-D.25/93 Yargıtay/Hukuk 60/92
(Lefkoşa Dava No: 3020/91)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Taner Erginel, Metin A. Hakkı.
İstinaf eden: Hüseyin Deveci, Le-fkoşa.
ile
Aleyhine istinaf edilen: Ayşe Suyolcu, Lefkoşa.
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Avukat Oktay Feridun ve Ortakları adına Sarper Altıncık.
Aleyhine istinaf edilen namına:- Avukat Rifat Çomunoğlu.
K A R A R
N. Ergin Salâhi: Mahkemenin kararını Sayın Yargıç Metin A. Hakkı okuyacaktır.
Metin A. Hakkı: Yukarıda ünvan ve sayısı gösterilen istinaf, Lefkoşa Kaza Mahkemesinin 3020/91 sayılı ve 8.6.92 tarihinde, Aleyhine İstina-f Edilen Davacı lehine verdiği bir tahliye kararından kaynaklanmaktadır. İstinafın kökeninde yatan olgular şöyle özetlenebilir: Dava ile ilgili tarihlerde Aleyhine İstinaf Edilen Davacı Lefkoşa'da 33 Celâliye sokak adresindeki evin kayıtlı mal sahibi idi. -İstinaf Eden Davalı ise mezkûr evin kiracısı durumunda idi. Aleyhine İstinaf Edilen Davacı, söz konusu gayrımenkulü takriben 9.11.90 tarihinde bu davaya taraf olmayan bir üçüncü şahıstan satın aldı, ve satın aldığında da İstinaf Eden Davalı söz konusu konu-tu kiracı sıfatı ile ve eski mal sahibi ile bir kira ilişkisi içinde aydan aya kiracı olarak tasarrufunda bulundurmakta idi. Aleyhine İstinaf Edilen Davacı, gayrımenkulü satın aldıktan sonra avukatı vasıtası ile İstinaf Eden Davalıya gönderdiği 3.12.90 tar-ihli bir ihabrname ile, şahsı ile İstinaf Eden Davalı veya kendi satın almazdan önce eski mal sahibi ile Davalı arasında mevcut olabilecek herhangi bir kira münasebetini Ocak 1991 sonu itibarı ile feshedip, İstinaf Eden Davalının söz konusu haneyi en geç 1-.2.91 tarihinde tahliye edip boş olarak Aleyhine İstinaf Edilen Davacıya teslim etmesini talep etti. Söz konusu yazılı ihabrname 4.12.90 tarihinde İstinaf Eden Davalıya bizzat tebliğ edildi.
İstinaf Eden Davalı, Aleyhine İstinaf Edilen Davacının talep et-tiği gibi dava konusu gayrimenkulü 1.2.91 tarihinde tahliye edip, Aleyhine İstinaf Edilen Davacıya teslim etmediği cihetle, Aleyhine İstinaf Edilen Davacı, İstinaf Eden Davalı aleyhine Lefkoşa Kaza Mahkemesinde 3020/91 sayılı tahliye davasını dosyaladı. Do-syanın tetkininde ve Alt Mahkeme önünde ibraz edilen şahadetten öyle anlaşılıyor ki, İstinaf Eden Davalı yaşlı bir şahıstır Lefkoşa Belediye Pazarında manavlıkla iştigal etmekte ve orada halen fiiliyatta çalışmamasına rağmen kira ile 2 dükkânı tasarrufunda- tutmakta ve bunun için ayda 60,000 TL kira ödemektedir. İstinaf Eden Davalı takriben son 20 senedir dava konusu gayrımenkulde oturmakta olup halen ayda 35,000TL oturduğu ev için kira ödemektedir.
Aleyhine İstinaf Edilen Davacı ise, şahadetinde bir odada-n ibaret eski bir evde yaşlı ve şimdi emekli olan kocası ile birlikte zor şartlar içinde ikamet ettiğini, dava ile ilgili tarihlerde 19 yaşında bir kızı ile 20 yaşında askerlik görevi ifa eden bir oğlu olduğunu dava konusu eve kendinin ve ailesinin oturmak- için makul surette ihtiyacı olduğunu iddia edip dava konusu evin tahliyesini talep etti.
Önünde ibraz edilen şahadeti değerlendiren Kaza Mahkemesi, İstinaf Eden Davalının dava ile ilgili tarihlerde kanuni kiracı olduğu bulgusuna vardıktan sonra tadil ed-ilmiş şekli ile 17/81 sayılı Kira (Denetim) Yasasının 7(1)(g) maddesine istinaden Aleyhine İstinaf Edilen Davacıyı haklı buldu ve lehine ve İstinaf Eden Davalı aleyhine tahliye emri verdi ve söz konusu emrin icrasını da 30.9.92 tarihine kadar durdurdu. İst-inaf Eden Davalı 9.7.92 tarihinde Kaza Mahkemesinin kararı aleyhine bu istinafı dosyaladı ve istinafın neticesine dek tahliye emrinin icrasını durduran bir de emri yine Kaza Mahkemesinden tedarik etti. İstinaf Eden Davalının istinaf ihabrnamesi 4 istinaf s-ebebi içermektedir ve aynen şöyledir:
"1. Muhterem Bidayet Mahkemesi huzurundaki tüm şahadet muvacehesinde muhterem mahkeme davacının dava konusu konuta makul surette ihtiyacı olduğu hususunda bulguya varmakla hata etmiştir. Esasen davacının uzun zamanda-n beri sosyal yaşantısına uygun bir konutta oturduğu ve aile fertlerinin evlendiği ve/veya nişanlı olup evi terketmek üzere oldukları ve/veya halen mevcut hali ile tüm aile fertlerinin barınabileceği bir konutta oturduğu halde ve sair şahadet muvacehesinde- davacının dava konusu konuta makul surette ihtiyacı olduğu hususunda bulguya varmakla hata etmiştir.
