-D.17/88 Yargıtay/Hukuk 57/87
(Dava No: 1407/82; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Niyazi F. Korkut, Taner Erginel.
İstinaf eden: 1. Rubberex Co. Lt-d. Lefkoşa.
2. Ergün Pektaş, Lefkoşa.
(Davalılar)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Raşit Şenalp, Lefkoşa.
(Davacı)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Av. Ali Rıza Görgün ve Hatice Görgün
Aleyhine istinaf edilen namına: Av. İsmail Sağlamer ve Pervin Sağlamer
H Ü K Ü M
N. Ergin Salâhi: Bu istinafta Mahkemenin hükmün-ü Sayın Yargıç Taner Erginel verecektir.
Taner Erginel: Davalılar Müdafaa Takririni tadil etmek için yaptıkları bir müracaatı reddeden Alt Mahkeme kararına karşı bu istinafı dosyalamış bulunmaktadırlar.
Davalılar 1979 yılında bir senet imzalayarak davac-ıdan nakden aldıkları 500.000TL'ye karşılık davacıya ayakkabı yapıştırıcısı teslim etmeyi taahhüt ettiler. Davacı 1.12.1982 tarihinde açtığı bu davayla davalıların taahhüt ettikleri yapıştırıcının sadece bir kısmını teslim ettiklerini iddia etti ve geriye -kalan yapıştırıcının karşılığı olan 204.640TL ile davalılara teslim ettiği kutuların karşılığı olan 34.870TL'yi talep etti. Davacının bu davaya karşı bir Müdafaa Takriri alması için uzun mücadele etmesi gerekti. Davalılar 28.2.1984 tarihinde dosyaladıkları- Müdafaa Takririnde davacının talebini yasal nedenlerle reddettiler. Ayrıca davacıya teslim etmeleri gerekenden daha fazla yapıştırıcı teslim ettiklerini ve alacaklarını talep etme hakkını saklı tutuklarını, davacıdan kutu almadıklarını ve bunun aksi ispat- edildiği takdirde kutuların kaşrılığını ödediklerini iddia ettiler. Davacı 23.3.1984 tarihinde Müdafaa Takririne kısa bir cevap dosyalayarak duruşma günü talep etti. Duruşma günü olarak tesbit edilen 15.6.1984 tarihinde davacı avukatı başka bir Mahkemedek-i işi nedeniyle durşmaya gelmedi. Taraflar uzlaşma amacıyla davaya yeni bir gün verilmesini talep ettiler ve dava uzlaşma için 28.9.1984 tarihine tayin edildi. 18.2.1985 tarihinde davalılar avukatı Müdafaa Takririnde tadilât yapmak istediği için duruşmanın- ertelenmesini talep etti ve dava süresiz ertelendi. 3.4.1985 tarihinde dosyalanan tadilât dilekçesinde davalılar dava konusu senedin imzalandığı tarihte veya bu tarihten önce davacının sahibi veya direktörü bulunduğu Firko Ltd. isimli bir şirketle davalıl-ar arasında yazılı bir anlaşma yapıldığını, dava konusu senetle bu anlaşmanın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini iddia ederek bu yeni iddiayı Müdafaa Takririne katmak istediler. Davalılar eklemek istedikleri yeni paragraflarda usule uygun ayrıntılı bir- hile iddiası yapmamakla birlikte davacının anlaşmadan sonra onları aldatarak dava konusu senedi imzalattığını iddia ettiler. Davalı 2 tadilât dilekçesine ilişik yeminnamesinde davalı 1 şirketin de direktörü olduğu gerek davanın zaptı davasında yaptığı gör-üşmelerde gerekse daha sonra yaptığı araştırmalarda dava konusu senetten önce bir anlaşma yapıldığını tesbit ettiğini, borç senedi ile anlaşmanın bir bütün olduğunu, olayın 1979'da meydana gelmesi nedeniyle tüm hususları hatırlayarak Müdafaa Takririne koya-madığını iddia etti. İstidanın duruşmasında ise davacının anlaşmayı ibraz edeceğini ve olayın tüm yönleri ile ortaya çıkacağını sandığı için Müdafaa Takririnde anlaşmaya değinmediğini öne sürdü. Tadilât dilekçesinin duruşmasında 24.9.1985 tarihinde başlaya-n Mahkeme 26.5.1986 tarihinde kararını verdi ve tadilât dilekçesini masraflarla reddetti.
Alt Mahkeme kararında şöyle dedi:
"Tüm yukarıdakiler ışığında ve incelemem sırasında varmış olduğum bulgular neticesinde Müstedilerin bu istidayı yapmakta çok geç -kaldıkları, daha önceden yapılabilir bir tadilât olduğu, buna rağmen bildikleri halde böyle müracaat yapılmadığı, bunun ayrıca Müstedinin iyi niyetten yoksun olduğunu gösteren bir husus olduğu, yeni bir iddia ortaya koyduğu ve tüm yukarıda belirttiklerim ı-şığında bu istidada takdir yetkisini leyhine kullanmam için beni ikna etmemiş olduğu ve ayrıca ispat külfetinin de yerine getirilmediği cihette istida reddedilir."
