-D.20/84 Yargıtay/Hukuk 6/84
(Dava No: 847/82; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay,Başkan, Niyazi F. Korkut, Aziz Altay.
İstinaf eden: Mehmet Ahme-t Hoca.
(Davacı)
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: 1. Meral Orhan Oktay, Lefkoşa.
2. Seval Sezgin, Lefkoşa.
3. Sevtap Fadıl Koşar, Lefkoşa.
- (Davalılar)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Ergin Ulunay.
Aleyhine istinaf edilenler namına: Menteş Aziz adına Müjgân Ata
Süleyman Dolmacı adı-na Talât Kürşat.
H Ü K Ü M
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan: Bu istinafta Mahkemenin kararını Sayın yargıç Niyazi F. Korkut verecektir.
Niyazi F. Korkut: Aleyhine istinaf edilen davalılar Lefkoşa'da Girne Caddesinde 54 numaralı dükkânın mal sahibi ve istina-f eden davacı da konu dükkânın kiracısı idi.
davalılar bu davadaki davacı aleyhine Lefkoşa Kaza Mahkemesinde dosyaladıkları 945/80s numaralı hukuk davası ile konu dükkâna esasa müteallik tadilât ve/veya müessir yeni inşaat ve/veya yıkmak maksadı ile ihti-yaçları olduğunu ileri sürerek tahliye isteminde bulundular. davalı da konu davada müdafaa ve muakbil dava dosyalamakla beraber 27.2.1981 tarihinde avukatı Mahkemeye bir beyanda bulunarak davalının kanuni kiracı odluğunu, gerekli 3 aylık ihbarın gönderildi-ğini, konu taşınmaz malı yıkıp yeniden yapmak için davacıların ihtiyacı odluğunu ve Belediyeden de gerekli inşaat izninin alındığını ve bu nedenlerle aleyhlerine tahliye emri verilmesini kabul etti. Davalı ayrıca yapılccak inşaattta inşaat tamamlandıktan s-onra projede 4 nuamralı dükkânın geçerli ve o günün şartlarına uygun bir kira karşılığı kendisine kiralanması hususunda davacılar ile anlaştığını ileri sürerek bu anlaşmanın Mahkeme Nizamı olarak kaydedilmesini istedi. davacıların avukatı da davalı avukatı-nın belirttiği şekilde bir anlaşmanın Mahkeme Nizamı oalrak kayda geçnmesini kabul etti. Bunun üzerine davalı avukatı mukabil talebi geri çekti. Bu beyanlar üzerine Mahkeme konu malın tahliyesi için hüküm verip mukabil talebi de reddederek tarafların beyan- ettikleri anlaşmayı da Mahkeme Nizamı oalrak kaydetti. istinaf konusu davadaki davalılar avukatları vasıtası ile davacıya 26.7.19982 tarihinde yazılı bir ihbar göndererek 7 gün içinde Mahkeme Nizamına konu dükkân için bir kira münasebeti tesis edil mesini- ya da tamamlanmak üzere olan konu dükkânı başkalarına icr edeceklerini bildirdiler. Davacı davalıalrın avukatı ile temas kurduğunu, ancak davalıların ayda 100,000TL - 120,000TL kira istedik- lerini, bunun akabinde avukatı vasıtası ile gönderdiği 30.7.1982- tarihli bir yazı ile icar mukavelesi yapmaya ve kira bedelini müzakereye hazır olduğunu ve dükkânın başkalarına icar edilmemesini istediğini davalılarıa bildirdiğini, davalıalrın ise dükkânı kendisine kiralamayı reddettiklerini, konu dükkânın günün şartlr-ına uygun kirasının da ayda takriben 20,000Rl - 25,000TL olduğunu ileri sürerek kaydedilen Mahkeme Nizamına konu anlaşmayı davalıların ifa ederek Mahkemece saptanacak kira karşılığında konu dükkanı davalıalrın davacıya kiralaması için davalılar aleyhine ay-rı ayrı birer özel ifa emir isdarı isteminde bulundu.
davacı bu istemine halel gelmeksizin, ahar suretle, davalılar 27.2.1981 tarihli Mahkeme Nizamı olarak kaydedilen anlaşmayı ihlâl ettiklerinden dolayı düçar olduğu zarar ziyan için davalılarıdan 3,000,-000TL'dan yukarı bir tazminat talebinde bulundu.
