcut şahadet ve belgelerden müstedilerin Barış Harekâtı ile ülkedeki mevcut koşullar nedeni ile bugüne dek konu daire için koçan alamadıkları da sarihtir.
Bütün bu nedenler ile istinaf kabul edilerek Alt Mahkemenin ist-idayı iptal eden kararı değiştirilerek Alt Mahkemenin istidada talep edilen mal ile satın alındığı ileri sürülen malın bir ve aynı olduğuna ilişkin bulgusuna ilâveten mevcut şahadet ışığında müstedilerin istida konusu daireyi Emare I sözleşme ile 20.7.1974- tarihinden önce satın aldıkları ve konu şirketin %50 hissesinin yasal anlamda yabancı tanımına giren bir şirket olduğu hususunda bulgu yaparak bu bulgular ışığında yabancıya ait %50 hisse ile ilgili olarak istidada istendiği gibi emir verilmesi gerektiği -görüşündeyim.
Salih S. Dayıoğlu: Sonuç olarak istinaf oy çokluğu ile kabul edilir ve İlk Mahkemenin hükmü iptal edilerek istida konusu ddairenin müstediler adına %50 oranında kaydedilmesi emrolunur. Ancak istidada Apollo House olarak geçen apartmanın ifra-z edilmemiş mülk olması halinde bunun ifraz edilerek konu dairenin yukarıda belirtildiği şekilde müstedilerin ismine kaydedilmesi emrolunur.
(Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Salâhi) (Niyazi F. Korkut)
Yargıç - Yargıç Yargıç
19 Mart 1985
-
-9-
-
Full & Egal Universal Law Academy