-D.1./88 Yargıtay/Hukuk 51/87
(Dava No.147/85 Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay, Başkan, N. Ergin Salâhi, Taner Erginel.
İstinaf eden: Güner Ahmet -Olkan, Mağusa.
ile
Aleyhine istinaf edilen: Tamer Nedim Atayol, Mağusa.
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Tâlat Kürşat.
Aleyhine İstinaf edilen namına: Orhan Zihni Bilgehan.
-H Ü K Ü M
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan: Bu istinaf 5.11.1987 tarihinde dinlenmiş ve Mahkeme o gün istinafı, gerekçeleri ileride verilmek üzere, masraflarla reddetmişti. Şimdi o gün verilen kararımızın gerekçelerini veriyoruz.
Bu istinaf Mağusa Kaza Mahkeme-sinin, bir trafik kazasından ötürü, müstenif davalı aleyhine genel zarar ziyan olarak 1.809.000TL.- için vermiş olduğu hükümden yapılmıştır.
Davanın Kaza Mahkemesi huzurundaki duruşması sırasında taraflar sorumluluk ve özel tazminat hususunda mutabakata -vardılar ve sadece genel tazminatın tespiti için şahadet dinlettiler. Taraflar arasındaki mutabakata göre davalının sorumluluğu %67 davacının %33 ve davacının özel zarar ziyanı, tam sorumluluk esası üzerinden, 250.000TL.- olarak saptandı. İstinaf ihbarname-sinin içerdiği tek sebep Mahkemenin tespit etmiş olduğu genel zarar ziyan miktarının aşikâr surette fazla olduğuna mütedairdir.
Kaza Mahkemesinin bulgularına göre mesele ile ilgili olgular kısaca şöyledir. Kaza tarihinde 19 yaşlarında olan davacı spastik-, sağır ve dilsiz olup işi bisiklet ile kahve dağıtıcılığı yapmak idi. 1.3.1983 tarihinde davacının kullandığı A 366 plâkalı araba Gazi Mağusada Maraş mahallesinde Kavunoğlu caddesinde davacıya çarptı ve davacının sol bacak kemiği parçalanarak kırıldı. Dav-acı, Girne Akçiçek Hastahanesinde, Dr. Halim Hocaoğlu tarafından 8.3.1983 tarihinde ameliyat edilerek kırığa ilik içerisine demir kondu ve 19 ay sonra ikici bir ameliyat yapılarak demir ilik içerisinden çıkarıldı. Davacı, ameliyattan sonra, 8-10 hafta aras-ında korumalı olarak yürüyebildi ve yarası 6 ayda iyileşti. Davacı 6 ay süre ile acı ve ıstırap çekmişir. Yara ve kırık neticesi davacının ayağı kısalmıştır. Bu kısalık ilkin 2 cm kadar olmakla beraber davacının 21 yaşına kadar vücudunun büyümesi neticesi -bu kısalık halihazırda 1.2 cm dir. Davacının ayağındaki bu kısalığın dezavantajı ortopedik ayakkabı ile giderilebilir ve davacı kahve dağıtımı işine devam edilebilir.
Kaza Mahkemesi özeti yukarıda verilen olgular ışığında genel zarar ziyan miktarını tam -sorumluluk esası üzerinden 2.700.000TL.- olarak saptadı ve neticede davacı lehine 1.809.000TL.- için hüküm verdi. Müstenif davalı takdir edilen bu genel zarar ziyan miktarının aşikâr surette fazla olduğunu ileri sürmektedir. Kaza Mahkemesi bu miktarı takdi-r ederken hükmünde şöyle demiştir:
-"Yukarıda serdedilen ilke ve içtihat kararlarından yararlanarak, davacının yarasının iyileştiği, ayağındaki 1.2 cm'lik kısalıktan doğan dezavantajın ortopedik ayakkabı ile giderilebileceği, Davacının kahve dağıtımı işini yapabileceği, Davacının yaraları ne-deniyle ... ve davanın tüm ahval ve şeraitini göz önünde bulundurduktan sonra, davacı lehinde hükmolunacak genel tazminat miktarını, tam sorumluluk esası üzerinden, 2.700.000TL.- (iki milyon yedi yüz bin TL) olarak saptarız."
Zarara uğrayan bir şahsa ver-ilecek tazminatın tam ve yeterli olması gerekir. Ancak kişinin düçar olduğu zarar hesap yolu ile ölçülmediğinde kendisine verilecek tazminatın makul ve adil olması gerekmektedir. Mahkemeler bu gibi davalarda verilecek zarar ziyanı takdir ederken geçmiş yı-llarda benzeri meselelerde takdir edilen miktarları göz önünde bulundurmaktadır. Tabiidir ki bu gibi bir kıyas yapılırken paranın, hüküm tarihindeki, alım gücündeki azalmanın da dikkate alınması gerekmektedir. Kemp & Kemp on Quantum of Damages, 2nd ed., Vo-l II, p.284 de şöyle denmektedir:
". What is a resonable sum for such maters can only be assessed in the light of previous awards made by the courts in comparable cases. When making such comparison, both principle and common sense require that the courts- should take into account large and reatively permanent changes in the real value, i.e., in the purchasing power, of money. Like can only be compared with like. To compare an award made in 1937 with an award made today, without taking into account the chan-ge in the value of money, is almost as futfile as comparing dollars with pounds sterling, without converting one currency into terms of the other."
Mahkemeler, yukarıda belirtildiği gibi, bir davada verilecek tazminat miktarını takdir ederken benzeri dav-alarda takdir edilen miktarları göz önünde bulundurur. Ancak paranın alım gücündeki düşme neticesi birkaç yıl önce benzeri bir meselede takdir edilen tazminat miktarı çoğu kez yetersiz kalmaktadır. Dimmock v. Miles (1969) C.A. No.436 da Sach L.J. şöyle dem-iştir:
"the national scales applied by judges when assesing damages in personal injury case are nowadays apt to cahnge wt ever-increasing rapidity. One, but ony one, of the causes of such changes is the ever-decreasing worth of monetary units.."
Yine Sa-chs L.J. Francis v. Creasey (1971) C.A. No.113 de şöyle demiştir:
"Every case must be looked at in the light of the fact that the value of money is constantly diminishing. Citations of awards made as recently as o couple of years ago may by now be conside-rably out of date."
Önümüzdeki meselede davacının yaşı, düçar olduğu bedeni hasar çekmiş olduğu acı ve ıstırap, halihazırdaki durum ve meselenin tüm ahval ve şeraiti göz önüne alındığında ilk mahkemenin, tam sorumluluk esası üzerinden, takdir etmiş olduğ-u genel zarar ziyan miktarı müdahalemizi gerektirecek derecede fazla olmadığı ve istinafın masraflarla reddedilmesi gerektiği görüşündeyiz.
(Şakir Sıdkı İlkay) (N. Ergin Salâhi) (Taner Erginel)
Başkan - Başkan Başkan
7 Ocak 1988
-
-
-3-
-
Full & Egal Universal Law Academy