Davalılar dosyaladıkalrı müdafaa ile sair şeyler yanında, 945/80 sayılı davadaki Mahkeme Nizamı olarak kaydedilen anlaşmanın herhangi bir ivaz karşılığı yapılmadığını ve ivazsız olduğunu, fakat davacının h-erhangi bir somut teklifte bulunmadığını ve bu nedenle 945/80s ayılı davadaki sorumluluktan sıyrıldıkalrını ve o davadaki Mukabil talebin herhangi bir şarta bağlı olarak geri çekilmediğini, konu dükkânın bugünkü aylık kira bedelinin 110,000TL olduğunu, mah-kemenin bu meselede kira saptamasının olanaksız olduğunu ve davacının tazminat isteminin de haksız olduğunu ileri sürmüşlerdir.
Davacının duruşması sonucu Kaza Mahkemesince verilen hükümde 945/80 sayılı davada varılan anlaşmada ivaz bulunmakla ve taraflar- ve kiralanacak taşınmaz mal belli olmakla beraber icarın başlangıç tarihi olarak kesin bir tarihin belirlenmesdiğine, dvacının davayı açtığı tarihte ise konu inşaatın halen devam etmekte olup ancak dava açıldıktan 7 ay sonra tamamlandığına, varılan anlaş-mada icar müddetine ilişkin hiçbir kayıt bulunmadığına, bu hususları zımni hükümler olarak anlaşmaya ithal etmenin taraflar için yeni bir anlaşma yapıp onlara emopze etmek anlamına geelceğine ve bunu yapmaya yetkili olmadıklarına karar verildi. Kaza Mahkem-esi hükmünde ayrıca davacının talep ettiği gibi konu dükkâna kira saptamaya, mevcut yasal duruma göre, yetkisi bulunmadığına kanaat getirerek sonuçta davacının davasının dayandığı anlaşmanın taraflar arsında hukuken infazı kabil (enforce- able by law) bir -akit olmadığı kanaatına vararak davacının davasının bu nokta üzerinden de reddedilmesi gerektiği görüşüne vardı.
Konu hükümde davacının ileri sürdüğü mukavelenin ihlâli, ayne ifa ve tazminat talepleri de incelenerek, Mahkeme davalılar bakımından herhangi- bir ihlâl olmadığına, ortada tam (complete) bir anlaşma olmadığına göre bu anlaşmanın aynen ifası için herhangi bir emir vermeye yetkili olmadıklarına, ortada bir sözleşme olmadığına göre de davacının ileri sürdüğü gibi kısmen ifanın söz konusu olmadığına- ve taraflar arsında bir sözleşme olamdığına göre davacıya herhnagi bir tazminat verilmesinin de söz konusu olamdığı kanaatına vararak bu istemleri de reddetti. Mahkeme ilâveten davacı tarafından ileri sürüldüğü gibi bir sözleşme olduğu varsayılsa bile dav-acının ibraz ettiği şahadet ile zarar ziyanın ortaya koymadığı ve istemini kanıtlayamadığını belirtti.
Davacı bu hükümden istinaf etmiştir. Müstenif özetle alt mahkemenin dava konusu anlaşmasının hukuken infazı kabil bir akit olmadığı hususundaki bulgusu-nun hatalı odluğunu mahkemenin dava konusu anlaşmanın ifası için davalılar aleyhine "specific performance" emri vermemekle, davacının şahitlerine inanmayıp davalıların şahitlerine inanmakla ve huzurundaki şahadete göre anlaşma ihlâli mevcut olduğu sonucuna- ve bulgusuna varmayıp davacı lehine tazminat vermemekle hata işlediğini ileri sürdü.
İstinaf sebeplerinden ilkin taraflar arsında hukuken geçerli bir sözleşmenin var olup olmadığı hususunu incelemeyi uygun bulduk.
