-D.27/87 Yargıtay/Hukuk 53/87
(Lefkoşa Dava No. 901/85)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Niyazi F. Korkut, Taner Erginel.
İstinaf eden: Zehra Kazım Paralik-.
(Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Muhammed Zeynel Abidin.
(Davacı)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Mustafa Güryel tarafından Rifat Çomunoğlu.
Aleyhine istinaf edilen namına: Rifat Mehmet.
H Ü K Ü M
N. Ergin Salâhi: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Niyazi F. Korkut verecektir.
Niyazi F. -Korkut: İstinaf eden davalı Lefkoşa'da Kurtbaba Sokağında bir taşınmaz malın mal sahibi, aleyhine istinaf edilen ise konu malın kiracısı idi. Davacı Lefkoşa Kaza Mahkemesinde davalı aleyhine dosyalamış olduğu bir davada bu mala bitişik bir yeri de Evkaf Da-iresinden kiralayıp her iki malı da tasarrufunda bulundurduğunu, bilâhare davalıya ait taşınmaz malı, mahkemede verilen bir tahliye kararı uyarınca tahliye ettiğini, ancak Evkaftan kiraladığı mal içine inşa ettiği demir ve camdan yapılmış bir büfe içinde i-şini devam ettirdiğini, davalının davacı tarafından tahliye edilen taşınmaz malı yıkıp yeni inşaat yaptığını ve bunu yaparken Evkafa ait parsel içinde bulunan camekanı kaldırdığını, davacının camekânı tekrar eski yerine monte ettiğini ancak davalının camek-ânı tekrar kaldırdığını ve sonuçta yokettiğini, konu büfenin değerinin 200.000TL olduğunu, büfenin bozulması ile de işsiz kaldığını ve kazanç kaybına uğradığını ileri sürerek kira ve tasarrufunda bulunan parsele davalının müdahalesinin önlenmesi ile zarar -ziyan talebinde bulundu. Davalı ise dosyalamış olduğu müdafaa takririnde davacının talebinde dermeyan olunan hususların bir dava sebebi içermediğini, Lefkoşa Kaza Mahkemesinde açtığı bir tahliye davasında davacının rızası ile tahliye için hüküm verilip ilâ-veten davacıya 400.000TL zarar ziyan ödediğini, davacı tahliyeye uymayınca icra yolu ile tahliyenin sağlanıp büfenin de yol kenarına bırakıldığını ve bilâhare Belediye tarafından kaldırıldığını ve davalının kendisinin davacıya ait büfeye herhangi bir zarar- yapmadığını ileri sürerek davacının bu savlara ters olan tüm iddialarını red ve inkar etti.
Dava duruşma için 16/1/1987 tarihine tayin edildi. Duruşma günü saat 9.06'da davalı ve avukatının gıyabında ve davacı avukatının "ben karşı tarafın pek gelmesini- beklemek nityetinde değilim, davamı isbata hazırım. Şahadet çağırıyorum" şeklinde beyanından sonra duruşmaya başlandı. Davacıyı dinlettikten sonra 9.25'de davacı avukatı bir tanık çağırmak için yarım saatlik bir tehir istedi. Davalı ve avukatının 6 dakika- bekledikten sonra duruşmaya başlayan Alt Mahkeme bu kez davacıya yarım saat erteleme vererek duruşmayı saat 10.00'e erteledi. Saat 10.00'da duruşma başladığında davalı avukatı adına bulunan başka bir avukat, davalı avukatı adına, bir tehir talebinde bulun-du. Mahkeme, davanın duruşmasına davalı ile avukatı gıyabında başlanıp davacının da şahadet verdiğini ve bu safhada tehir vermenin adaletsizlik olacağını belirterek tehir talebini reddetti. Davalı avukatı ile temas kurabilmesi için kısa bir tehir istedi ve- Mahkeme duruşmayı 10.15'e erteledi.
Davalı avukatı adına bulunan avukat bu kez davalının Londra'da açık kalb ameliyatı geçirdiğini belirterek tehir istediklerini belirtti. Mahkeme de bir önce belirttiği nedenlerle tehir istemini reddederek duruşmaya dev-am etti. Davacı davasını kapattıktan sonra avukatı adına bulunan avukatın tehir istemini bir kez daha reddederek davayı kapattı ve davacı lehine 200.000TL ile dava masrafları için hüküm verdi. Davalı bu hükme karşı istinaf dosyaladı. İstinaf ihbarnamesi 8- istinaf sebebi içermekle beraber ilk 4 sebep erteleme verilmemesi ile ilgilidir ve istinaf eden istinafını daha ziyade bu hususa dayandırmıştır.
