-D.6/89 Yargıtay/Ceza 52/88
(Dava No. 506/84; Girne)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Niyazi F. Korkut, Celâl Karabacak.
İstinaf eden: 1. Fevzi Karip-, Şevket Kadir Caddesi, No.17, Lapta.
2. Halil Zelzele, Gelincik Sokak, No.6, Kızılbaş, Lefkoşa.
(Davalılar)
ile
Aleyhine istinaf edilen: 1. Kamber Karab-aş, Alsancak.
2. Can Çamlıbelli, Çamlıbel, Alsancaklı merhum
Muharrem Karabaş'ın Tereke İdare Memurları
ve mezkûr terekeyi temsilen.
(Davacılar)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Kıvanç M. Rıza.
Aleyhine istinaf edilen namına: Erbay Kemal.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: İşbu istinaf tam kadrolu Girne Kaza Mahke-mesi'nin 25.12.1987 tarihinde vermiş olduğu hükümden yapılmış bulunmaktadır.
Taraflar arasında ihtilâf konusu olmayan olgular aşağıda gösterildiği şekilde özetlenebilir:
Bütün ilgili zamanalrda davalı No.1 (istinaf eden No.1) BB 60 RR plâkalı otobüsün -şoförü idi. Davalı No.2 (istinaf eden No.2) ise sözü edilen otobüsün kayıtlı mal sahibi idi. Davalı No.1 sözü edilen otobüsle, davalı No.2'nin şoförü olarak, Kıbrıs - Londra arsında yolcu taşımacılığı yapıyordu. Nitekim davalı No.1, 19.2.1983 tarihinde Lon-dra'dan Kıbrıs'a seferini yaptı ve Kıbrıs - Londra seferini ise 9.3.1983 tarihinde yapmayı tasarlıyordu. Davalı No.1 Kıbrıs - Londra arası otobüs sürücülüğü dışında Kıbrıs'ta olduğu zamanlarda davalı No.2'nin müstahdemi olarak çalışmakla birlikte esas işin-in ne olduğu hususunda tatmin edici herhangi bir şahadet yoktur. Kesin olan bir husus vasra o da sözü edilen otobüsün bir yolcu otobüsü olarak veya başka bir şekilde KKTC sınırları içerisinde çalıştırılmadığıdır veya en azından bu doğrultuda şahadet yoktur-.
Takriben 21.2.1983 tarihinde davalı No.1 sözü edilen otobüsü davalı No.2'nin de izni ile aldı ve evinin bulunduğu Lâpta'ya doğru Lefkoşa'dan hareket etti. Girne - Lâpta istikametine devam edereken Karaoğlanoğlu'nun hemen dışında gidiş istikametine doğr-u Muharrem Karabaş isimli bir kişinin yolun sağ tarafından sol tarafına doğru geçmekte olduğunu gördü. Klâkson ile onu ikaz eden davalı No.1 daha sonra frene basmışsa da Muharrem Karabaş'ın otobüs altında kalarak ezilmesinden onu kurtaramadı ve neticede Ka-rabaş öldü. Ölüm tarihinde Karabaş'ın yapıcı ustası olduğu ve muhtelif yapı işlerini gabal aldığı meydana çıkmakla birlikte aylık kazancının net olarak ne olduğu hususunda herhangi bir şahadet ibraz edilmiş değildir. Sadece müteveffanın karısını ve iki reş-it olmayan kızını geçindirdiğini ve ayrıca evli olan kızına da bir miktar para yardımı yaptığı şahadette gözükmektedir.
Girne Kaza Mahkemesi'nde açılan bir dava ile müteveffanın karısı, kendi ve kızları için müteveffadan yardım gören kişiler olarak ayrıc-a müteveffanın Terke İdare Memuru da tereke nam ve hesabına, davalılardan zarar ziyan talep ettiler. Davacıların (aleyhlerine istinaf edilenler) iddiasına göre davalı No.1, sözü edilen otobüsü kaza anında sürerken davalı No.2'nin bir müstahdemi idi ve kaza- davalı No.2'nin işinde olduğu bir esnada vukubulmuştu ve bu yüzden davalı 2 de davacılara karşı mesuldur.
