- Yargıtay/Hukuk 6/79
(Dava No.759/76; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Ahmet İzzet, Şakir Sıdkı İlkay, N.Ergin Salâhi.
İstinaf eden: Taner Ga-rdiyanoğlu, Lefkoşa
(Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen:Hasan Ahmet Özyıldız (an infant) babası ve en
yakın arkadaşı (next friend) Ahmet Rifat
Özyıld-ız, Ortaköy
(Davacı)
a r a s ı n d a.
İstirıaf eden namına: Gürsel E. Kadri namına Kemal Aktay.
Aleyhine istinaf edilen namına: Zeki Bayram.
Trafik kazası - Otobüsten ine-n 10 yaşındaki küçük yolu geçmeye
çalışırken Davalının küçüğe çarpması sonucu meydana gelen kaza
İlk Mahkemenin yaşı dolayısıyle küçükte katkısal kusur bulmaması
Makul tedbir - Küçüklerin de yaşlarının gerektirdiği ölçüde
makul tedbir almak zorun-da olmaları.
Katkısal kusur - Küçüklerin katkısal kusuru - Küçüklerin sırf yaşları
nedeniyle kusurlu olamayacaklarına dair bir karinenin bulunmaması
Küçüklerde makul tedbir - Küçüklerin de yaşlarının
gerektirdiği ölçüde makul tedbir almak zorund-a olmaları - Sağı
solu kontrol etmeden yolu geçmeye teşebbüs eden Davacıda %30
katkısal kusur bulunması.
OLAY: Davalı arabasıyla bir otobüsün arkasında Göçmenköye doğru gidiyordu. Otobüsün işaret vermeden durması üzerine Davalı otobüsü geçmeye -teşebbüs etti. Otobüsün ön kısmını geçerken arkadarı tak diye bir ses duydu ve aynadan geriye bakınca arabaya çarpan bir çocuğun yerde yattığını gördü. Davalı ses duymadan önce küçüğü görmediğini söyledi. 10 yaşında olan küçük otobüs durduktan sonra otobüs-ten indiğini ve ön taraftan yolu geçmek istediğini, yolu kontrol edip geçmeye teşebbüs edince Davalının sürdüğü arabanın kendisine çarptığını söyledi. Kaza sonucu küçük kafa travması geçirdi ve sağ kol humerus kemiği kırıldı.
Davacı küçük babası vası-tasıyle açtığı davada Davalıdan tazminat talep etti. İlk Mahkeme otobüsü geçerken Davalının gereken dikkati göstermediği kanısına vardı. Davacıda ise yaşı dolayısıyle katkısal kusur bulmayan İlk Mahkeme Davacı lehine tazminata hükmetti.
Davalı İlk Mahkemen-in Davalıyı kusurlu bulmakla ve Davacıda yaşı nedeniyle katkısal kusur bulmamakla hata ettiğini öne sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, otobüsün yolcu indirmek için durduğunu ve
Davalının otobüsten inen yolcuların otobüsü geçmeye teşebbüs
- edebileceklerini göz önünde bulundurması gerektiğini belirtti. Bu
nedenle Davalının kusurlu olduğunu kabul eden Yüksek Mahkeme
küçüklerin sırf yaşları nedeniyle kusurlu olamayacaklarına dair
bir karine bulunmadığını, makul tedbir almayan- bir küçüğün
kusurlu olabileceğini, makul tedbirin ne olduğu araştırılırken
küçüğün yaşının dikkate alınması gerektiğini belirtti. Küçüğün
sağını solunu kontrol etmeden Davalının geçit hattı içerisine
girmesinin kazanın oluşuna katkısı -olduğunu vurgulayan Yüksek
Mahkeme Davacının kazada %30 oranında katkısal kusuru olduğu
sonucuna vardı ve bu oran nisbetinde tazminat miktarını indirdi.
Atıfta Bulunulan Bilimsel İçtihatlar:
1- Charlesworth on Negligence, SOth Edn. para.l033.
