-D.32/90 Yargıtay/Hukuk 57/90
(Dava No.919/90; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Niyazi F. Korkut, Celâl Karabacak
İstinaf eden: Kıbrıs Türk Ort-a Eğitim Öğretmenler Sendikası ve
Diğerleri, Lefkoşa
(Müstedaaleyhler)
ile
Aleyhine istinaf edilen: 1. Olgun Olay, 144 Dikmen
2. Muharrem Faiz, Balıkesir
3. Durmuş Erçakıca, Devlet S-osyal Konutları,
Taşkınköy - Lefkoşa
(Müstediler)
A r a s ı n d a.
İstinaf edenler namına: Ö-mer Adal
Aleyhine istinaf edilenler namına: Kıvanç M. Riza adına Mustafa Asena
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: İşbu istinaf Lefkoşa Kaza Mahkemesinn 19.7.1990 tarihinde daha önce geçici olarak vermiş olduğu ara emrini kesinleştiren kararından yapılmış bul-unmaktadır. Olgular aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
Davacılar (aleyhine istinaf edilenler) davalılar (istinaf edenler) aleyhine açmış oldukları bir dava ile şu taleplerde bulundular:
"1. Orta Dereceli, Mesleki ve Teknik ile Köy Kadın Kurslarında çalış-an tüm öğretmenlerin üye olabileceği kayıtlı bir sendika olan davalı No.1'in 21.4.1990 tarihinde ve/veya başka herhangi bir tarihte yapmayı tasarladığı Genel Kurul toplantısına, Davalı No.1 durumda olan sendikaya üye olmayan şahısların ve/veya üye olup da -iş ve/veya mesleğini sonradan değiştiren şahısların ve/veya K.K.T. Cumhuriyetindeki Orta Dereceli, Mesleki ve Teknik ile Köy Kadın Kurslarında öğretmen olarak çalışmıyan ve/veya bu gibi görevden emekliye ayrılmayan ve/veya K.K.T. Cumhuri-yetindeki Orta Der-eceli, Mesleki ve Teknik ile Köy Kadın Kurslarında öğretmenlik dışında başka görevlerde, örneğin, Eğitim Bakanlığında çalışanların katılma ve/veya bu gibi bir Genel Kurul toplantısında seçme ve/veya seçilme hakkı olmadığına dair bir Mahkeme beyanı;
Davalı- No.2 ilâ No.39'un daha önceleri Davalı No.1 durumunda olan Sendikaya üye olmalarına rağmen, sonradan işlerini ve/veya öğretmenlik mesleklerini değiştirdikleri ve halen çeşitli Bakanlıklarda ve/veya Dairelerde Müsteşar, Müdür, Müdür Muavini, Müfettiş gibi -görevlerde çalıştıkları cihetle, davalı No.1 durumunda olan Kıbırs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikasının 21.4.1990 tarihinde ve/veya başka herhangi bir tarihte yapmayı tasarladığı Genel Kurul toplantısına katılma ve/veya bu gibi bir Genel Kurul toplant-ısında seçme ve/veya seçilme hakkı olmadığına dair bir Mahkeme beyanı;
Davalı No.1'in İdari Organlarının seçimlerinin gizli oyla yapılması gerektiğine dair bir Mahkeme beyanı;
Davalı No.1'in İdari Organlarının seçimlerinde Genel Kurul Sekreterinin, oy ve-rme hakkı olan üyelerin kaydını tutmakla mükellef olduğu hususunda bir Mahkeme beyanı; ve
Bu dava masrafları."
