-D.20/81 Yargıtay/Hukuk 6/81
(Dava No.388/80 Girne)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Ülfet Ecnin, Başkan, Şakir Sıdkı İlkay, Salih S.
Dayıoğlu.
İstinaf- eden: Yeşilyurt Tarım ve Hayvancılık Koop. İşletmesi Ltd .,
Lefkoşa
(davacı)
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: İnanç İthalat İhracat Ltd. Şti. Karaoğlanoğlu
- (davalı)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Ali Dana
Aleyhine istinaf edilen namına: Kıvanç M. Riza
Seri hüküm talebi - Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğü E.18 n.l ve n-.2. -
Seri hüküm verilmesine ilişkin Tüzük maddelerinin Anayasa'ya aykın olduğu iddiası.
Anayasa Mahkemesine havale - Davah avukatının Hukuk Muhakemeleri
Usulü Tüzüğü E.18 n.l ve n.2'nin Anayasanın 27 ve 27(2) maddesine aykın olduğunu ileri sürerek An-ayasa Mahkemesine havale istemi - KTFD Anayasasının 114. maddesine göre herhangi bir yasa veya kurahn uyuşmazhk konusunun karara bağlanmasında etkisi olması halinde Anayasa Mahkemesine havale edilmesi - İhtilaf konusunun karara bağlanmasında etkili olabile-ceğine ikna olmaması halinde Mahkemenin konuyu Anayasa Mahkemesine havale etmemesi - Yargıtaya göre yasa sözcüğünün tüzükleri de içermesi - E.18 n.l ve n.2 altında seri hüküm verilmesi - İlk Mahkemenin uyuşmazhk konusunun karara bağlanmasında E.18 n.l ve n-.2'nin etkisi olacağı kanısına varması ve havale istemini kabul etmesi - KTFD Anayasasının 144 ve 114(1) maddeleri - İlk Mahkemenin kanunun Anayasa Mahkemesine havale edilmesine ilişkin karan aleyhine istinaf.
Anayasa - KTFD Anayasasının 144. maddesi - Ma-ddede yer alan kanun
sözcüğünün tüzükleri de kapsaması - KTFD Anayaşasının yasama ve yürütme organının işlemlerini Anayasal denetime tabi tutması.
OLAY: Davacı Davah aleyhine bir dava açarak seri şekilde hüküm
verilmesini talep etti. Davah ise, Davac-ının seri hüküm almağa hakkı olmadığını ileri sürdü. Davah avukatı istidanın duruşmasında Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğü E.18 n.l ve n.2'nin Anayasanın 27 ve 27(2) maddelerine aykın olduğunu ileri sürdü ve konunun Anayasa Mahkemesine havale edilmesini ist-edi. Davacı yapılan müracaata itiraz etti. İlk Mahkeme uyuşmazhk konusunun karara bağlanmasında Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğü E.18 n.l ve n.2'nin etkisi olacağına kanaat getirdi ve konuyu Anayasa Mahkemesine havale etti.
Davacı İlk Mahkemenin KTFD Anaya-sasının 27 ve 114. maddelerini ve Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğünün E.18 n.l ve 2.'yi yanhş tefsir ettiğini ileri sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yargıtay KTFD Anayasasının 114. maddesi uyarınca herhangi bir
tarafın mahkeme işlemlerindeki uyuşmazhk konula-nndan herhangi birisinin karara bağlanmasında etkili olabilen herhangi bir yasanın veya kararın veya bir kuralın Anayasaya aykırılığını ileri sürmesi halinde Mahkemenin konuyu Anayasa Mahkemesine sunabileceğini belirtti.
Yargıtay, Davacının E.10 n.l ve n.-2'ye dayanarak seri hüküm talep ettiğini, bu tüzük maddelerinin seri hüküm verilmesinde etkili olduğunu belirtti.
KTFD Anayasasnın 114. maddesinde belirtilen yasa sözcüğünün yasalar uyannca çıkanlan tüm tüzük ve emirnameleri içerdiğini, sözkonusu tüzük, -emir ve nizamlann Anayasaya aykın olup olmadığı hususunun karara bağlanması için konunun Anayasa Mahkemesine sunulabileceğini belirtti ve İlk Mahkemenin hata etmediği sonucuna vardı.
