-D.4/93 Yargıtay/Hukuk 55/92
(Dava No: 1721/90; Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Niyazi F. Korkut, Celâl Karaabcak, Özkan Tunçağ
İstinaf eden: Raşhid Ahmet Raşh-id Trading Ltd., Mağusa.
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: İsmail Osum, Tapçuköy.
(Davalı)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden tarafından: Av. Alper Dede
Aleyhine istinaf edilen tarafından: Av. A. Tonguz Ayman
H Ü K Ü M
Niyazi F. Korkut: İstinaf eden Davacı, aleyhine istinaf edi-len Davalı aleyhine 23.10.1990 tarihinde Mağusa Kaza Mahkemesinde ikâme ettiği bir dava altında, sair şeyler yanında, takriben Eylül 1990 tarihinde veya o tarihlerde Davalının kredili satış yolu ile ve ilk talepte ödenmek üzere Davacıdan 891.404TL değerind-e kalıp tahtası satın ve teslim alıp yapılan müteaddit taleplere rağmen bu borcunu ödemediğini ileri sürerek bu meblâğ ile 1.9.1990 tarihinden itibaren %68 faiz ve dava masrafları için hüküm talep etti.
Davalı ise dosyaladığı Müdafaa Takririnde, sair şey-ler yanında, davacının savlarını reddederek 1990 yılı Eylül ayı içerisinde davacının bir yapı işini Mehmet Çağakanlı isimli ustanın üstlendiğini, bu ustanın Davalıdan konu inşaatın kalıp işlerini yapmasını istediğini, davalının elinde kalıp tahtası olmadığ-ını belirterek kendisine kalıp tahtası tedarik etmesi halinde işi yapılabileceğini söylediğini; kalıp tahtalarını Davacıdan konu ustanın temin etmesi üzerine işi üstlendiğini ve Davacı şirket ile kendisinin hiç bir yasal münasebetinin bulunmadığını ileri s-ürdü.
Davanın yapılan duruşmasında davacı şirket tarafından şahadet veren Mağusa Bölge Müdürü, dava konusu kalıp tahtalarını Davalının talep ettiğini ve konu tahtaları Davalıya teslim ettiklerini ve Davalının tahtaların bedelini bir ay içerisinde ödeyece-ğine ilişkin söz verdiğini ileri sürdü. İstintak sırasında da bu tanık konu satış için fatura tanzim etmediklerini; Mehmet Çağakanlının Davacı şirketin bir yapı işini üstlendiğinin doğru olduğunu ancak aralarında bir ihtilâf çıkıp onunla henüz hesaplaşma-dıklarını; Davalının dava konusu kalıp tahtalarının parasını ustaya ödediğini para talep ettikleri zaman Davalıdan öğrendiğini belirtti. Davacı adına şahadet veren Bülent Selen de Müdürün talimatı ile tahtaları Davalıya kendisinin teslim ettiğini belirtti.-
Davalı ise şahadetinde Müdafaa Takririnde ileri sürdüğü savları yineliyerek, kendisinin Davacıdan veresiye tahta almadığını; tahtaları Mehmet Ustanın aldığını ve bilâhare tahtaların ücretini Mehmet usta ile anlaştıklarını ve kalıp işi ücretinin üzerinde- Mehmet Ustaya tahtalar için para ödediğini savundu.
Davalı tarafından şahadet veren Mehmet Çağakanlı da şahadetinde, sair şeyler yanında, Davacıya yapmakta olduğu bir inşaat işinin kalıplarını Davalıya yaptırdığını, davalının tahtası olmadığı için tahta-ları davacıdan kendisinin tedarik ettiğini ve Davalı ile sonradan anlaşıp tahtalar için üstünden para da aldığını ve tahtaların parasını davacının kendi hesabından düşülmesi için anlaştığını ileri sürdü.
