-D.3/85 Yargıtay/Hukuk 59/84
(Deniz Hukuku No:15/83 Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Niyazi F. Korkut, Aziz Altay.
İstinaf eden: M/V "Özsay" gemis-i sahipleri Özsay Deniz Nakliyat A.Ş.
Karaköy, İstanbul.
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: 1. M/V "Özsayé Gemisinden Magosa Limanına tahliye
edilmiş bulunan "Yük" ve diğerleri.
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Ali Dana
Aleyhine istinaf edilen hazır değil.
H Ü K Ü M
N. Ergin Salâhi: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü sayın Yargıç Aziz Altay verecektir.
Aziz Altay: İstinaf eden davacı Türkiyede -tescil edilmiş bir şirket olup M/V "Özsay" gemisindin sahibidir. 28.6.1983 tarihli bir gemi icar sözleşmesi (charterparty) ile davacı İstanbul Paşabahçe limanından Ahmet Ali Mohammed Al-Mamora Co.'ya teslim ermek üzere Mısırın Port Said Limanına 603 ton ca-m eşya taşımak için Paşabahçe Ltd. Şirketi, İstanbul ile anlaştı. Sözleşmeye göre yükleme 3 gün, boşaltma ise 6 gün içerisinde gerçekleştirilerek bu süreler dışındaki beklemeler için günde 1200 dolar bekleme tazminatı (demurrage) ödeyecekti. Yük, 1-4 Temmu-z 1984 tarihleri arasında 885 palet olarak gemiye yüklendi. 4.7.1983 tarihinde düzenlenen ve bekleme tazminatı ile ilgili şartlar dahil, sözleşmenin tüm şartlarını ihtiva eden konşimentoya göre yükleme ve boşaltmamasrafları gemiyi icar eden ve/veya yük sah-ibine ve/veya alıcıya ait olacaktı. 5.7.1983 tarihinde İstanbul Paşabahçe Limanından ayrılan gemi 7.7.1983 tarihinde Post said Limanına vasıl oldu ve yükü boşaltmaya hazır olduğunu alıcıya bildirdi. Alıcı ise müteaddit ikazlara rağmen yükü teslim almaktan- kaçındı ve gemi 9.8.1983 tarihinde Port Said Limaından ayrılarak en yakın limanlardan bir olan Gazi Mağusa Limanına ve oradan da Taşucu limanına gitti. Davacı gerek yük sahiplerine ve gerekse alıcıya bekleme tazminatı ile ara navlun masraflarını ödeyip y-ükü teslim almalarını, aksi takdirde zarar ve ziyanları karşılamak üzere yükün boşaltılıp satılacağını bildirdi. Takriben 1983 Ağustos ayı sonunda alıcı yükü Taşucundan teslim alacağını ve bu maksat için bir gemi göndereceğini davacıya bildirdi. Alıcı tara-fından gönderilen gemi 2.9.1983 tarihinde Taşucuna gelerek 544 palet yük alıp ayrıldı ve geriye kalan 341 paleti bilâhare alacağını vaad ettiği halde almaktan kaçındı. davacı yük sahiplerine ve alıcıya ödemeleri gereken ekleme tazminatı, ara navlun v.s. za-rar zziyanı ödeyerek geriye kalan yükü de almaları hususunda gerekli ikazda bulundu ancak yük sahipleri ile alıcı geriye kalan yükü almak için herhangi bir girişimde bulunmadı. Bunun üzerine gemi 19.2.19383 tarihinde yükü boşaltmak için en uygun liman olan- Magosa Serbest Liman Bölgesinde geldi ve geriye kalan 341 paletten ibaret yükü orada boşalttı.
Davacı gerek yük sahiplerinin gerekse alıcının kusur ve ihmali sonucu 53 gün gereksiz bekletilen geminin bekleme tazminatı ara navlun v.s. zarar ziyan için yü-k sahipleri ve alıcı aleyhine dava açtı ve yükün de tutuklanması için Mahkemeden bir emir aldı. Davada, yük 1. davalı, yükün sahipleri olan Paşabahçe Ticaret Ltd. Şirketi 2. davalı ve yükün alıcısı olan Ahmet Ali Mohamed Al-Mamora Co. 3. davalı olarak görü-lmektedir.
