- Yargıtay/Hukuk 5/79
(Dava No.170/77;Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Başkan, Salih S. Dayıoğlu, N. Ergin
Salâhi-.
İstinaf eden: Yusuf Hasan Çoban, Gönyeli
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: 1. Fikri Hüseyin, Lefkoşa.
2. Yeşilada Otobüs Şirketi, Girne.
- (Davalılar)
a r a s ı n d a .
İstinaf eden namıra: Zeki Bayram.
Aleyhine is-tinaf edilenler namına: Ümit S. Onan tarafından Kemal
Aktay.
Trafik kazası - Kazadan doğan tazminat talebi - Eşeğe binili asfaltın
kenarında giden Davacıya Davalının otobüsle arkadan gelerek
çarpması - İlk Mah-kemenin Davacının eşeğine çarpmakla kazaya
Davalının neden olduğuna, koyu elbise giyen, ışık taşımayan
Davacının ise %50 oranında katkıda bulunduğuna hükmetmesi -
Yargıtayın çoğunluk kararında hayvanın vasıta sayıldığı ve
Davacının asfa-ltın kenarında gitmekle hata etmediği kanısına
varması.
Tazminat - Yaralanmadan doğan tedavi ve seyahat giderleri - İlk
Mahkemenin tedavi ücretlerinin kısmen ödenmesine; seyahat
giderleri için ise herhangi bir tazminat ödenmemesine hükmetme-si
İstinaf - Yargıtayın çoğunluk kararında yeterli şahadet
bulunduğunu kabul ederek tam tedavi ücreti ile seyahat
masraflarının ödenmesine hükmetmesi.
Fasıl 334 (Rule of The Road) Yol Kuralları Yasası- Yasanın 2.
paragrafı - Bu paragrafa göre hayva-nların da bir vasıta olarak
mütalâa edilmesi - Eşeğe binili olarak asfaltın kenarında ve
solda gitmenin hatalı olmaması.
Avukat ücretleri - Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğüne dahil "Avukatlar
Masraf Listeleri" başlıklı tarifenin 30. maddesi -- Trafik
kazasından doğan tazminat talebinde Davacı ile Davalının eşit
sorumluluğu olduğuna kanaat getiren İlk Mahkemenin tam sorum-
luluk esasına göre masraf ödenmesine emir vermesi - Yargıtayın
niza veya dava konusu yapılan ve neticed-e kazanılan miktarların
esas alınarak masraf ödenmesini emretmesi.
OLAY: Asfalt yolun kenarında eşeği ile seyahat eden Davacıya Davalı 1
arkadan otobüsü ile gelerek çarptı ve eşeğinin ölmesine Davacının
da ciddi şekilde yaralanmasına neden- oldu.
Davacı otobüs şoförü ve sahibi aleyhine dava açarak uğramış
olduğu özel ve genel zarar ziyanın tazminini talep etti.
İlk Mahkeme kazaya Davalı 1'in dikkatsiz sürüşünün neden
olduğunu kabul etti. Ancak ortalık karardık-tan sonra Davacının
eşek üzerinde ışık taşımadığını, Davacının koyu renk giysi
giydiğini, otobüs sesini duymadığını ve ışıkları farketmediğini
dikkate alarak Davacının kazaya %50 oranında katkıda bulunduğu
kanısına vardı ve bu oran üzer-inden özel ve genel tazminata
hükmetti.
Davacı, İlk Mahkemenin kendisine sorumluluk atfetmekle,
doktor ücretlerinin tümü için hüküm vermemekle ve genel tazminatı
düşük tespit etmekle hata ettiğini öne sürerek hükmü istinaf
et-ti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, çoğunluk kararında, Fasıl 334 Rule of The
Road'un 2. paragrafına göre merkep veya hayvanın vasıta
sayıldığını bu nedenle Davacının yolun solunda ve asfaltta
gitmesinin hatalı olmadığını belirtti. Banketlerin olağa-nüstü
hallerde kullanılması gerektiğini, olay yerindeki banketin 1-2
ayak genişliğinde olduğunu, hemen yanında ise çukur veya hendek
bulunduğunu dikkate alan Yiiksek Mahkeme Davacının asfaltın
kenarında gitmesinin hatalı bir hareket olm-adığı kanısına vardı.