Yargıtay bu konuda geçmişte verilen içtihat kararlarına da değinerek KT-FD Anayasasının sözünün ve özünün yasama ve yürütmenin eylem ve işlemlerini Anayasal denetime tabi tutmak olduğunu belirtti ve istinafı reddeti.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
Michail Dimetriu Zavas v. The Police (1963) 1 CLR s.57.
Antonios Ceorg-hiou Pullas v. The Police (1964) 1 CLR s.30.
The Republic and Nicolas Pantopiou Loftis 1 RSCC 30 sayfa
34-35.
4- The Cooperative Grocery of Vasili and Haralambos N. Priru,
4 RSCC 12 sayfa 16-l7.
5- The Mayor and other and Damianos Stiyli-anu 2 RSCC sayfa 30.
6- The Mayor etc. Nicosia and The Cyprus Oil lndustries Ltd.
Kyrenia 2 RSCC sayfa 107.
H Ü K Ü M
Ül-fet Emin, Başkan: İstinaf eden davacı 2.ll.1980 tarihinde Girne Kaza
Mahkemesinde aleyhine istinaf edilen, davah, aleyhine açtığı davada 5.12.1980 tarihinde yaptığı bir istida ile davah aleyhine seri şekilde hüküm verilmesini talep etti. Davalı Mahkemeye- dosyaladığı 5.1.1981 tarihli itirazname ile davacının seri şekilde hüküm almaya hakkı olduğunu reddetti. İstidanın duruşmasına başlandığında davahnın avukatı Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğünün E.18 n.1 ve 2'nin Anayasanın 27. maddesine ve özellikle 27(2) -fıkrasına aykın olduğunu ileri sürdü ve Anayasanın l44. Maddesine dayanarak konunun karara bağlanması için Yüksek Mahkemeye, Anayasa Mahkemesi olarak, sunulmasını Kaza Mahkemesinden talep etti. Davacı yapılan müracaata itiraz etti. Mahkeme de ileri sürülen- iddia ve görüşleri dinledikten sonra uyuşmazhk konusunun karara bağlanmasında Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğünün E.18 n.l ve 2'nin etkisi olacağına kanaat getirerek konuyu karara bağlamak üzere Anayasanın 114(1) maddesi uyannca Yüksek Mahkemeye, Aayasa Ma-hkemesi olarak sundu.
Davacı Kaza Mahkemesinin işbu karanna karşı istinaf eyledi. İstinaf sebepleri özetle şöyledir:-
1. Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğünün E.28'in 1 ve 2. nizamlan davalıya açıklıkla dinlenme hakkı tanıdığı halde söz konusu nizamların Ana-yasanın 27(2) maddesi uyarınca tanınan Mahkeme tarafından dinlenme hakkına aykın olduğu hususunun uy-uşmazlık konusunun karara bağlanmasında etkisi olacağını mahkeme kabul etmek ve konuyu Anayasanın 144. maddesi tahtında Yüksek Mahkemeye, Anayasa Mahkemesi- olarak havale etmekle Kaza Mahkemesi hataya düşmüştür.
2. Mahkeme 1960 Anayasasının 188. maddesinin istinaf konusu istidadaki talep ile hiçbir ilgisi olmadığına dair ve/veya 1960 Anayasasından önce yapılan yasa i1e ve 1960 Anayasasından sonra yapılan yas-alar arasında Anayasaya aykırılık konularında ne şekilde düzeltileceği ve/veya uygulanacağı bakımından herhangi bir ayırım yapamayacağına dair bulgu yapmakla hata etmiştir.
3. İlk Mahkeme Anayasanın 27 ve 114. maddelerini ve/veya Hukuk Muhakemeleri Usulü -Tüzüğünün E.18, 1 ve 2. nizamlarını ve/ veya 1960 Anayasasının 188. maddesini yanlış tefsir etmiş ve/veya tatbik etmiştir.