-Müstedi davalılar 6.6.1986 tarihinde bu karara karşı istinaf dosyaladılar ancak notların zamanında hazırlanmaması nedeniyle istinafın dinlenmesine 27.10.1987'de yeni bir yıldan fazla bir zaman geçtikten sonra başlanabildi.
Tadilât dilekçesi Hukuk Usulü -Nizamatı Emir 25 nizam 1'e dayanmaktadır.
Bu maddenin İngilizce metni şöyledir:
"The Court or a Judge may, at any stage of the proceedings, allow either party to alter or amend his indorsement or pleadings, in such manner and on such terms as may be jus-t, and all such amendments shall be made as may be necessary for the purpose of determining the real questions in controversy beween the parties."
Tadil dilekçesinin hangi hallerde kabul edilmesi gerektiğine ilişkin elimizde bol miktarda içtihat vardır. -Bunlar arasında Yargıtay/Hukuk 23,24/70, 50/80 ve 74/84'e değinebiliriz. Bu içtihatları ve diğer İngiliz içtihatlarını inceleyince dava açıldığı zaman erken aşamalarda yapılan tadil müracaatlarının genellikle kabul edildiğini, buna karşılık geç aşamalarda -yapılan müracaatların gecikme süresine göre gittikçe daha titiz bir incelemeden geçirildiğini görürüz. Bu içtihatlardan anlaşıldığına göre geç yapılmış tadil müracaatlarının iyi niyetle yapılıp yapılmadığı üzerinde dikkatle durulmakta ve karşı tarafa haskı-zlık olmamsına özen gösterilmektedir.
Bu davada tadil müracaatının çok geç, dava açıldıktan 2 yıl sonra yapıldığı görülmektedir. Dosya incelendiği zaman davadaki en uzun gecikmelerin sorumlusunun davalılar olduğu anlaşılmaktadır. Paranın değer kaybı nede-niyle gecikmelerin davalılara büyük avantaj sağladığı da açıkça görülen bir gerçektir. Bu koşullarda tadile niçin gereksinme duyulduğuna ilişkin davalıların ileri sürdükleri gerekçelerin titiz bir değerlendirmeye tabi tutulması gerekir. Davalı 2 tadil dile-kçesine ilişik yeminnamede davaya katmak istediği anlaşmayı daha sonraki araştırmalarında ve zapt-ı dava görüşmelerinde tesbit ettiğini öne sürmüştür. Halbuki bu anlaşmaya taraf olan ve anlaşmayı imzalayan kendisi idi. Bir insanın kendi yaptığı anlaşmayı d-aha sonra araştırarak bulması veya karşı taraftan öğrenmesi inandırıcı bir iddia değildir. Davalı 2 istidanın duruşmasında davacının anlaşmayı da ibraz edeceğini sandığını, zapt-ı dava görüşmelerinde anlaşmanın ibraz edilemeyeceğini farkettiği için davayı -tadil yönüne gittiğini iddia etmiştir. Halbuki davacının davasını senede dayandırdığı ve talep takririnde başka bir belgeden söz edilmediği daha davanın açıldığı tarihte belli idi. Dolayısıyle davalıların davayı tadil etmek için makul bir gerekçe öne süreb-ildiklerini söylemek mümkün değildir.
Davalıların öne sürdükleri gerekçeleri bir tarafa bırakarak tadilin gerekçeli olup olmadığı üzerinde durduğumuzda yine olumlu bir sonuca ulaşamayız. Çünkü bir davanın tadiline izin vermenin amacı taraflar arasındaki -gerçek ihtilâfı tüm yönleri ile ortaya çıkarmaktır. Halbuki bu davada tadille davaya katılmak istenen anlaşma davalılarla başka bir şirket arasında yapılmıştır. Gerçi Firko Ltd'in sahibi ve direktörü yine davacıdır. Ancak ikisinin ayrı kişiliği ve dolayısı-yle ayrı hak ve yükümlülükleri vardır. Senetle anlaşma birlikte değerlendirildiği zaman davaya taraf olmayan Firko Ltd'in hakları çözüm-lenmemiş kalacaktır. Bu nedenle yapılmak istenen tadille taraflar arasındaki ihtilâfın tüm yönleri ile ortaya çıkacağını- ve davanın nihai ve adil bir sonuca ulaşacağını kabul etmek mümkün değildir.
Son olarak şunu da ekleyelim ki ülkemizde paranın süratle değer kaybetmesi nedeniyle davaların adil bir sonuca ulaşması güçleşmektedir. Bu davada yargılamanın her aşamasında ge-cikme olmuş, enflasyon nedeniyle davacı davayı kazandığı takdirde alacağının çok düşük bir bölümünü elde edebilecek duruma düşmüştür. Bu durumda Mahkemelerin ihtiyaçlarını karşılayıp davaların daha süratli görülmesine olanak sağlamamız ve gecikmeleri elimi-zden geldiği ölçüde önlemeye gayret göstermemiz gerekir.
Sonuç olarak istinaf reddedilir. İstinaf masraflarını istinaf edenler ödeyecektir.
(N. Ergin Salâhi) (Niyazi F. Korkut) (Taner Erginel)
Yargıç - Yargıç Yargıç
20 Nisan 1988
-
-
4
-
Full & Egal Universal Law Academy