Chitty on Contracts, 23. baskı, Cilt -I, sayfa 43 para. 83'de "Certainty of terms" başlığı altında şöyle denmektedir:
"The terms of the contract must be certain. It is a well-estabilshed rule that the parties must make their own contract, and this means that they must agree as to its terms w-ith sufficient certainly. If the terms are unsettled or indefinite, there will be no contract."
Para. 86'da ise şöyle denmektedir:
"Further agreement expressly required. There is no contract if a vital term which has not been agreed upon can be determin-ed only by a future agreement between the parties. ....... To be a good contract there must be a concluded bargain and a cncluded contract is one which settles everything that is necessary to be settled and leaves nothing to be settled by agreement betwee-n the parties. Of course, it may leave something which has still to be dtermined but then that determination must be a determination which does not depend upon the agreement between the parties. Accordingly it was held in tahta case that there was no contr-act where an agreement for the sale of tentage provided tahat the price, dates of payment and manner of delivery were to be agreed from time to time."
-Yukarıdaki alıntılardan da görülebileceği gibi bir sözleşmenin geçerli olabilmesi için koşulların belirli olması gerekir. Önemli bir koşul hususunda sözleşme yapımamış ve ileriki bir tarihte taraflarca saptanmak üzere bırakılmışsa ortada bir sözleşme var -olamaz.
-
Bu meselede Davacı davalılar ilebir kira sözleşmesi yaptığını ileri sürdü. halsbury, 3. baskı, cilt 23, sayfa 44., para.1039 da "essential terms of agreement" başlığı altında şöyle denmektedir:
"Essential terms of agreement. The essential terms of an a-greement for a lease are (1) the identification of the lessor and lessee; (2) the premises to be leased; (3) the commencement and duration of the term, and (4) the rent or other consideration to be paid ........
As long as the necessary terms, indicated ab-ove, have not been agreed to, or any additional term has been mentioned on one side and not unconditionally acccepted on the other, the matter rests in negotiiation and there is no concluded contract."
-Alıntısı yapılan pasajdan da görülebileceği gibi bir kira sözleşmesinin geçerli olabilmesi için taraflarca üzerinde mutabakat hasıl olması gereken esas dört koşul vardır. Bunlar sıra ile (ı) mucir ve müstecirin belirlenmesi; (ii) icar edilecek taşınmaz ma-l; (iii) icarın başlangıç tarihi ile süresi ve (iv) ödeencek kira veya sair ivazın ne olduğudur.
-
Bu meslede esas koşulların belirli olup olmadığını incelediğimizde sürenin belirsiz olduğu ve krianın da "geçerli ve o günün şartlarına uygun bir kira" şeklindde belirlendiği ve kira hususunun ileride inşaat tamamlandıktan sonra tarafların anlaşmalarına -bırakıldığı görülür. Bu da kiranın belirli olmadığını göstermektedir. Belirli olmadığı bir yana taraflarca bu hususta terkar anlaşma yapılamasını gerektirmeksizin belirlenebilmesi de olanak dışıdır. Bu durumda ortada, alt mahkemenin de bulgu yaptığı gibi, -geçerli bir kira sözleşmesinin var olduğu söylenemez. Bu böyle olduğuna göre istinafta konue dilen diğer hususlarda karar vermemiz gerekmemektedir.
Yalnız bir hususa değinmeyi uygun gördük. Alt Mahkeme hükmünde icarın başlangıç tarihinin belli olamdığı -kanaatına varmışa da yapılan anlaşmadan bunun inşaatın bitiş tarihi olduğu muhtemelen söylenebilir. Ancak bir zde bu hususu bu meselede bir karara bağlamyı uygun görmedik.
Ayrıca alt mahkemenin tarafların anlaşmalarında ivaz var olduğuna ilişkin bulgusu -ile hemfikir olduğumuz hususunda da temas etmek isteriz.
Yukarıda söylenenler ışığında istinaf reddolunur.
Masraflar hususundaherhangi bir emir verilmez.
(Şakir Sıdkı İlkay) (Niyazi F. Korkut) (Aziz Altay)
- Başkan Yargıç Yargıç
13 Temmuz 1984
-
-5-
-
Full & Egal Universal Law Academy