Dava, 1. davalı olan yük üzerine celpname ile tutukluluk emriin birer sureti asılmak suretiyle tebliğ edildiği halde yük ile ilgilenen birisi çıkmadı, isbat-ı vücut dosyalamadığı gibi başka herhangi bir itirazda da bulunmadı. Bunun üzerine dav-acı, 1. davalı yük aleyhine gaybubet hükmü almak için bir istida dosyaldı. İstidanın duruşmasında davacı, istidaya ekli bulunan davacının Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Kalkavanın yemin varakası ve Emare olarak ibraz edilen belgelerle yetinerek ba-şka şahadet çağırmadı. İlk Mahkeme hükmünde Bülent Kalkavanın yemin varakasında belirttiği hususların şayia şahadet olduğunu, yemin varaksının davayı ispat etmek için yeterli şahadet oalrak kabul edilmemesi gerektiğini, yemin varakasında yer alan beyanlard-an talep takririndeki iddiaların doğruluğu hususunda ikna edilmmmediğini belirterek davayı reddetti. Ancak İlk Mahkeme vermiş odluğu bu kararından istinaf edilebileceği ve Yargıtayca hüküm hatalı olduğuna karar verilebileceğiihtimalini dikkate alarak davan-ın esasını da incelemeyi uygun buldu. İlk Mahkeme, geminin Port Said limanında bir süre bekledikten sonra yükü boşaltmak için limanın uygun olmadığı veya yükü koyacak ambar bulunmadığı veya yükü boşaltmanın yasaklandığı hususunda şahadet bulun ma- dığına g-öre yükü Port Said Limanına boşaltıp bir ambara yerleştirmesi ve böylece zarar ziyanı azaltması gerektiği kanısına vardı ve davacının bu şekilde davranmmayarak yükü Mağusa Limanına oradan da Taşucuna ve tekrar Mağusa Limanına getirmekle makul hareket etmed-iği kanısına vardı ve davacının taleplerini reddetti.
Davacı, İlk Mahkemenin yemin varakasına dayalı şahadetin yetersiz ve geçersiz olduğu hususunda bulgu yapmakla ve davacının yükü Port Said Limanından başka bir limana boşaltmakla makul hareket etmediği- kanaatına varıp davayı reddetmekle hataya düştüğünü ileri sürerek istinaf etti.
Kıbrısta Deniz Hukuku, 1893 Kıbrıs Deniz Hukuku yetkisi Emri ile düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu emrin 237. maddesine göre söz konusu emrin kapsamadığı hususlar için, mümkün m-ertebe, İngilteredeki mevzuat uygulan- maktadır. Yükün tutuklanmış olduğu in rem davalarında ispat-ı vücut varakası dosyalanmadığı hallerde mevzuatımızda takip edilmesi gerken usul hakkına sarih hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda İngilteredeki tatbikatın uy-gulanması gerektiğine kuşku yoktur. İngiltredeki tatbikata göre büyle bir durumda, celpnamenin tebliğ edildiğini gösteren bir yemin varakasının dosyalanmasından sonra, gaybubet hükmü almak için yapılan istidayı desteklemek üzere davanın dayandığı olguları -doğrulayan bir yemin varakası ve, celpname talep takririni içermiyorsa, talep takrirnin bir suretini dosyalamak gerekir. İstidanın duruşmasında Mahkeme davacının talebinin yeterince ispat edildiği kanaatına varırsa talep gerğince hükmü verebilir ve aynı za-manda dava konusunu teşkil eden yükün satılması ve satıştan elde edilecek miktarın mahkemeye yatırılması veya uygun görülecek başka bir çare husuunda emir verebilir. (Bak: British Shippinh Laws V.I. Admiralty Practice 1964 s.454)
Önümüzdeki meselede dava-cı talep takririnde ileri sürdüğü iddialarla bir dava sebebi ortaya koymuştur. davaya herhnagi bir ispat-ı vücut veya müdafaa dosyalanmadığı için davacı gaybubet hükmü almak üzere Mahkemeye müracaat etmiş ve bu maksat için de bir yemin varakası dosyalamışt-ır. Yukarıda da belir- tildiği üzere bu gibi durumlarda, Mahkeme aksine emşr vermedikçe, hüküm almak için sözlü şahadet yerine yemin varakası dosyalamak suretiyle şahadet verilebileceğine göre ve İlk Mahkemede aksine bir emir verilmediğine göre davacının s-özlü şahadet çağırmayarak dosyalanan yemin varakası ile yetinmiş olması davacı aleyhine alınacak bir husus olamaz. Önemli olan yemin varakasında ileri sürülenlerin yeterli şahadet olup olmadığıdır. davacı Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Yardımcısı Bülent K-alkavan yapmış olduğu yemin varakasında talep takririnde serdedilen olguları tayeit etti. Başka bir deyişle, talep takririnde belirtilen ve davacının dava sebebini ortaya koyan olguların yer aldığını doğruladı. Mahkeme huzurunda ise bunun böyle olmadığınna- dair aksine herhnagi bir şahadet mevcut değildir. Bülent Kalkavan yemin varakasında davacının davalılar aleyhine müştereken ve münferiden 98600 dolar genel zarar ziyan veya tazminatla ilgili talebinin haklı olduğunu beyan etti. Bülent Kalkavan yine yemin -varakasında davalıların söz konusu talebi veya herhangi bir kısmını ödemediklerini ve dolayısıyle talep takririnde belirtildiği şekilde 98600 dolar genel zarar ziyan veya tazminat, yasal faiz ve dava masrafları için hüküm verilmesini ve hükmün icrası için -1. davalı yükün aleni müzayede ile veya Mahkemenin uygun göreceği başka bir şekilde satılması hususunda emir talep etti. Buna rağmen İlk Mahkeme, yemin varakasının davanın ispatı bakımından yeterli olmadığını söyleyerek yukarıda değinilen yasal duruma ters- düşmüştür. Yine İlk mahkeme, aksine başka herhangi bir iddia veya şahadet olmadığı halde, yemin varaksındaki beyanlar ışığında talep takririnddeki iddiaların doğruluğuna inanmadığı söyledi ancak niçin inanmadığını, hangi nedenden ötürü kuşkuya düştüğünü b-elirtmedi. Davacı gaybubet hükmü almak için İngilterede emsal durumlarda ygulanan tatbikata uygun olarak yapmış olduğu istidaya dayanıklılık eden Bülent Kalkavanın yemin varakasında yer alan şahadetin böyle bir hüküm alınması için yeterli olduğu açıktır ve- İlk Mahkemenin aksine bir kanaata varmakla hataya düştüğüne kuşku yoktur.
