-D. 10/2001
Yargıtay/Hukuk 54/99
(Dava No: 1823/96;Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti:Taner Erginel,Mustafa H.Özkök, Gönül Erönen.
İstinaf eden: Sami Yerli, Lefkoşa
( Davalı)
-ile-
Aleyhine istinaf edile-n: 1. Alaaddin Öztekin, Gönyeli
2. Göksel Öztekin, İngiltere
(Davacılar)
A r a s ı n d a.
Lefkoşa Kaza Mahkemesinin 1823/96 sayılı davada 28.12.1998 tarihinde verdiği karara karşı (Kaza Mahkemesi Başkan-ı Şafak Öneri, Kaza Mahkemesi Yargıcı Mehmet Türker) Davalı tarafından yapılan istinaftır.
İstinaf eden namına: Avukat Kıvanç M.Rıza
Aleyhine istinaf edilenler namına : Avukat Boysan Boyra.
--------------------
H Ü K Ü M
Taner Er-ginel: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü sayın Yargıç Gönül Erönen okuyacaktır.
Gönül Erönen: Dava ile ilgili ihtilâfsız olgular özetle şöyledir:
Davacı 1, Davacı 2'nin babası ve Davalının kayınpederidir. Davacı 1 eski bir imam olup halen çalışmamakta-dır. Davacı 2 ise meslekten kuaför olup İngiltere'de ikamet etmektedir. Davalı ise dava ile ilgili zamanlarda müdafaa tanığı No.2 Küfi Birinci'ye ait Antis Taverna diye bilinen Lokantada Halkla İlişkiler Müdürü olarak çalışmaktaydı. Antis Taverna dava ile -ilgili zamanlarda önce Küfi Birinci'ye ait bir işletme iken bilâhare Antis Taverna Limited isimli bir şirket tarafından işletilmeye devam edilmiştir. Antis Taverna Ltd.'in kuruluşundaki hissedarları %49 hisse ile Küfi Birinci, %49 hisse ile Davalı Sami Yer-li ve %2 hisse ile Tekin Birinci'dir. Şirketin kuruluş sermayesi 20,000,000TL'dir. Antis Taverna Ltd.'in şimdiki hissedarları ise %80 hisse ile Davalı ve %20 hisse ile Davalının annesidir.
Davacılar Lefkoşa Kaza Mahkemesinde dosyalamış oldukları bu istin-afa konu olan davada özetle şu iddialarda bulundular:
Davalı takriben Ekim 1992 tarihinde Davacı 1'in kızı ile nişanlanmış ve takriben iki ay kadar sonra en geç üç ay zarfında ödemek kaydıyle Davacı 1'den 5000 sterlin borç para almıştır. Ancak üç ay geçmi-ş olmasına ve muhtelif taleplerine rağmen mezkur para geri ödenmemiştir. Bu arada Davalı, Davacı 1'ın kızı ile evlenmiştir. Davacı 1'in ödeme konusunda ısrarları üzerine Davalı takriben 1.7.1993 tarihinde, kendisinin çalışmakta olduğu Antis Taverna'nın An-tis Taverna Ltd. olarak limited bir şirket şeklinde tescil edileceğini, bu şirketin %30 hissesini 24,000 sterlin karşılığında Davacı 1 ve 2'ye devrini sağlayabileceğini teklif etmiş, Davacı 1 oğlu olan Davacı 2 ile konuştuktan sonra bu teklifi kabul ederek- Davacılar ile Davalı arasında şöyle bir anlaşmaya varılmıştır. Daha önce Davalıya verilen 5000 sterlin'e ilaveten Davacılar,
Davalıya 19.000 sterlin daha verecek bu 24000 sterlin karşılığında Davalı Antis Taverna Ltd.'in kaydı yapılırken %30 hissesinin -Davacı 2'nin adına geçmesini sağlayacak, Davacı 2 bu miktarda bu şirketin hissedarı olacak ve ayni oranda mezkur şirketin kâr payına ortak olacaktı. Ayni anlaşmanın bir parçası olarak Antis Taverna Ltd. faaliyette bulunduğu sürece Davalı Davacı 1'e her ay -muntazaman 200 sterlin para ödeyecek, Davacı 2'ye ise %30 hisseler dönünceye kadar ayda 3000000TL, hisseler döndükten ve Davacı 2 Antis Taverna'da işin başında hazır bulunmaya başladıktan sonra ise ayda 6000000TL ödeyecekti ve ayrıca senelik kârın %30'unu -Davacı 2'ye verecekti.
