-D.24/93 Yargıtay/Hukuk 55/93
(Dava No: 2443/93; Lefkoşa.
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Taner Erginel, Metin A. Hakkı.
İstinaf edenler: 1. Michael Ant-hony Jordan, şahsen ve/veya Polly Peck
International PLC'nin (PPI) Kayyumu sıffatıyle, Shelly
House, Noble Street, EC2V 7DQ - London.
2. Richard Antony Stone, şahsen ve/veya Polly Peck
International PLC'nin (ppı) Kayyumu sıffatıyle,- Shalley
House, Noble Street, EC2V 7DQ, London.
3. Christopher Morris, şahsen ve/veya Polly Peck
International PLC'nin (PPI) kayyumu sıffatıyle, Shelly
House Noble Street, EC2V 7DQ, London.
4. Micahel Rylades Smith, c/o Polly P-eck International
(Holding) BV Papklandl, 3016 BA, Rotterdam Netherlands.
5. Christopher Howell, Embankment Place WC2N 6NN,
London.
6. John Jeremy, 31 B Derby Road, Douglas, Isle Of Man.
7. John Lousie Merie Qyinn, 31 B Derby Road,- Douglas,
Isle Of Man.
8. Execumaster Ltd., 31 B Derby Road, Douglas,
Isle Of Man.
9. Orhan Zihni Bilgehan, 38/202,- İlker Karter Caddesi,
Magosa.
10. Derviş Deniz, Memduh Asaf Sokak No.13 Köşklüçiflik.
11. Tağmaç Bilgehan, 38/202 İlker Karter Caddesi,
Magosa.
12. Voyager Ltd. 31 B derby Road, Douglas, Isle Of Man.
13. Crown Construction International Ltd., -La Motte Chamber
La Motte Street, St. Helier, Jersey.
(Davalılar)
ile
Aleyhine istinaf edilenler namına: 1. Asil Nadir, Bedreddin Demirel Caddesi,
Lefkoşa.
2. Fahri Tun-alıer, Bedreddin Demirel
Caddesi, Lefkoşa.
3. Taner Ataer, İstanbul.
4. UNI - PAC Packaging Industries Ltd.,
Serbest Liman Bölgesi, Magosa.
5. Voyager Mediterranean Ltd., 31 B Derby
Road, Douglas- Isle Of Man, c/o Voyager
Kıbrıs Ltd., Bedreddin Demirel Caddesi,
Lefkoşa.
6. Voyager Kıbrıs Ltd., Bedreddin Demirel
Caddesi, Lefkoşa.
7. Pearl Construction Ltd., Bedreddin
Caddesi, Lefkoşa.
8. Sunzes-t Trading Ltd., Bedreddin Demirel
Caddesi, Lefkoşa.
(Davacılar)
- A r a s ı n d a.
İstinaf edenler namına: Avukat Orhan Z. Bilgehan, Aygün Doratlı ve
İsmet İzzer.
Aleyhine istinaf edilenler namına: Av. Ergin Ulunay.
K A R A R
N. Ergin Salâhi: Bu istinaf İlk Mnahkemenin tek taraflı bir istidaya dayan-arak davacı, aleyhine istinaf edilenler lehine ve davalıların aleyhine vermiş olduğu geçici ara emrine karşı dosyalanmıştır.
Davacı, alyhine istinaf edilenler Lefkoşa Kaza Mahkemesinde Emir 2 nizam 1 altında dosyaladıkları 2442/93 sayılı davada aşağıdaki- taleplerde bulunmuşlardır.
KKTC'de denizaşırı bir Şirket olarak kayıtlı bulunmayan, İngiltere'de tescilli Polly Peck Internatinal PLC'ye (PPI) Davalı No.1, No.2 ve No.3'ü kayyumlar ve/veya ortak kayyumlar olarak atayan İngiltere Yüksek Mahkemesinin 25.10-.1990 tarihli emri KKTC Mahkemelerinde tescil edilmediğinden, KKTC'de ve/veya İngiltere dışında geçersiz ve batıl olduğu hususunda bir İlam ve Emir.