Davacının ışık bulundurmasını emreden bir kanun veya
nizamname olmadığını, kış aylarında meydana gelen kaza esnasında
Davacının koyu renk elbise giymesinin doğal olduğunu gözönünde
bulunduran çoğunluk kararı -Davacının makul bir şahıstan
beklenenleri yaptığı sonucuna vardı ve Davalıları kazada yüzde
yüz oranında sorumlu buldu.
Seyahat masrafları ve doktor ücretleri hususunda ise yeterli
şahadet olduğu ve bu şahadetin istintaka tabi tut-ulmadığını be-
lirten çoğunluk kararı Davacıya talep edildiği gibi tazminat
ödenmesine hüküm verdi.
Çoğunluk kararı kazanç kaybı ile ilgili yeterli şahadet
olmadığını ve genel tazminatın tüm dikkate alınması gereken
olgular d-ikkate alındıktan sonra tespit edildiğini gözönünde
bulundurdu ve bu hususlara müdahale etmedi.
Azınlık kararı istinaf edenin kazadan hemen önce bankette
gittiğine ilişkin şahadeti gözönünde bulundurdu ve kolaylıkla
farkedilmeyece-k bir giysi ile bankette değil de asfaltın
kenarında seyahat eden Davacının %20 oranında katkısal kusuru
olduğu görüşünü belirtti.
Masraflar konusunda ise Yüksek Mahkeme, niza veya dava
konusu yapılan ve neticede kazanılan miktarı-n esas alınarak,
gerek İlk Mahkeme gerekse İstinaf masraflarının Davacıya
ödenmesine emir verdi.
H Ü K Ü M
Ülfet Emin Başkan: Bu istinafta Mahkemenin ilk hükmünü Sayın Yargıç N. Ergin Salâhi verecektir.
N. Ergin Salâhi: Da-vacı Lefkoşa Kaza Mahkemesinde davalılar aleyhine açtığı 170 77 sayılı bir dava ile 9.12.1976 tarihinde Lefkoşa Girne anayolunun 5-6 'ncı milleri arasında davalı no.l'in davalı no.2'ye ait ve davalı no.2'nin izni ile ve onun müstahdemi olarak davalı no.l'i-n kullandığı TC 968 plâkalı otobüsü dikkatsiz veya ihmalkârane veya kanuni vecibelerini yerine getirmeden veya ihlâl ederek kullanması sonucu aynı gün akşam üzeri saat 5.30 sularında eşek üzerinde aynı yolu kanuni bir şekilde kullanmakta olan davacıya veya- eşeğine çarpmak sureti ile bir kazaya sebebiyet vererek davacının ciddi surette yaralanması ve eşeğinin ölmesi nedeni ile K.L.2596.600 mil özel zarar ziyan, genel zarar ziyan, nizami faiz ve dava masrafları için hüküm talebinde bulunmuştur.
Davayı d-inleyen Kaza Mahkemesi davacı lehine ve davalılar aleyhine K.L.811.600 mil özel tazminat ve K.L.1200.- genel tazminat için hüküm vermiş ancak davacıyı da kazada %50 oranında kabahatlı bulduğundan K.L.405.800 mil özel ve K.L.600.- genel tazminat için hüküm -vermiş ve dava masraflarının da davalılar tarafından yarısının ödenmesi hususunda ayrıca emir vermiştir. Davacı müstenif işbu karardan istinaf etmektedir.
Müstenifin istinaf sebepleri 13 istinaf sebebi içermekle beraber müstenif avukatı istinafta bu-nların tümüne birlikte değinmiştir. Müstenifin üzerinde durduğu istinaf sebepleri başlıca aşağıdaki şekilde 4 başlık altında toplanabilir.
