- Yargıtay/Hukuk 6/76
(Dava No. 49/75; Lefkoşa) YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: M. Necati Münir Ertekün, Başkan, Ahmet İzzet ve Şakir
S. -İlkay.
İstinaf eden: Dr. Erdoğan Mirata, Lefkoşa.
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: İsmail Sadıkoğlu, Lefkoşa.
(Davalı)
- a r a s ı n d a
İstinaf eden namına: Ali Dana.
Aleyhine istinaf edilen namına: Kıvanç M. Riza.
Tahliye - İşyeri tahliyesi için seri usulle hüküm alma talebi -
Davalının müdafaası ve mukabil talebi.
18/1973 sayılı 1973 Kira (Kontrol) Yasası - Bir- seneden uzun süreli
kira akitlerinin yazılı olma zorunluluğu.
Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğü - Tüzüğün 18. Emrinin 1. Nizamı - Seri
usulle hüküm talebi - Davalının müdafaası olmadığı hallerde seri
usulle hüküm verilebilmesi - Mahkemenin takdiri-ne göre, şartlı
veya şartsız hüküm verilebilmesi.
Hukuk Usulü - Seri usulle hüküm talebine karşı müdafaa olup olmaması -
Müdafaa olup olmamasına göre uygulanacak prensiplerin ve Mahkemenin
yetkilerinin farklı olması.
Hukuk Usulü - Mahkemenin ser-i usulle hüküm talebinde şartlı veya
şartsız hüküm verebilme yetkisi.
Hukuk Usulü - Seri usulle hüküm talebine karşı müdafaa - Davalının
davada hakiki bir müdafaası veya müdafaa vermek için kendisini
haklı gösterecek olguların varolduğu hakkında -Mahkemeyi tatmin
etmesi halinde Mahkemece seri usulle hüküm verilememesi.
Hukuk Usulü - Davalının mukabil talebinin olması halinde seri usulle
hüküm vermede uygulanacak prensipler.
Seri Usulle Hüküm Verme. (Summary Judgment)
Hukuk Usulü - Kesin Hü-küm (Res Judicata).
Muhkem Kaziye
OLAY: Davacı sahibi olduğu 2 dükkânı işgal eden Davalı aleyhine
tahliye davası açtı. Davacı Davalıdan ayrıca geçmiş kira borçları
ile ara kâr (mesne profits) ödemesini talep etti.
Davacı bir istida dosyalaya-rak Mahkemenin seri usulle (Summary
Judgment) hüküm vermesini talep etti.
Davalı bu istidaya itiraz dosyalayarak davada haklı müdafaa
nedenleri bulunduğunu, Davacıdan daha çok zarar ziyana uğradığını
ve Davacıdan mukabil tazminat talebi old-uğunu öne sürdü ve
kendisine müdafaa hakkı verilmesini istedi.
İlk Mahkeme Davalıyı haklı görerek istidayı reddetti ve
Davalıya müdafaa takriri dosyalaması için izin verdi.
Davacı Davalının mukabil talebinde mesnet olmadığını ve İlk
-Mahkemenin Davalıya müdafaa olanağı vermekle hatalı hareket
ettiğini öne sürerek kararı istinaf etti.
SONUÇ: Davalının müdafaası olmadığı hallerde seri usulle (Summary
Judgment hüküm verilebileceğini belirten Yüksek Mahkeme bu
meselede Davalının- cevapsız kalan iddiaları olduğunu dikkate aldı
ve hükmün hatalı olmadığı kanısına vararak istinafı reddetti.
Yüksek Mahkeme Davalının 14 gün içinde müdafaa takriri
dosyalamasını ve erken bir duruşma günü verilmesinî emretti.
Atıfta Bulunulan Yar-gısal İçtihatlar:
1. Codd v. Delap (1905) 92 L.T. s.510.
2. Jones v. Stone (1894) A.C. s.122.
3. Thompson v. Marshall 41 L.T. 720, CA.
4. Jacobs v. Booth's Distillery Co. (1901) 85 L.T. s.262, H.L. 5.
5. Lindsay v. Martin, 5 T.L.R. s.322.
6. Morgan and Son- Ltd. v. S. Martin Johnson and Co. (1949) 1 K.B.
s.107, C.A.