Alternatif olarak, söz konusu kayyum Atama Emri KKTC Mahkemelerinde kayıtlı olmadığından, söz konusu kayyum- Atama Emrinin KKTC'de kayıtlı bulunan, KKTC'de iş faaliyetlerinde bulunan KKTC'de mal varlıkları bulunan Davacı No.4, No.6, No.7 ve No.8 Şirketlerin yönetimine, iş faaliyetlerine, mal varlıklarına direkt ve/veya dolaylı olarak Davalılara ve/veya herhangi -birine ve/veya birkaçına ve/veya vekillerine ve/veya temsilcilerine ve/veya Müstahdemlerine ve/veya ajanlarına ve/veya hizmetkârlarına müdahale etmek yetkisi verdiği oranda geçersiz ve batıl olduğu hususunda bir İlam ve Emir.
Davalıların ve/veya herhangi b-irinin ve/veya vekillerinin ve/veya temsilcilerinin ve/veya hizmetkârlarının Davacı Şirketlerin yönetimine ve/veya işlerine ve/veya iş faaliyetlerine ve/veya mal varlıklarına müdahale etmelerini sürekli yasaklayan birer süreli yasaklama emrinin her davalı -aleyhine ayrı ayrı verilmesi.
Zarar ziyan.
Dava masrafları.
Davacılar bu davayı dosyaladıktan sonra tek taraflı bir istida ile özetle; davalıların veya vekillerinin veya temsilcilerinin veya KKTC'deki hizmetkârlarının davacı şirketlerin yönetimine, işleri-ne, iş faaliyetlerine veya mal varlıkaraına müdahale etmelerini yasaklayan bir ara emri verilmesi talebinde bulunmuşlardır.
Tek taraflı istidayı tezekkür eden İlk Mahkeme özetle; istida, yemin varakası ve ekli belgeleri tetkik ettikten sonra konununa cil- olduğu, davacıların iddiasında haklı olduğuna dair belirtiler bulunduğu ve men'i müdahale emri verilmezse ileride telâfsi mümkün olmayacak bir zararın doğacağı veya eski duruma dönüşün çok zorlaşacağı hususunda kanaat getirdiğini vurgulayarak talep edilen- ara emrini 19.10.1993 tarihinde geçici olarak vermiştir. Keza İlk Mahkeme geçici ara emrinin kesinleşip kesinleşmeyeceğine karar verebilmesi için istidanın görüşülmesini 22.11.1993 tarihine tayin ederek istida ile emrin birer suretinin yurt dışında buluna-n davalılara iadeli taahhütlü posta marifeti ile tebliğ edilmesine, Kıbrıs'ta bulunan davalılara ise normal tebliğine emir vererek davalıların uğraması muhtemel herhangi bir zarar ziyanına karşılık olmak üzere davacıların 100.000.000TL.- şahsi kefalet sene-di imzalamalarına emir vermiştir.
Davalılar İlk Mahkemece verilen geçici ara emrine karşı itiraz dosyaladıkları gibi bu emrin verilmesinin hatalı olduğunu iddia ederek işbu istinafı da dosyalamışlardır.
7 istinaf sebebi içeren ve 3 sayfa tutan istinaf -ihbarnamesinde özetle; İlk Mahkemece verilen ara emrinde aciliyet bulunmadığı ve tek taraflı bir istida verilmemesi gerektiği, hemen hemen aynı davacılar ve davalılar arasında takriben 25.10.1990 tarihinden itibaren aynı konularda İlk Mahkemelerde mücadele- verildiği ileri sürülerek Mağusa Kaza Mahkemesinin 45/91, Lefkoşa Kaza Mahkemesinin 87/91, 1173/92 ve 1818/92 sayılı davalarına atıfta bulunulmaktadır. Ayrıca İlk Mahkemenin bu atıfta bulunulan davaları adli ihbar olarak alması ve bu emri vermemesi gerekt-iği ileri sürülmektedir. Keza İlk Mahkemenin davacıların hüvviyetleri ile ilgili şirketleri temsilen dava açma hakları olup olmadığını ve bu arada onay belgeleri bulunup bulunmadığını tespit etmeden böyle bir karar vermesinin de hatalı olduğu ileri sürülme-kte ve örnek verilerek davalı Numara 5'in direktörlerinin veya Yönetim Kurulunun hiçbir zaman dava açılması için talimat vermediğini, davalı numara 6 ve 7'nin davacı numara 5'in Yönetim Kurulu Üyeleri olduğunu, davacıların dava açılması için kimseye salâhi-yet vermediğini iddia etmişlerdir.