Davanın ikame edildiği 13.4.1990 tarihine davacılar tek taraflı bir istida ile de aşağıdaki taleplerde bulundular:
" a) Davalı No.1 durumund-a olan Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikasının, 21.4.1990 tarihinde ve/veya başka herhangi bir tarihte yapmayı tasarladığı Genel Kurul toplantısına, davalı No.1 durumunda olan sendikaya üye olmayan şahısların ve/veya üye olup da iş ve/veya mesleği-ni sonradan değiştiren şahısların ve/veya K.K.T. Cumhuriyetindeki Orta Dereceli, Mesleki ve Teknik ile Köy Kadın Kurslarında öğretmen olarak çalışmayan ve/veya bu gibi bir görevden emekliye ayrılmayan ve/veya K.K.T. Cumhuri- yetindeki Orta Dereceli, Meslek-i ve Teknik ile Köy Kadın Kurslarında öğretmenlik görevi dışında başka görevlerde, örneğin Eğitim Bakanlığında çalışanları katılmaktan ve/veya bu gibi bir Genel Kurul toplantısında seçme ve/veya seçilme hakkı kullanma- larına müsaade etmekten men eden;
Da-valı No.2'den Davalı No.39'a kadar (her iki Davalı da dahil) tüm Davalıların, daha önceleri, Davalı No:1 durumunda olan Sendikaya üye olmalarına rağmen, sonradan işlerini ve/veya öğretmenlik mesleklerini değiştirdikleri ve halen çeşitli Bakanlıklarda ve/ve-ya Dairelerde Müsteşar, Müdür, Müdür Muavini, Müfettiş gibi görevlerde çalıştıkları cihetle, davalı No.1 durumunda olan Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikasının 21.4.1990 tarihinde ve/veya başka herhangi bir tarihte yapmayı tasarladığı Genel Kurul -toplantısına katılmaktan ve/veya bu gibi bir Genel Kurul toplantısında seçme ve/veya seçilme hakkı kullanmaktan men edilmeleri;
Davalı No.1 durumunda olan Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikasına, 21.4.1990 tarihinde ve/veya başka herhangi bir tari-hte yapmayı tasarladığı Genel Kurul toplantısında İdari Organlarının seçimlerini gizili oyla yapmasının emredilmesi; ve
Bu istida masrafları."
İlk Mahkeme, tek taraflı istidaya ilişkin yemin varakasnını tetkik ettikten sonra geçici olarak bir ara emri- verdi ve bunun kesinleştirilip kesinleştirilmemesini saptamak üzere istidayı ileri bir tarihe aldı. Bu meyanda ara emri istidası ve yemin varakasının davalılara tebliğini emretti. Davalılar ara emri istidasına itirazname dosyaladılar ve davacıların ara em-ri istidasında talep ettiklerine hakları olmadığını iddia ederek istidanın reddini talep ettiler. Ara emri istidasının duruşmasına 30.5.1990 tarihinde geçildi. Bu meyanda notlardan gözlemlediğimiz kadarı ile ara emri istidası ile Mahkeme emrinin davalı 1, -24, 31 ve 36'ya tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.
Taraflar yemin varakalarında ileri sürdükleri ile yetindiler ve şahadet çağırmadılar. İlk Mahkeme 19.7.1990 tarihinde vermiş olduğu karar ile davacıları ara emri istidasındaki taleplerinde haklı buldu ve- ara emri istidasında belirlenen talepleri doğrultusunda emir vererek ara emrini kesinleştirdi.
Yine zabıtların tetkikinden ve davalılar tarafından bulunan avukatlarının beyanından davalı No.5, 6, 9, 10, 14, 18, 19, 20, 24, 26, 27 ve 36'nın davalı no.1 s-endikanın üyesi olmadıkları anlaşılmaktadır. Bu safhada davalılar tarafından bulunan avukatın ara emri istidasının tebliğ edilmediği davalı No.14, 24, 31 ve 36 namına nasıl böyle bir beyanda bulunduğunu anlamakta güçlük çekmekteyiz. Çünkü sözü edilen ara e-mri istidası bu davalılara tebliğ edilmediği gibi 30.5.1990 tarihinde tutulan zabıtlardan davalı No. 14, 24, 31 ve 36'nın avukat tarafından temsil edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda ara emri istidasının duruşması tebliğ yapılmadığı gerekçesi ile davalı- No.14, 24, 31 ve 36 aleyhine yapılamaz ve onların gıyabında kesin bir sonuca varılamazdı. Hal böyle olmasına rağmen ara emri istidasının onları da etkilemesi pratikte herhangi bir önem atfetmediği cihetle bunun üzerinde daha fazla durmayıp sadece bu husus-a işaret etmekle yetineceğiz.