Anayasanın 114. maddesi herhangi bir mahkeme işlemindeki herhangi bir taraf işlemin herhangi bir safhasında işlemdeki uyuşmazlık kon-ularından herhangi birisinin karara bağlanmasında etkisi olabilen herhangi bir yasanın veya kararın veya söz konusu yasa veya karann herhangi bir kurahnın Anayasaya aykırılığını ileri sürebilir ve bunun üzerine mahkeme konuyu kararını vermek üzere Yüksek M-ahkemeye, Anayasa Mahkemesi olarak sunar ve konu hakkında Anayasa Mahkemesince bir karar verilinceye kadar ilgili mahkeme konu işlemi durdurur. Bu maddeden açıkça görülüyor ki herhangi bir Mahkeme işlemindeki herhangi bir taraf uyuşmazlık konularının herha-ngi birinin karara bağlanmasında etkisi olabilen herhangi bir yasa veya yasa kurahnın veya herhangi bir kararının Anayasaya aykırılığını ileri sürebilir ve böyle bir iddia yaptığı takdirde mahkeme Anayasaya aykırılık konusunun karara bağlanması için konuyu- Yüksek Mahkemeye, Anayasa Mahkemesi olarak sunması gerekir. Anayasanın 114. maddesinin öngördüğü ön koşul herhangi bir kararın ve yasanın uyuşmazlık konusunun karara bağlanmasında etkisi olabileceğidir. Mahkeme herhangi bir yasa veya yasa kuralının veya h-erhangi bir kararın ihtilaf konusunun karara bağlanmasında etkisi olabileceğine tatmin edilmezse konuyu Yüksek Mahkemeye, Anayasa Mahkemesi olarak sunmaması gerekir. Ancak Mahkerne uyuşmazlık konusunun karara bağlanmasında herhangi bir yasa veya yasa kural-ının veya herhangi bir kararın etkisi olabileceğine kanaat getirirse böyle bir konuyu karara bağlanmak üzere Yüksek Mahkemeye, Anayasa Mahkemesi olarak sunmak zorunluluğundadır.
Davacı seri hüküm almak için istidasını Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğünün E.-18'in 1 ve 2. nizamlarına dayamıştır. Davalı ise mahkemeye yaptığı müracaatta E.18 n.l ve 2'nin Anayasanın 27 ve özellikle 27(1) ve (2) maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Kaza Mahkemesinin görevi Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğünün E.18 n.l ve 2'nin- seri hüküm vermesinde etkisi olup olmayacağını inceleyip karar vermekti. Mahkeme hükmünde açıklıkla belirttiği gibi seri hüküm verebilmek için Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğünün E.18 n.l ve 2'ye dayanması gerekir. E.18 n.l ve 2 Anayasanın 27. maddesine ay-krı ise ve Anayasa Mahkemesi böyle bir karar verirse Anayasanın l14. maddesi uyarınca E.18 n.l ve 2 Mahkeme huzurunda olan işlemde uygulanmaz ve o işlem bakımından E.18 n.l ve 2 yokmuş gibi addolunur. Bu böyle addolunursa kuşkusuz Mahkeme E.18 n.l ve 2'ye -dayanarak herhangi bir seri hüküm veremez.
Yukanda belirtilenlerden açıkça görülüyor ki E.l8 n.l ve 2'nin ihtilaf konusunun karara bağlanmasında etkisi vardır. Bu nedenle 114. maddede belirtilen yasa sözcüğü tüzükleri de içerdiği kabul edilirse ilk mahkem-e söz konusu tüzük Emir ve nizamları Anayasaya aykırı olup olmadığı hususunun karara bağlanması için Yüksek Mahkemeye, Anayasa Mahkemesi olarak konuyu sunmakla herhangi bir hata işlemiş değildir. Sırası gelmişken söylemek yerinde olur ki ilk mahkemeler An-ayasaya aykırı olduğu iddia edilen konunun gerçekten Anayasaya aykırı olup olmadığı hususunu incelemez. Herhangi bir yasa veya yasa Kuralının anayasaya aykırı olup olmadığı hususunu incelemez. Herhangi bir yasa Kuralının Anayasaya aykırı olup olmadığı husu-sunda karar verme Kıbrıs Türk Federe Devleti Anayasasına göre münhasıran Yüksek Mahkeme, anayasa Mahkemesi olarak yetkilidir.