- H Ü K Ü M
Ahmet İzzet:
Aleyhine istinaf edilen (davacı), babası ve en yakın arkadaşı vasıtası ile davalıdan tazminat talep etti. Talep takririne göre "10 yaşlarında" bir küçük olan davacı, 25 Ağustos 1976 tarihinde saat 13.40 rad-delerinde Ortaköy'e Şehit Yüzbaşı Tahsin Yurdabak Caddesinde giderken, istinaf edenin (davalının) kullandığı E 401 plâka sayılı araba kendisine çarpıp yere düşmesine ve yaralanmasına sebep oldu.
Kaza, Alt Mahkemenin bulgularına göre şöyle oldu:
- 25 Ağustos 1976 tarihinde saat 13.40' da davalı çalıştığı İş Bankasından çıkıp Göçmenköy semtindeki evine gitmekte idi. Ortaköy'de Bel Kola Fabrikası yanından sağa dönerek Göçmenköy'e doğru ilerlemeye başladı. Önünde bir otobüs vardı. Otobüs ile davalı ar-asındaki mesafe 10-15 metre idi. Davalı, Bel Kola Fabrikasından 500 metrekadar ilerledikten sonra otobüs işaret vermeden durdu. Davalı karşıdan başka bir vasıta gelmediği için ve yol boş olduğu için otobüsü geçmeğe teşebbüs etti. Otobüsün ön kısmının hizas-ını geçmek üzere iken "tak" diye bir ses duydu ve dikiz aynasından geri baktığı zaman yerde bir çocuk yattığını gördü. Geri geri gelerek çocuğu arabaya koyarak hastahaneye götürdü. Davalı şahadetinde çocuğu "tak" sesini işitmeden evvel görmediğini, ancak "-tak" sesini işittikten sonra fren yaptığını söyledi. Davalının kendi ifadesine göre, otobüsten yolcu indiğini görmemekle beraber, otobüs durmak üzere iken otobüste ayakta duran yolcular olduğunu gördü. Küçük'ün ifadesine göre, otobüsten indikten sonra otob-üsün ön tarafından geçerek sağa sola baktı, araba görmeyince yolu geçmeye çalıştı, geçtiği an da davalının sürdüğü araba ile çarpıştı.
Alt Mahkeme davalıyı otobüsü geçerken gereken dikkati göstermediğinden kusurlu buldu. Davacıda ise "yaşı dolayısıyl-e" katkısal kusur bulmadı.
Kaza sonucu davacıda kafa travması ve sağ pariyetal bölgede hematom tesbit edildi. Sağ kol humerus kemiği kırıktı ve tedavi altına alındı. Sağ kol bir ay alçıda tutuldu, alçı açıldığı zaman omuzda hareket mahdudiyeti vardı -ve bunun için fizik tedavisi yapıldı. Davacı tedavi süresi içinde acı ve ızdırap çekmekle beraber, doktorun şahadetine göre davacının sağ kolundaki kırık tamamen iyileşmiştir ve hareketleri ise iyiye doğru gitmektedir. Hastanın baş ağrıları ve asabi durumu- ,subjektif olduğundan bir müddet sonra bunlar da geçecektir.
Alt Mahkeme davacının lehine K.L.75.- özel ve K.L.400.- genel tazminata hükmetti. Davacının katkısal kusuru olamayacağı için tüm tazminatın davalı tarafından ödenmesini emretti.
Dav-alı istinaf ederek Alt Mahkemenin davalıyı kusurlu bulmakla, davacıya yaşı dolayısıyle katkısal kusur bulmamakla hata ettiğini ve hükmedilen tazminatın fahiş olduğunu ileri sürdü. Tazminat ile ilgili istinaf sebebi istinafın duruşmasında geri çekildiğinden- sadece diğer iki istinaf sebebini incelemek gerekir.
Davalının avukatı, davalının yavaş gittiğini, karşıdan vasıta gelmediği için otobüsü geçmeye teşebbüs ettiğini, bu nedenle de davalının kusurlu olamayacağını iddia etti. Alt Mahkeme davalının şaha-detini eleştirdikten sonra, bilhassa otobüsün yolcu indirmek için durduğunu ve otobüsten inen yolcuların yolu geçmek için teşebbüs edebileceklerini kaale almadığı gerekçesi ile davalıyı kusurlu buldu. Kanımızca verilen şahadet ışığında Alt Mahkemenin bu ka-rarı hatalı değildir.