İstinaf eden avukatı istinafın duruşmasında, sair şeyler yanında, tehirlerin asgariye indirilmesi gerektiğin-e inanmakla beraber istisna durumların da kaale alınmasının şart olduğunu ve Mahkemenin bu yöndeki takdir hakkını adli olarak kullanması gerektiğini, bu meselede davalının Londra'da açık kalb ameiyatı geçirdiği için tehir istendiğini ancak tarafından bulun-an avukatın ilk tehir isteminde bunu Mahkemeye söylememekle beraber ikinci tehir isteminde bunu Mahkemenin bilgisine getirdiğini, Mahkemenin bu hususta kanıt istemediği gibi karşı tarafın da bu hususun doğru olmadığına ilişkin bir itirazı olmadığını, daval-ının istese de o gün Mahkemede bulunmasının olanaksız olduğunu ve çok istisnai bir durum var olduğunu, dava eski olmakla beraber daha önceki tehirlere davalının sebebiyet vermediğini ileri sürdü.
Aleyhine istinaf edilenin avukatı ise Mahkemeye hitabında- sair şeyler yanında, ilk tehir isteminin duruşma başladıktan bir saat sonra yapıldığını ve Mahkemenin haklı olarak erteleme vermediğini, ikinci erteleme isteminin de aynı gerekçe ile reddedildiğini ve mahkemenin adli takdirini doğru olarak kullandığını il-eri sürdü.
Yargıtay/Hukuk 36/78'de daha önceki kararlara atıfla E.33 n.3 ve 4 altında işlem yapılacağına doğal adalet ve hukuk ilkeleri söz konusu olduğu için mahkemelerin çok katı bir tutum içine girmelerini birçok kez adaletin tecellisini rencide edeb-ileceği ve her meselenin kendine has olguları içinde mütalâa edilerek makul bir esneklikle hareket edilmesi gerktiği vurgulanarak makul olabilecek herhangi bir mazaret beyanına fırsat vermeden katı bir tutumla hareket edilmemesinin önemine değinilmişti.
-Bu meselede, özetlenen olgulardan da görülebileceği gibi, Alt Mahkeme saat 9.06'da, davacı avukatının "ben karşı tarafın pek gelmesini beklemek niyetinde değilim" şeklindeki beyanından sonra derhal şahadet dinlemeye geçmiştir. 9.25'de ise davacının tanık -çağırmak için yapmış olduğu tehir talebi üzerine duruşmayı saat 10.00'a bıraktıktan sonra da davalı ve avukatı tarafından bulunan avukat tehir taleplerini reddederek davanın duruşmasını tamamlamıştır. Olgulardan görülebileceği gibi davalı Londra'da açık ka-lb ameliyatı geçirmesi nedeni ile duruşma gününde Mahkemede bulunamamıştır. Davalı avukatının duruşmadan önce bu hususu Mahkemenin ve karşı tarafın bilgisine getirerek davanın duruşmasının ertelenmesini istemesi en doğru yol olmakla beraber avukatın bu yol-u seçmiş olmaması kendi başına Mahkemenin bu meselenin olguları dikkate alındığında, ertelemeyi reddetmesi için yeterli değildir. Mahkemanin davalının bu makûl mazareti karşısında ona doğabilecek adaletsizliği de dikkate alarak erteleme talebini incelemesi- gerekirdi. Neticede Mahkeme bu hususu dikkate almamakla adli takdirini hatalı kullanmıştır ve bu istinaf sebebi üzerinden verilen hükmün iptal edilmesi gerekir. Hükmün iptali gerektiği kanaatına vardıktan sonra sair istinaf sebeplerine değinmeye gerek gör-müyoruz. Ancak davalı avukatı da duruşma gününden önce gerekli önlemi almadığını ve duruşma gününde de gecikmeli olarak Mahkemeye, tarafından başka bir avukat gönderdiğini ve meselenin bir yerde istinafa gelmesine kendisinin sebebiyet verdiğini dikkate ala-rak davacının istinaf masraflarını ödemesi hususunda bir emir vermeyi uygun gördük.
Sonuç olarak istinaf kabul edilerek Alt Mahkemenin davalı aleyhine vermiş olduğu hüküm iptal edilerek dava yeniden duruşma yapılmak üzere Alt Mahkemeye iade edilir.
Ale-yhine istinaf edilenin istinaf masrafları istinaf eden tarafından ödenecektir.
(N. Ergin Salâhi) (Niyazi F. Korkut) (Taner Erginel)
Yargıç Yargıç - Yargıç
16 Aralık 1987
-
1
-
Full & Egal Universal Law Academy