-D.41/90 Birleştirilmiş
Yargıtay/Hukuk 54/90 ve 55/90
(Dava No. 3109/86; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Niyazi F. Korkut, Celâl Karabac-ak
Yargıtay/Hukuk 54/90
İstinaf eden: Ahmet Soyutürk, Lefkoşa
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Halil Tunççevik, Lefkoşa
- (Davalı)
A r a s ı n d a
İstinaf eden namına: Ergin Ulunay
Aleyhine istinaf edilen namına: Ali Fevzi Yeşilada
Yargıtay/Hukuk 55/90
İstinaf eden: Ahmet Soyutürk, Lefkoşa
- (Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Başsavcılık, Lefkoşa
(Davalı)
A r -a s ı n d a
İstinaf eden namına: Ergin Ulunay
Aleyhine istinaf edilen namına: Ali Fevzi Yeşilada
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: Birleştirilerek dinlenen bu istinafta olgular üzerinde taraflar arsında görüş ayrılığı hemen hemen yok gibidir. İstinafı bir -sonuca götürecek kadar gerekli olgular aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
Bütün ilgili zamanlarda davacı (istinaf eden) Sedat Simavi Meslek Lisesinde muvazzaf kadroda fizik öğretmeni idi. Davacı Ocak 1985 tarihinde sözü edilen Lisede bir öğrencisini dövdüğ-ü gerekçesiyle Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından görevinden geçici olarak durdurulduysa da, bilâhare, görevine iade edildi. Buna rağmen, Lise Müdürü ve Yargıtay/Hukuk 54/90 sayılı istinaftaki davalı (aleyhine istinaf edilen), bu sıffatla, Bakanlığa bağlı M-esleki Teknik ve Öğretim Dairesi Müdürünün direktifi ile veya onun onayını aldıktan sonra, Eylül 1985'ten sonra davacının Lisede ders vermesine izin vermedi.
İstinafı sonuçlandırmada önemli olmamakla birlikte aşağıdakileri aktarmakta yarar görmekteyiz. -Davacı 25.4.1985'ten itibaren 1985 ders yılı sonuna kadar ders vermemekle birlikte, ona ders verme dışında başka bazı görevler verildi ve bu husus bizzat davacının kendisi tarafından uygun bulunarak kabul edildi. Öte yandan davacı Eylül 1985'ten sonra, der-s verilmesinin önlenmesi doğrultusunda uygulanan karara ise Ocak 1986 yılına kadar itiraz etmedi.
Davacı, Ocak 1986'da yerel bir gazetede hakkında çıkan bir yazı üzerine, kendisinin Lisede ders vermesinin önlenmesi ile sair şeyler meyanında, meseleki onu-r ve haysiyetinin rencide edildiğini iddia ederek davalı aleyhine Aralık 1986'da dava açtı ve tazminat talep etti. Bu davada davacı, davalının kişisel olarak hareket ettiğini iddia etti. Davalı, dosyaladığı müdafaa takririnde, sair şeyler yanında, davacıya- ders verdirmeme kararını, Mesleki, Teknik ve Öğretim Dairesi Müdürünün direktifi ile alıp uyguladığını ileri sürdü. Bunun üzerine davacı, Mart 1988 tarihinde davalının işvereni sıffatıyle Devleti, Başsavcı vasıtasıyle, dava etti ve davalının eylemelrinden- ötürü Devletten de tazminat talep etti. Her iki dava birleştirilerek dinlendi.
İlk Mahkeme, Başsavcılık tarafından verilen müdafaada ileri sürülenler ve yapılan iddialar ışığında özetle;
Davacıya Sedat Simavi Meslek Lisesinde ders verdirmeme olayının id-ari bir karar veya işlem olduğu ve bu yüzden Anayasanın 152. maddesi hükümleri ışığında konunun ilkin Yüksek İdare Mahkemesinde karara bağlanması gerektiği;
Yukarıdaki yargıya halel gelmeksizin, davacıya ders verdirilmemesi keyfiyetinin onun şeref ve hays-iyetini rencide edecek nitelikte olamdığı ve
Davalının hareketlerini 25.4.1985 - 26.9.1985 dönemi için bizzat davacının kabul ettiği, sair dönem için de davacının zımni kabulü olduğu
sonuç ve yargısına vardı ve her iki davayı reddetti.
Davacı bu ret ka-rarından istinaf etmiş bulunmaktadır. Her iki hükümden yapılan istinaflar birleştirilerek dinlenmiştir. Her iki istinaf için dosyalanan istinaf ihbarnameleri uzun ve detaylı olup 17 sebeb içermekle birlikte bunları üç başlık altında toplamak mümkündür. Şöy-le ki:
İlk Mahkeme, davalının davacıya ders verdirmeme hareketini Anayasanın 152. maddesi anlamında idari bir karar veya işlem kabul ederek kendini bu davayı görmekte yetkisiz görmekle hatalı hareket etti.
İlk Mahkemenin, davalının hareketinin haksız fii-l oluşturmadığı yargısına varması hatalıdır.
İlk Mahkemenin davacının, şeref ve haysiyetinin rencide edilmediği bulgusuna varması veya davalının hareketlerinin davacı tarafından aşikâr ve zımni bir şekilde kabul ile bundan sarf-ı nazar ettiği (waiver by a-cquiescence) yargısına varması hatalıdır.