Küçük davacıda katkısal kusur olup olmadığı hususuna gelince, davacının niçin kusurlu bulunmadığı hakkında Alt Mahkeme herhangi bir ayrıntıya girmemiş, sadece "yaşı dolayısıyle davacıda karşıt kusur" bulmadıklarını belirtmiştir.-
Küçüklerin sırf yaşları itibarı ile kusurlu bulunamayacağına dair bir karine yoktur. Eğer bir küçük, makul tedbir almayıp kendisine olacak olan zararı önlemezse, kusurlu olabilir. Ancak "makul tedbir"in ne olduğu araştırılırken, çocuğun yaşının naza-rı dikkata alınması gerekir. Başka bir deyimle, katkısal kusur ölçüsü küçük için de büyük için de aynıdır. Ancak çocuktan beklenecek tedbir, büyükten beklenecek bir tedbir ile aynı olmayıp çocuğun yaşına göre değişir. Eğer çocuğun hareketi o yaştaki bir kü-çükten beklenecek bir hareketse, küçük katkısal kusurdan suçlu bulunamaz.
Bu prensipler Charlesworth on Negligence, Fifth Edition para. 1033'de şöyle izah edilmektedir:
"When a child is negligent, in the sense that he could by
the exe-rcised of reasonable care have prevented or avoided the
damage in question, he cannot recover full compensation; but in
considering what is "reasonable care" the age of the child must
be considered. Infancy as such is not a "status conferrin-g
right," so that the test of what is contributory negligence is
the same in the case of a child as of an adult, modified only to
the extent that the degree of care to be expected must be
proportioned to the age of the child.
- Nevertheless the conduct of an infant plaintiff cannot
amount to contributory negligence if it is no more than can be
expected of a child of his age."
Talep takririnde çocuğun "10 yaşlarında" olduğu belirtilmektedir. Alt Mahkemenin -hükmünde aynı tabir kullanılmaktadır. Ancak davacı küçük şahadetinde doğum tarihini 2 Ağustos 1965 olarak vermiştir. Buna göre kaza olduğu gün, davacı 11 yaşını bitirmiş bulunmakta idi. Alt Mahkeme küçüğün verdiği doğum tarihinin yanlış olduğu hakkında her-hangi birşey söylemediği için davacı küçüğün yaşının 11 olduğu kabul edilebilir.
Davacının kendi şahadetine göre, otobüsün önünden yolu geçmeden önce sağa sola baktı, ancak davalının sürdüğü arabayı görmedi. Davacının otobüsûn önünden yolu geçmeden s-ağa sola baktığı halde davalının sûrmekte olduğu arabayı görmediği hususundaki iddiasına Alt Mahkeme inanmamıştır. Alt Mahkemeye göre davacının iddiası doğru olamaz, çünkü bakması ile çarpışma arasında zaman geçmediğine göre arabanın orada olması ve bakmış- olsa davacının bunu görmesi gerekirdi. Mahkemenin bu husustaki bulgusu hatalı değildir. Bu durumda davacı, otobüsün önünden yolu geçmeden önce sağını ve solunu kontrol etmemiş olması ve böylelikle davalının geldiğini görmeyip onun geçit hattı içine girmes-i kazanın vukuuna katkısı olduğunu gösterir. Tüm olgular ve davacının yaşı göz önünde tutulduğunda, davacının kazaya %30 oranında katkıda bulunduğu kanısına vardık.
Bu nedenle Alt Mahkemenin katkısal kusur ile ilgili kararı hatalıdır ve tazminat mikt-arının yukarıdaki oranda değiştirilmesi gerekir.
Sonuç olarak davacının katkısal kusuru çıktıktan sonra davacı lehine özel tazminat için K.L.52.500 mil ve genel tazminat için K.L. 280.- toplam K.L.332.500 mil tazminat verilmesi emrolunur.
İstin-af kısmen muvaffak olduğu için aleyhine istinaf edilenin, istinaf edene istinaf masraflarının 1/2'sini ödemesi emrolunur.
(Ahmet İzzet) (Şakir Sıdkı İlkay) (N.Ergin Salâhi)
Yargıç Yargıç Yargıç
27 Nisan,l979
-
- 407 -
Full & Egal Universal Law Academy