-D.12/93 Yargıtay/Hukuk 57/91
(Dava No: 1334/88; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Niyazi F. Korkut, Celâl Karabacak, Özkan Tunçağ
İstinaf eden: Akten Ltd., Gazi -Mağusa.
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: 1. Ekonomi Ticaret ve Sanayi Bakanlığı vas.
KKTC Başsavcılığı, Lefkoşa.
2. Plânlama ve İnşaat Dairesi Müdürlüğü ve/veya
KKTC Bayı-ndırlık Ulaştırma ve Turizm Bakanlığı
vas. ile KKTC Başsavcılığı, Lefkoşa.
(Davalılar)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden tarafından: Avukat Menteş Aziz ve Avukat Ali Rıza Görgün
Aleyhine istinaf edilenler tarafından: Savcı Ali Fevzi Yeşilada
H Ü K Ü M
Niyazi F. Korkut: İstinaf eden davacı, sair şeyler ya-nında, elektrik müteahhitliği de yapan tüzel kişiliğe haiz bir şirkettir.
Aleyhine istinaf edilen Davalılar Mehmetçik Köyünde Karpaz Alkollü İçki ve Şarap Fabrikası inşaatının tüm müteahhitlik işlerini yapmak üzere 23.2.1987 tarihinde Ahmet Salim isimli -bir müteahhit ile mukavele yaptılar. Davacı bilâhare konu müteahhit ile 11.12.1987 tarihinde bir mukavele yaparak konu inşaatın elektrik işlerini yapmayı üstlendi. Davacı dosyalamış olduğu talep takririnde, sair şeyler yanında, müteahhidin yapılan mukavele-yi ihlâl ettiğini ve bunun üzerine mukaveleyi feshederek ilgili mukavele uyarınca inşaata kullanılmak üzere Kaskop'a ait bir ambara taşımış olduğu ve bedeli tarafından ödenen emtiayı almak için müteahhit aleyhine Lefkoşa Kaza Mahkemesinde 366/88 no'lu dava-yı dosyaladığını, bu dava tahtında aynı gün dosyalamış olduğu ara emri istidasının reddedilmesi üzerine istinaf dosyalayarak 3/88 sayılı Yargıtay/Hukuk istidası altında mezkûr emtiayı müteahhit ve bu istinaftaki Davalıların müdahalede bulunmalarını yasklay-an geçici bir ara emri aldığını; bu ara emrinin alınmasından sonra müteahhit ile 17.2.1988 tarihinde ikinci bir mukavele yaptığını; bu mukaveleye göre Davacı tarafından şantiyeye götürülen malzemelerin bedelleri tümü ile Davacıya ödeninceye dek Davacının b-u malzemelerin mülkiyet ve tasarrufuna sahip olmaya devam edeceği; müteahhidin Davacı tarafından şantiyeye götürülen malzemelerin bedelini Davalılardan kısımen ya da tamamen ödenmiş olmasının mezkûr mazlemeler üzerindeki Davacının mülkiyet hakkını herhangi- bir şekilde etkilenmeyeceğine ilişkin anlaştıkları gibi daha önce 53 milyon TL olarak uyuşulan işçilik ve malzeme bedelinin de 100 milyon TL'ye çıkarıldığını ve bu mukavele ile müteahhidin o tarihe dek konu iş için Davacıya işçilik olarak sadece 12 milyon- TL ödendiğinin de müteahhit tarafından kabul edildiğini; 2'inci mukaveleye göre müteahhidin en geç 10.3.1988 tarihine dek elektrik işlerinin yapımı için inşaatı hazır duruma getireceği ve Davacının da en geç 30.4.1988 tarihine dek mukavele altındaki yüküm-lülüklerini tamamlamakla yükümlü olacağının anlaşıldığını; müteahhidin bu sözleşme altındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine müteahhit aleyhine 2'inci kez bir dava açarak 22.4.1988 tarihide 1049/88 sayılı davada Davacıya ait malzemelerin müteah-hit tarafından Davacıya iadesine ilişkin bir hüküm aldığını; Davalıların müteahhit ile aralarında akteddikleri ve Davacının taraf olmadığı 23.2.1987 tarihli mukaveleye dayanrak müteahhidin mukavele altındaki vecibelerini yerine getirmemesi üzerine mukavele-yi 21.4.1988 tarihinde feshettikleri ve mülkiyet ve tasarrufun kendilerine ait olduğu savı ile konu malzemelerin Davacı tarafından geri alınmasını engellediklerini ileri sürerek talep takririnde tafsilâtı verilen malzeme, aksam ve teçhizatın Davalılar tara-fından kendisine iade edilmesi ile düçar kaldığı özel ve genel zarar ziyanın ödenmesine ilişkin hüküm talep etti.
