-D.31/81 Yargıtay/Hukuk 53/81
(Dava No: 933/77; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Başkan, Salih S. Dayıoğlu, Aziz Altay.
İstinaf eden: -Kemal Tunç, (Davalı 3) Lefkoşa.
ile -
Aleyhine istinaf edilen: Kıbrıs Türk Koop. Merkez Bankası.
(Davacı)
A r a s ı n d a .
İstinaf eden namına: Ergin Ulun-ay
Aleyhine istinaf edilen namına: Cebbar Niyazi.
Mersum borç senedi - Senede dayanan alacak talebi - Davacının, asli borçlu ve diğer kefilin Kıbrıs'ı terketmesi nedeniyle sadece kefillerden birisinden alacağını talep etmesi - Davalının esas borçlu orta-da yok iken imzalanan kefalet akdinin geçersiz olduğu iddiası ve Mahkemeden kefalet senedinin batıl olduğuna dair deklerasyon talebi - İlk Mahkemenin senedin imza tarihi hakkında bulgu yapmaması - Senedin imza tarihinin esasa ilişkin bir olgu olması.
İlk -Mahkemenin ihtilaflı olgular hakkında bulgu yapma yükümlülüğü- İlk Mahkemenin senedın tanzim tarihi ile taraflar tarafından hangi tarihte imzalandığı hakkında bulgu yapmaması - Yargıtay'ın davayı İlk Mahkemeye iadesi.
OLAY: Davalı l, senet karşılığı Dav-acıya borçlandı. Davalı 2 ve 3, de Davalı 1'e kefil oldular. Davacı, Davalı 1'in borcunu ödememesi üzerine Davalı 1 ve kefiller aleyhine dava açtı. Davacı ve dîğer kefilin Kıbrısı terketmesi nedeniyle dava sadece Davalı 3, aleyhine yürütüldü.
Davalı 3, mü-dafaasında senedi kefil olarak 12.8.76'da îmzaladığını, esas borçlunun ise 25.8.1976 tarihinde imzaladığını esas barçlu yokken imzalanan kefalet aktinin geçersiz olduğunu ileri sürdü.
İlk Mahkeme, Davalı 3'ün senedi esas borçludan önce veya sonra imzalama-sının hukuk soruna etki yapmadığını belirtti ve Davacı lehine hüküm verdi.
Davalı 3, İlk Mahkemenin borç senedinin kendisi tarafından 12.8.1976 tarihinde imzalandığı hususunda bulgu yapmamakla hata ettiğini ileri sürerek hükmü istinaf etti.
SONUÇ: Yargıt-ay, İlk Mahkemelerin taraflar arasında ihtilaf kanusu olan noktalar üzerinde bulgu yapmakla görevli olduğunu belirtti. Davalı 3'ün kefil olarak senedi esas borçlunun imzalamasından önce, 12.8.1976 tarihinde imzaladığını iddia ettiğini, Davacının ise Davalı- 3'ün senedi 25.8.76 tarihinde esas borçlu ile birlikte imzaladığını iddia ettiğini ve bu önemli noktada İlk Mahkemenin herhangi bir bulgu yapmadığını vurgulayan Yargıtay, borç senedinin tanzim tarihi ile senedin taraflarca hangi tarihlerde imzalandığının -esasa ilişkin bir olgu olduğunu belirtti ve yeniden dinlenmek üzere davayı İlk Mahkemeye iade etti.
-----------------------------
H Ü K Ü M
Ülfet Emin, Başkan: Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Salih S.Dayıoğlu verecektir.
Salih S. Dayıoğlu: Davacı (al-eyhine istinaf edilen) Lefkoşa Kaza Mah emesınde avalı 3 (istinaf eden) aleyhine açmış olduğu bir dava ile davalı 3'den 25,OOOTL, bu meblağ üzerinden 25.8.1976'dan itibaren yıllık %5 faiz ve dava masraflarını talep etti.
Davacının iddiası şöyledir: 25.8.1-976 tarihinde davacı ile davalı 1 arasında aktedilen yazılı bir borç anlaşması uyarınca davalı 1 davacıdan yılda %5 faizle 25,OOOTL borçlandı. Davalı 3 (istinaf eden) ile davalı 2 davalı 1'e kefil dldular. Asli borçlu durumunda olan davalı 1 borcunu veya h-erhangi bir kısmını ödemediği gerekçesiyle davacı davalılar aleyhine Lefkoşa Kaza Mahkemesinde dava açtı. Davalı 1 ve 2 Kıbrıs'ı terkettikleri için dava kefil sıfatıyle sadece davalı 3 aleyhinde yürütüldü.
