-D.36/90 Yargıtay/Hukuk 56/90
(Dava No. 390/88; Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Niyazi F. Korkut, Celâl Karabacak
İstinaf eden: Süleyman Altun,- Mağusa.
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: 1. Yusuf Mert, Mağusa.
2. Arif Fidan, Mağusa.
(Davalılar)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Tevfik Pilli
Aleyhine istinaf edilenler namına: Alper Dede
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Niyazi F. Korkut verecektir.
-Niyazi F. Korkut: İstinaf eden davacı, aleyhine istinaf edilen davalılar aleyhine Mağusa Kaza Mahkemesinde bir dava dosyalıyarak talep takririnde 26.10.1981 tarihli bir yazılı ortaklık sözleşmesi tahtında kendisine tahsisli bulunan Mağusa'da Levent Sokak'-ta kâin işyerinde 12 ay müddetle oto kaporta, boya ve elektrik işleri yaparak elde edilecek kârı ortaklaşa paylaşmak üzere davalılar ile anlaştıklarını; ortaklık 26.10.1982 tarihinde sonra erdiği halde davalıların haksız ve kanunsuz olarak konu işyerini bo-şaltmayıp mütecaviz olarak işgallerinde bulundurduklarını ve konu işyerini boşaltmalarına ilişkin birçok kez ve en son 5.1.1988 tarihinde yazılı bir ihbar ile davalılara bildirdiği halde davalıların konu işyerini işgale devam ettiklerini ileri sürdü. Davac-ı iddialarına devamla davalıların konu işyerini tahliye etmemeleri nedeni ile kasaplık yapmak üzere bir işyeri kiralayarak 26.10.1985 tarihinden 26.10.1986 tarihine kadar ayda 30.000TL; 26.10.1986'dan 26.10.1987'ye kadar ayda 40.000TL; 26.10.1987'den 26.10-.1988 tarihine dek ayda 50.000TL'den toplam 970.000TL kira ödemek zorunda kaldığını ve konu dükkân için halen ödemekte olduğu ayda 50.000TL'yi davalılar dava konusu işyerini tahliye edene dek zarar ziyan olarak isteyeceğini ileri sürerek davalıların dava k-onusu işyerini tahliye edip teslim etmeleri, 970,000TL zarar ziyan ve 26.1.1988 tarihinden itibaren dava konusu işyerinin tahliyesine değin ayda 50.000TL zarar ziyan için istemde bulundu.
Davalılar ise dosyaladıkları Müdafaa Takririnde, sair şeyler yanın-da, yapılan ortaklık anlaşmasının 2 yıllık olup 26.10.1983 tarihinde sona erdiğini; o tarihten sonra konu işyerini ayda 35.000TL kira ile kiralamak üzere davacı ile sözlü olarak anlaştıklarını ve bir yıl müddetle davacıya ayda 35.000TL kira ödediklerini ve- konu kira anlaşması hitamında aydan aya kiracı olduklarını, Kasım 1987 tarihine dek davacıya ayda 35.000TL kirayı ödediklerini ancak Kasım 1987'den sonra davacının kirayı almayıp işyerinin elektriğini de kestirdiğini; davacının hiçbir zaman konu işyerini -boşaltmalarını istemediği gibi yazılı ihbar da göndermediğini ileri sürerek davacının tazminata ilişkin isteminde de haksız olduğunu savundular.
Yapılan duruşma sonunda Alt Mahkeme vermiş olduğu kararında, sair şeyler yanında, dava konusu işyerinin davac-ıya tahsisli olduğu ve davacı ile davalıların 26.10.1981 tarihli iki yıllık bir ortaklık sözleşmesi de yaptıklarının ihtilâfsız olduğunu vurguladıktan sonra davacı ile davalılar tarafından sunulan şahadeti eleştirerek davalılar ile tanıklarının şahadetleri-ni doğru olarak kabul ederek inandığı şahadete göre davacı ile davalıların Kasım 1983'de konu işyerini ayda 35.000TL. aylık kira mukabili kiralanmasına ilişkin anlaştıklarına, 26.10.1983 tarihinden sonra ve halen davalıların konu işyerini aydan aya kiracı -olarak tasarruflarında bulundurduklarına ilişkin bulgu yaparak davacının istemini reddetti.
Davacı bu karara karşı istinaf dosyaladı. İstinaf eden davacı, 5 ayrı istinaf sebebi içeren istinaf ihbarnamesinde, özetle, Alt Mahkemenin davalılar ile tanıkları-nın şahadetini tercih ederek davacının talebini reddedereken herhangi bir gerekçe göstermemekle ve davacının üzerine düşen ispat külfetini yerine getirdiği halde, ispat külfetini yerine getirmeyen davalıların çelişkili şahadetini davacının şahadetine terci-h ederek davacının talebini reddetmekle hatalı hareket ettiğini ileri sürdü.
İstinaf edenin yukarıda özetlenen istinaf sebeplerinden görülebileceği gibi esas yakınma konusu Alt Mahkemenin tanıklar hakkındaki kanaatı ve keza bu kanaata varırken gerekçe gö-stermemesi ile ilgilidir. Taraflar ile tanıkları dinleme ve onları yakından izleyip gözlem altında bulundurma olanağına sahip olan Alt Mahkemelerin hangi tanığın doğruyu söyleyip söylemediği hususunda Yargıtaya nazaran daha avantajlı durumda olduğu ve bu n-edenle Alt Mahkemelerin şaahdeti değerlendirirken hataya düştükleri açıkça görülmedikçe tanıklarla ilgili bulgu ve hatalarına müdahale edilmediği defalarca vurgulanmıştır.
Bu istinaf konusu davada da taraflar ile tanıklarını dinleyen ve onları şahhdet v-erirken gözetim altında bulunduran Alt Mahkeme, kararında, davalılar ile tanıklarının şahadetini davacının şahadetine tercih ederek inandığı şahadete dayanarak davalıların Kasım 1983'den itibaren ve halen dava konusu işyerinde aydan aya kiracı olduklarına -ilişkin bulgu yapmıştır.
İstinaf edenin değindiği bazı çelişkiler ışığında, dava tutanakları incelendiğinde Alt Mahkemenin yukarıda belirtilen bulguyu yapabilmesi için önünde yeterince şahadet olmadığı söylenemez. Bu nedenle Alt Mahkemenin davalılar ile -tanıklarının şahadetini davacının şahadetine tercih ederken hata ettiği hususunda istinaf eden tarafından ikna edilmedik. Alt Mahkeme hükmünde, ideal olmamakla beraber davalılar ile tanıklarını niye tercih ettiğine ilişkin gerekçe de varolduğu cihetle isti-naf edenin istinaf sebeplerine itibar etmek olanaksızdır.
Yukarıda söylenenlerden anlaşıalcağı gibi istinaf eden istinafında başarılı olamamıştır ve istinafın reddedilmesi gerekir.
Sonuç olarak istinaf reddolunur. Aleyhine istinaf edilenlerin masraflar-ı istinaf eden tarafından ödenecektir.
(Salih S. Dayıoğlu) (Niyazi F. Korkut) (Celâl Karabacak)
Yargıç Yargıç Yargıç
7 Aralık 1990
-
Full & Egal Universal Law Academy