Gerek ilk Mahkemede gerek istinafın duruşmasında istinaf eden Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğü 1960'dan önce yürürlükte olduğu ci-hetle 1960 Cumhuriyet Anayasasının 188. maddesine dayanılarak tüzüğe gerekli uygulamalar yaparak Anayasaya uygun bir şekilde tatbik edilmesi görevinin Kaza Mahkemesine ait olduğunu ileri sürdü. Başka bir deyişle Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasının l88. maddesi- uyarınca yürürlükte kalan herhangi bir yasa veya tüzüğün Anayasaya aykırı olup olmadığı hususu hakkında ilk aşamada karar verme yetkisi ilk işlemin bakıldığı mahkemelere ait olduğu, ilgili mahkemelerin Anayasaya herhangi bir aykırılık iddiası yapıldığı ha-llerde konuyu Anayasa Mahkemesine sunmamaları ve bizzat kandilerinin gerekli kararı vermeleri gerektiğini ileri sürdü. Bu iddidiasını da Kıbrıs Cumhuriyeti Yüksek Mahkemesinin
Michail Dimetriu Zavos v. The Police 1963 l C.L.R. s.57 ve Antonios Georghiou P-ullos v. The Police 1964 1 C.L.R. s.30 davalarında verdiği kararlara dayandırmıştır. Zavos davasında Anayasaya aykırılık konusu yasanın öngördüğü cezanın suçun vehameti ile orantılı olup olmadığı idi. Yüksek Mahkeme o davada birçok yasaların öngördüğü zoru-nlu müsadere cezasının 1960 Cumhuriyet Anayasasının 12(3) maddesine aykırı olduğu hususunda Anayasa Mahkemesince birçok davalarda belirtildiği cihetle 1960 öncesi yasalarda yer alan ceza ile ilgili bir müsaderenin Anayasaya aykırılığı belirlendiği cihetle -Anayasanın 118. maddesinin 4. maddesine uyularak bu gibi yasatan Anayasa hükümlerine uygun kılmak için gerekli tahvilleri mahkemelerin yapmaları gerektiği hakkında karar verdi. Zavos davasında sayfa 71'de belirtildiği gibi konu hakkında Anayasa Mahkemesinc-e 3 davada karar verilmişti. Bu nedenle müsadere cezanın verilmesinin Mahkemelerde zorunlu olup olmadığı hususunun Anayasa Mahkemesine 1960 senesi yasalar için sunulması gerekmediği ve Anayasanın 188(4) maddesine uyularak mahkemelerin gerekli tahvilleri ya-parak yasalan uygulamasına karar verdi. 1964'deki Pullos davasında da yine Yüksek Mahkeme İlk Mahkemece Anayasaya aykılığı iddia olunan konuyu ilk mahkemenin Anayasa Mahkemesine sunmamakla hata etmediğine karar verdi. O davada da Anayasaya aykılık konusu 1-960 Cumhuriyet Anayasasının 23 ve 25. maddeleri ile ilgili idi. Anayasanın 23. maddesi her şahsın herhangi bir taşınır veya taşınmaz mal edinme hakkını ilgilendirir. 25. maddesi ise her şahsın herhangi bir meslek, sanat ticaret veya iş ile iştigal etme hak-kından bahsetmektedir. Her iki madde hakkında cumhuriyet Anayasa Mahkemesi karar vermiş ve o kararlarda Anayasanın 23 ve 25. maddesi tahtında hakların yasa ile konulan formalitelere, şartlara ve tahditlere tabi tutulabileceğini belirtmiştir. Konu hakkında -Anayasa Mahkemesince karar verildiği cihetle konunun Pullos davasında yeniden Anayasa Mahkemesine gönderilmesinin lûzumsuz olduğuna ve kanunun Anayasanın 188. maddesinin (4) fıkrası uyarınca ilk mahkeme tarafından gerekli tahvillerin yapılması suretiyle ka-rara bağlanması gerektiği belirtildi. Her iki karar da zamanın Yüksek Adalet Mahkemesi tarafından
verilmiş kararlardır. Halbuki bilindiği gibi 1960 Cumhuriyet Anayasasında herhangi bir yasa veya karann Anayasaya aykın olup olmadığı hususunda karar verme ye-tkisi Anayasa Mahkemesine verilmişti. Yine 1960 Cumhuriyet Anayasasına göre 1960 Cumhuriyet Anayasasının herhangi bir kuralının yorumlanması da yine Cumhuriyet Anayasa Mahkemesine verilmişti. Cumhuriyet Anayasa Mahkemesi, herhangi bir yasanın veya karann A-nayasaya aykırı olduğu iddia edildiği hallerde uygulanacak olan yöntemi öngören Anayasanın 144. maddesi ve Anayasanın herhangi bir kuralının yorumlanmasını içeren Anayasanın 149. maddesi ve Anayasanın 188. maddesi hakkında The Republic and Nicolas Pantopio-u Loftis 1 R.S.C.C. 30 sayfa 34 ve 3 5' de şunları söyledi:
"The Court takes this opportuuity of laying down for future guidance some principles concerning the application by courts of Articles 144, 149 and 188 of the Constitution. ln the opinion of the C-ourz the cumulative effect of these Articles is as follows:-
(1) When a question of unconstitutionality of a law or decision or of any provision thereof is raised by a party to any proceedings, at any stage thereof, and it is material for the determinatio-n of any matter at issue in such proceedings then the proper course is for the court to reserve such question far the decisicn cf this Court under Article 144 and stay further proceedings in the meantime.
