-D.34/80 Yargıtay/Hukuk 55/80
(Dava No: 1016/79; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Başkan, Ergin Salahi, Aziz Alta-y.
İstinaf eden: Metin Özkan ve diğerleri, Lefkoşa.
(Davalılar)
ile -
Aleyhine istinaf edilen: Hatice Hanım, Mustafa Fuat Fehicrı Tüccarbaşı
mütevelliyesi olarak, Haspolat.
- (Davacı)
A r a s ı n d a .
İstinaf eden namına: Osnnan Örek.
Aleyhine istinaf edilen namına: Kıvanç M. Riza.
Ara emri - Verilmiş ve kesinleşmiş bir ara emrin iptali veya değiştirilmesi için -Mahkemeye müracaat edilmesi - Davacının davasını tadil ederek verilmiş ara emrin iptali için yeniden Mahkemeye müracaat etmesi - Yeni olguların gerçekleşmemiş olması nedeniyle müracaatın reddi - Dava sonuçlanıncaya değin dava konusu dûkkânın tasarrufunun D-avalının tasarrufunda kalmaması için ara emrinin iptali talebi - Davacının dükkânın tasarrufuna geçmemesi nedeniyle ara emrinin iptalini talep etmesi - Dükkânın ara emri verilmeden önce Davacının fiili tasarrufunda olmaması ve ara emrinin yürürlükte kalmas-ı halinde dükkânın tasarrufunda bir değişikliğin olmaması.
Ara emrin iptali veya değiştirilmesi - 9/76 sayılı Yasanın 41. maddesi- 41(1) maddesi altında verilen bir emrin gösterilen makul bir sebep üzerine iptal edilebilmesi.
OLAY: Davacı Davalı aleyhi-ne bir tahliye davası açtı. İlk Mahkeme, dava sonuçlanıncaya kadar Davacının dava konusu dükkânı tasarrufuna geçirmemesi için ara emri verdi. Emirden sonra talep takririni tadil eden Davacı Mahkemeye başvurarak verilmiş ara emrin kesinleşmesini ve dükkânın- tasarrufunun kendisine verilmesini istedi. İlk Mahkeme ara emrinden sonra yeni olguların gerçekleşmediğini belirterek istidayı reddetti. Davacı İlk Mahkeme hükmü aleyhine istinaf etti.
SONUÇ: Yargıtay, 9/76 Mahkemeler Yasasının 41. maddesinin 1. fıkrasın-a göre bir emrin ancak makul bir sebep üzerine iptal edilebileceğini veya değiştirilebileceğini belirtti. Kesinleşen ara emrini değiştirmek veya iptal etmek için yeni olguların bulunmadığı kanaatine varan Yargıtay İlk Mahkemenin hata etmediği sonucuna vard-ı ve istinafı reddetti.
H Ü K Ü M
Ülfet Emin, BaŞkan: Bu istinafta MahkemeNin hükmünü Sayın Yargıç Aziz Altay verecektir.
Aziz Altay: İstinaf eden müstedi Lefkoşa'da 43-45 Asmaaltı Sokağında bulunan dükkânın tasarrufunu, dava sonuçlanıncaya ve verilec-ek karar infaz edilinceye kadar, almaması ve/veya mezkûr dükkânı tasarrufuna geçirmemesi hususunda Lefkoşa Kaza Mahkemesinin 26.11.1979 tarihinde verdiği ve 26.12.1979 tarihinde kesinleşen ara emrinin tamamen veya kısmen iptalini talep eden bir istida dosy-aladı.
Aleyhine istinaf edilen müstedaaleyh ise bir itirazname dosyalayarak emrin verilmesinden sonra emrin iptalini veya değiştirilmesini gerektirecek bir durumun bulunmadığını ileri sürdü ve istidanın iptalini istedi. İstidayı dinleyen ilk mahkeme müste-dinin talebini uygun bulmayarak red ve iptal etti.