Davalılar ise dosyalamış oldukları müdafaa takririnde, sair şeyler yanında, dava konusu inşaat malzemelerinin mülkiyet ve tasarrufunun kendi-lerinde olduğunu; şantiyede mevcut henüz inşaatta kullanılmamış malzemelerin bedelinin %80'inin ihzarat olarak müteahhide ödendiğini; müteahhidin akti vecibelerini yerine getirmemesi üzerine mukaveleyi 21.4.1988 tarihnde feshederek mukavele uyarınca davaya- konu malzemelere el koyduklarını; Davacının aldığı 1049/88 sayılı hükmün iptali için Asli/Yetki 4/88 no'lu istidayı dosyalamalarına karşın Davacının bu istinafa konu dava neticelenmeden 1049/88'no'lu hükmü icra etmiyeceğini beyan etmesi üzerine bu istiday-ı geri çektiklerini ve 25.10.1988 tarihinde davacı ile mutabakata vararak Davacının davasında haklı çıkması halinde Davacıya ödenmek üzere davaya konu malzemeleri satarak elde edilen 20.948.85 sterlini bankaya KKTC adına yatırdıklarını ileri sürdüler.
Al-t Mahkeme yapılan duruşma sonunda vermiş olduğu kararda, sair şeyler yanında, Davalıların dava konusu malzemelerin ihzaratını müteahhide ödediklerine ve müteahhit ile davalılar arasındaki mukavelenin 21.4.1988 tarihinde feshedilmesinden sonra, mukaveleye g-öre, konu malzemelerin mülkiyetinin Davalılara intikâl ettiğine ve Davacı tarafından Davlıların taraf olmadığı 1049/88 sayılı davada alınan hükmün Davalıları bağlamadığına ilişkin bulgu yaparak Davacının taleplerini reddetti.
Davacı bu hükme karşı istina-f dosyaladı. İstinafın duruşmasında istinaf eden istinaf ihbarnamesindeki 11 istinaf sebebini 4 başlık altında toparladı. İstinaf edenin 4 başlık altında özetlediği istinaf sebepleri şöyledir:
1. Alt Mahkeme, emare mukaveleler ile faturalar ve 1049/88 sa-yılı hükme karşı istinafa konu malzemelerin malikinin Davalılar olduğuna ilişkin bulgusu hatalıdır.
2. Alt Mahkeme istinaf edilmeyip kesinleşen 1049/88 sayılı hükmün taşıdığı değer hususunda yanlış bulgu ve değerlendirme yaparak konu hükmün Davalıları b-ağlamadığına ilişkin bulgu yapmakla hata etti.
3. Alt Mahkeme Salim Kusetoğlu'nun şahadetini kabul edip bu şahadetin sunulmasına karşı yapılan itirazı reddetmekle ve bu tanığın sunduğu çeki emare olarak kabul etmekle hata etti.
4. Alt Mahkeme müstenif-in 1049/88 sayılı hüküm tahtında başlattığı icra işlemlerinde kendisini icra memuru yerine koyduğu şeklindeki bulgusu şahadetle bağdaşmayıp hatalıdır.