(2) If a court or any party to any proceedings, at- any stage thereof, raises a question under paragraph (a) or (b) of Article 149 of the Constitution, which question, in the opinion of such court, is material for the final determination of such proceedings:-
(a)as relatec to the constitutuinality of any- law or decision or of any provision thereof, or
(b)as concerning a provision of the Constitution directly applicable to such proceedings, or
(c) otherwise,
then, in view of the fact that Article 149 gives this Court exclusive jurisdiction in the matter-s provided therein, the proper course is for the court concerned to refer such question to this Court for its decision under Article 149.
(3) No prior reference to this Court under (1) or (2) above is necessary if paragraph 4 of Article 188 is applicable.- The said paragraph is applicable in the following cases:
(a)where the court concerned and the parties are all ad idem regarding the mode of application, with necessary modification under the said paragraph 4, or a law continuing in force under paragraph- I of Article 188, or
(b)where a situation under (2)(a) above has arisen, in relation to a law continuing in force under paragraph 1 of Artricle 188, and there already exists a previous binding decision of the Court under Article 149 on the point in ques-tion, subject again to (3) (a) above.
The three principles stated above apply equally to proceedings on appeal.
It is, of course, understood that Articles 144 and 149 are not mutually exclusive in their application and thev may be invoked in one and the -same reference.
The Court thinks that it is useful at this point to observe that, apart from this case ıvhere the materiality of the question raised was so obvious on the face of the reference, a court referring a question to this Court should, as a rule,- indicate in such reference that the question so reserved is material for the determination of a matter at issue in the proceedings before it or for the final determination of such proceedings, under Articles 144 and 149, respectively."
Kıbrıs Cumhuriyet-i Anayasa Mahkemesi Loftis davasında Anayasanın 144, 149 ve 188. maddeleri hakkında belirttikleri görüşleri The Cooperative Grocery of Vasili and Haralambos N. Priru, 4 R.S.C.C. 12'de teyit etti. Kıbns Cumhuriyeti Yüksek Anayasa. Mahkemesinin kararından aç-ıkça görülüyor ki herhangi bir yasa veya yasa maddesinin Anayasaya aykırı olduğu hususunda karar vermek yetkisi münhasıran Anayasa Mahkemesine aittir. Kıbns Cumhuriyeti Anayasasının 188(4) maddesi uyarınca Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasdsı yürürlüğe girmezden ö-nce yürürlükte olan herhangi bir yasayı Anayasaya uygun kılmak için gerekli tahvillerin Mahkemece yapılabilmesi için ilgili yasa veya yasa maddelerinin Anayasaya uygun olmadığı ve Anayasaya uygun yapılabilmesi için gerekli tahvillerin yapılması hususunda g-erek tarafların gerek mahkemenin hemfikir olması gerekir. Kıbns Cumhuriyeti Anayasasının 188. maddesi Anayasanın bir maddesidir ve o madde hakkında yorum yapma yetkisi Anayasanın 149. maddesi uyannca sadece Yüksek Anayasa Mahkemesine aittir. Bu nedenle Kıb-ns Cumhuriyeti Anayasasının 188. maddesi hakkında Kıbrıs Cumhuriyeti Yüksek Anayasa Mahkemesi ile Kıbns Cumhuriyeti Yüksek Adalet Mahkemesi tarafından verilen kararlar arasında tercih yapılması gerektiği hallerde Kıbns Cumhuriyeti Anayasasına uyularak Yüks-ek Anayasa Mahkemesinin kararlarının doğru-luğunun kabul edilmesi gerekir.
Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasının 188. maddesinin Kıbns Türk Federe Devleti Anayasasının (Geçici) 1. maddesinin hükümleri ışığında halen yürürlükte olup olmadığı hususunda karar verm-ek kanaatimizce Yüksek Mahkemeye, Anayasa Mahkemesi olarak düşer. Bir istinafta Kıbns Cumhuriyeti Anayasasının l88. maddesinin yürürlükte olup olmaması bu istinafa herhangi bir etki yapmaz.
Yukarıda belirtilenlerin ışığında ilk mahkeme Hukuk Muhakeme-leri Usulü Tüzüğünün E.18 n.1 ve 2'nin Kıbrıs Türk Federe Devleti Anayasasının 27. maddesine ve özellikle 27(2) maddesine aykırı olup olmadığı hususunun karara bağlanması için konuyu Yüksek Mahkemeye, Anayasa Mahkemesi olarak sunmakla herhangi bir hata işl-emiş değildir. Bilakis Mahkeme, huzurunda olan ihtilaf konusunun karara bağlanmasında E.18 n.1 ve 2'nin etkili olabileceği kanaatine vardıktan sonra Yüksek Mahkemeye Anayasa Mahkemesi olarak sunması zorunlu idi. Kanımızca Anayasanın 114. maddesinin hüküml-eri buyurucu niteliktedir.
Şimdi de Kıbrıs Türk Federe Devleti Anayasasının 114. maddesinin öngördüğü "yasa" sözcüğünün Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğüzünü de içerip içermediği hususunu ele alalım. Kıbrıs Türk Federe Devleti Anayasasının 114. maddesinin -hükümleri Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasının 144. maddesinin hükümleri ile hemen hemen aynıdır. Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesinin Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasının I44. maddesinde yer alan kanun sözcüğünün kanun uyarınca yapılan herhangi bir tüzüğü içerip- içermediği hususunda herhangi bir kararı direkt olarak mevcut değildir. Ancak Kıbns Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesinin 1960'dan önce yürürlükte olan yasalar uyarınca yapılan tüzüklerin Anayasaya aykırı oldukları hususunda yapılan havalelere bakmış ve onlar -hakkında karar vermiŞtir. Örneğin The Mayor and Damianos Stylianu 2 R.S.C.C. sayfa 30 davasında Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi 1940-1959 Mağusa Belediye Tüzüğünün Nizam 61(l)(2)'nin Anayasaya aykırı olup olmadığı hususunu incelemiş ve Tüzüğüu 61(1)(2-) maddesinin Anayasaya aykırı olmadığını bulmuştur.
The Mayor etc. Nicosia and The Cyprus Oil Industries Ltd. Kyrenia 2 R.S.C.C. sayfa. 107'de Kıbns Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Anayasanın 144. maddesi uyarınca kendisine sunulan ilaç ve yiyecek satışı Tüz-üğünün 2 ve 3. nizamının Anayasaya aykırı olup olmadığı konusunu incelemiş ve söz konusu nizamların Anayasaya aykırı olmadığına karar vermiştir.
Anayasal Hukuk ilkelerine göre Anayasa Mahkemeleri yetkileri dahilinde olan konulara bakar. Anayasa Mahkem-eleri yetkileri dahilînde olmayan konulara itiraz yapılmasa dahi bakmaz.