İstinafın duruşmasında, aleyhine istinaf edilenlerin avukatı, aşağıda 3 başlık altında özetlenen ön itirazı ileri sürmüştür.
Tek taraflı bir istida ile verilen geçici are emri İlk Mahkeme önünde görüşülürken Yargıtaya -bu konuda istinaf yapılmasının uygun olmadığı, özellikle İlk Mahkemeye davalılar tarafından itiraz dosyalandığı ve İlk Mahkemelerin bu konuyu tezekkür etmek için duruşma günü tespit ettiği ve duruşmanın halen Alt Mahkemede devam etmekte olduğu dikkate alın-dığında bu istinafın ileri götürülmemesi gerektiği,
Yapılan istinafın peace-meal appeal niteliğinde olduğu ve bu nedenle de ileri gidemeyeceği;
İstinaf sebeplerinden 2, 3, 4 ve 5'in olgusal hakikatler içerdiği ve bunların zabıtlarda görülmediği gibi yemi-n varakası ile de desteklenmediği veya kendilerince olgu olarak kabul edilmediği cihetle bu istinaf sebeplerinin dikkate alınmadan iptal edilmesi gerektiği; ayrıca Yargıtay önünde bu hususu tevsik edici olgu bulunamdığından Yargıtayın avantajlı durumda bul-unmadığı ve İlk Mahkemenin mevcut olguları değerlendirerek bir karar vermesinin daha doğru olacağını -
İleri sürmüştür.
Davacı, aleyhine istnaf edilenler avukatı yukarıdaki başlıklar altındaki ön itirazlarını genişleterek argümanlarını ileri sürdükten -sonra söz alan istinaf edenler avukatı prensipte tek taraflı bir istida ile verilen geçici ara emrine karşı İlk Mahkemeye müracaat edilmesinin daha doğru olduğunu teslim etmekle beraber bunun bir kural olmadığını ve özellikle ilk bakışta tek taraflı bir is-tida ile geçici ara emri verilirken kanuni hata işlenmesi veya böyle bir emrin verilmemesi gerektiği açıklık kazanması halinde İlk Mahkemeye yapılan itiraz yanında aynı konuda istinaf yapılmasına da herhangi bir engel bulunmadığına değinerek ileri sürülen -içtihat kararlarındaki görüşlere değinmiştir.
İleri sürülen argümanları değerlendirmeden önce bu konudaki içtihat kararlarına ve yasal duruma göz atmayı uygun bulduk.
Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı vasıtasıyle KTFD ve diğeri ile Ahmet Kafaoğlu, Çamlıc-a arasındaki Yargıtay/Hukuk: 19/85 (D.16/85)'de Başhakim Zeka Bey tarafından Djeredjian v. The Chartered Bank (1965) 1 C.L.R. s. 132'de serdedilen görüşe atıfta bulunmakta ve pek istisnai haller dışında İlk Mahkemelerin henüz karar bağlamadıkalrı bir konuy-u Yargıtayın ele alarak karara bağlamaması gerektiğinin yerleşmiş bir hukuk ilkesi olduğuna değinilmektedir. Sözü edilen Djeredjian v. The Charterd Bank davasında konu ile ilgili Başhakim Zeka Bey tarafından şu görüş ileri sürülmüştür.
"We have considere-d carefully this matter and it appears to us that if in all cases this Court had a contemporaneous jurisdiction with the trial Court and was ready to substitute itself for that Court it would amount to a usurpation of the function of the trial Court and we- shall be substituting and coverting ourselves to a Court of first instance, whereas matters should in the first instance be adjudicated by some other Court before it comes before us and dealt by us in our appellate jurisdiction. There is no doubt that the-re might be instances that, without the hearing of an application of this kind by a trial Court, the matter may be taken before the Supreme Court but this is not so in the present case."