İstinafın duruşması sırasında istinaf eden avukatı, Mahkemeye hitabında, sair şeyler yanında, Davalıla-r ile müteahhit arasındaki mukaveleye Davacının taraf olmadığını ve emare olarak sunulan faturalara göre mülkiyeti Davacıya ait olduğu görülen dava konusu eşyalarla ilgili bir ivaz geçişi de olmadığını; şahadete göre müteahhidin Davacıya 12 milyon TL dışın-da bir ödeme yapılamdığının Davalıların tanıklarınca da kabul edildiğini ve bu nedenlerle Davalıların bu eşyalar üzerinde herhangi bir mülkiyet hakkı bulunmadığını; keza Davacı ile müteahhit arasında aktin bir satış olmayıp şarta bağlı bir anlaşma olduğunu- ve konu anlaşmanın şartı yerine getirilmediğine ve bu nedenle mazlemelerin mülkiyeti Davacıda olduğuna göre Davalıların Davacıya ait malzemelere el koymaya hakları olmadığı; kaldı ki konu malzemelerin şantiye dışında münhasıran Davacının kontrolunda olan -bir üzüm paketleme evinde muhafaza edildiklerini ve bu hususun tarafsız bir tanık olan konu ambarın sahibi Kaskoop Başkanı Emirali Erek'in şahadeti ile de teyit edildiğini ve bu tanığın şahadetine göre konu ambarın anahtarının Davacının talebi üzerine bu -tanık tarafından Davacıya verildiğinin sarih olduğunu; Davalılar ile müteahhit arasında aktedilip Davacının taraf olmadığı mukavelenin Davalılara sadece mülkiyet ve tasarrufu müteahhide ait olan malzemelere el koyma hakkı verdiğini ve müteahhidin davaya ko-nu malzemeler için Davalılardan para almış olmasının Davacıyı bağlamadığını ileri sürdü. İstinaf eden avukatı iddialarına devamla bir an için konu eşyaların tasarrufunun Davalılarda olduğu kabul edilse bile bu tasarrufun kendi başına Davalılara bir mülkiye-t hakkı bahşetmediğini ve mülkiyet hakkına sahip olan Davacının ünvanı karşısında tasarruftan doğan Davalıların hakkının daha üstün olamayacağını ve ilâveten ihbarı müteahhit yerine kardeşine tebliğ edilip şeklen hatalı olduğu ve bu ihbara bağlı olarak dav-aya konu mazlemelere el koymalarının da söz konusu olamıyacağını savundu.
Aleyhine istinaf edilenler adına konuşan Savcı ise, sair şeyler yanında, Davacının mütahhit ile Davalılar arsındaki mukaveleden haberdar olduğuna göre bu mukavele ile, zımnen bağlı- olduğunu; dava konusu malzemeler Davalılara ait şantiyeye götürülmekle Davalıların kontrolüne geçtiğini ve Davalılar müteahhit ile aralarındaki mukavaleyi feshedip şantiyeye el koyarken tasarruflarında bulunan konu mazlemelerin mülkiyetini de elde ettikle-rini; 1049/88 sayılı hükme karşı bir "certiorari" istidası dosyalamalarına karşı konu istidayı geri çekerek mülkiyeti bu istinafa konu davada karara bağlamayı kararlaştırdıklarını savundu.
