- Yargıtay/Hukuk 59/78
(Dava No. 867/76; Lefkoşa) YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Başkan, Şakir Sıdkı İlkay,
N. Ergin Salâhi.
-
İstinaf eden: Mehmet Bakkal Yusuf, Lefkoşa.
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Erdoğan Hasan, Lefkoşa.
(Davalı)
- a r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Kıvanç M. Riza.
Aleyhine istinaf edilen namına: Nevvar Nazım ile Hasan Hasipoğlu.
Trafik kazası - Trafik kazası sonucu yaralanma - Davacının özel ve
genel tazminat talebi - Davacının bisikleti ile solda g-iderken
arkadan arabası ile gelen Davalının benzin istasyonuna döndüğü
sırada Davacıya çarpması - İlk Mahkemenin her iki tarafın da
dikkatsizliği bulunduğunu belirtmesi ve hangisinin daha fazla
dikkatsiz olduğuna ilişkin şahadet olmadığ-ına göre tarafları eşit
oranda kusurlu kabul etmesi - Yargıtayın Davacının sola dönüş
işaretini görsün veya görmesin, kazayı önlemek için herhangi bir
tedbiri düşünmeğe ve almağa fırsatı olmadığını dikkate alarak tüm
kusurun Davalıda ol-duğu kanısına varması.
Mûterafik kusur - Trafik kazası sonucu yaralanmaya dayanan özel ve
genel taıminat talebi - Bisikleti ile yolun solunda seyreden
Davacıya arkadan arabası ile gelen ve benzin istasyonuna girmek
için dönen Davalının çarp-ması - İlk Mahkemenin tarafların
ikisinde de dikkatsizlik bulması ve hangisinin daha dikkatsiz
olduğuna ilişkin şahadet olmadığına göre eşit kusurlu olduklarına
hükmetmesi - Davacının sola dönüş işaretini görmüş olsun veya
olmasın, kaza-yı önlemek için gerekli veya herhangi bir tedbiri
düşünmeğe ve almağa fırsatı olmadığını dikkate alan Yargıtayın
tüm kusurun Davalıda olduğu sonucuna varması.
OLAY: Davacı bisikletini sürerek yolun solunda giderken arabası ile
arkadan gel-en Davalı aniden benzin istasyonuna döndü ve bisiklete
çarparak Davacının yaralanmasına neden oldu.
Davacı Davalı aleyhine yaralanmadan doğan zarar ziyanın
tazminini talep eden dava açtı. İlk Mahkeme, tarafların ikisinin
de dikka-tsiz olduğu ve hangisinin ötekinden daha dikkatsiz
olduğuna ilişkin şahadett mevcut bulunmadığı kanısına vardı ve
tarafları %50 oranında kusurlu bularak bu oran üzerinden
tazminata hükmetti.
Davacı İlk Mahkemenin kendisinde %-50 oranında kusur
bulmakla, kaza sonucu kazanç kaybı olduğu hususunda bulgu
yapmamakla ve lehine sadece yarı dava masraflarının ödenmesini
emretmekle hata ettiğini ileri sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, çarpışmanın, yolun tam s-olunda benzin istasyonu
ile yolun birleştiği hattın üzerinde meydana geldiğini, Davalı
çok kısa bir mesafeden döndüğü için Davacının herhangi bir tedbir
almaya veya düşünmeye fırsatı bulunmadığını dikkate aldı ve tüm
kusurun Davalıda ol-duğu sonucuna vardı. Bakkaliye işleten
Davacının bakkaliyesinin kazadan sonra eşi tarafından açık
tutulduğunu göz önünde bulunduran Yüksek Mahkeme, İlk Mahkemenin
kazanç kaybı konusundaki bulgusunun yerinde olduğunu kabul
- H Ü K Ü M
Ülfet Emin: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Şakir Sıdkı İlkay verecektir.
Şakir Sıdkı İlkay: Müstenif, bir trafik kazası neticesi açtığı davada Lefkoşa Kaza Mahkemesinin verdiği hükümden istinaf etmiştir.
Müstenif da-vacı evli ve bakkal olup kaza tarihinde 54 yaşlarında idi.