Davacılar ara emri istidasına ekli yemin varakalarında özetle; davalı No.1 sendikanın üyesi olduklarını, davalı No.2'den 36'ya kadar olan davalı No.2 ile 36 da dahil davalıların öğretmenlık iş veya mesleğinde fiilen çalışmad-ıkları gerekçesi ile davalı no.1 sendikaya üye olma vasfına haiz olmadıklarını, ayrıca onların öğretmenlik mesleğinden emekliye ayrılmadık-larını ve dolayısıyle sendika üyesi de bulunmadıklarını iddia etti. Davacılar ayrıca davalı No.1 sendikanın 21.4.1990- tarihinde yapılacak genel kurul toplantısına üye seçme ve seçilmelerine müsaade ettiğini, bu nedenle 1347/88 sayılı davanın açıldığını ve bu davanın halen askıda bulunduğunu beyan etti. Bu durumda ayni tablonun tekrarlanmasının pek muhtemel olduğunu ileri- süren davacılar talep edildiği şekilde bir ara emri verilmesini talep ettiler. Öte yandan davalılar tarafından dosyalanan itiraznameye ekli yemin varakasında davalı No.1 sendika başkanı, sair şeyler meyanında, davalı 5, 6, 9, 10, 14, 18, 19, 20, 22, 23, 2-4, 26, 27 ve 36'nın sendika üyesi olmadığını ve hali ile bunların toplantıya katılmalarına ve seçme veya seçilmelerine olanak bulunmadığını, geriye kalan davalıların bazılarının öğretmenlik mesleğinden emekliye ayrıldığını ve halen bu statüde bulundukların-ı, bazılarının ise öğretmenlik statüsünde bulunmasına karşın tamamen geçici olarak Eğitim Bakanlığına bağlı başka birimlerde çalıştıklarını ve onların ilgili tüzük ve yasa altında üyeliklerini koruduklarını ve dolayısıyle sendika toplantılarına katılma, se-çme ve seçilme haklarını kullanabileceklerini iddia etti.
19.7.1990 tarihinde verdiği bir kararla İlk Mahkeme, ara emri istidası ile talep edilenlerin davada talep edilenler ile aynı olduklarını, ara emri istdiasına itibar edilmesi halinde dava hakkında -da nihai bir karar vermiş olacağına işaret etti. Buna rağmen durumu gerek tüzük gerekse yasa altında inceledi ve neticede davalı 1 dışında kalan davalıların sendika üyesi olmadığı kanaatına vardı ve tümü aleyhine ara emrini kesinleştirdi.
Davalılar bu ka-rardan istinaf etmiş bulunmaktadır. Dosyalanan istinaf ihbarnamesi 10 sebep içermekle beraber bunları iki ana başlık altında toplamak mümkündür.
1. İlk Mahkeme ara emri istidasını bir sonuca vardırırken esas davada talep edilenler hakkında da nihai bir ka-rar vererek bu şekilde esas davayı sonuçlandırmakla hata etti.
2. (a) İlk Mahkeme, önünde serdedilen gerçeklerden, üye olmayan ve olmadığını iddia eden davalılar hakkında ara emrini kesinleştirmekle hata etti.
(b) Geriye kalan davalıların durumlar-ını teker teker incelemeden bazılarının üyelik vasfını yitirdiği kanaatına varmakla hata etti.
Bu istinaf sebeplerini birlikte ele alıp incelemeyi uygun bulduk.
Genel ilke odur ki ara emri safhasında davanın asasına girip davayı bir karara bağlamak hata-lıdır. (Gör: Yargıtay/Hukuk 60/87; D.17/87.) Yargıtay/Hukuk 48/80; D.29/80 sayılı içtihat kararında Mahkeme ayrıca bu görüşlere yer verdi:
"Sırası gelmişken bir konuya daha temas etmek istiyoruz. O da ara emri verilirken davanın nihai neticesini etkileyec-ek kesin kararlar verilmesinden Bidayet Mahkemelerinin kaçınması gerekmektedir."
Ancak Yargıtay/Hukuk 60/87 D.17/87'de de vurgulandığı gibi bazı durumlarda konunun esasına girilmesi kaçınılmaz olabilir. Özellikle bu gibi makul müdafaanın bulunmadığının aç-ıkça görüldüğü istisnai durumu olan davalarda davanın esasına girilmesi gereği hasıl olabilir.
Manchester Corporation v. Connolly and Others 1970 1 All E.R. s.961 Sayfa 964'de bu hussuta Mahkeme şu görüşlere yer verdi:
" In my view, in a case which is no-t doubt exceptional, where there is plainly no defence to an action and the only object is delay, the Vice-Chancellor was quite right in exercising his discretion to grant interlocutory relief in the form of an injunction of the words which I shall deal wi-th later."
Önümüzdeki meselede İlk Mahkeme yargıcının da belirttiği gibi ara emri istidasını bir neticeye bağlarken davada idd-ia ve talep edilenler hakkında kesin karar vermiş bulunmaktadır. Diğer bir ifade şekli ile esas davada talep ve müdafaa takrirleri verilmeden dava bitmiş oldu. Şüphe yoktur ki bu işlem daha önce anılan içtihat kararlarında da belirtildiği gibi yapılmaması -gereken bir işlemdir. O halde geriye bunun istisnai ve açıkça müdafaanın bulunmadığı bir durum mevcut olup olmadığının saptanması gerekir.