7. Court v. Sheen (1891) 7 L.T.R. s.556.
8. Anglo-Italian Bank v. Wells and Davies (1878) 38 L.T. s.197.
9. Rotherham v. Priest (1879) 49 L.T.Q.B s.104; 41 L.T. s.558.
T.L.R.
10.Sheppards -and Co. v. Wilkinson a.nd Jarvis (1889) 13. C. A.
Atıfta Bulunulan Bilimsel İçtihatlar:
l. The Annual Practice 1962, sayfa 26-4.
2. The Supreme Court Practice 1973, Vol.I, sayfa 137.
H Ü K Ü M
M. Necati Münir Ertekün, Başkan: Bu istinafta Mahkemenin Hükmünü Sayın Yargıç Ahmet izzet verecektir.
Ahmet İzzet: İstiNaf eden (davacı) Lefkoşa'da Osman Paşa Caddesind-e kâin Mirata Apartmanının sahibidir.
Davacı 31 Temmuz 1975 tarihinde Lefkoşa Kaza Mahkememesinde 419/75 sayılı bir dava açarak aleyhine istinaf edilenden (davalıdan) şu taleplerde bulunmuştur:
(a) Adıgeçen apartmanda işgalinde bulundurduğu lA ve 1-B numaralı dükkânların tahliye edilerek boş olarak davacıya teslimi;
(b) Her iki dükkânın 1 Şubat 1973 tarihinden 31 Temmuz 1975 tarihine kadarki devre için kira bakiyesi, ve
(c) 1 Ağustos 1975 tarihinden itibaren adıgeçen iki dükkân için ayda K.L.-3O.- kira veya ' mesne profits'.
Davalı isbatı vücut varakası dosyaladıktan sonra, davacı 20 Kasım 1975 tarihinde bir istida dosyalayarak talep takriri mucibince seri usulle hüküm (summary judgment) talep etmiştir. Davalı bu istidaya bir itiraz dosyala-yarak kendisine kayıtsız şartsız müdafaa hakkı verilmesini talep etmiş ve ayrıca kendisinin davacı aleyhine, davacının talebinden daha büyük bir miktarda zarar ziyan için mukabil talebi olduğunu iddia etmiştir.
Bidayet Mahkemesi davacının her üç talebi- hususunda da davalının ilk nazarda iyi bir müdafaası olduğu kanaatına vararak istidayı masraflarla reddetmiştir.
Davacı Bidayet Mahkemesinin bu hükmünden istinaf etmiştir. İstinafın duruşması esnasında davacının (a) ve (c) talepleri ile ilgili istinaf- üzerinde durulmamış, istinaf yalnız (b) talebine münhasır kalmıştır.
Bidayet Mahkemesinin geri kiralarla ilgili kararı dört noktada özetlenebilir.
(i) Davalı dava konusu dükkânlara sözlü bir akit neticesi girmiştir. Akdin süresi bir seneden fazla -olduğu için kanunen akdin yazılı olması gerekirdi. Davalı kanuna aykırı bir anlaşma neticesi dükkâna girdiği için davacı-müstediye karşı kanuni statüsünün ne olduğu sarih değildir ve bu bazı hukuki problemlerin ortaya çıkmasına sebebiyet verebilir.
(ii-) Davacı dava konusu dükkânlar için Temmuz 1975 aylığını talep etmektedir. Kiranın her ayın başında mı yoksa sonunda mı ödeneceğine dair bir iddia olmadığına göre, kiranın ay sonu ödenmesi gerekir. Dava ise 31.7.1975 tarihinde açıldığına göre Temmuz 1975 a-ylığı dava açıldığı zaman muaccel olmuş değildi.
(iii) Davacı ile davalı arasında daha evvel yer alan 225/73 sayılı davada Şubat 1973 aylığının ödenmiş olduğu nazarı itibara alınmıştı. Halbuki davacının talebinde Şubat 1973 aylığı da mevcuttur.
(iv)- Davalının iddiasına göre dava konusu dükkânlara kendi ismine sayaç koyması için davacı ile bir anlaşmaya varılmış ve bu anlaşma yerine getirilmeyip su kesildiğinden davalı zarar ziyana düçar olmuştur. Bu zarar ziyanın davacının talebinden daha fazla olmas-ı ihtimali mevcuttur.