Davacı, 27.6.1977' de, bisikletini Bedrettin Demirel Caddesinde Ortaköy istikametinde ve caddenin tekmil solunda sürmekte olduğu bir sırada aynı istikamette gitmekte olan davalı sürdüğü A 273- plâkalı arabayı soldaki Shell benzin istasyonuna büktü ve bu şekilde davacının geçit hattına girmesi sonucu vuku bulan kazada davacı yaralandı.
Davacının Lefkoşa Kaza Mahkemesi huzurunda açtığı davada Mahkeme tam sorumluluk esası üzerinden davacının- almağa hakkı olduğu özel tazminat miktarını 90 ve genel tazminat miktarını da 1500 Kıbrıs lirası olarak saptadı fakat kazanın vukuunda tarafların her birinin sorumluluk oranının eşit olduğuna karar verdiğinden neticede davacı lehine sadece 795 Kıbrıs lira-sı ve yarı dava masrafları için hüküm ve emir verdi. Müstenif işbu hükümden istinaf etmiştir.
Müstenif, Bidayet Mahkemesinin kendisine kaza ile ilgili olarak kusur veya %50 oranında kusur bulmakla, kaza neticesi kazanç kaybı olduğu hususunda bulgu ya-pmamakla ve kendisine sadece yarı dava masraflarını vermekle hata ettiğini ileri sürmüştür. İstinaf ihbarnamesinde, ayrıca, aleyhine istinaf edilen davalının çağırdığı doktorun şahadetini müstenif davacının çağırdığı doktorun şahadetine tercih etmekle Bida-yet Mahkemesinin hata ettiği ileri sürülmüş ise de bu istinaf sebebi geri çekilmiştir.
İlkin sorumluluk ile ilgili istinaf sebebini ele alalım. Kazanın içinde yer aldığı Bedrettin Demirel Caddesi 36 ayak genişliğinde asfalt ve düz bir yoldur. Bu yolu-n Ortaköy'e giderken solunda Shell benzin istasyonu vardır ve bu istasyonun sahası da asfalt olup cadde ile birleşmektedir.
Kaza sırasında davacı bisikletini yolun tekmil solunda Ortaköy istikametinde sürmekte idi. Bu sırada aynı istikamette seyretme-kte olan davalı davacıyı geçtikten sonra arabasını sola benzin istasyonuna biiktü ve bunun neticesi davacının bisikletinin ön lastiği ile davalının arabasının ön sol kapısının alt kısmı temasa geldi ve davacı yere düşerek yaralandı. Çarpışma yolun tam solu-nda benzin istasyonu ile yolun birleştiği hattın üzerinde vuku buldu.
Kazanın nasıl vuku bulduğu hususunda Bidayet Mahkemesinin kendisine inandığı davalı şahadetinde şöyle demiştir:
"Shell benzin istasyonuna giderken döneceğim için 3. vit-es
ile giderdim ben 2. vitese koydum sola döneceğimi işaret verdim
sola döndükten sonra bir çatırdı duydum bu defa biraz
ilerledikten sonra arabayı durduttum arabadan indim aşağıya ve
baktım bir adam yatır bisiklet yanında .............-.........
Sola döndüğüm zaman 5-10 bacak ileride idim ben döndüğümde
kendisini çünkü ağır giderken bir çakırtı duydum arabayı
durduttum ve indim aşağıya."
Davalı keza dönmezden evvel sola döneceğini trafik ışığını yakarak belirttiğini -fakat dönmezden evvel davacının ne kadar arkada olduğunu saptamak için arkasını kontrol etmediğini, arabasını 2. vitese koyduktan sonra ise süratinin 5-6 mil olduğunu söyledi.
Davalı söylediği kadar yavaş giderken yolun tekmil solunda gitmekte olan d-avacıyı ancak pek az bir mesafe geçtikten sonra ve davacının ne kadar arkada olduğunu saptamak için arkasını kontrol etmeden sola bükerek davacının geçit hattı içine girmesi arabasını ihmalkârane sürerek kazaya sebebiyet verdiğini açıkça göstermektedir. Es-asen Bidayet Mahkemesi de hiikmünde davalının ihmglkârlığı ile ilgili olarak şöyle demiştir:
"Olgulara dayanarak yapılan bulgular çerçevesinde bu davada
davalının dikkatsiz ve/veya ihmalkâr olduğu ortaya çıkmaktadır.