Muhterem Bidayet Mahkemesi davacıya dava konusu kazanın
olguları ışığında mesuliyet atfetmekle veya dava konusu
- kazanın oluşunda davalının müteferrik kusurları bulunduğuna
hükmetmekle hata etmiştir. Her ihtimale birıaen Muhterem
Bidayet Mahkemesinin kazanın oluşu ile ilgili davacıya
atfettiği %50 kusur oranı aşikâr surette fahiş veya çok
yüksektir.
-Muhterem Bidayet Mahkemesi inanılır veya geçerli şahadet
olmasına ve sunulan şahadetin aksine şahadet bulunmamasına
rağmen doktor ücretleri olarak talep edilen K.L.400.-'ya
karşılık sadece K.L.75.- ödenmesine karar vermesi, seyahat
ücreti olara-k talep edilen K.L.75.- talep edildiği ve
isbatlandığı halde Muhterem Bidayet Mahkemesi tarafından bu
miktarın isbatlanmadığı şeklindeki kararı hatalıdır. Aynı
şekilde müsterıifin kazanç kaybının isbatlanmadığı yönündeki
Mahkemenin bulgusu hata-lıdır.
Muhterem Bidayet Mahkemesi genel zarar ziyanı tesbit ederken
paranın alış değerindeki düşüklüğü ve enflasyonu hesaba
katmamış ve müstenifin aldığı yaralar, çektiği sızı ve
ızdırap ve kalıcı arazları nazarı itibara alındığında tesbit
edi-len K.L. 1200.- genel zarar ziyan çok düşüktür.
Muhterem Bidayet Mahkemesinin dava masrafları ile ilgili
vermiş olduğu karar hatalıdır veya işbu konudaki genel
prensiplerle bağdaşmamakta ve Mahkeme takdir hakkını yanlış
veya hatalı kullanmıştır.-
Kazanın vuku buluş şekli hususundaki olgular özetle şöyledir: Davalı no.l'in yönetimindeki TC 968 plâkalı otobûs 9.12.1976 tarihinde saat 17.00'de Girne'den hareket etmiş, ortalık kararmak üzere olduğu için ışıklarını yakmış ve Girne-Lefkoşa istikam-etinde 30-35 mil süratte seyretmekte idi. Işıkları zayıftı ve önünde az bir mesafeyi görebiliyordu. Bu yol güzergâhı üzerinde bulunan Güçsüzler Yurduna gelmeden önce aynı süratte seyir ederken karşıdan dip yapılmamış ışıkları ile gelmekte olan bir aracın ı-şıkları şoförün gözünü kamaştırmış, bu anda durmamış, fren yapmamış, yavaşlamamış ve yoluna devam etmek istemiştir. Bu durumda çok az bir mesafeyi görebiliyordu. Bu şekilde seyrederken ani olarak önde aynı istikamette asfaltın kenarında merkebe binili olar-ak giden müstenifi görmedi, fren yapmağa fırsat bulamadan arabanın ön sol kısmı ile merkebin arkasına çarptı. Çarpışma neticesi merkep yolun solundaki bankete düştü. Merkebin üzerindeki davacı müstenif ise kaza neticesi yerde baygın olarak yatıyordu. Daval-ı no.l onu alarak hastahaneye götürdü. Kazanın vukubulduğu yerde asfaltın genişliği 20 ayak olup yolun sağında ve solunda ikişer ayaklık barıket mevcuttu. Ancak yolun solundaki banket yol seviyesi ile bir olmayıp 1-2 ayak daha aşağı idi. Banketten sonra is-e derince bir evlek veya çukur bulunmakta idi.