Davacıların iddiasına göre kendi aralarında anlaşarak Davalıya verilecek mütebaki 19000 sterlin paranın 10.000 sterlinglik kısmını Davacı 2, 9000 sterlinlik kısmını ise
Davacı 1 temin ederek Davalıya vermişlerdir. Bu amaçla Davacı- 1, Davacı 2'nin vekili olarak Davacı 2'nin Hür Bank Ltd.'deki 41103-21(M) hesabında bulunan 8,778.59 sterlin ve yine ayni bankada yine Davacı 2'ye ait 40100-55(M) numaralı hesaptan 131.41 sterlin çekti. Ayrıca Davacı 2 tarafından Ayşe Yusuf isimli şahısla- gönderilen 1,090 sterlin parayı da alarak toplam 10,000 sterlin olarak Davalıya 29.7.1993 tarihinde verdi. Buna ilaveten Davacı 1 ayni tarihte Faisal İslam Bankası Lefkoşa Şubesinde eşi ile müşterek açtığı 1224 numaralı hesabından 9000 sterlin çekerek 29.-7.1993 tarihinde Davalıya verdi. Böylece Davalıya toplam 24,000 sterlin verilmiş oldu.
Davacıların devam eden iddialarına göre; Davalı 2.8.1993 tarihinden itibaren Davacılara yukarıda izah edildiği şekilde taahhüt ettiği aylık ödemeleri düzensiz de olsa y-apmaya başladı. Davacı 1'e Aralık 1994'e kadar sadece bir ödeme yaptı, Davacı 2'ye ise sadece 1000 sterlin ödeme yaptı.
Davalı kuruluşu gerçekleşen Antis Taverna Ltd.'in taahhüt ettiği şekilde 31.12.1993 tarihine kadar %30 hissesini Davacı 2'ye devrini sa-ğlayamadı.
Davalı, Davacı 2'yi oyalayarak bahsi geçen hisse devrini sürekli erteledi ve tam tersine bu şirketin %49 hissesini kendi adına tescil etti. Nihayet 26.4.1995 tarihinde Davacı 2'ye yukarıda belirtilen anlaşmalarına uymadığını, Davacılardan aldığ-ı 24,000 sterlin parayı faizi ile birlikte yaz çıkışında Davacılara iade edeceğine dair taahhütte bulundu. Ancak daha sonra bu parayı da Davacılara ödemedi.
Davacılar yukarıda özetlediğimiz iddialarda bulunduktan sonra Davalı aleyhine 24000 sterlin ile 29-.7.1993 tarihinden tamamen tediye tarihine kadar yıllık %11 faiz talebinde bulundular.
Davacıların iddia ve taleplerinden sonra Davalının müdafaa takririnde yer alan iddialarına da bakmak gerekir. Davalının iddiaları ise özetle şöyledir. Davalı, Davacı 1'-in kızı ile nişanlanması hariç, Davacıların borçlanma ile ilgili ileri sürülen diğer iddialarını red etmiştir. Kendisine verilmiş olan ilk paranın 5000 sterlin değil 3000 sterlin olduğunu, bunun da düğün hazırlıkları yapabilmek için verildiğini ileri sürmü-ştür. Davalı, devamla daha sonra verilmiş olan 19000 sterlin tutarında parayı aldığını inkar etmemektedir. Ancak bu paranın kendisine Antis Taverna Ltd.'e hissedar ve sermaye sahibi olması için kayınpederi tarafından bağış olarak verildiğini, verilen bu pa-ranın kurulacak olan Antis Taverna Ltd.'in %30 hisseleri için verilmiş olamayacağını, çünkü bu hisselerin değerinin ancak 1000 sterlin tutarında olduğunu, keza Davacı 2'nin yurt dışında ikamet ettiği için hissedar olmak için
gerekli izni almış bir kişi o-lmadığını belirterek Davacıların taleplerinde haklı olmadıkları nedeniyle davanın reddini talep etmiştir.
Bidayet Mahkemesi huzurundaki davada, Davacılar şahadet vermiş ve 6 tanık dinletmişlerdir. Davalı ise kendisi şahadet vermiş lehine 1 tanık dinlet-miştir. Şahadet esnasında 8 adet belge emare olarak ibraz edilmiştir.