Davalının dikkatsi-zliği aynı istikamette giden davacıyı geçerken
istasyona dönmeden kendi otomobili ile davacının bisikleti
arasında kâfi mesafe bırakmaması ve aniden sola dönerek
bisikletin önûnû kesmesidir."
Kazanın vukuu ve davalının ihmalkârlığı yuk-arıda izah edildiği şekilde olduğuna göre tezekkûr edilmesi gereken husus davalının kazanın vukuuna katkısının bulunup bulunmadığı ve bulunduğu takdirde bunun oranının ne olduğudur. Bidayet Mahkemesi davacıya %50 oranında kusur yûklerken şöyle demiştir:
- "Davacının davalının vermiş olduğu sola dönüş işaretini
görmediğini ve kaza mahallinde bulunan trafiği yeteri kadar
nazarı dikkate almadığını ve davalıya çarpmamak için de gereken
manevrayı yapmadığını ve davacının da kazanın oluşun-da yukarıda
belirtildiği şekilde dikkatsiz olduğunu gösterir ve bu nedenle
davacının mûterafik dikkatsizliği hususunda da yukarıda
serdedildiği gibi bulgu yaparız. .............. görgü tanığı da
bulunmayıp tarafların ikisi de dikkatsi-z olduğu hususunda bulgu
yaptığımıza göre ve hangisinin ötekinden daha dikkatsiz olduğuna
ilişkin şahadet de mevcut olmadığına göre kazanın oluşunda %50
davacının ve %50 davalının kusurlu olduğu hususunda bulgu yapmak
en uygundur ve bu -şekilde bulgu yaparız."
Kazanın nasıl vuku bulduğu göz önünde tutulduğunda, kanımızca, davacıya yükletilebilecek herhangi bir kusur mevcut değildir. Davacı yolun tekmil solunda seyretmekte iken davalı çok kısa bir mesafeden arabasını davacının geçit -hattı içine büktü. Davacının, davalının sola dönüş işaretini görmüş olsun veya olmasın, kazayı önlemek için gerekli herhangi bir tedbiri düşünmeğe ve almağa fırsatı yoktu. Bu nedenle Bidayet Mahkemesi kaza ile ilgili olarak davacıya sorumluluk yüklemekle h-ata etmiştir.
Şimdi de Bidayet Mahkemesinin davacının kazanç kaybı olduğu hususunda bulgu yapmamakla hata edip etmediği hususunu incelememiz gerekir. Müstenif kazadan önce bakkaliyesini 30 yıl süre ile karısı ile birlikte işletmekte idi. Kazadan sonr-a ise bakkaliye karısı tarafından açık tutuldu ve hiç kapanmadı. Bu hususlar ve tüm şahadet göz öniinde tutulduğunda Bidayet Mahkemesinin davacının kazanç kaybı olduğu hususunda yeterli şahadet bulunmadığırıa dair bulgusu, kanımızca, hatalı değildir.
- Yukarıda söylenenlerden anlaşılacağı gibi müstenifin Bidayet Mahkemesi tarafından saptanan 1590.- Kıbrıs lirasının tümünü almağa hakkı vardır. Bu böyle olduğuna göre de Bidayet Mahkemesinin müstenife dava masraflarının sadece yarısını verme nedeni ortadan- kalkmış olur.
Sonuç olarak istinaf kabul edilir ve Bidayet Mahkemesinin hükmünün değiştirilerek davacı lehine 1590.- Kıbrıs lirası ve bu miktar üzerinde dava masrafları için hüküm ve emir verilmesine karar verilir.
İstinaf masrafları aleyhine -istinaf edilen tarafından ödenecektir.
(Ülfet Emin) (Şakir Sıdkı İlkay) (N. Ergin Salâhi)
Başkan Yargıç Yargıç
9 Mayıs,l979
- 379 -
Full & Egal Universal Law Academy