-D.7/90 Birleştirilmiş Yargıtay/Hukuk 61/89 ve 62/89
(Dava No: 1629/87; Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay,Başkan, N. Ergin Salâhi, Aziz Altay.
Yargıtay/Hukuk 61/89
İstinaf eden: Hü-lya Çiftçi (Küçük) babası Selâhettin Çiftçi vasıtasıyle, Yeşilköy.
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Mehmet Ali Gürler, Yeşilköy.
- (Davalı)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Tevfik Pilli
Aleyhine istinaf edilen namına: Osman Dağlı.
Yargıtay/Hukuk- 62/89
İstinaf eden: Mehmet Ali Gürler, Yeşilköy.
(Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Hülya Çiftçi (Küçük) babası Selahattin Çiftçi
vasıtasıyle, Yeşilköy.
- (Davacı)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Osman Dağlı.
Aleyhine istinaf edilen namına: Tevfik Pilli.
H Ü K Ü M
Şa-kir Sıdkı İlkay, Başkan: Birleştirilerek dinlenen bu iki istinaf Gazi Mağusa Kaza Mahkemesinin bir trafik kazasından dolayı açılan tazminat davasında verdiği karardan yapılmıştır.
61/89 sayılı istinaftaki müstenif babası vasıtası ile Gazi Mağusa Kaza Mah-kemesi huzurunda açmış olduğu bir dava ile 62/89 sayılı istinaftaki müstenifin, 28.5.1987 tarihinde Yeşilköy'de, TBH 543 plâkalı kamyonu dikkatsizce sürerek kendisine çarpıp yaraladığını iddia etti ve aleyhine özel ve genel tazminat için hüküm talep etti. -62/89 sayılı istinaftaki müstenif davalı ise dosyaladığı müdafaa takririnde, diğerleri yanında, kazanın davalının dikkatsizliği ve ihmalkarlığı neticesi değil de davacının dikkatszice ve ihmalkârane yolu kullanması neticesi vuku bulduğunu, alternatif olara-k da kaçınılmaz bir kaza olduğunu veya davacının kazanın vukuunda katkısal kusuru bulunduğunu ileri sürdü.
Davayı dinleyen Kaza Mahkemesi kazanın tamemen davalının dikkatsizliği neticesi vuku bulduğu hususunda bulgu yaptı ve davacı lehine 220000TL özel v-e 7000000 TL genel tazminat için hüküm verdi. İstinaflar, daha önce de belirtildiği gibi, bu karardan yapılmıştır. Davacı, takdir edilen genel tazminat miktarının alenen az olduğunu ileri sürerek istinaf etmiştir. Davalı da, Kaza Mahkemesinin kazanın daval-ının dikkatsizliği neticesi vuku bulduğu hususunda bulgu yapmakla veya davacının kazanın vukuunda katkısal kusuru bulunduğuna dair bulgu yapmamakla hata ettiğini ileri sürterek istinaf etmiştir. Davalı, ayrıca, davacı lehine takdir edilen genel tazminat mi-ktarının alenen fahiş olduğunu da ileri sürmüştür.
İstinaflar duruşma için Mahkeme önüne geldiğinde 62/89 sayılı istinafla ilgili olarak aleyhine istinaf edilen davacı istinaf ihbarnamesinde yer alan 1'den 5'e kadarki istinaf sebeplerinin gerekçe ihtiva- etmediği nedeni ile reddedilmesini talep etti. Bu sebeplerin hepsi de mesuliyetle ilgilidir. Mahkeme, yapılan itirazla ilgili olarak tarafları dinledikten sonra gerçekten konu sebeplerin herhangi bir gerekçe ihtiva etmediği kanaatına vardı ve bu sebepleri- geçerli addetmeyip reddetti. Bu istinaftaki geri kalan üç sebep sadece Kaza Mahkemesinin takdir ettiği genel tazminat miktarı ile ilgilidir. Müstenif davalı, daha önce de belirtildiği gibi, davacı lehine takdir edilen genel tazminat miktarının alenen fahi-ş olduğunu iddia etmektedir.
Önümüzdeki her iki istinaf da, yukarıda söylenenlerden anlaşılacağı gibi, sadece davacı lehine takdir edilen genel tazminat miktarı ile ilgilidir. Davacı Kaza Mahkemesinin takdir etmiş olduğu genel tazminat miktarının alenen -az, davalı ise alenen fazla olduğunu ileri sürmektedir.
Kaza neticesi davacının düçar olmuş olduğu yaralar, görmüş olduğu tedavi ve halihazırdaki durumu ile ilgili olarak Kaza Mahkemesi hükmünde şöyle demiştir:
"Sağ ayakta birinci baş parmakta metatars-o phalongeal bölgede travmatik ampütasyon olduğu, o bölgeden itibaren baş parmağı olmadığı, sağ ayak sırtı parmaklar hariç ayak bileği ve ayağın iç tarafındaki bölge dahil cilt defekti, yani cildin olmadığı, ayak taban derisinin dekolte vaziyette olduğu, c-ildin yapışmış olduğu adale ve kemikleriden ayrılmış olduğu parmaklarda extansion tendonların (kirişler) kesik, sağ iç tarafta adale ve tendonlarda ezilme ve yırtık olduğu Dr. Erdal Emir'in tıbbi şahadetinden görülmektedir.