Müstedi ilk mahkemenin bu kararının hatalı olduğu gerekçesiyle karar aleyhine istinaf etti. Müstedinin iddiasına göre 26.11.1979 tarihli ara emrinin verildiği ve bilâhare kesinleştiği tarihlerde davacının- talebi tesbit kararından ibaret olduğu halde, üç ay sonra dosyaladığı talep takririnde talebini genişleterek dava konusu dükkânın tahliye edilerek boş olarak davacıya teslim edilmesini talep etti. Ara emrinin yürürlükten kaldırılmaması halinde Müstedi dük-kânın tasarrufundan mahrum olmaya devam edecek ve böylece dava peşinen kökünden halledilmiş olacaktır. Bu nedenle talep takririnde talebin genişletilmesi ile meydana gelen yeni durum ışığında ara emrinin tamamen veya kısmen iptal edilmesi veya değiştirilme-si gerekmektedir.
Müstedaaleyh ise ara emrinin verilmesinden sonra değiştirilmesini veya iptalini gerektirecek haklı bir neden bulunmadığını ileri sürdü ve müstedinin başlangıçtan beri dükkânı tasarrufunda bulundurmadığı cihetle davanın ara emri ile peşin-en kökünden halledilmiş olacağı iddiasının doğru olmadığını iddia etti.
1976 Mahkemeler Yasasının 41. maddesinde şöyle denmektedir:
"41.(1)Hukuk davalarında yetkisini kullanan her mahkeme, yürürlükteki Hukuk Muhakemeleri Usul Tüzüğüne uymak koşulu-yla, tazminat veya başka bir tedbir istenmemiş veya uygun gördüğü tüm hallerde, geçici, sürekli, men edici veya emredici bir men'i müdahale emri verebilir veya bir yed'i emin tayin edebilir.
Ancak, geçici men'i müdahale emrinin verilebi-lmesi için, karara bağlanması gereken konunun ciddi olması, davacının iddiasında haklı olduğuna dair belirtilerin bulunması ve men'i müdahale emri verilmezse ileride telafisi mümkün olmayacak bir zararın doğacağı veya eski duruma dönüşün çok zorlaşacağı hu-suslarında mahkemenin kanaat getirmesi gerekir.
(2) Bu maddenin (1). Fıkrası uyarınca verilen geçici bir emir, mahkemenin haklı gördüğü kayıt ve koşullara bağlı olarak verilebilir ve mahkeme herhangi bir zaman, gösterilen makul sebebe dayanarak, -böyle bir emri iptal edebilir veya değiştirebilir.
........................"
Görüleceği gibi 4l. maddonin l. fıkrası altında verilen bir emir bilâhare gösterilecek makul bir sebeb üzerine iptal edilebilir veya değiştirilebilir. Halbuki ilk mahkeme kararın-da emrin tadil edilmesini emretmesinin hiçbir prensiple bağdaşmadığı görüşünü belirtti. İlk
Mahkemenin bu görüşünün, yukarıda iktîbas edilen (2). fıkrada belirtilenler ışığırıda hatalı olduğuna kuşku yokıtur.
Bu meselede müstedinin gösterdîği yegâne sebe-p, dosyalanan talep takririnde tahliye talep edildiğine göre, ara emrinin aynen kalması halinde davanın peşinen kökten halledilmiş olacağıdır. Ne var ki ara emri kesinleşmeden önee 5.12.1979 tarihinde tarafların mahkeme huzurunda yapmış oldukları beyanlard-an ve mahkemenin 26.12.l979 tarihinde vermiş olduğu kararında belirtilenlerden, müstedinin söz konusu ara emri verilmezden önce dükkânı fiili tasarrufunda bulundurmadığı görülmektedir. Bu durumda ara emri yürürlükte kalmakla dükkânın tasarrufunda herhangi -bir değişiklik olmayacaktır. Bu nedenle ara emrinin yürürlükte kalması halinde davanın peşinen kökten halledilmiş olacağı iddiası varit olamaz. Binaenaleyh ilk mahkeme dosyalanan talep takriri nedeni ile kesinleşen ara emrini değiştirmek veya iptal etmek i-çin yeni olguların bulunmadığı kanaatına vararak müstedinin istidasını reddetmekle herllangî bir hata yapmış değildir. Müstedi ilk mahkemenin bu hususta hata yaptığına dair bizi ikna etmiş olmadığına göre istinafın reddolunması gerekir.
Sonuç olarak istin-af reddolunur.
İstinaf edenin aleyhine istinaf edilene istinaf masraflarını ödemesi emrolunur.
(Ülfet Emin)(N. Ergin Salâhi)(Aziz Altay)
Başkan Yargıç Yargıç
21 Kasım 1980
- 198 -
Full & Egal Universal Law Academy