-D.2/85 Yargıtay/Hukuk 57/84
(Dava No. 844/84, Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay,Başkan, Salih S. Dayıoğlu, Aziz Altay.
İstinaf eden: Erdal Andız-, Lefkoşa.
(Davalı)
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: Hasan Sabri Tahir, Lefkoşa.
(Davacı)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Kıvanç M. Rıza
Aleyhine istinaf edilen namına: Talât Kürşat.
H Ü K Ü M
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü sayın Yargıç Aziz Altay verecektir.
Aziz Altay: Aleyhine isti-naf edilen davacı Lefkoşa'da Sabri Orient Otel olarak bilinen otelin sahibidir. 1.7.1982 tarihinde yapılan yazılı bir sözleşme ile davacı, adıgeçen otelin lokanta kısmını istinaf eden davalıya 1.7.1982 tarihinden 30.6.1983 tarihine kadar ayda 100,000TL'ye -kiraladı. Sözleşmeye göre taraflardan biri kira müddeti sona ermezden 75 gün önce diğerine aksine ihbar vermediği takdirde kira müddeti iki yıllık sürelerle temdit edilmiş addolunacaktır. Ancak birikmiş kira borcunun 300,000TL'yi aşması halinde davacı yazı-lı bir ihbarla kira sözleşmesini sona erdirebilecektir.
Davacı 21.9.1983 tarihli bir ihbarla davalının kira borcunun 300,000TL'yi aştığını ileri sürerek kira sözleşmesini sona erdirdi. Davacının iddiasına göre davalı 21.9.1983 tarihinden itibaren konu lo-kantayı yasal kiracı olarak işgal etmektedir. Davacı, 30.4.1984 tarihinde ödenmesi gereken Nisan ayı kirasının gününde ödenmemesi üzerine davalıya 3.5.1984 tarihli bir yazı ile 21 günlük bir ihbar verdiği halde davalı yine borcunu ödemedi. davacı bunun üze-rine 4.6.1984 tarihinde istinafa konu davayı dosyaladı ve konu lokantanın tahliyesi için emir ve ödenmemiş Nisan 1984 ayı kira borcu olan 100,000TL için hüküm talep etti.
Davacı 14.6.1984 tarihinde seri usulde (summary judgment) hüküm almak üzere bir ist-ida dosyaladı. Davalı ise dosyaladığı itiraznamede davacının taleplerini reddetti ve E.18 n.1(a) altında sadece araziler için hüküm verilebileceğini iddia etti. Davalı ayrıca, başka şeyler yanında, kira sözleşmesinin usulü veçhile veya haklı olarak feshedi-lmediğini, dolayısıyle hala sözleşmeli kiracı olduğunu, Nisan 1984 kirasını dava açılmazdan önce ödemeyi teklif ettiği halde davacı veya avukatı tarafından kabul edilmediğini, başka kira borcu da bulunmadığı cihetle haklı bir müdafaası olduğunu ileri sürdü- ve müdafaa dosyalamasına izin verilmesini istedi.
İlk Mahkeme E.18 n.1(a)'da yer alan arazi (land) sözcüğünün taşınmaz mal anlamında kullanıldığı ve dolayısıyle lokantaların tahliyesi için de seri usulde hüküm verilebileceği, davacının yemin varakasında- yer alan iddialar ve bu iddiaları destekleyen emare dava dosyasındaki belgelerden, kira sözleşmesinin 21.9.1983 tarihinde yasal şekilde sona erdirildiği, bu tarihten sonra da davalının yasal kiracı durumuna geldiği, davalının ise itibar edilebilecek bir m-üdafaası olduğunu ortaya koymadığı kanaatına vardı ve davalının müdafaa dosyalamasına izin vermeyerek davalı aleyhine konu lokantanın tahliyesi ve 100,000TL kira borcu için hüküm verdi.
Davalı İlk Mahkemenin E.18 n.1(a)'da yer alan arazi sözcüğünün bina -ve lokantaları da kapsadığı ve bu nizam altında tahliyeleri için seri usulde hüküm verilebileceği kanaatına varmakla ve davalının genel olarak müdafaa dosyala- masına izin verilmesini haklı gösterecek olguları ortaya koymadığı bulgusuna varıp kendisine müd-afaa dosyalamasına izin vermemekle hataya düştüğünü ileri sürerek istinaf etti.
Emir 18 nizam 1(a) aynen şöyledir:
"1. (a) Where the defendant appears to a writ of summons specially indorsed under Order 2, rule 6, the plaintiff may on affidavit made by- himself, or by any other person who can swear positively to the facts, verifying the cause of action, and the amount claimed (if any), and stating that in his belief there is no defence to the action, apply for judgement for the amount so indorsed, togeth-er with interest (if any) or for the recovery of the land (with or without rent), or for the delivering up of a specific chattel, as the case may be and costs. And judgement for the plaintiff may be given thereupon, unless the defendant shall satisfy the c-ourt that he has good defence to the action on the merits, or disclose such facts as may be deemed sufficient to entitle him to defend."