Müstenifin kaza neticesi aldığı yaralar ise şöyledir: Kafa travması, başın occipito-pariteal bölgede 10 cm.lik derin kesik yara, sağ kulak kepçesinde geniş parçalı yara, belde ekimoz ve birinci lumbal çö-kme kırığı ile aynı kemiğin transvers çıkıntısında çökme kırığı mevcuttu. Müstenif 3 hafta Genel Hastahanede tedavi gördü. Bu arada beli alçıya alındı ve dışarıdan tedavilerine devam etmek kaydı ile 24.12.76' da taburcu edildi. Hastanın beli 3 ay alçıda ka-ldıktan sonra alçıdan çıktığı an çelik korse giymesi tavsiye edildi. Dışarıda yapılan tedavilerde 50-60 defa ortopedi mütehassısı ve takriben 40 defa da ilgililer tarafından fizyoterapi ve muayene maksadı ile görülüp tedavisi yapıldı. Hastanın bu şekilde t-edavileri 5-6 ay kadar devam etti. Duruşma günündeki durumu ise başındaki şiddetli ağrılar nisbeten geçmekle beraber subjektif ağrılar olarak devam etmekte idi. Başta yara izi ve kulaktaki yara izi kalıcı ve mevcuttu. Bel kemiğindeki kırık kaynaşmakla bera-ber %15 nisbetinde mahdudiyet kalmış ve çelik korse takması halen tavsiye edilmekte idi.
Birinci istinaf sebebini ele aldığımızda Bidayet Mahkemesi taraflara %50 oranında kabahat atfederken davalı no.l'in kabahatları hususunda şöyle demektedir:
- "Davalı 1'in önünde eşek üzerinde seyretmekte olan davacıyı
aniden farketmesi nedeni ile yavaşlamadan ve fren kullanmadan
araç sürdüğü ve davacının eşeğine çarptığı ve genel olarak
normal bir araba sürücüsünden beklenen dikkat ve ihtim-amı
göstermeden araba sûrdüğü hususunda bulgu yaparız. . . . . . . ."
Davacı müstenifin kabahatı hususunda ise şunları söylemektedir:
"Keza ortalık karardıktan sonra eşek üzerinde davacının ışık
taşımadığı ve koyu renk giysi gi-ydiği de şahadettedir. Ayrıca
istintak esnasında davacı arkadan gelen aracın sesini duymadığını
ve ışıklarını da farketmediğini belirtmiştir. Bu nedenle
davacının da kazanın oluşunda yukarıda belirtilen olgular nedeni
ile dikkatsiz oldu-ğu ve kazadan dolayı müteferrik kusuru
bulunduğu hususunda bulgu yaparız."
Bidayet Mahkemesi yukarıda iktibas edilen tarafların kusuruna değindikten sonra kabahat oranının tesbiti hususunda şunları söylemiştir:
"Kazanın oluşu ile ilgi-li olarak yukarıda belirtilen
bulgular, mevcut içtihat kararları da dikkate alınarak, orantıya
konduğunda kazanın oluşunda %50 davalı 1'in ve %50 davacının
kusurları olduğu ortaya çıkar ve bu yönde bulgu yaparız."
Mevcut bulgular incel-endiğinde görülebileceği gibi davalı no.l ışıkları zayıf olan otobüsü sürmekte idi. Karşıdan gelen aracın ışıkları ile gözü kamaştığı an yavaşlamamış, fren yapmamış, durmamış ve gerekli tedbiri almamıştır. Önünü görmeden yoluna devam ettiği bir anda yolun -1 ayak asfalt kısmının içerisinde giden ve asfaltın azami 1-2 ayaklık bir kısmını işgal eden davacı müstenifi ve merkebini vaktinde görmemiş ve gerekli tedbiri almamıştır. Aşikâr ki davalı no.l kazanın oluşunda kabahatlıdır. Davacı müstenifin kabahat husus-undaki durumuna gelince; Fasıl 334 Rule of The Road paragraf 2 altında merkep veya hayvan bir vasıtadır ve yolun solunda seyretmesi hatalı değildir. Aynı şekilde bir vasıta olarak mütalâa edildiği cihetle asfaltta gitmesinin de hatalı sayılmaması gerekir. -Yol kenarındaki barıketler yolun bir kısmı olmakla beraber vasıtalar tarafından ancak olağanüstü durumlarda kullanılması gerekli olan kısımlardır ve bu yönden düşünüldüğünde asfaltın en kenarında 1 ayaklık bir mesafe içerisinde merkebi ile birlikte seyahat- eden davacının ille de bankette gitmesi gerekmemekte idi. Banketin asfaltın sathından 1-2 ayak daha aşağıda olduğunu, banketin hemen kenarında hendek veya çukur bulunduğunu, kazanın oluşu sırasında etrafın karanlık olduğunu düşündüğümüzde davacının merkeb-i ile birlikte bu banketi kendi selâmeti için kullanamayacağı aşikârdır. Yolun asfalt kısmının sadece 1-2 ayaklık kısmını da işgal ettiğini göz önünde bulundurduğumuzda davacıya bu yönde bir kusur atfedilmemesi gerekir. Bilhassa yolun genişliği ile davalı -no'in kullandığı otobüsle karşıdan gelen otobüsün genişliği göz önünde tutulduğunda davacının asfaltın kenarım 1-2 ayak işgal etmesine rağmen gideri ve karşıdan gelen vasıtaların rahatlıkla geçebileceğine dair şahadet mevcut olduğuna göre davacının asfaltı-n bir kısmını kullanmasının hatalı olmadığı yargısına varmamız gerekir.