Bu içtihat kararı daha sonraki kararlarda da tekrarlanmıştır. Örneğ-in: Akdeniz Gemicilik Ltd. ve diğerleri ile Michael Moor arasındaki Birleştirilmiş Yargıtay/Hukuk: 23/85, 24/85 ve 31/85 (D.19/85)'de sayfa 5' de şu görüşe yer verilmekte ve tekrar Djeredjian davasına atıfta bulunulmaktadır.
"Davalıların yapmış olduğu 23-/85, 24/85 ve 31/85 sayılı istinaflara gelince tek taraflı bir istida üzerine geçici bir ara emri verildiğinde kesinleşme için bir gün tayin edilmesi ve karşı tarafa bunun tebliğ edilmesi ve söz hakkı tanınması gerektiği birçok içtihat kararlarında değinil-miştir. Bu gibi durumlarda takip edilecek usul karşı tarafın bir itiraz yaparak belirlenen günde veya icabı halinde yapacağı müracaat üzerine konunun aciliyetine binaen ara emrinin tayin edildiği günü beklemeden İlk Mahkemeye müracaat ederek verilen geçici- ara emrini uygun görülecek şekilde değiştirme veya tümü ile ortadan kaldırma yönüne gidilmesi ve İlk Mahkemeye bu hususta doğru ve kesin bir yargıya varabilmesi için fırsat verilmesi gerekir. Önümzüdeki meslenin emrine davalılar tarafından itiraz dosyalan-dığı günde 23/85 sayılı istinaf da dosyalanmıştır. Bu durumda İlk Mahkemeye vermiş olduğu geçici ara emrini uygun göreceği hal ve koşullarla değiştirme veya ortadan kaldırma fırsatı verilmeden diğer bir deyişle, bu hususta İlk Mahkemenin yargı yetkisini ku-llanmasına fırsat verilmeden konu istinafa getirilmiş olmaktadır. Kanaatımızca bu son derece hatalıdır ve İlk Mahkemelerin yargı yetkisini kullanmasına fırsat vermeden bu gibi safhada Yargıtaya gelinmesi hatalı olduğu gibi böyle bir konu üzerinde Yargıtayı-n bir karara varması da İlk Mahkemenin yargı yetkisine müdahale anlamını taşımaktadır. Bu hususta Yargıtay/Hukuk: 19/85'de Djeredjian v. The Chartered Bank (1956) 1 C.L.R. s.132 sayılı içtihat kararına yer verilerek şöyle denmektedir:
'Pek istisnai haller -dışına ilk mahkemelerin henüz karar bağla-madıklarını Yargıtayın ele alarak karara bağlamamasdı gerekeceği yerleşmiş bir hukuk ilkesidir.' "
Görülüyor ki tek taraflı bir istidaya dayanılarak verilen geçici ara emri mahkeme önünde görüşülmekte olduğunda b-u gibi geçici ara emrinden istinaf dosyalanmasının pek istisnai haller dışında uygun olmadığı vurgulanmaktadır. Yukarıda serdedilen ilkeye istisna olabilecek durmların tümünü burada sıralamaya çalışmadan, ilk bakışta bariz olarak kanunen sakat olup verilme-mesi ve tamamen yanlış kişiler aleyhine ara emrinin verilmesi gibi durumlar düşünülebilir.