Alt Mahkeme ise kararında, sair şeyler yanında, es-as ihtilâfın Davacının dava konusu tahtalarla ilgili olarak satış anlaşmasın kiminle yaptığı olduğuna değinerek bu hususta Davacı Şirket Müdürü diğer taraftan Davalı ve bir tanığının şahadet verdiklerini vurguladıktan sonra ihtimaller dengesi prensipleri i-le makûliyet esasını dikkate alarak davalı ile tanığı Çağakanlı'nın şahadetlerini doğru olarak kabul ederek bu şahadet ışığında yaptığı bulgulara dayanrak Davacının davasını ispat edemediği kanaatına vardı ve bu nedenle Davacının davasını reddetti.
Davac-ı bu hükme karşı istinaf dosyaladı. İstinaf eden, 3 istinaf sebebi içeren istinaf ihbarnamesinde, özetle; i) Alt Mahkemenin Davalı ile tanığına inanıp Davacı ile tanığına inanmamakla hata ettiğini; ii) verilen kararın şahadetle bağdaşmadığını; ve iii) Alt -Mahkemenin şahadette mevcut tenakuzları dikkate almamakla hata ettiğini ileri sürdü.
İstinafın duruşması sırasında da istinaf eden avukatı Mahkemeye hitabında, sair şeyler yanında, davalı ile tanığının şahadetleri arasındaki bazı tenakuzlara değinerek Al-t Mahkemenin davalı ile tanığının tenakuzlu olan şahadetlerine inanarak Davacının davasını reddetmekle hatalı hareket ettiğini ileri sürdü.
Aleyhine istinaf edilen avukatı ise hitabında, sair şeyler yanında, davanın esasının Davacı ile Davalı arasında bi-r akit yapılıp yapılmadığı olup Mahkemenin ihtimaller dengesi doğrultusunda davalı ile tanığına inandığını, davalı ile tanığı arasındaki tenakuzların ise davanın esası ile ilgili olmayıp, şahadetlerine inanılmaması için bir sebep bulunamdığını, kaldı ki Da-vacının Talep Takriri ile Davacı adına verilen şahadetin de çelişkili olduğunu ve bu nedenle Alt Mahkemenin kararının hatalı olmadığını savundu.
Yüksek Mahkemenin, Alt Mahkemenin tanıklara inanıp inanmama ve olgular hususunda yaptığı bulgulara, kolay kol-ay müdahale edemiyeceği ve müdahale edebilmesi için ilkelerin neler olduğu birçok içtihat kararında, (örneğin Y/H 8/77. Y/H 30/85 sayılı içtihat kararları) vurgulanmıştır. Bu içtihat kararlarında söylenenleri bu istinaf bakımından da aynen benimseriz.
Da-va tutanakları ile Davacı ve Davalı avukatlarının huzurumuzda yaptıkları hitapları inceledik.
İstinaf eden avukatının ileri sürdüğü gibi Davalı ile tanığının şahadetleri arasında bazı tenakuzlar bulunmakla beraber bu tenakuzlar Davalı avukatının ileri sü-rdüğü gibi davanın esasını teşkil eden satış aktinin kiminle yapıldığı hususunda olmayıp, verilen şahadet bir bütün olarak incelendiğinde Alt Mahkemenin Davalı ile tanığına inanıp onların şahadetine dayanarak bulgu yapıp Davacının davasını reddetmekle hata-lı hareket ettiği hususunda istinaf eden tarafından ikna edilmedik.
Kanımzıca Alt Mahkemenin yapmış odluğu bulguları yapabilmesi için önünde yeterli şahadet vardı.
Yukarıda söylenenlerden anlaşılacağı gibi istinaf eden istinafında başarılı olmamıştır v-e istinafın reddedilmesi gerekir.
Sonuç olarak istinaf reddolunur. Aleyhine istinaf edilenin masrafları istinaf eden tarafından ödenecektir.
(Niyazi F. Korkut) (Celâl Karabacak) (Özkan Tunçağ)
Yargıç - Yargıç Yargıç
12.2.1993
Full & Egal Universal Law Academy