Davacının geceleyin seyahat ederken merkep üzerinde ışık bulundurmaması hususuna gelince; ışık bulundurmasını emreden herhangi bir kanun veya nizamname mevcut değildir. Davacının- koyu renk elbise giydiğine gelince; kazanın vukubulduğu tarihin kış olduğunu gözönünde tuttuğumuzda koyu bir giysi giymiş olması doğaldır ve bu yönden davacıya bir hata atfedilmemesi gerekir.
Davacının arkadan gelen aracın sesini duymadığı ve ışığın-ı görmediği hususuna gelince; bu yolda kazanın olduğu saatlerde yoğun trafik bulunduğunu, birçok aracın rahatlıkla gelip geçtiğini, davacının yolun alabildiği kadar kenarını aldığını ve arkadan gelen ve kazaya sebebiyet veren davalının ışıklarının da zayıf- olduğunu ve davacının ancak arada bir dönüp bakmak suretiyle arkadan gelen ışıkları görebileceği hususunda mevcut şahadeti de göz önünde bulundurduğumuzda bu yönde de davacıya bir kusur atfetmek uygun değildir. Davacı makul bir şahıstan beklenenleri yapmı-ştır ve kazada kusuru yoktur. Bu nedenle davalı no.l'in %100 kabahatlı bulunması gerekir.
İkinci istinaf sebebine gelince; Bidayet Mahkemesi talep takririnin 8(a) paragrafı altında talep edilen K.L.75.- seyahat ücretinin isbatlanmadığı veya bu husust-a şahadet olmadığı bulgusuna varmıştır. Verilen şahadet incelendiğinde davacının şahadetinde M.43'de tedavi için taksi tutup doktora gidip geldiğini ve bunlar için davada olduğu gibi talepte bulunduğunu söylemekte ve K.L.75.- talep etmektedir. Görülüyor ki- bu hususta da şahadet mevcuttur ve bu husus üzerinde davacı istintaka tabi tutulmamıştır.
Doktor ücretlerine gelince; Dr. Akan Sonuç K.L.250.- ve Dr. Öztekin K.L.150.- tedavi masrafları talep ettiklerini şahadetlerinde söylemektedir. Bunların şahade-tleri davacının şahadeti M.43' de de desteklenmektedir. Bu doktorların talep ettikleri ücretlerin fazla olduğuna, davacının tedavisinin genel hastahanede yapılabileceğine ve dışarıdan özel tıbbi tedavinin lûzumsuz olduğuna dair herhangi bir şahadet mevcut -olmadığı gibi doktorlar bu yönde herhangi bir istintaka tabi tutulmamışlardır. Keza doktorların şahadetinin aksine herhangi bir şahadet de ileri sürülmemiştir. Durum bu olduğuna göre ve Bidayet Mahkemesi de bu şahitlerin şahadetine inanmış olduğuna göre da-vacının doktor ücretleri hususundaki talebi isbatlanmıştır ve bu hususta da davacının lehine davalılar aleyhine hüküm verilmesi gerekirdi.