Davayı dinleyen Bidayet Mahkemesi 28.12.1998 tarihinde vermiş olduğu kararının son kısmında şu hususlara değinerek Davacılar lehine ve Davalı aleyhine hüküm vermiştir.
"Huzurumuzdaki -bu konudaki şahadeti dikkatlice inceledik. Huzurumuzdaki şahadetten, Davacılar tarafından Davalıya verilen 24,000 sterlinin, Antis Tavernanın, Antis Taverna Ltd. olduğu zaman %30 hissesinin elde edilmesi için Davalıya verildiği açıklıkla görülmektedir. Söz- konusu anlaşma bir hisse devri anlaşması değildir. Esasen buna Davalı hissedar olmadığı için yasal olanak yoktur. Ancak ortada
Davalı tarafından Davacılara yapılan mezkur şirketin hisselerinin alımı ile ilgili bir taahhütü vardır ve Davalı bu taahhütünü -yerine getirmemiştir.
Tüm yukarıdakiler ışığında Davacıların davalarını kanıtladıkları hususunda bulgu yaparız.
Davacıların faiz taleplerine gelince; kanaatimizce Davacıların Davalıdan 24,000 sterlin için anlaşmanın Davalı tarafından ihlal tarihi olan 1.1-0.95 tarihinden itibaren faiz elde etmeye hakları vardır.
Sonuç olarak Davacılar lehine ve Davalı aleyhine
1. 24,000 sterlin
2. 24,000 sterlin üzerinden 1.10.95 tarihinden tamamen tediye tarihine kadar yıllık %11 faiz;
Dava masrafları
için- hüküm ve emir verilir."
Davalı (İstinaf Eden) bu karardan istinaf etmiştir. İstinaf Edenin istinaf sebepleri 8 başlık altındadır. Bu istinafa konu istinaf sebeplerini tek tek ayırıp , ayrı ayrı irdelemek yerine tüm istinaf sebeplerini birlikte ele al-ıp değerlendirmeyi daha yararlı bulmaktayız.
İstinaf Eden avukatının istinafa ilişkin argümanları özetle şöyledir:
Bidayet Mahkemesi şahadeti değerlendirirken ve dava sebebini saptarken yanılgıya düşmüştür. Şöyle ki: bu davadaki dava sebebinin bir borç--alacaklı ilişkisine dayanıp dayanmadığı belli değildir bu nedenle dava sebebi yoktur. İstinaf Edenin avukatına göre, Davacıların avukatı bu davadaki dava sebebinin taraflar arasında yapıldığı iddia edilen hisse devri anlaşması ile ilgili olmadığını ifade -ettikten sonra dava sebebinin Davalının bir takım hisse devri ve/veya alımı ile ilgili olarak aldığı iddia edilen toplam 24,000 sterlinin ödenmesinden başka bir şey olmadığını iddia etmiş ancak bu hususta taraflar arasında herhangi bir anlaşma olduğunu tal-ep takririnde iddia etmemiştir. Talep takririnde ileri sürülen iddialara göre, Davacı 1 ilkin Davalıya 5,000 sterlin ödünç para verdi; sonra Davacılar ile Davalı arasında yeni bir anlaşma yapıldı ve Davacılar yukarıda mezkur 5,000 sterline ek olarak Davalı-ya 19,000 sterlin daha ödemeyi kabul ve taahhüt ettiler, Davalı da kurulmakta olan Antis Taverna Ltd.'in %30 hissesinin Davacı 2'nin adına geçmesini sağlamayı kabul ve taahhüt etti; yine talep takririndeki iddialara göre, Davacılar taahhütlerini yerine get-irdi, ancak, Davalı söz konusu hisselerin Davacı 2'nin adına geçmesini ve/veya devredilmesini sağlayamadı ve söz
konusu toplam 24,000 sterlini faizleriyle birlikte en geç 1.10.1995 tarihine kadar iade edeceğini söyledi. Talep
takririnde yer alan tüm id-dialar doğru olsa bile Davalının 24,000 sterlini iade edeceğini söylemesi bir dava sebebi teşkil etmez, çünkü böyle bir ifade kendi başına ve/veya ivaz mukabili yapılmadıkça ve/veya Davacılar tarafından kabul edilmedikçe ve/veya Davacılar tarafından kabul -edildiği Davalıya iletilmedikce, taraflar arasında bir anlaşma yaratmaz ve/veya taraflar arasında daha önce hisse alımı ile ilgili olarak yapıldığı iddia edilen anlaşmayı ortadan kaldırmaz.
