-D.5/2002 Yargıtay/Hukuk 52/2001
(Lefkoşa Dava No.3377/2000)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti:Taner Erginel, Nevvar Nolan, Gönül Erönen.
İstinaf eden:Şefika Durduran, Gülten A.Dana ve -
Zerrin Ş.İlkay'ın yetkili vekili sıfatı ile -
Lefkoşa
(Davacı)
- ile -
Aleyhine istinaf edilen:1- Talat Uzunoğlu, Lefkoşa
- 2- Osman Sakallı, Lefkoşa
(Davalılar)
A r a s ı n d a .
Lefkoşa Kaza Mahkemesi Başkanı Şafak Öneri ile Kaza M-ahkemesi Kıdemli Yargıcı Narin Ferdi Şefik'in 3377/2000 sayılı davada 29.6.2001 tarihinde verdiği karara karşı Davacı tarafından yapılan istinaftır.
İstinaf eden namına: Avukat Kıvanç M. Riza
Aleyhine istinaf edilenler namına: Avukat Oktay Feridun ve
- Ortakları.
-------------------
H Ü K Ü M
Taner Erginel: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü sayın Yargıç Nevvar Nolan okuyacaktır.
Nevvar Nolan: 58, Arasta Sokak, Lefkoşa adresindeki iş yerinin mülkiyeti hisse-li olarak Gülden Dana, Zerrin İlkay, Ömer ve Ersoy Bullici kardeşler, Hakkı Emlâk Şirketi ve Devlete aittir. Gülten Dana ve Zerrin İlkay'ın her biri konu iş yerinde 6/24 hisse sahibidir. Şefika Durduran, Gülten Dana ve Zerrin İlkay'ın yetkili vekili sıfatı- ile Lefkoşa Kaza Mahkemesinde Davalılar aleyhine 3377/2000 sayılı hukuk davasını dosyalayarak Davalı No.1'in 1.6.1985 tarihinden itibaren konu iş yerinin yasal kiracısı olduğunu ancak 25.6.2000 tarihinde, bu tarihten önceki bir tarihte konu iş yerini elin-den çıkardığını öğrendiklerini ve Davalı No.2'nin esas Davacıların izni olmadan konu iş yerini o tarihten beri mütecaviz olarak işgal ve tasarrufunda bulundurduğunu iddia ederek Davalı No.2'nin konu iş yerini tahliye etmesini, 25.6.2000 tarihinden itibaren- ayda 200,000,000 TL mesne profits ödemesini, keza Davalı No.1'in konu iş yerindeki yasal kiracılık statüsünün son bulduğu hususunda bir mahkeme kararı talep etti. Davalılar tarafından dosyalanan Müdafaa Takririnde ise Davalı No.1'in konu iş yerini elden ç-ıkardığı reddedilmekte, Davalı No.1'in halen konu iş yerinin mutasarrıfı olduğu ve orada iş yaptığı, damadı olan Davalı No.2'nin de günün belirli saatlerinde Davalı No.1'e yardımcı olmak amacı ile iş yerinde bulunduğu ileri sürüldü.
Davayı dinleyen Kaza -Mahkemesi, ülkemize özgün ailevi ilişkileri göz önüne aldığını, Davalıların baba-oğul durumunda olduklarını, iş yerini her gün Davalı No.1'in açıp kapadığını, yaşlı bir kişi olan Davalı No.1 yerine işletmeyi Davalı No.2'nin yürütmesinin, sorumluluklar için- Devlete karşı muhatap olmasının son derece normal olduğunu, iş yerinin diğer hisseli mal sahiplerinin Davalı No.1'i kiracı olarak tanıyıp muhatap kabul ettiklerini belirterek Davalı No.1'in konu iş yerindeki yasal kiracılık statüsünün sona ermediği bulgus-una vardı ve davayı reddetti. Kaza Mahkemesi, istinaf olasılığını dikkate alarak davadaki mesne profits talebine de değindi ve yeterli şahadet olmadığını, ileri sürülenlerin kuru bir iddiadan öteye geçemediğini belirtip bu talebi de reddetti. Davacı Kaza M-ahkemesinin kararından istinaf etti. Davacı, diğer hususlar yanında, Kaza Mahkemesinin, Davalı No.1'in yasal kiracılık durumunun sona ermediği ve mesne profits ile ilgili şahadetin kuru bir iddiadan öteye gitmediği bulgularından yakınmaktadır.
Davacı ve -tanıkları tarafından sunulan şahadet, Davalı No.1'in vergi yükümlüsü olmadığını, Davalı No.2'nin vergi yükümlüsü olduğunu ve iş yeri adresi olarak da konu iş yerini gösterdiğini, konu iş yerinde yapılan satışlar için kendi adına makbuz verdiğini, ortaya ko-ymaktadır.