2. Muhterem Bidayet Mahkemesi huzurundaki tüm şahadet ışığında tahliye hükmü verilmesini makul addetmekle hatalı hareket etmiştir. Muhterem Bidayet Mahke-mesi bu bulguya varırken herhangi bir gerekçeye dayanmamıştır.
3. Muhterem Bidayet Mahkemesi davalının tahliye hükmü verilmemesi halinde davacıdan daha müşkül durumda kalacağı hususunda bulguya varmamakla ve/veya bu hususta davalının şahadetine itibar etm-emekle hatalı hareket etmiştir. Muhterem Bidayet Mahkemesi huzurundaki şahadete göre davacının halen uzun zamandan beri içerisinde oturmakta olduğu bir evi vardır. Davalı ise uzun zamandan beri dava konusu konutta oturmakta ve oldukça yaşlı olup aynı zaman-da hastadır da. Keza davalının başka ev tutabilecek mal gücü yoktur ve barınabileceği başka bir ikâmetgahı da yoktur. Davalının vermiş olduğu şahadet hiçbir şekilde reddedilmediği ve/veya tekzip edilmediği halde Muhterem Bidayet Mahkemesi bu bulguya varmak-la hata etti. Keza Muhterem Bidayet Mahkemesi davalının başka bir ev tutabilecek mali güce haiz olduğu hususunda bulguya varırken bu bulgusunu hiçbir gerekçeye dayandırmadığı gibi bu hususta herhangi bir şahadet de mevcut değildir. Bunun tam aksine davalın-ın başka ev tutamayacak durumda olduğu hususunda tekzip edilmeyen şahadeti mevcuttur.
4. Muhterem Bidayet Mahkemesi, vermiş olduğu tahliye hükmünün icrasını 30.9.1992 tarihine kadar durdurmakla ve daha uzun ve/veya herhalukarda 1 yıl durdurmakla hata etmi-ştir."
Önce 4. ve son istinaf sebebini ele alıp incelemeyi uygun gördük. Bu istinaf sebebi ile İstinaf Eden Davalı, Kaza Mahkemesinin tahliye emrinin icrasını 1 yıl durdurmamasından yakınmaktadır. Bilindiği gibi 17/81 sayılı Yasanın 7(2) maddesine istinad-en tahliye emri verirken tahliyeyi veren Mahkeme azami olarak bir süre, tahliye verecekse, tahliye emrinin icrasını, Yasada geçen kelimelerle "durdurabilir, erteleyebilir, veya tasarrufun elde edilmesi tarihini tehir edebilir." Bir başka deyişle Mahkeme ta-hliye emri verirken, tahliye emrini durdurma yetkisi 1 yıl ile sınırlandırılmıştır ve bu azamidir. (Bak: Yargıtay/Hulkuk 26/83 (D.17/83). Mahkemeler otomatikman 1 yıl tahliye emrini durdurmaz, ancak meselenin tüm ahval ve şeraitini göz önünde bulundurdukta-n sonra uygun ve adil addettiği bir süre için icrayı durdurma yetkisine haizdir. Bu meselede verilen 3 aylık sürenin az olduğu doğrultusunda ikna olmadığımız gibi, zaten istinafın neticesine dek emrin icrası durdurulduğuna göre, ve Aleyhine İstinaf Edilen -Davacı, tahliye emrini elde ettikten sonra aradan takriben 1 buçuk yıl geçmiş olmasına rağmen ve hala daha tahliye emrini gerçekleştiremediği göz önünde bulundurularak İstinaf Eden Davalının bu istinaf sebebinde bir mesnet görmedik.
Diğer istinaf sebeple-ri teker teker incelendiğinde İstinaf Eden Davalının bu istinaf sebepleri ile Alt Mahkemenin takdir hakkını hatalı olarak kullandığından yakındığı görülmektedir. Bir başka deyişle istinaf sebepleri bu yakınmayı içermektedir. Bu meselede gerçek olan şudur k-i, hem mal sahibi hem kiracı yaşlı kişiler olup hiçbirinin durumu gıpta edilecek gibi değildir. Tahliye emri verilirken birinin diğerine oranla daha mağdur olacağına kuşku yoktur. Ancak bu meselede İstinaf Eden Davalının yakınmasını kabul edip Alt Mahkemen-in kararına müdahale edilirse, mal sahibi olan Aleyhine İstinaf Edilen Davacıya büyük adaletsizlik olacaktır. Bir başka deyişle ve Yasada kullanılan kelimelerle "meselenin bütün durum ve şartları çerçevesinde tahliye hükmü veya emri verilmesinin böyle bir -hüküm veya emir verilmemesine nazaran daha büyük müşkülât yaratacağı hususunda kiracı" ne Alt Mahkemeyi ne de bizi ikna edememiştir. İstinaf ihbarnamesinin şahadet ve layihalarla ilgili yakınma ise zabıtlar ve gerçek durum ile bağdaşmadığından bunların da -red edilmesi uyun olackatır. Dolayısıyle Alt Mahkemenin kararında yasal açıdan hiçbir hata müşahade etmediğimizden hiçbir müdahalede bulunmadan istinafın masraflarla birlikte reddedilmesini emrederiz ve bu doğrultuda emir veririz.
(N. Ergin Salâhi) - (Taner Erginel) (Metin A. Hakkı)
Yargıç Yargıç Yargıç
29 Aralık 1993
Full & Egal Universal Law Academy