İstinafın duruşması sırasında söylenenler ile tutanaklardan da gö-rüleceği gibi istinaf eden, sair şeyler yanında, dava konusu mazlemelerin tasarruf ve mülkiyetinin hiçbir zaman müteahhide geçmediğini; konu malzemelerin bedelleri tümü ile Davacıya ödeninceye dek Davacının bu malzemelerin mülkiyet ve tasarrufuna sahip olm-aya devam ettiğini ve müteahhit ile Davalılar arasında bir nizanın zuhuru halinde bile Davacının kendisine ait olan bedelleri ödenmemiş bulunan tüm malzemeleri inşaat sahası dışına çıkartmaya ehil olduğunu ve bu nedenle Davalıların konu malzemelere el koym-aya yetkisi olmadığını ve konu mazlemelerin aidiyeti ile kendisine iadesine ilşkin hüküm almış olup bu hüküm durduğu sürece hükmün gerisine gidilemiyeceğini ileri sürerken; aleyhine istinaf edilen Davalılar ise, sair şeyler yanında, müteahhit ile yaptıklar-ı mukavelenin 8. maddesi uyarınca müteahhidin şantiyeye getirdiği ve kendisine %80 ihzaret bedeli ödendiği ileri sürülen tüm malzemelerin tasarrufunun kendilerine geçtiğini ve müteahhidin mukavele altınaki yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmasından dola-yı 21.4.1988 tarihli ihbarla müteahhit ile aralarındaki mukaveleyi feshederek mukavelenin 15. maddesi uyarınca şantiye dahilindeki tüm malzemeye ve şantiyeye el koyduklarını savunmaktadırlar. Bu durumda bu istinafta bir karara varabilmek için öncelikle ist-inafa konu malzemelerin mülkiyetinin kime ait olduğunun saptanması gerekir. Bu hususun incelenmesine geçmezden önce bu konuda yasal durumun ne olduğuna bakmak gerekir. Halsbury's Laws of England, 3. baskı, Vol.8, s.66, para.110'da "Rights and Liabilities o-f Strangers to the Contract" başlığı altında şöyle denmektedir:
"As a general rule a contract affects only the parties to it, and cannot be enfoorced by or against a person who is not a party ........"
Chesire Law of Contract 10. baskı, s.414'de "Attem-pts to impose liabilities upon strangeres" başlığı altında ise şu görüşe yer verilmektedir:
" The doctrine of privity while in principle at least it prevents a third party beneficiary from suing on a contract operates with equallogic to forbid the contrc-ting parties to enforce obligations against a stranger. ................"
Yukarıda alıntı yapılan yasal durum ışığında özetlenen olgulara baktığımızda davalıların müteahhit ile yapmış oldukları mukaveleye dayanarak mukaveleyi festhetmeleri sonucu inşaatt-a bulunan malzemelere el koydukları ve bu nedenle de mülkiyetin kendilerine geçtiğini ileri sürdükleri görülmektedir. Davacı Davalılar ile müteahhit arasında aktedilen mukaveleye taraf olmadığına göre konu mukavele ancak mukaveleye taraf olan kişileri bağl-amakta olup konu mukavelenin Davacıyı bağlaması söz konusu değildir. Bu bakımdan Davacılar bu mukaveleye dayanarak ancak inşaat yerinde mülkiyeti müteahhide ait olan eşyalara el koyabilirlerdi. Özetlenen olgulardan ve şahadetten görülebileceği gibi Davacı -müteahhit ile davada sözü edilen inşaatın elektrik işlerini yapmak üzere "independant contractor" olarak 11.12.1987 tarihli ayrı bir mukavele yapmış, müteahhidin sözü edilen mukaveleye uymaması üzerine müteahhit aleyhine Lefkoşa Kaza Mahkemesinde dosyaladı-ğı 366/88 sayılı davada talep ettiği ara emri isteminin reddedilmesi üzerine dosyaladığı istinafa bağlı olarak Yüksek Mahkemeden davaya konu malzemelere müdahalede bulunulması için müteahhit ve Davalılar aleyhine geçici bir ara emir alıp bu emri taraflara -tebliğ ettirmiş ve bilâhare müteahhit ile 2'nci bir mukavele yaparak ara emri ve istinafı geri çekmiştir. Müteahhidin 2'nci mukaveleye de uymaması üzerine Davacı bu kez müteahhit aleyhine 1049/88 sayılı davayı açarak istinafa konu mazlemelerin aidiyeti ve -Davacıya iadesine ilişkin hüküm almıştır. Davalılar alınan bu hükmün iptali için Yüksek Mahkemeye bir "certiorari" istidası dosyalamalarına karşın bu istidayı da bilâhare geri çektikten sonra bu isinafa konu davada müteahhit ile aralarında varolan mukavele-ye dayanarak Davacının müteahhit ile yaptığı mukavele uyarınca inşaat yerine getirdiği ve Davacı tarafından satın alınıp müteahhitten bedellerini henüz ödenmediği malzemelere el koyabilmesi olası değildir.