Davalı No.1 şahadetinde, iş yerini her gün kendisinin açıp kapadığını, her gün iş yerinde olduğunu, yaşlı (85 yaşında) olduğu için damadı Davalı No.2'nin iş yerinde kendisine yardımcı olduğunu, damadı ile bütçelerinin ayrı olmadığını, iş yerin-i hiçbir zaman devretmediğini ifade etti. Davalı No.2 de şahadetinde 1986 yılından beri konu iş yerinde kayın pederine yardım ettiğini, Türkiye'den mal getirdiklerini, kayın pederi kalçasını kırdıktan sonra Türkiye'ye kendisinin gidip mal aldığını ve getir-diğini, faturalar kendi adına düzenlendiği için Devlete karşı olan vergi mükellefiyetlerini de kendisinin yüklendiğini, işletmenin Davalı No.1'e ait olduğunu, Davalı No.1 ile aralarında ayrı gayrı olmadığını, banka hesaplarının da birlikte olduğunu ifade e-tmiştir. Davalılar adına şahadet veren konu iş yerinin hisseli mal sahiplerinden Ömer Bullici de, Davalı No.1'in konu iş yerinin kiracısı olduğunu, hissesine düşen kira bedelini kendisine aksatmadan ödediğini, kırk yıllık komşu olduklarını, kendi iş yeri i-le konu iş yeri arasında bir dükkân bulunduğunu, Davalı No.1'in devamlı iş yerine geldiğini ve fiilen çalıştığını şahadetinde ifade etti. Yine konu iş yerinin hisseli mal sahibi olan Hakkı Emlâk Şirketi'nin direktörü Sinan Hakkı da, Davalılar tanığı olarak- verdiği şahadette, Davalı No.1'in kiracıları olduğunu, haftada veya on günde bir konu iş yerine gittiğini, çoğu zaman her iki Davalıyı birlikte gördüğünü mahkemeye aktarmıştır.
Bir taşınmaz malın yasal kiracısı o malı tasarrufunda tuttuğu süre 17/81 say-ılı Kira (Denetim) Yasasının kendisine sağladığı haklardan yararlanır; Kira (Denetim) Yasasında gösterilen tahliye sebeplerinden birine dayanılarak açılan bir davada tahliye emri verilinceye dek taşınmaz malı tasarruf etme hakkı vardır. Ancak bir yasal kir-acı, yasal kiracısı olduğu taşınmaz malı devrederse, taşınmaz malın tasarrufunu verir veya yitirirse, Kira (Denetim) Yasasının yasal kiracıya sağladığı korumayı, tanıdığı hakları, sonradan tasarrufu geri alsa bile o taşınmaz malı tasarruf hakkını yitirir, -yasal kiracı statüsünü yitirir.
Tarafların sunduğu şahadeti değerlendiren Kaza Mahkemesi, Davalıların ve tanıklarının şahadetine itibar ederek, yukarıda özetlediğim gibi, Davalı No.1'in konu iş yerindeki yasal kiracılık statüsünün sona ermediği bulgusuna- vardı. Tanıkları ve şahadetlerini en iyi değerlendirebilecek, hangi tanığın şahadetine ve ne ölçüde değer verileceğini kararlaştıracak olan, tanıkları dinleyen ve izleyen mahkemedir. Eğer, tanıkları dinleyen ve izleyen alt mahkemenin önündeki değer verdiğ-i şahadet, vardığı bir bulguya makul olarak varılmasına açıksa, Yargıtay, tanıkları ve şahadetlerini değerlendirmede kendisinden daha avantajlı olan alt mahkemenin bu bulgusuna müdahale etmez. İstinafa konu davayı dinleyen Kaza Mahkemesi de Davalıların ve -tanıklarının şahadetine değer verdi ve değer verdiği bu şahadet ışığında Davalı No.1'in konu iş yerindeki yasal kiracılık statüsünün sona ermediği bulgusuna vardı. Doğru kabul edip değer verdiği şahadetin Kaza Mahkemesinin vardığı bu bulguya varabilmesine -açık olmadığını söylemek oldukça zordur ve bu durumda Yargıtayın Kaza Mahkemesinin bu bulgusuna müdahale etmekten kaçınması gerekir.
Yukarıdakiler ışığında istinaf reddedilir. İstinaf masrafları ile ilgili herhangi bir emir verilmez.
Taner Erginel - Nevvar Nolan Gönül Erönen
Yargıç Yargıç Yargıç
22 Mayıs, 2002
3
Full & Egal Universal Law Academy