Dr. Erdal Emir şahadetinde ayn-i gün hastanın amaliyata alınıp dikilebilen dokuların dikildiği, alçı ateline alındığı ve hastahaneye yatırıldığı, 15.6.1987 tarihinde cerrahi uzmanı ile birlikte sağ bacağının femur bölgesinden cilt grefi alınarak yaraya tatbik edildiği, Davacının iki def-a ameliyat edildiği ve hastahanede 2 ay kadar kaldığı, devamlı kontrollara geldiği, en son 11.9.1987 tarihinde yapılan muayenede sağ ayak sırtında ve iç tarafta yara izleri birinci metatarso phalongeal bölgede kemik çıkıntısı ve yara olduğu, sağ ayakta kuv-vet zaafı ve topallama bulguları olduğu, kemik çıkıntısının ameliyat gerektirebileceği, halen taze yara izleri olduğu, yaraların kalıcı izler bıraktığı, yukarıda femur bölgesindeki yaraların kalıcı olduğu, .. baş parmağın olmamasının bir mahdudiyet olduğu -ve telâfisinin mümkün olmadığı koşmada zorluk çektiği, baş parmağın olmamasının çocuğu psikolojik olarak etkilediği, dizin başındaki izin kalıcı olduğu, mayo giyereken etkilenebileceği, çocuğun büyüdükçe yaranın da büyüyeceği, yaraların çocuğu olumsuz yönd-e etkileyeceği, yara izlerinin ömür boyu kalıcı olduğunu, estetik duruma girerse izlerin büyük bir çapta giderilebileceğinin belirtildiği sabittir."
-Yukarıda yapılan iktibastan görülebileceği gibi kaza netciesi davacının sağ ayağının baş parmağı koptu, parmaklar hariç sağ ayak sırtı, ayak içi ve bilekte cilt defekti oldu ve buraları ciltsiz kaldı, ayak tabanında cilt yapışmış olduğu adale ve kemiklerd-en ayrıldı, parmakları yukarıya kaldıran kirişler kesildi ve sağ ayağın iç tarafındaki adale ve tendonlar ezildi ve yırtıldı. Kazadan sonra davacı ameliyata alındı, dikilebilen dokuları dikildi ve alçı ateline alınıp hastahaneye yatırıldı, kendisine her gü-n pansuman yapıldı ve 15.6.1987 tarihinde sağ bacağının femur bölgsinden cilt grefi alınarak yaraya tatbik edildi.-
Mahkemenin hükmünden yukarıda yapılan iktibastan görülebileceği gbi halihazırda davacının sağ ayağının sırt ve iç tarafında yara izleri, baş parmağının koptuğu yerde kemik çıkıntısı ve yara, sağ femur bölgesinde yara izi ve sağ ayağından kuvvet zaafı ve- topallama mevcuttur. Davacının ayağıdnaki ve diz üstü yara izleri kalıcıdır ve diz üstü iz davacı büyüdükçe büyüyecektir. Kalıcı olmakla beraber bu izler estetik ameliyatla büyük çapta giderilebilir. Davacının baş parmağının koptuğu yerdeki kemik çıkıntıs-ı ile ilgili olarak da ameliyat geçirmesi gerekir.
Kaza Mahkemesinin doğru olarak kabul ettiği şahadete göre davacının topallaması, az olmakla, daimi olup telâfisi mümkün değildir. Davacı, baş paramğının kopuk olması nedeni ile, koşmada ve yürümede zorlu-k çekecek ve koşması seke seke olabilecektir ve bu durum davacıyı psikolojik olarak etkleyecektir. Ayrıca, davacı baş parmağını göstermemek için hayatı boyunca erkekler gibi kapalı ayakkabı giymek zorunda kalacak ve bu da kendisine psikolojik etki yapabile-cektir. Yine bu şahadete göre davacı, özellikle kendisine pansuman yapılırken, epeyce acı ve ızdırap çekmiştir.
Şimdi de yukarıdaki bulgular ışığında Kaza Mahkemesinin davacı lehine takdir ettiği genel tazminat miktarının az veya çok olup olmadığını teze-kkür etmemiz gerekir.
Zarara uğrayan bir şahsa verilecek tazminatın tam ve yeterli olması gerekir. Ancak kişinin düçar olduğu zarar hesap yolu ile ölçülemediğinde kendisine verilecek tazminatın makul ve adil olması gerekmektedir. Mahkemeler bu gibi daval-arda verilecek tazminatı takdir ederken geçmiş yıllarda bezeri meselerde takdir edilen miktarları göz önünde bulundururlar. Tabiidir ki bu gibi bir kıyas yaılırken paranın, hüküm tarihindeki, alım gücündeki azalmanın da dikkate alınması gerekmektedir. Gör:- Y/H 51/87.
Bu meselede davacının yaşı, düçar olduğu bedensel hasar, çekmiş olduğu acı ve ızdırap, halihazırdaki durum, bir kız çocuğu olduğu ve evlenme şansının olumsuz yönde etkileneceği ve mesele ile ilgili tüm ahval ve şerait göz önüne alındığında Ka-za Mahkemesinin davacı lehine takidir etmiş olduğu genel tazminat miktarı açıkça azdır. Bizim göürüşümüze göre davacı lehine takdir edilmesi gerken makul ve adil genel tazminat miktarı 20 Milyon TL.dir.
Yukarıda varmış olduğumuz karar ışığında 61/89 sayı-lı istinafın kabul edilmesi, 62/89 sayılı istinafın ise reddedilmesi gerekir.
Sonuç olarak 61/89 sayılı istinaf kabul edilir ve Kaza Mahkemesinin davacı lehine takdir etmiş olduğu genel tazminat miktarı 20 Milyon Tl. olarak değiştirilir.
62/89 sayılı i-stinaf reddolunur.
İstinaf masrafları davalı tarafından ödenecektir.
(Şakir Sıdkı İlkay) (N. Ergin Salâhi) (Aziz Altay)
Başkan Yargıç - Yargıç
8 Mart 1990
-
-5-
-
Full & Egal Universal Law Academy