Bütün bu sebeplerden dolayı Bidayet Mahkemesi davalıya kayıtsız şartsız müdafaa hakkı verilmesi kanaatına varmıştır.
İsinaf edenin avukatı davalının statüsünün aydan aya kiracı olduğunu bu sebeple Şubat 1973 ile Temmuz 1975 ay-lıkları hakkında ihtilâf olmakla beraber, gerek seri hüküm bakımından gerekse şimdiki istinaf maksatları için bu iki ayın hesaba katılmamasına itirazları olmadığını ve davalının mukabil talebi ile ilgili iddiaların 225/73 sayılı davada karara bağlandığını,- bu suretle bu iddiaların "res judicata" olduğunu, bu sebeple davalının mukabil talebinde herhangi bir mesnet olmadığını iddia etmiştir.
Seri usulle hüküm (summary judgment) Emir 18, nizam 1 altında alınabilir. Bu nizamın (a) fıkrası aynen şöyledir:
- "1.-(a) Where the defendant appears to a writ of summons
specially indorsed under Order 2, rule 6, the plaintiff may on
affidavit made by himself, or by any other person who can swear
positively to the facts, verifying the cause of -action, and the
amount claimed (if any), and stating that in his belief there is
no defence to the action, apply for judgment for the amount so
indrosed, together with interest (if any), or for the recovery of
the land (with or without)-, or for the delivering up of a
specific chattel, as the case may be, and costs. And judgment for
the plaintiff may be given thereupon, unless the defendant shall
sat-isfy the Court that he has a good defence to the action on the
merits, or disclose such facts as may be deemed sufficient to
entitle him to defend."
Bu nizama göre davalının müdafaası olmadığı hallerde davacı Mahkemeye müracaat ederek seri us-ulle hüküm talep edebilir
, Mahkeme de seri hüküm verebilir, meğer ki davalı, davada hakiki bir müdafaası, veya müdafaa vermek için kendisini haklı gösterecek olguların var olduğu hakkında Mahkemeyi tatmin etsin. Seri usulle hüküm, Mahkemenin takdirine gör-e şartsız veya şartlı olarak verilebilir.
Emir 18'in İngiltere'de şimdiki muadili Order 14'dür. Fakat Order 14, 1964'de bazı değişikliklere tabi tutulmuştur. Bizdeki Emir 18, 1964 senesine kadar meriyette olan Order 14'ün aynısıdır.
Buna göre hang-i hallerde seri usulle hüküm verilebileceği The Annual Practice, 1962, sayfa 264'de izah edilmektedir:
"General Principle.- Leave to defend must be given unless it
is clear that there is no real substantial question to be tried
(Codd v. -Delap (1905), 92 L.T.510, H.L.); that there is no dispute
as to facts or Law which raises a reasonable doubt that the
plaintiff is entitled to judgment ( Jones v. Stone, (1894)
A.C.122; Thom son v. Marshall, 4I L.T.720, C.A.; Jacobs v. Booth's
- Distiller Co. 1901, 85 L.T.262, H.L.; Lindsay v. Martin, 5 T.L.R.
322). . . . . . -
The power to give summary judgement under 0.14 is
"intended only to apply to cases where there is no reasonable
doubt that a. plaintiff is enti-tled to judgment, and where
therefore it is inepedient to allow a defendant to defend for
mere purposes of delay" (Jones v. Stone, (1894) A.C.122). As a
general principle, where a defendant shows that he has a fair
case for defence, or -reasonable grounds for setting up a defence,
or even affair probability that he has a bona fide defence, he
ought to have leave to defend (Saw v. Hakim, 5 T.L.R.72;
Ironclad, etc., Co. v. Gardner, 4 T.L.R. 18; Ward v. Plumble 6
T.L.R. 1- 8; Yorkshire Bankin Co. v. Beatson, 4 C.P.D. 213; Ray v.
Barker, 4 Ex. D. 279 ."
Eğer davalı yemin varakasında davacıya karşı mukabil talebi olacağını iddia ederse bu gibi hallerde hangi prensiplerin uygulanacağı The Supreme Court Practice, 1973,- Vol.1, sayfa 137'de izah edilmektedir.