Davayı dinleyen tam kadrolu Girne Kaza Mahkemesi, mesuliyet hususunda, davalı No.1'in kazanın oluşunda kabahatli olduğunu ancak müteveffanın da bu -kazada katkısı bulunduğu sonucuna vardı ve dikkatsizlik oranlarını her ikisine de eşit olarak böldü. Diğer bir deyimle gerek müteveffa gerekse davalı No.1'de kusur oranı yüzde elli olarak saptandı. Daha sonra İlk Mahkeme, müteveffanın ölüm tarihinde aylık -kazancının yaklaşık 50,000 TL olduğu bulgusuna vardıktan sonra katkısal kusurunu da gözönünde bulundurarak, davacı No.1 için 2,025,000 TL, tereke için ise 500,000 TL tazminata hükmetti. Davalılar bu hükümden istinaf etmiş bulunmaktadırlar.
Dosyalanan ist-inaf ihbarnamesi 5 sebep içermektedir. Bunlar özetle şöyledir:
1. İlk Mahkeme davalı No.1'e kazanın oluşunda herhangi bir oranda kusur atfetmekle hata etmiştir veya %50 gibi yüksek bir kusur oranı atfetmekle hata etmiştir.
2. İlk Mahkeme müteveffadan yar-dım bekleyen (dependants) bir eşi ve iki kızı için hükmettiği miktara hukuken hükmedemezdi çünkü müteveffanın bakmakla yükümlü olduğu eşi ve iki kızlarının varolduğu iddiası Talep Takririnde yer almamaktadır.
3. Müteveffanın kaza tarihinde ayda 50,000 TL- net kazanca sahip olduğu bulgusu şahadetle desteklenmemektedir.
4. Kaza anında davalı No.1'in sözü edilen otobüsü sürerken davalı No.2'nin işi icabı sürdüğü kanıtlanmamıştır.
5. Tereke lehine hükmolunan 500,000 TL genel tazminattan müteveffadan yardım- gören eşi ve çocuklarının bu sıffatla alacakları miktar çıkarılmamıştır.
Şimdi bu istinaf sebeplerini teker teker incelemek gerekir.
1. İstinaf Sebebi:
Kazanın oluşu ile ilgili olarak kaza tarihinde Girne'de trafik sorumlusu olan tanık Altan Senar -şahadet vermiş ve kaza yerinin bir de krokisini çizerek İlk Mahkemeye ibraz etmiştir. Kazayı gören herhangi bir görgü tanığı yoktur. Kazanın oluşu ile ilgili olarak hükmünü veren İlk Mahkeme bu hususta şunları söyledi:
"Kazanın yukarıda özetlenen oluş şe-kline göre gerek BB 60 RR plâkalı araç sürücüsü davalı No.1'in gerekse müteveffa Muharrem Karabaş'ın bu kazanın oluşumunda katkısal kusurları olduğu kanaatin-deyiz. Şöyle ki davalı No.1 Müteveffayı yol içerisinde 150 - 200 metre mesafeden farketmiş olmasın-a rağmen vites düşürüp yavaşlama yoluna gideceğine boru çalıp bilâhare fren tatbik etmiş ve sola direksiyon kırdığını belirtmiştir. Yolda bırakılan fren izleri ile fren izlerinin takip ettiği istikameti ve kazanına asfalt yol içerisinde gidiş istikametine- göre yolun sol kenarından 4 ayak içerde yer almış olması davalı 1'in kendinden beklenen dikkat ve ihtimamı göstermediği ve kazanın oluşuna katkıda bulunduğunu ortaya koymaktadır. Öte yandan müteveffa da yolun sağ tarafından yolun sol tarafına geçerken yol-u gerektiği gibi kontrol etmemiş ve kendine çarpan BB 60 RR plâkalı aracı zamanında görmemiş ve kazanın meydana gelmesine katkısı olmuştur.
Yukarıda söylenenler ışığında davalı 1 ile müteveffa Muharrem Karabaş'ın 21.2.1983 tarihinde katkısal kusurları ol-duğu kanaatindeyiz ve bu hususta bulgu yaparız."
-Gerek ibraz edilen kroki ve gerekse Mahkemenin huzurunda verilen şahadet tetkik edildiğinde İlk Mahkemenin bu bulgusunun tamamen şahadetten yoksun olduğunu söylemeğe olanak yoktur. Gerçi ilk nazarda davalı No.1'e atfedilen kusur oranı çok gözüküyorsa da b-u miktarın müdahalemizi gerektirecek kadar çok olmadığı inancındayız. Bu nedenle bu istinaf sebebinin reddolunması gerekir.
-
2. İstinaf Sebebi:
Dosyalanan talep Takririnin 5, 6 ve 7. paragraflarında müteveffanın geride karısı ve 17 ile 15 yaşında 2 bekar kız bıraktığı, aylık ortalama 50.000 TL kazanmakta olduğu ve ailesini rahat geçindirdiği, ölümü ile ailesinin bu gelirden- mahrum kaldığı ve zarurete düçar kaldığı ev ayrıca ölümü ile ailesinin mali destekten yoksun kaldığı iddia edilmektedir.