Kaldı ki ilgili devrede Galatya Belediye Başkanı- olan tarafsız tanık Emirali Erek'in şahadetinde de görülebileceği gibi Davacı davaya konu malzemeleri Kaskoop'a ait olup aynı zamanda bu kooperatifin de başkanı olan tanık tarafından anahtarı kendisine verilen inşaata yakın bir ambarda muhafaza etmekte id-i. Bu nedenle konu malzemeler Davalıların ileri sürdüğü gibi Davalılara ait bir şantiyede de değillerdi. Bu durumda konu malzemelerin müdafaada ve şahadette ileri sürüldüğü gibi Davalılara ait şantiyede oldukları sonucuna varmak da olası değildir.
Yukarı-da söylenenlerden anlaşılacağı gibi Davalılar ile müteahhit arasında aktedilen mukavelenin koşulları müteahhit ile konu inşaatın elektrik işlerini yapmak üzere ayrı bir mukavele yapan Davacıyı bağlamamaktadır. Şahadete göre Davacı müteahhit ile yaptığı muk-aveleler uyarınca mukavele altındaki yükümlülüklerini yerine getirmek üzere davada tafsilâtı verilen mazlemeleri satın alarak inşaat yerine yakın ambara götürmüştür. Emare faturalar da bu şahadeti desteklemektedir. Bu dava dosyalandıktan sonra tarafların m-utabakatı ile davaya konu malzemeler 20.948.85 sterline satılmıştır. Bu malzemeler ve yapılan işe tuta müteahhidin Davacıya sadece 12 milyon TL ödediği de dikkate alındığında konu malzemelerin mülkiyetinin, Davacı ile müteahhit arasındaki mukavele uyarınca-, Davacıya ait olduğu tartışılamaz. Kaldı ki Davacı bu gerçekleri 1049/88 sayılı dava ile de hükme bağlayıp Davalılar bu hükmün iptâline ilişkin dosyalamış oldukları "certiorari" istidasını da geri çektikten sonra bugün bu istinafa konu davada konu hükmün -gerisine giderek mülkiyet iddiasında bulunabilmeleri ve mülkiyet hususunu tartışabilmeleri olası değildir.
Bütün bu nedenlerle Alt Mahkeme, Davalılar ile müteahhit arasındaki mukaveleye dayanarak, konu malzemelerin Davalılar mülkiyetine geçtiğine ilişkin- bulgu yaparak Davacının istemini reddetmekle hata etmiştir. Davacı bu nokta üzerinden istinafında başarılı olduktan sonra ileri sürülen sair istinaf sebeplerine değinmeye gerek kalmamıştır.
Sonuç olarak istinaf kabul edilerek Alt Mahkemenin istinaf eden-in davasını reddeden kararı iptal edilir. Tarafların varmış oldukları mutabakat sonucu dava konusu olan malzemelerin satışından elde edilerek Bankaya yatırılan 20.948.85 sterlin'in, olması halinde, bugüne dek tahakkuk eden fazileri ile birlikte istinaf ede-ne ödenmesine ilişkin hüküm verilir.
İstinaf edenin tüm masrafları aleyhine istinaf edilenler tarafından ödenecektir.
(Niyazi F. Korkut) (Celâl Karabacak) (Özkan Tunçağ)
Yargıç - Yargıç Yargıç
25 Mayıs 1993
-
1
-
Full & Egal Universal Law Academy