Davalı 3 dosyaladığı müdafaa takririnde sözü edil-en borç senedini kefil olarak 12.8.1976'da imzaladığını, halbuki senedin esas borçlu tarafından 25.8.1976'da imzalandığını ileri sürdü ve bu durumda ortada esas borçlu yok iken kendi kefaletinin hukuken geçersiz olduğunu iddia ederek mukabil talep yoluyla -Mahkemeden sözü edilen kefalet senedinin geçersiz ve batıl olduğu doğrultusunda bir deklerasyon talep etti. Davalı 3'ün mukabil talebine cevap veren davacı tarihlerle ilgili iddiaları reddetti.
Davayı dinleyen Kaza Mahkemesi, taraflar arasında olgular açı-sından esas ihtilaf konusu olan senedin yapıldığı ve bu senedin taraflarca imza edildiği tarihler hakkında hiçbir bulguda bulunmadı ve kefil durumunda olan davalı 3'ün sözü edilen senedin esas borçlu tarafından imza edilmesinden evvel veya sonra imzalanmas-ının hukuki soruna etki yapmayacağı görüşünü belirterek davacı lehinde talep edildiği şekilde hüküm verdi. Davalı 3 işbu hükümden istinaf etti.
İstinaf ihbarnamesi 8 ayrı sebep içermekle birlikte istinaf edenin ileri sürdüklerini esas itibarıyle iki başlı-k altında toplamak mümkündür.
1. İlk Mahkeme borç senedinin istinaf eden tarafından kefil olarak 12.8.1976 tarihinde imzalandığı hususunda bulguda bulunmakla hata etmiştir.
2. Aleyhine istinaf edilenin Şirketler Mukayyitliği nezdinde kayıtlı bir şirket o-lduğu iddia edilir ve bu iddia istinaf eden tarafından reddedilirken, aleyhine istinaf edilenin bu iddiasını isbatlama yönüne gitmemekle ilk mahkemenin sadece, bu noktadan davayı reddetmemesi hatalıdır.
Gerçekten de borç senedinin tanzim tarihi ile bu sen-edin taraflarca hangi tarihte imzalandığı esasa ilişkin bir olgudur. Bu olgu üzerinde taraflar değişik iddialarla bulunmuşlardır. Bir yandan istinaf eden senedi kefil olarak 12.8.1976'da imzaladığını iddia ederken beri yandan aleyhine istinaf edilen istina-f edenin senedi 25.8.1976'da esas borçlu ile birlikte imza ettiğini iddia etmektedir. Maalesef İlk Mahkeme bu mühim noktada herhangi bir bulguda bulunmuş değildir. İlk Mahkemelerin görevleri arasında taraflarca ihtilaf konusu olan noktalar üzerinde bulguda- bulunmaktadır. Özellikle taraf ve şahitleri İlk Mahkemelerin gördükleri ve şahadetlerini değerlendirdikleri dikkate alınırsa ihtilaflı konularda bulgu yapmanın ehemmiyeti bir o kadar daha meydana çıkar.
Yapılması gerekli bulguların hukuki ihtilafın çözüm-lenmesinde yardımcı olup olmıyacağı konusu İlk Mahkemeleri ilgilendirmemesi gerekir. Bu durumda İlk Mahkemeler nihai kararlarında dayanmıyacak olsalar bile davaya ilişkin olduğu sürece ihtilâflı olgularda bulgu yapmakla yükümlüdürler.
Önümüzdeki meselede- tarihler hususunda üzerinde bulguda bulunulması gereken önemli iddialar vardır. Tarafları veya şahitlerini görmediğimiz için bu iddiaları üzeıinde sağlıklı bir bulguda bulunmamız olanaksızdır. Bu durumda istinafın kabul edilerek davanın betekrar dinlenmes-i için İlk Mahkemeye iade etmekten başka çare göremiyoruz.
2. İstinaf sebebi için de İlk Mahkemenin herhangi bir bulgusu veya mütalaa yoktur. Yukarıda l. istinaf sebebi için söylediklerimiz aynen istinaf sebebi için de geçerlidir.
Sonuç olarak istinaf -kabul edilir. İlk Mahkemenin hükmü iptal edilir. Dava yeniden dinlenmek üzere İlk Mahkemeye iade edilir.
İstinaf masraflarının yarısı aleyhine istinaf edilen rarafından ödenecektir.
(Ülfet Emin) (Salih S. Dayıoğlu) (Aziz Altay)
Başkan- Yargıç Yargıç
1 Aralik 1981
Full & Egal Universal Law Academy