İstinaf Eden tarafından söz alan avukata göre, Bidayet Mahkemes-i yukarıda belirtilen konularla ilgili bulgu yapmamış ve Davacıların dava sebebi konusunda hisse devri ve/veya alımı ile ilgili olarak Davalının Davacılardan aldığı iddia edilen toplam 24,000 sterlinin ödenmesinden başka bir şey olmadığı iddialarına da iti-bar etmemiştir. Keza Bidayet Mahkemesi talep takririnde yer almayan ve Davalı tarafından verilmiş fakat yerine getirilmemiş bir taahhüt olduğu hususunda bulguya varmıştır. Yine İstinaf Edene göre taraflar arasında bir sözleşmenin aktedilmesi için en azında-n teklif, kabul ve ivaz
bulunması gerektiğini, ancak talep takririnde böyle unsurların mevcut olmadığını ve Davalının şahadeti esnasında dava konusu
parayı iade edebileceğini söylemiş olsa dahi bunun Davacılar tarafından kabul edildiği ve/veya buna mukab-il bir ivaz olarak
Davacıların da Davalıyı diğer mükellefiyetlerinden ibra etmeyi kabul ettiklerine dair iddialar talep takririnde yer almamaktadır.
İstinaf Edenin avukatı, argümanlarına devam ederek Bidayet Mahkemesinin Davacının ve tanıklarının kaça-mak ve gayrı ciddi cevaplar vermelerine rağmen onlara inanmakla hata ettiğini ve
niye inandığına dair yeterli veya gerekçeli veya geçerli gerekçe göstermediğini bu durumda Bidayet Mahkemesinin vermiş
olduğu kararda yanılgıya düştüğünü iddia etmiştir. Ke-za devamla, Bidayet Mahkemesinin Davalı tarafından Davacılara ödenmesi gereken miktarı 24,000 sterlin olarak tesbit ederken Davalı tarafından Davacılara verilmiş olan miktarları veya Davalı tarafından Davacılara sağlanmış bulunan ticari emtianın değerlerin-i nazarı itibara almayıp Davacıların alacağından tenzil etmemekle hata ettiğini ileri sürmektedir. Ayni şekilde Davalının Davacılara 1.10.1995 tarihinden itibaren yıllık %11 nisbetinde faiz ödemesi ile ilgili faiz anlaşması olduğu hususunda herhangibir bul-gu yapmadığı cihetle Bidayet Mahkemesi hükümlü borcun sadece hüküm tarihinden itibaren yasal faiz taşıması prensibini bertaraf ederek 1.10.1995 tarihinden %11 faiz ödemesine hükmetmekle hata etmiştir.
Aleyhine İstinaf Edilen avukatı ise istinafın duruşma-sı sırasında yapmış olduğu hitabta, İstinaf Edene cevaben Bidayet Mahkemesinin doğru ve yerinde bir karar verdiğini ve Bidayet Mahkemesine sunulan şahadetin talep takririnin ötesine
gitmediğini belirtmiştir. Aleyhine İstinaf Edilen avukatı Mahkemenin verm-iş olduğu hükmün talep takririnde serdedilmiş olan dava sebeblerine uygun olarak verildiğine değinerek istinafın reddedilmesini talep etmiştir.
Kanaatimizce huzurumuzdaki istinafta cevaplandırılması gereken şu sorular vardır.
Bidayet Mahkemesi huzurundaki- dava sebebi ne idi?
Taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisi varmıydı veya varsa ortadan kalkmışmıydı ve bu hususta taraflar isbat külfetlerini yerine getirdiler mi? ve
Davalının ödemesi gereken faiz ne olmalıydı?
Davacının talep takririn 6. paragraf-ında, Davacı 1'in 5000 sterlin borcun ödenmesi hususunda Davalıya ısrarda bulunduğu, bu nedenle Davalının bu borcuna karşılık Antis Taverna Ltd.'in tescilinden sonra 30% hisse devri yapmayı ve borcunu bu şekilde ödeme teklifinde bulunduğu iddiası yer almak-tadır. Davacıların talep takririnde, yazılışı ideal bir şekilde yer almasa da başlangıçtaki 5000 sterlin borca ilaveten Davalıya 19000 sterlin daha verildiği ve bu şekilde borcun 24000 sterline ulaştığı iddiaları vardır. Bu iddialara göre Antis Taverna Ltd-. kurulduktan sonra Davacı 2'ye verilecek hisselerle bu 24000 sterlin borç ödenmiş olacaktı.