"Moreover, where the defendant sets up a bona fide
counterclaim arising out of the same subject-matter of the
action, and connected with the grounds of defence, the order
should not be for j-udgment on the claim subject to a stay of
execution pending the trial of the counter-claim, but should be
for unconditional leave to defend, even if the defendant admits
the whole or part of the claim (Morgan and Son Ltd. v. Martin
John-son and Co. (1949) 1 K.B. 107, C.A. whole claim adrnitted ;
Court v. Sheen (1891) 7 T.L.R. 556 (part of claim admitted);
................................................................
.......................................................-.........
On the other hand, the mere fact that the defendant has a
counterclaim does not necessarily entitle him to leave to defend
(Anglo-Italian Bank v. Wells and Davies (1878) 38 L.T. 197;
-Rotherham v. Prıest 1879 49 L.J.Q.B. 104; 41 L.T. 558). Where
therefore there is clearly no defence to the plaintiff's claim,
so that the plaintiff should not be put to the trouble and
expense of proving it, but the defendant sets up a plaus-ible
counterclaim for an amount not less than the plaintiff's claim,
the order should not be for leave to defend but should be for
judgment for the plaintiff on the claim with costs, the
counterclaim with a stay of execution until the t-rial of or
pending further order (She ards and Co. arvis (1889) 6 T.L.R. 13,
C.A. "
Bu prensipler ışığında davalın-ın yemin varakasını inceleyecek olursak, (a) Şubat 1973 aylığı; (b) Temmuz 1975 aylığı ve (c) lA numaralı dükkânın 12 Aralık 1973 tarihinden sonraki kirasının K.L.2S.- mi yoksa K.L.3O.- mu olduğu hakkında taraflar arasında bir ihtilâf mevcut olduğu görülme-ktedir. Fakat ihtilâf konusu yalnız bunlar olsa idi belki de Bidayet Mahkemesinin verdiği karar farklı olabilirdi. Fakat bunlara ilâveten davalının bir de mukabil talebi olacağı hakkında iddiası mevcuttur. İstidayı bu yönden de incelememiz gerekir.
Dav-alının yemin varakasının 4. paragrafındaki iddiaya göre, taraflar arasında yapılan anlaşma mucibince davalı dava konusu dükkânların hemen yanında olan Akpınar Pastahanesini besleyen su sayacından geçici olarak su alacaktı ve ileride davalının adına bir su -sayacı konacaktı. Davacı istinafın duruşması esnasında, davalının mukabil talebi ile ilgili iddialarının 225/73 sayılı davada "res judicata" olduğunu iddia etmiştir. Fakat o davanın lâyihalarına bakacak olursak mukabil talepte yapılan iddiaların yalnız dav-acının davalıya su vermeyi kabul ettiğine dair olduğunu göreceğiz. Davalı şimdiki yemin varakasında kendi adına bir sayaç konulacağı hakkında bir iddia yapmıştır ki bu iddia 225/73 sayılı davada yapılmamıştı. Bu sebeple Bidayet Mahkemesi kararını verirken -durum şöyle idi: Davalının kendi adına bir su sayacı koymak için davacı ile aralarında. bir anlaşma olduğuna ve bu anlaşmanın 3 Ekim 1973 tarihinde, yani 225/73 sayılı davanın dosyalandığı tarihten sonraki bir tarihte, bozulduğu hakkında bir iddiası mevcut-tu. Bu iddia davacı tarafından cevapsız bırakılmıştır. Hatta davacı Bidayet Mahkemesinde istidanın dinlenmesinden sonra Mahkemeye yaptığı hitapta da bu konuya hiç değinmemiştir.
Yukarıdaki sebeplerden dolayı Bidayet Mahkemesi istidayı reddetmekle ve da-valıya şartsız müdafaa hakkı vermekle yanlış hareket etmiş değildir.
Netice itibarıyle istinaf reddolunur. İstinaf masrafları hakkında herhangi bir emir vermemeği uygun gördük.
Müdafaa Takririnin 14 gün zarfında dosyalanması ve davanın duruşması iç-in erken bir gün verilmesi emrolunur.
(M. Necati Münir Ertekün) (Ahmet İzzet) (Şakir Sıdkı İlkay)
Başkan Yargıç Yargıç
13 Ağustos,l976.
392
Full & Egal Universal Law Academy