Yukarıda belirtilen Anayasal Hukuk ilkeleri göz önünde tutulduğunda Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesinin Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasınn 144. maddesinde yer alan kanun sözcüğünün k-anun tahtinde yapılan tüm tüzükleri de içerdiğini kabul ettiğine kuşku yoktur. Kıbrıs Türk Federe Devleti Anayasa Mahkemesi 1l/80 sayılı konuda Anayasa Mahkemesinin 144. maddesi tahtinde Anayasanın 88. maddesi tahtinde çıkanlan yasa gücündeki bir kararnam-enin Anayasaya aykın olup olmadığına bakmaya yetkisi olduğuna karar verdi. Kıbrıs Türk Federe Devleti Anayasasının 114. maddesinde yer alan "yasa" sözcüğünün yasalar uyarınca çıkarılan tüm tüzük ve emirnameleri içerdiğine kuşku yoktur. Aksi takdirde yasama- organı çıkarttığı yasalar uyarınca tüzük yapmak için başka organlara yetki verir ve böyle olunca da, tüzükler Anayasa Mahkemesinin denetimine tabi olmayacağı cihetle, tüzükle istenilen Anayasal haklar kısıtlanabilir. Kıbrıs Türk Federe Devleti Anayasasını-n, sözüne ve özüne bakıldığında, Anayasanın gerek yasama gerekse yürütme organının işlem ve eylemlerinin Anayasal denetime tabi tutmak amacını güttüğü görülmektedir.
İstinafın duruşması esnasında istinaf eden Kıbns Türk Federe Devleti Anayasasının 114. ma-ddesinin sadece Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası yürürlüğe girdikten sonra yapılan yasalan içerdiğini iddia etmiştir. Anayasanın 114. maddesinde yer alan hükümler gerek Kıbns Cumhuriyetinden önce yürürlükte olan ve gerekse Kıbns Cumhuriyetinin ilânından sonra -ve Kıbns Türk Federe Devleti Anayasası yürürlüğe girdikten sonra yürürlüğe giren tüm yasalan ve bu gibi yasalar uyannca yapılan tüm tüzükleri de içermektedir. Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi bu konuda The Cooperative Grocery of Vasilia Ltd. and Harala-mbos B. Prirou davasında 4 R.S.C.C. 12 sayfa 16-17'de şunları söyledi:-
"In the light of the foregoing principle, the Court is of the opinion that Article 1.44 applies both to old laws and new laws for the following reasons, each one of which appears to b-e sufficient in itself:
(a) There is nothing in the wording of Article 144 itself which limits its application to new laws only. Whenever the drafters of the Constitution wished to refer to new laws, in the several Articles laying down the competence of t-his Court, they expressly did so.
(b) Article i44 confers a right upon litigants and such right, which on the face of it applies in general to both old laws and new laws, cannot be deemed by implication to be limited only to new laws, merely by reason of -the provisions af paragraph 4 of Article 188, which is not a substantive provision dealing with rights of litigants but it is only a transitional provision laying down a certain course to be followed by courts with regard to old laws. lt was because, inter- alia, of the above right of litigants that this Court has defined, in the Case of The Republic and N.P. Loftis, 1 R.S.C.C. p.30 at p.34, the scope of the said paragraph 4 in the manner in which it has done.
(c) Article 144 is to be found in Part 1X of th-e Constitution, which makes substantive provision concerning the competence of this Court. On the other hand, Article 188 is as already stated, a transitional provision and, moreover, its operative part, paragraph 1, begins wîth the express reservation tha-t it is "Subject to the Provisions" of the Constitution. It is not, therefore, possible to construe paragraph 4 of Article 188, which is consequential to paragraph 1 of the same Article and applicable to all courts, as in any way limiting or interfering wi-th a substantive provision concerning competence, such as Article 144."
Daha önce belirtildiği gibi Cumhuriyet Anayasasının 144. maddesi Kıbrıs Türk Federe Devleti Anayasasının 114. maddesinin aynısıdır.
Yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı istinafın m-asraflarla reddolunması gerektiği kanısındayım.
Şakir Sıdkı İlkay: Sayın Başkanın verdiği hükümde belirtilen nedenlerden ötürü istinafın reddedilmesi, mamafih meselenin tüm ahval ve şeraiti ışığında istinaf masrafları ile ilgili herhangi bir emir verilmem-esi gerektiği görüşündeyim.
Salih S. Dayıoğlu: Sayın Başkanın verdiği hükümle hemfikirim ancak bu meseledeki olgular ışığında masraflar hususunda herhangi bir emir verilmemesi gerekir görüşündeyim.
Başkan: Sonuç olarak istinaf oybirliği ile reddolunur ve- oyçokluğu ıle masraflar hakkında herhangi bir emir verilmez.
(ÜIfet Emin) (Şakir Sıdkı İlkay) (Salih S. Dayıoğlu)
Başkan Yargıç Yargıç
19 Haziran I981
Full & Egal Universal Law Academy