Gerek bu davada teati edilen takrirler, gerekse Bidayet Mahkemesi huzurundaki şahadeti incelediğimizde, Davalının 5000 sterlin borcunu kurulacak Antis Taverna'nı-n %30 hissesini Davacı 2'ye çevirmekle ödeyeceği, ancak bu 5000 sterlin borcun kapanması ve hisse devri yapılabilmesi için Davacı 1 ve Davacı 2'nin Davalıya 19,000 sterlin daha ödünç para verdiği ve borçlanmayı bu şekilde devam ettirdiği sonucuna varmaktay-ız.
Nitekim devamla borcunu ödemek için Davacı 2'ye devretmeyi taahhüt ettiği şirket hisselerinin Davacı 2 adına tescil etmek yerine kendi adına tescil ettikten sonra Davalı söz konusu borcu Davacılara geri ödeyeceğini taahhüt etmiştir. Bu husustaki iddia-lar talep takririnin 14. paragrafında yer almış, Davalı da şahadeti sırasında almış olduğu 24.000 sterlini Davacılara geri ödeyeceğini söylediğini kabul etmiştir. Talep takririnin 15. ve 16. paragraflarında yazılış şekli pek ideal olmasa da Davacıların m-ezkûr paranın geri ödenmesini bekledikleri, ödenmemesinden dolayı şikayetci oldukları yer almaktadır. Bidayet Mahkemesi kararına göre Davacılar bu
iddialarını kanıtlamış ve isbat külfetlerini yerine getirmişlerdir.
Davalı müdafaa takririnde Davacıların- iddia ettiği borç ilişkisini red etmiştir, ve 19,000 sterlin ödemenin Davacı 1 tarafından damadı olan Davalıya Antis Ltd.'e hissedar ve iş sahibi olabilmesi için yapılan bir bağış olduğunu ileri sürmüştür. Ancak Mahkeme huzurunda, aldığı 19000 sterlinin b-ağış olduğunu kanıtlamaya yönelik ve bu açıdan değer taşıyan herhangi bir delil veya şahadet sunmadığı gibi Bidayet Mahkemesinin vardığı bulguda olduğu gibi, bu konudaki ispat külfetini yerine getirdiği kanaatimizce söylenemez.
Bidayet Mahkemesi bu -konuda kararının bir kısmında şu hususlara yer vermiştir.
"Huzurumuzda bulunan Davalı ve tanığının şahadetine göre ise, 19,000Sterlin Antisin sahibi Küfi Birinci'ye (Davalı tanığı no.2) Davalı tarafından karşılık beklemeden, arkadaşlık hatırı için Antis T-avernanın işlerinin düzelmesi ve borçlarının ödenmesi amacı ile verilmiştir. Davalı talep etmemesine rağmen Küfi Birinci borç ikrarı ihtiva eden bir yazı yazıp Davalıya vermiştir. Davalının Müdafaa Takririndeki iddiası doğru olsa idi, 19,000 sterlin Küfi B-irinciye doğrudan hisse alımı veya ortaklık için verilmesi gerekirdi. Halbuki şahadet yukarıda belirttiğimiz gibi bu yönde değildir. Yine Küfi Birinci şahadetinde, Antisin %49 hissesini Davalıya bir jest olsun diye verdiğini buna mukabil Davalının 19,000 s-terlini sildiğini söylemiştir. Görüleceği gibi Davalının Müdafaa Takriri ile Davalı tarafından ibraz edilen şahadet çelişki içerisindedir.
Bunun gibi Davacı 1'in iki kez belinden kısmi felç geçiren, yapmakta olduğu berberlik mesleğini daha uygun koşullarda- bir işsahibi olmayı hedefleyen oğlu dururken, oğlunun parasını kullanarak elan iş sahibi olan damadına 19.000stg. bağışta bulunduğu iddiası makul, mantıklı ve kabul edilebilir bir iddia değildir."