Şimdi de davacının yükü Port Said Limanından başka bir limana boşaltmakla makul harket etmediği hususunda İlk Maahkemenin bulgu yapıp davayı reddetmekle hatalı hareket edip etmedi-ğini incelemek gerekir. Gemi icar anlaşasına göre gemi Port said limanına vasıl olduktan sonra yük 6 gün içerisinde başlatılacaktı. Gemi 7.7.1983 tarihinde Port Said Limanına vasıl oldu ve 9.8.1983 tarihine kadar yükün boşaltılması için limanda beklediği h-alde alıcı müteaddit ikazlara rağmen yükü boşaltmak için hiçbir girişimde bulunmadı. Yük ile hiç kimsenin ilgilenmediğini gören davacı yükü Port Said Limanında boşaltma yönüne gitmedi ve gemi 6.8.1983 tarihinde Port Said limanından ayrılarak Gazi Mağusa'ya- oradan da Taşucu limanına gitti ve gerek yük sahiplerine gerekse alıcıya yükü teslim almalarını bildirdi. Alıcı 1983 Ağustos ayı sonunda yükü teslim almak için gemi göndereceğini bildirdi ve 2.9.1983 tarihinde de alıcının gönderdiği gemi Taşucu limanına g-elip yükün bir kısmını teslim aldı ve geriye kalan kısmını da daha sonra gelip alacağını söyleyerek ayrıldı. Port Said limanında 1 ay kadar bekledikten sonra yükü boşaltmayıp Taşucuna getirmekle davacının makul haeket edip etmediği bu meselede ihtilaf veya- yakınma konusu edilmediği cihetle İlk Mahkemece üzerinde durulması gereken bir husus değildi. Çünkü yük Taşucu limanına getiirildikten sonra alıcının gemi gönderip yükün bir kısmını teslim alması onun bu hususta herhangi bir şikâyeti olmadığını gösterir. -2.9.1983 tarihinde alıcı yükün bir kısmını teslim eldıktan sonra geriye kalan kısmını da gelip teslim elacağını vaddettiği halde gelip almaması üzerine davacı yükü boşlatmak ve ambarlamak bakımından en uygun liman görülen Gazi Mağusa Serbest Liman Bölgesin-e gelip 12.9.1983 tarihinde boşalttı. 2.9.1983 tarihinden 12.9.1983 tarihine kadar Taşucu limanında bekleyen davacının yükü etslim alması için davacıya tanımış olduğu sürenin makul olduğuna kuşku yoktur. Yine davacının yükü Taşucu yerine daha uygun ve elve-rişli bir liman olan Gazi mağusa Serbest Liman Bölgesine getirip boşaltmakla makul hareket etmediği söylenemez. Bu durumda İlk Mahkeme farklı bir kanaata varıp davayı reddetmekle hata etmiştir.
Sonuç olarak istinaf kabul edilir. İlk Mahkemenin davayı red-deden kararı iptal edilir ve yerine davacı lehine ve 1. davalı yük aleyhine 98600 dolar için hüküm verilir. Hükmün icrası için yükün aleni müzayede ile satılmasına ve elde edilecek hasılattan satış masrafları çıktıktan sonra hüküm altındaki borç ve dava ma-sraflarının ödenmesi ve geriye kalan apranın, eğer varsa, yük sahiplerine ve/veya alıcıya ödenmesi için emir verilir.
İstinaf masraflarını aleyhine istinaf edilen ödeyecektir.
(N. Ergin Salâhi) (Niyazi F. Korkut - (Aziz Altay)
Yargıç Yargıç Yargıç
25 Ocak 1985
-
-5-
-
Full & Egal Universal Law Academy