Olgular kısmında da temas ettiğimiz gibi bir kısım davalıların bizzat kendileri sendikaya üye olamdıklarını kabul e-tmektedirler. Bu durumda onların aleyhine ara emri istidası değil dava dahi açılamaz. Her ne kadar da bu davalılar aleyhine davacıların yemin varakalarında onların yani davalıların toplantıya katılma veya orada seçme veya seçilme hazırlığı içinde oldukları- iddia ediliyorsa da bu iddia davalılar tarafından tanzim edilen yemin varakalarında reddolunmaktadır. Bu durumda üye olmadıklarını kabul eden davalılar aleyhine ara emrinin kesinleşmesinin söz konusu olamayacağı bir yana alleyhlerine ikame edilen davanın -dahi durmaması gerekir. Geriye kalan davalılar için en azından ilk nazarda ilgili sendikanın üyeleri oldukları iddia edilmektedir. Sendikanın ilgili tüzüğü veya yasal durum ışığında onların veya bazılarının üyelik vasfını yitirip yitirmediği münakaşası yap-ılabilir. Her ne kadar da bazılarının özellikle meslek değiştiren üyelerin üyeliklerini yitirdikleri görüş ve iddiası daha ağır basmakta ise de özellikle başka yerde tamamen geçici mahiyette iş yapanların veya emekliye ayrılıp, başka yerde çalışmayanların -da ağırlık taşıdığını söylemek ilk nazarda kolay değildir. Ancak bu konuda kesin birşey söylemek istemiyoruz. Diğer bir konu ise davacıların mutasavver toplantıda oy kullanma işleminin gizli yapılmak istenmesi ile ilgilidir. Bu konuda da davalılar aksini i-ddia etmiş değillerdir. Davalılar tarafından tanzim edilen yemin varakasına göre toplantıda oy kullanmanın gizli yapılması esasen tüzük gereğidir. Davacıların bu konuda 1988 yılında yapılan toplantıda gizli oylamaya itibar edilmediği iddiası, - red ve inkâ-r edildiği bir yana - gereçek olsa bile bunun aynı şekilde 1990'da yapılacak toplantıda tekrarlanacağı anlamına gelmez. Bütün bu söylenenler İlk Mahkemenin daha ara emri istidası safhasında esas davayı sonuçlandırmakla hatalı hareket ettiğini göstermektedi-r. Bu gibi durumlarda taraflara düşen görev konunun önemine binaen davanın duruşmasının çabuklaştırılmasını sağlamaktır.
Davacılar, ara emri verilmemesinin onlara doğuracağı telâfisi imkânsız zarardan yani üye olmayanların toplantıya iştirak etmesi ile y-apılacak bir seçimin daha sonra iptal edilmesi ile geriye dönüşün imkânsız olacağını da iddia ettiler. Bu iddia ve görüşte bir hakikat payı olmakla birlikte ileride, üye olmayanların oy vermesi neticesi iptal edilecek toplantı ve sonuçlarının doğuracağı za-rar tahmin edildiği kadar büyük veya telâfisi zor değildir. Bunun aksini düşünmek seçimle ilgili her toplantının o toplantıya üye olmayan veya üyelik vasfını yitirmiş kişilerin gelebileceği ihtimaline binaen ara emri istidaları ile bu gibi toplantıları aka-mete uğratmak olur. Oysa ki ilgili toplantının yasa ve tüzüklere uygun olarak yapılacağı ve bu gibi toplantılarda bazı usulsüzlüklerin yapıldığı gerçek olsa bile bu hata veya usulsüzlüğün ayni şekilde sağlam ve inanılır bilgilerin bulunduğu durumlar hariç,- gerçekleştiri-lebileceğini ileri sürmek hatalı olur. Kanaatimizce önümüzdeki istinafa konu davada ara emri safhasında esas davanın neticelendirilmesini gerektirecek nitelikte istisnai bir durum yoktur. Ayrıca ilgili sendikanın hiç olmazsa bazı üyelerinin -geçmişte kazandıkları üyelik haklarını yitirmediği doğrultusundaki iddiası üzerinde durulmayacak kadar makûl müdafaadan yoksun bulunduğunu söylemek, bu safhada, olanaksızdır. İlk Mahkeme bunun aksine hareket etmekle hatalı hareket etmiştir.
Sonuç olarak -istinaf kabul edilir ve İlk Mahkemenin kesinleştirdiği ara emri iptal edilir.
Gerek İlk Mahkeme, gerekse istinaf masrafları aleyhine istinaf edilenler tarafından ödenecektir.
(Salih S. Dayıoğlu) (Niyazi F. Korkut) (C-elâl Karaabcak)
Yargıç Yargıç Yargıç
29 Kasın 1990
Full & Egal Universal Law Academy