Kanaatimizce Talep Takriri hazırlanırken müteveffaya muhtaç olan kişilerin, spesifik olarak, muhtaç olduklarının açık bir şekilde ya-zılması en uygunudur. Bu böyle olmakla birlikte yukarıda özeti verildiği şekilde yapılan iddialar, ideal olmamakla birlikte, kanaatımızca ilgili kişilerin müteveffaya muhtaç olduklarını kafi derecede zımnen belirlemektedir. Bu nedenle bu istinaf sebebinde -de herhangi bir mesnet görmüyoruz.
3. İstinaf Sebebi:
İlk Mahkeme müteveffanın geliri hakkında şunları söylemiştir:
"Müteveffanın geliride takribi olarak ayda 50,000 TL olarak belirtilmiş şahadette ise ailesinin geçimini temin edecek geliri olduğu b-elirtilmiş ancak miktarın ne olduğu söylenmemiş, müdafaa tarafı ise geliri olmadığı veya gelirinin daha az olduğu yönünde hiçbir şahadet ibraz etmemiştir. Bu durumda Müteveffanın aylık gerlirinin ortalama ayda 50,000 Tl yılda 600,000 TL olduğu kanaatindeyi-z ve bu hususta bulgu yaparız."
Gerçekten de ibraz edilen şahadetten müteveffanın yapıcı ustası olduğu, kendi nam ve hesabına ufak çapta gabal işler aldığı, kazancı ile karısını ve iki kızını geçindirdiği ve hatta evli çocuğuna da küçük parasal yardımlar-da bulunduğu görülmektedir. Ancak kazancının tam olarak ne olduğu hususunda açık şahadet yoktur. Kaza tarihinde 51 yaşında olan müteveffanın sıhhatli olduğu, karısı ve iki çocuğunu geçindirdiği ve hatta evli bir çocuğuna da parasal katkıda bulunduğu dikkat-e alındığında, arzu edilir şahadet olmamakla birlikte, İlk Mahkemenin müteveffanın aylık gelirinin 50,000 TL olabileceği doğrultu-sundaki bulgusunun tamamen keyfi olduğu söylenemez. Bu nedenle bu istinaf sebebinin reddolunması gerekir.
4. İstinaf Sebebi:-
Şubat 1983 tarihinde davalı No.1'in genel anlamda davalı No.2'nin müstahdemi veya hizmetkârı olduğu kabul edilen gerçeklerden birisidir. Kaza anında da davalı No.1'in bu statüsünü muhafaza ettiği inkâr edilemez ancak davalı No.2'nin davalı No.1'in haks-ız fiilinden dolayı sorumlu tutulabilmesi için onun yani davalı No.1'in genel anlamda davalı No.2'nin müstahdemi olduğunun kanıtlanması kâfi değildir. Daha ileri giderek kazada methalder olan otobüsün davalı No.2'nin işi icabı kullanıldığını kanıtlaması ge-rekir. Önümüzdeki meselede davalı No.1'in ilgili otobüsü evine gitmek için kullandığı açıktır. Otobüsün kaza anında, davalı No.2'nin işi icabı kullanıldığına dair herhangi bir şahadet mevcut değildir. Tam aksine aleyhlerine istinaf edilenlerin avukatı da b-u hususta bir dürüstlükle kazanın vukubulduğu zaman davalı No.1'in otobüsü davalı No.2'nin işi icabı kullanmadığını kabul etmiştir. Davacıların iddiası, davalı No.1'in davalı No.2 tarafından istihdam edilişi keyfiyetinin kendi başına davalı No.2'yi soruml-u tutmaya yeterli olduğu doğrultusundadır. Bu hususta Halparin v. Bulling (1914) 28 W.L.R.187 davasında özet olarka şunlar yer almaktadır.
"To make the master liable for an injury caused by the negligence of his servant, the latter must have been acting -at the time in the course of his employment, & if, at the time when the injury took place, he was engaged, not onhis mater's business, but on his own, the raltion of master & servant did not then exist & the master is not liable to third persons for the ma-nner in which that business is performed."
Ayrıca bu hususta Halsbury's Laws of England Third Edition Vol.25 sayfa 539 ve 540 para. 1027'de şunlar yer almaktadır.