Gerek talep takririnde gerekse Bidayet Mahkemesi huzuru-nda sunulan şahadetle olgular, Davalının Davacılara olan borcunu
ödemek için yapmayı taahhüt ettiği hisse devrini gerçekleştirmek için teşebbüste dahi bulunmadığını göstermektedir. Hatta olaylar öylesine bir şekilde gelişmişti ki Davacı 1 başlangıçta Dava-lıya verdiği 5000 sterlin alacağını alabilmek için yapacağı söylenen hisse devri taahhüdü karşısında Davalıya 19000 sterlin tutarında bir parayı daha ödünç verme durumunda kalmıştır. Zaten Bidayet Mahkemesi de taraflar arasında hisse devri anlaşması olmadı-ğı bulgusuna varmıştır. Kanaatimizce bu bulgusunda Bidayet Mahkemesi yanılgıya düşmemiştir.
Bidayet Mahkemesi gerek Davacıları, gerekse tanıkları şahadetleri sırasında izlemiş ve güvenilir bulup şahadetlerinin gerçekleri yansıttığı kanaatine vararak kendi-lerine inanmıştır. Huzurumuzdaki istinafta Bidayet Mahkemesinin Davacılara ve tanıklarına inanmaması gerektiği hususunda yeterli veya geçerli herhangi bir sebep görmemekteyiz.
Taraflar arasında gelişen ve yaşanan olaylar nedeniyle talep takririnin kaleme -alınışı karışık olmuş, iddia ve sebepler birbirine girmiş, ideal olmayan bir şekilde ileri sürülmüş olayların temeli ve esası 6.,14.,15. paragraflarda belirtildiği üzere borç ilişkisinin devam ettiği ve taraflar arasındaki ihtilâfın herhangi bir sözleşmede-n değil, bir borç ilişkisinden kaynaklandığı görülmektedir ve bu konuda bulguya varırız. Başka bir deyişle taraflar arasında yer alan borç ilişkisindeki karışıklıklar Davalının borcunu hisse devri ile ödeme taahhüdünden kaynaklanmakta ve taraflar arasındak-i
ilişkinin hisse devri anlaşmasıymış gibi karışık bir durum yaratmaktadır.
Yukarıda yer verdiğimiz görüşlerden de anlaşılacağı üzere, İstinaf Eden avukatının iddia ettiği gibi taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bir hisse satış anlaşması doğurmuş ol-duğu görüşünde değiliz. 5000 sterlin ile ilgili olarak Davalının Davacı 1'den borçlandığı ve bu borç ilişkisi devam ederken buna ek olarak Davalı tarafından Davacılara yapılan mezkur şirket hisselerinin devri ile ilgili taahhüdün yerine getirilmemesinden d-olayı Davalının Davacılara karşı 19000 sterlin daha yani toplam 24000 sterlin borçlanması sonucunu doğuran bir borç ilişkisi meydana geldiği hususunda bulguya varırız.
Davalının, Davacılardan aldığı 24.000 sterlin paranın karşılığını Davacılara vermemes-i nedeniyle, 1.10.1995 tarihinde muaccel olmuş bu borcunu Davacılara iade etmekte yasal zorunluluğu var idi. Bu durumda talep takririnin "prayer" kısmı Davacıların Davalıdan talepleri, 5000 sterlinden 24,000 sterline ulaşan borçtur. Bidayet Mahkemesinin bu-lgu ve kararı bu doğrultudadır ve hatalı değildir.
Bu arada 9/76 sayılı yasanın 42. maddesi gereği taraflar arasındaki hukuki borç ilişkisi bir sözleşmeden kaynaklanmadığı nedeniyle Bidayet Mahkemesinin Davalı aleyhine vermiş olduğu faiz ile ilgili hüküm -hatalıdır. Bu nedenle Bidayet Mahkemesinin faiz ile ilgili vermiş olduğu hükmün iptal edilip değiştirilmesi gerekir.
Neticede yapılan istinaf kısmen başarılı olmuştur ve Bidayet Mahkemesinin 24.000 sterlin ile ilgili hükmünde faiz
ile ilgili kısmı değ-iştirilerek, Davalının Davacılara hüküm tarihi olan 28.12.1998 tarihinden itibaren tamamen tediye
tarihine kadar yasal faiz ödenmesi için emir verilmesi gerekir ve bu doğrultuda emir verilir.
İşbu istinaf masraflarının yarısını İstinaf Eden, Aleyhine İst-inaf Edilene ödeyecektir.
Taner Erginel Mustafa H.Özkök Gönül Erönen
Yargıç Yargıç Yargıç
29 Haziran, 2001
13
Full & Egal Universal Law Academy