Görüleceği gibi E.2 n.6 altında açılan ve başka şeyler yanında, arazinin elde edilmesi talep edildiği bir davaya, dav-alı isbatı vücut varakası dosyaladıktan sonra davacı veya gerçeklere vakıf başka biri tarafından yapılacak bir yemin varakası ile dava sebebi ve talep edilen miktarın doğruluğu hakkında yemin eder ve kendi inancına göre davalının davada ileri sürebilecek b-ir müdafaası olmadığını beyan ederse, davacı lehine hüküm verebilir meğer ki davalı davada iyi bir müdafaası olduğu hususunda mahkemeyi tatmin etmiş olsun veya davaya müdafaa dosyalamasını haklı gösterecek yeterli olgular bulunduğunu açıklamış olsun.
Bu -meselede herşeyden önce karara bağlanması gerken husus yukarıda alıntısı yapılan 1(a) nizamda yer alan arazi sözcüğünün sözlük manasında mı yoksa bina, lokanta gibi taşınmaz mallar dahil her türlü taşınmaz malları da kapsayacak anlamda mı kullanıldığıdır.
-
Tefsir ilkelerine göre, yasalarda kullanılan ve muğlak olmayan sözcüklere alelâde ve doğal anlamları verilebilir meğer ki böyle bir tefsir yasa koyucunun niyeti ile bağdaşmamış olsun veya öyle bir tefsir sonucu ortaya abes veya çelişkili bir anlam çıkmı-ş olsun. Becke v. Smith (1836) 2 M&W. 1901 at 1905'de şöyle denmektedir:
"It is a very useful rule in the construction of a statute, to adhere to the ordinary meaning of the words used, and to the grammatical construction unless that is at variance with -the intention of the Legislature, to be collected from the statute itself, or leads to any manifest absurdity or repugnance, in which case the language may be varied or modified, so as to avoid such inconvenience but no further."
Re a debtor /1948) 2 All- E.R. 533 at 536 Lord Green M.R. said:
"If there is one rule of construction for statutes and other documents, it is that you must not imply anything in them which is incosnistent with the words expressly used."
Önümüzdeki meslede E.18 n.1(a)'da yer al-an arazi sözcüğünün, yukarıdaki ilkeler ışığında, alelâde sözlük anlamına göre tefsiri yapıldığında yeryüzü parçası, toprak anlamına geldiği ve binalarla, dükkân ve lokanta gibi işyerini kapsamadığı açıktır. Bu şekilde bir tefsirden ortaya gülünç bir anlam- çıkarmadığı gibi yasa koyucunun niyetine de ters düştüğü söylenemez.
Hukuk Muhakemeleri Usul Tüzüğü E.2 n.6(2) taşınmaz maldan, E.6 n.1(a) her türlü taşınmaz maldan, E.26 n.7 ve E.42 n.1 yine taşınmaz maldan bahsettiği halde E.18 n.1(a) sadece araziden -bahsetmektedir. Yasa koyucunun niyeti bina ve işyerini de madde kapsamına almak olsaydı E.18 n.1(a)'da diğer maddelerde de olduğu gibi, arazi yerine taşınmaz mal sözcüklerini koymaması için herhangi bir neden yoktu. Bunu yapmadığına göre niyetinin arazi dı-şındaki taşınmaz malları madde kapsamı dışında bırakmak olduğu anlaşılmaktadır. Durum bu merkezde olduğuna göre, davacının dava konusu lokantanın tahliyesini sağlamak için E.18 n.1(a) altında seri usulde hüküm almak için müracaat etmesine olanak yoktur. Bu- durumda İlk Mahkemenin davalı aleyhine seri usulde vermiş olduğu hükmün iptal edilmesi gerekir.
Bu safhada şunu da belirtmek gerekir ki, bizdeki E.18 n.1'in İngilteredeki muadili E.14 n.1'dir, ancak İngilteredeki bu Niamın içeriği bizimkinden farklı old-uğu cihetle orradaki uygulama bizim için emsal teşkil edemez.
Yukarıda varılan sonuç ışığında, istinaf ihbarnamesinde yer alan diğer istinaf sebeplerini inceleyip karara bağlamaya gerek yoktur.
Sonuç olarak istinaf kabul edilir ve İlk Mahkemenin vermiş- olduğu hüküm iptal edilir. Davanın normal seyrini takip ederek İlk Mahkemece sonuçlandırılması için gerekli direktif verilir.
Masraflar için herhangi bir emir verilmez.
(Şakir Sıdkı İlkay) (Salih S. Dayıoğlu) -(Aziz Altay)
Başkan Yargıç Yargıç
24 Ocak 1985
-
4
-
Full & Egal Universal Law Academy