"The master's liability depends upon the servant's failure adequately to discharge the du-ties which he is employed to parform. It is not sufficient to show that the relation of master and servant existed between the actual tortfeasor and theperson sought to be made liable, or even that the act in the doing of which the third persons was injure-d was done on the master's behalf. The act must be shown to have been pergormed while the servant was acting within the course of his employement, that is, while the servant war engaged on his master's business and was pergorming either duties falling with- the scope of this authority which he was employed to perform or functions which were at least incidepal to his employment. Unless this is established, any action against the master will fail."
Yukarıda alıntısı yapılan hukuki durumdan hareketle davalı N-o.1'in kaza anında söz konusu otobüsü davalı No.2 sözkonusu otobüsü davalı No.2'ye ait bir işinifası snasında (in the course of employment) sürmediğinden davalı No.1 tarafından ika edilen haksız fiilden davalı No.2'nin herhangi bir şekilde sorumlu tutulma-sına olanak yoktur. kazanın davalı No.2'ye ait bir araç ile meydana gelmesi de davalı No.2'yi sorumlu tutmaya yeterli değildir. Bu hususta yine Halsbury's Laws of England 3rd vol.25 sayfa 541 ve 542'de şunlar yer almaktadır:
"If at the time when the inju-ry took place the servant was engaged, not on his master's business, but on his own the raltion of master and servant does not exist, and the amster is not therefore liable to third persons for the manner in which it is performed, since he is the position -of a stranger. In this case it is immaterial whether the servant is using his master's property with his master's permission, so long as he is clearly acting on his own behalf, or whether he is using it surreptitıously, and is tehrefore, as reagrds his ams-ter,a trespasser."
Higbid v. R. Hammett Ltd. (1932) 49 T.L.R. 104 C A davasında bu hususta şunlar söylendi:
"When an amployee, for his own purposes, used his employers' bicycle, by the emloyers' permission, the emlyers were not liable for the emloyee's- negligence."
Bu nedenle bu istinaf sebebinin kabul edilmesi gerekir.
5. İstinaf Sebebi:
Kanaatımızca bu istinaf sebebinde davalılar haklıdırlar. Tereke leyhine hükmolunan miktar müteveffanın yardımına muhtaç olanlar da dahil varisler arasında bölüşt-ürülecektir.
Verilmiş birçok içtihat kararlarında da vurgulandığı üzere (örneğin Yargıtay/Hukuk 30/77) müteveffadan yardım görenlerin tereke lehine verilen genel tazminattan alacakları gözönünde bulundurularak bu alacakları miktar kendi lehlerine yardım -görenler sıffatıyle hükmedilen miktardan çıkarıldıktan sonra tazminata hükmedilmelidir. Bu meselede müteveffanın karısı ve çocuklarına müteveffadan yardım görenler sıffatıyle bir miktar tazminata hükmedilirken onların tereke lehine hükmolunan alacakları hi-ç dikkate alınmamıştır. Oysa terekeden alacaklarının kendi alacaklarından düşürülmesi gerekirdi. Bu yapılmış olsaydı müteveffadan yardım görenlerin alacakları tazminat şöyle olacaktı:
Müteveffanın karısı Kamber Karabaş1,000,000 - 84,000 = 916,000TL
Müt-eveffanın kızı Didem Karabaş 512,500 - 84,000 = 428,500TL
Müteveffanın kızı Zaliha Karabaş 512,500 - 84,000 = 428,500TL
Sonuç olarak davalı No.2 tarafından yapılan istinaf kabul edilir ve İlk Mahkemenin onun aleyhine verdiği hüküm iptal edilir. Da-valı No.1 tarafından yapılan istinaf kısmen kabul edilerek İlk Mahkemenin hükmü aşağıdaki şekilde değiştirilir.
Davalı No.1 aleyhine tereke idare memurları lehine 500,000 TL tazminat,
Davalı No.1 aleyhine ve müteveffadan yardım gören karısı Kamber Karaba-ş lehine 916,000 TL tazminat,
Müteveffadan yardım göreb kızı Fidem Karabaş lehine 428,500 TL tazminat,
Müteveffadan yardım gören kızı Zaliha Karabaş lehine 428,500 Tl tazminat.
Küçük Didem ve Zaliha için verilen tazminat miktarlarının tereke idare memur-ları tarafından adı geçen küçüklerin nam ve hesaplarına bir bankaya yatırılmasına ve alınacak banka defterinin Kaza Mahkemesi Mukayyidine gösterilmesine emir verilir.
Meselenin özelliğine binaen istinaf masrafları için herhangi bir emir verilmez.
(Sali-h S. Dayıoğlu) (Niyazi F. Korkut) (Celâl Karabacak)
Yargıç Yargıç Yragıç
21 Şubat 1989
-
-8-
-
Full & Egal Universal Law Academy