İlkin yukarıda özeti verilen 1. istinaf sebebini ele almayı uygun gördük. Çünkü bu sebepte davacının görüş ve iddiaları kabul edilmezse, diğer istinaf sebeplerine girmenin gereksiz olacağı izahatan varestedir.
D-avalının Sedat Simavi Meslek Lisesinde Müdür olduğu kabul edilen bir olgudur. İlk Mahkeme, davacıya ders verdirmeme karar veya işlemin idari bir makamdan veya idari yetki kullanan bir kişiden kayanklanan ve Anayasanın 152. maddesi anlamında idari bir karar- veya işlem olduğu kanaatına vardı.
İdari bir işlem Prof. Forsthoff'un "The Administrative Act" isimli kitabının 11. sayfasında şöyle tanımlanmaktadır:
"The adminsitrative act includes all unilateral, authoritative acts of an authority of public admini-stration which have a direct legal effect, with the exception of legislative and judicial acts."
Prof. Şeref Gözübüyük'ün Yönetim Hukuku isimli eserinin 171. sayfasında yönetsel işlem şöyle tanımlanmaktadır:
"Yönetim hukuku alanında, Yönetimin tek yanl-ı irade açıklamasıyle hukuksal sonuç yaratan; başka bir deyişle hukuk düzeninde değişiklik yapan işlemlere yönetsel işlemler denir."
Zaim M. Necatigil'in, The Cyprus Adminisrtative Law (1970 baskısı) isimli eserinin 142. sayfasında idari karar veya işlem- hakkında şunlar söylenmiştir:
"A 'decision' or an 'act' in the context of paragraph 1 of Article 146 (Anayasanın 152. maddesinin 1. paragrafına tekabül eder) of our constitution, is such a decision or an act, already covered in a previous chapter."
A-lıntıda sözü edilen bölüm ise 8. bölümdür. Bu bölümde (ayni eserin 95-129. sayfaları) yukarıda alıntısı yapılan Prof. Forsthoff'un eserine atıfta bulunmaktadır. Yönetsel kararın niteliği hususunda AMKD sayı 14 sayfa 183'de yer alan ve Esas sayısı 1976/1, -Karar sayısı 1976/28 olan Türkiye Anayasa Mahkemesi kararından aşağıdaki alıntının yapılmasını da ayrıca yararlı ve uygun görmekteyiz.
"Bir tasarruf veya kararın idari işlem sayılabilmesi için, o tasarruf veya kararın bir kamu kurumunca ya da idare örgüt-ü içinde yer alan bir idari makamca verilmiş olması ve idarenin idare hukuku alanında gördüğü idari faaliyetlerle ilgili bulunması gerekir. Başka bir deyimle bir kamu kurumunun kamu hizmetleriyle veya bu hizmetlerin yürütülmesiyle ilgili kararları idari ni-telik taşıyan kararlardır. Bunun gibi, idarenin, asli ve sürekli kamu hizmeti yürüten mensupları ve ajanları hakkındaki işlemlerinin de birer idari işlem olduğu; idare ile ajanları arasındaki ilişkinin idare hukuku ilkelerine bağlı ve idare hukuku kurallar-ı ile düzenlenen bir kamu hukuku ilişkisi olduğu kuşkusuzdur."
Yukarıdaki tanımlamaların olaya tıpatıp uyduğuna kuşku yoktur. Herşeyden önce, gerek davalının ve gerekse Bakanlık, Mesleki ve Teknik Eğitim Müdürünün davalıya ders verdirmeme konusunda aldık-ları ve uyguladıkları karar ve işlemin idari nitelikte olduğuna kuşku yoktur. Bu durumda İlk Mahkeme kararının hatalı olduğu söylenemez.
İstinaf konusu karar veya işlem Anayasanın 152. maddesi anlamında bir karar veya işlem olduğuna göre, Anayasanın 152.- maddesinde öngörülenler yapılmadıkça, konunun özel hukuk alanında mütalâa edilmesine olanak yoktur. Anayasanın 152. maddesinin 1. fıkrası, bu madde anlamında alınan karar veya işlemler hakkında kesin karar vermek yargı yetkisini münhasıran Yüksek İdare Ma-hkemesine vermiştir. Gör: Yargıtay/Hukuk 31/80; D.28/80, Yargıtay/Asli Yetki 1/79 ve Eleni Solomu and 1. Georgious Lucaides of Katydhata, as Chairman, Village Water Commission of Kaythata, 2. The Republic of Cyprus, through a. The District Office Nicosia, -b. The Director of Water Development of Nicosia 1RSCC s.96.
İdari karar veya işlemden kendisini mağdur sayan kişi çareyi ancak Anayasanın 152. maddesinin 6. paragrafını harekete geçirmekle bulabilir.
Yukarıda söylenenlerden anlaşılacağı gibi, İlk Mahke-me yetkisizlikten dolayı davacının davalarını reddetmekle hatalı hareket etmediği bir yana, tamamen doğru bir şekilde karar vermiştir. Bu sonuca vardıktan sonra geriye kalan istinaf sebeplerini inceleme gereği de haliyle kalmamıştır.
Sonuç olarak konsoli-de edilerek dinlenen istinafa konu her iki dava reddolunur.
İstinaf masrafları istinaf eden tarafından ödenecektir.
(Salih S. Dayıoğlu) (Niyazi F. Korkut) (Celâl Karabacak)
Yargıç - Yargıç Yargıç
27 Aralık 1990
Full & Egal Universal Law Academy