Çobanlıkla iştigal eden davacının kazadan sonra davarını bir miktar azalttığı haricinde kazanç kaybının ne oldu-ğuna dair kesin ve kâfi şahadet mevcut değildir. Bu nedenle Bidayet Mahkemesinin bu hususta vardığı yargı hatalı değildir.
Üçüncü istinaf sebebine gelince; Bidayet Mahkemesi genel ödence başlığı altında davacının taleplerini takdir ederken çalışmadığ-ı süreyi, kalıcı araz ve mahdudiyetlerini ve göz önünde tutulması gereken bütûn olguları göz önünde tuttuğu görülmektedir. Kanaatimizce K.L.1200.nisbet az olmakla beraber müdahalemizi gerektirecek derecede az olmadığı kanaatindeyiz. Bu kanaata varırken de -Türk parasının son zamanlardaki değer düşüşünü de kaale almış bulunuyoruz.
Dördüncü istinaf sebebine gelince; davalılar müdafaalarında vukubulan kazada herhangi bir kusur veya kabahat kabul etmemişlerdir. Bu duruma göre netice olarak davalının Bidaye-t Mahkemesi tarafından kabahat oranına rağmen kazanmış olduğu mıktar davalılar tarafından ta başlangıçta inkâr edilmiş ve niza konusu yapılmıştır. Masraflar hususunda karar verirken niza veya dava konusu yapılan ve neticede kazanılan miktarın esas alınarak- Mahkemelerin bu yönde takdir yetkilerini kullanmaları gerekir. Sivi1 Mahkeme Nizamatına dahil
"Avukatların Masraf Listeleri" başlığı altındaki tarifenin 30. maddesi Mahkemelerin adli yetkilerini kullanırken göz önünde tutulması gereken faktörleri içerme-ktedir.
"30.In determining the scale applicable the following shall be
the criteria:
from commencement of action down to and including
appearance or to obtain judgment in default of
appearance -the claim on the writ of summons;
-
after appearance and down to judgment-the amount or
value actually in dispute between the parties as
disclosed upon the pleadings;
after judgment in respect of proceedings for execution-the amount for which execution is sought;
and
in respect -of appeals-the amount or value of the
subject matter involved in the appeal."
Netice olarak 1 ve 4. istinaf sebebinin tamamen, 2. istinaf sebebinin kısmen kabul edilmesi ve müstenif lehine aleyhine istinaf edilenler aleyhine aşağıdaki şekilde hü-küm verilmesi görüşündeyim.
a) Özel zarar ziyan olarak K.L.1286.-
b) Genel zarar ziyan olarak K.L.1200.-
Aleyhine istinaf edilenlerin bu miktarlar esas alınarak Alt Mahkeme masraflarını ve istinaf masraflarını ödemesi hususunda emir verilm-esi taraftarıyım.
Salih S. Dayıoğlu: İstinaf eden dosyaladığı istinaf ihbarnamesinde birçok istinaf sebebi ileri sürmüşse de Sayın yargıç Ergin Salahi'nin biraz evvel verdiği hükümde bunları rezüme ediş şekli ile hemfikirim. Keza 2, 3 ve 4. istinaf sebepl-eri ile ilgili olarak söylenenlerle de hemfikirim. Sadece İlk Mahkemenin istinaf edene %50 katkısal kusur atfetmesiyle ilgili olarak 1. istinaf sebebi için söylenenleri paylaşmıyorum.
Davanın olguları çok kısa olduğu ve niza konusu olmadığı için bunl-arı tekrarlamakta fayda görürüm.