Şunu da ayrıca belirtmek istiyoruz ki geçici olarak verilen bir ara emrinde karşı tarafa söz hakkı verildiği, onun da itiraz hakkı olduğu ve bu hakkı kullanarak ka-rşı görüşler ileri süreceği ve neticede İlk Mahkemenin bunları değerlendirerek verilen geçici ara emrini değiştirip ortadan kaldırtabileceğini dikkate aldığımızda bunlar yapılmadan veya İlk Mahkemece karara bağlanmadan konunun istinaf yolu ile Yargıtaya di-rekt olarak getirilmesi uygun değildir. Yapılan itirazların ve bu itirazlara ekli yemin varakasındaki karşı görüşlerin istinafta sunulmayacağı dikkate alındığında İstinaf Mahkemesinin tek taraflı olarak istidayı tezekkür etmek durumunda bırakılması yanlış -olacaktır. Yargıtay karşı tarafın ileri sürdüğü ek olgu ve şahadeti dinlemeyeceğine ve meselenin esasına giremeyeceğine göre İlk Mahkemenin bu konuda daha avantajlı olduğu açıklıkla görülmektedir. Bu durumda ancak ilk bakışta ve herhangi bir olgu gerektirm-eyecek derecede gerek kanuni ve gerekse olgusal yönden sakat olabilecek geçici ara emirlerinden Yüksek Mahkemeye müracaat edilmesi mümkündür. Bunların dışında çarenin İlk Mahkeemede aranması daha doğrudur.
Esasen müracaat yapılması halinde İlk Mahkeme, t-ek taraflı bir istida ile verdiği geçici ara emrini kaldırmak yetkisine sahiptir. Uygun ve münasip hallerde Mahkemenin bunu re'sen dahi yapma yetkisi vardır. The Supreme Court Practice, (1973), vol.3, sayfa 454'de London City Agency (JDC) Ltd. v. Lee (1970-) Ch. 597 davasına atıfta bulunularak şu görüşe yer verilmektedir:
" On an application made ex parte on sufficiently cogent grounds, the Court has powder to discharge or vary an injunction granted ex parte."
Bu denli yetkilerle mücehhez olan İlk Mahkeme-nin devre dışı bırakılarak konunun istinaf yolu ile Yargıtaya getirilmesinin yukarıda serdettiğimiz nedenlerle yanlış olduğu görüşündeyiz.
Önümüzdeki meseleye gelince; istinaf edenler itiraz ve itirazlarına ilişik yemin varakası dosyalamışlardır. Bu iti-razları ve itirazlarına ilişik hakikatleri içeren yemin varakaları önümüzde değildir. İstinaf ihbarnamesine bakıldığında zabıtlarda görülmeyen birçok hakikatler ileri sürülmektdir. Bu hakikatler ise herhangi bir yemin varakası ile desteklenmediği gibi tara-flar arasında ihtilâf konusudur. Bu durumda Yargıtayın yapılan argümanları değerlendirirken bu olgulardan faydalanması olası değildir. Bu nedenlerle yapılan birinci ön itirazın kabul edilerek İlk Mahkemece verilen geçici ara emrinin İlk Mahkeme tarafından -görüşülmek üzere devamı için dosyanın İlk Mahkemeye gönderilmesi uygun olur görüşündeyiz.
Müstenifler avukatı, serdedilen içtihat kararları ışığında tetkik edildiğinde verilen geçici ara emrinin bu kararlara bir istisna teşkil edecek derecede sakat olduğ-unu ileri sürmüştür. Biz yapılan argümanlar ışığında konuyu tetkik ettiğimizde yapılan istinafın sözü edilen içtihat kararlarına bir istisna teşkil edeceğine ikna olmadık.
Son olarak bir hususa daha değinmek istiyoruz. Birçok argüman içeren ve oldukça çe-kişmeli geçmesi muhtemel meselelerde, konunun pek aciliyeti yoksa, tek taraflı bir istida ile geçici ara emri verilmeden, istidanın karşı taraflara da tebliğ ettirilmesini talep ederek onlara da söz hakkı tanınmasının daha doğru ve adil olacağı görüşündeyi-z.
Netice olarak istinafın reddedilmesine ve İlk Mahkemece verilen geçici ara emrinin İlk Mahkemede görüşülmesine devam edilmek üzere dosyanın geri İlk Mahkemeye gönderilmesine, oybirliği ile, karar verilir.
İstinaf masrafları hususunda herhangi bir emi-r verilmez.
(N. Ergin Salâhi) (Taner Erginel) (Metin A. Hakkı)
Yargıç Yargıç Yargıç
27 Aralık 1993
Full & Egal Universal Law Academy