İstinaf eden 9.12.1976 tarihinde akşam üzeri 5.30 sularında Girne-Lefkoşa anayolu üzerinde Güçsüzler Yurdu civarında merkebi üzerinde binili olarak Lefkoşa istikameti doğrultusunda yolun solunda asfalt yolun içine 1-2- ayaklık bir yerde seyahat ettiği bir sırada, aynı istikamete doğru TC 968 plâkalı otobüsü sürmekte olan 1. dava-
lının, sözü edilen otobüsü, dikkatsiz ve ihmalkârane sürmesi sonucu merkebe çarpmış ve neticede merkep ölmüş ve istinaf eden de ciddi surette -yaralanmıştır. 1. davalının kazanın oluşumu hususunda dikkatsiz olduğu kuşkusuzdur ve esasen bu husus niza konusu değildir. İlk Mahkeme istirıaf edende de %50 katkısal kusur bulmuştur. İlk Mahkeme istinaf edenin kusuru ile ilgili olarak şunları söyledi:
- "Daha önce değinmiş olduğumuz gibi davacı kazadan önce yolun
solunda asfaltın kenarında gitmekte idi. Halbuki Emare 1 plânda
da görülebileceği gibi asfalttan sonra yolun solunda davacının
kullanabileceği 2 ayaklık bir banket vardı. -Keza ortalık
karardıktan sonra eşek üzerinde davacının ışık taşımadığı ve koyu
renk giysi giydiği de şshadettedir. Ayrıca istintak esnasında
davacı arkadan gelen aracın sesini duymadığını ve ışıklarını da
farketmediğini belirtmiştir. Bu- nedenle davacının da kazanın
oluşunda yukarıda belirtilen olgular nedeni ile dikkatiz olduğu
ve kazadan dolayı müterafik kusuru bulunduğu hususunda bulgu
yaparız. Kazanın oluşu ile ilgili olarak yukarıda belirtilen
bulgular, mevcut içt-ihat kararları da dikkate alınarak, orantıya
konduğunda kazanın oluşunda %50 davalı 1'in ve %50 davacının
kusurları olduğu ortaya çıkar ve bu yönde bulgu yaparız."
Yukarıdaki iktibastan da görülebileceği gibi İlk Mahkeme kaza mahallinde ist-inaf edenin merkebi ile salimen seyahat edebileceği iki ayaklık bir banketin mevcudiyeti hususunda bulgu yapmıştır. Bu bulgu aleyhine herhangi bir istinaf olmadığı gibi bu banketin kullanılmaya elverişli olmadığı hususunda da herhangi bir şahadet de yoktur-. Bunun aksine istinaf eden kazadan hemen önce bankette gittiğini iddia etmiş fakat daha sonra asfaltın kenarında gittiğini kabul etmişti. Bununla, banketin kullanılmaya elverişli olduğu kendiliğinden meydana çıkar.
9.12.1976' da akşam üzeri saat 5.3-0' da motorlu araçların ışıklarını yakmak mecburiyetinde kaldıkları bir zamanda kolaylıkla farkedilemiyecek bir giysi ıle merkep üzerinde seyahat etmekte olan istinaf eden, yolu kullanan diğer motorlu araçlara kendi mevcudiyetini ihbar edecek veya gösterec-ek bir durumda olmadığını bildiği halde yolun tamamen solunda yani banket üzerinde seyahat edebilirken bunu yapmamakla kanımca kendi selâmeti açısından hatalı hareket etmiştir ve katkısal kusuru %20 olarak saptanması gerekir. Binaenaleyh bu istinaf sebebin-in de kabul edilmesi fakat istinaf edenin katkısal kusur oranının %20 olarak saptanması ve netciede özel ve genel tazminatın buna göre hükme bağlanması gerekirdi görüşündeyim.
Ülfet Emin Başkan: Yargıç N. Ergin Salâhi'nin vermiş olduğu hükümde belirttiğı -görüşle hemfikirim.
Sonuç olarak istinaf sorumluluk kısmı hariç oybirliği ile, sorumluluk kısmı hususunda yapılan istinaf ise oy çokluğu ile kabul edilir.
Davalının davacıya özel ödence olarak K.L.1286.- ve genel ödence olarak K.L.1200.- toplam- olarak K.L.2486.- ödemesine hüküm verilir.
Davalının Bidayet Mahkemesinde ve İstinaftaki masrafları ödemesine emir verilir. Masraflar K.L.2000.-'den yukarı tarife üzerinde hesap edilecektir.
(Ülfet Emin) (Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Sa-lâhi)
Başkan Yargıç Yargıç
27 Nisan,l979
- 402 -
Full & Egal Universal Law Academy