-D.12/90 Yargıtay/Hukuk 6/90
(Lefkoşa, Dava No: 1199/85)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Aziz Altay, Taner Erginel.
İstinaf eden: mehmet Birgen, Lefkoşa.
- (Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: KKTC Bakanlar Kurulu ve/veya KKTC Ekonomi ve
Maliye Bakanlığı vasıtasıyle KKTC, Lefkoşa.
- (Davalı)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Ali Rıza Görgün
Aleyhine istinaf edilen namına: Yaşar Boran
H Ü K Ü M
N. Ergin Salâhi: İ-şbu istinafta mahkemenin hükmünü sayın yargıç Aziz Altay verecektir.
Aziz Altay: İstinaf eden davacı bir emniyet mensubu olup 1951 yılında evlendikten sonra Lefkoşa'da Gelibolu bölgesi 6. sokakta bulunan 6 numaralı evinde ikâmet etmeye başladı. 1958, Poli-s (Genel) Nizamnamesinin 24. maddesi altında konue vi için kira ödeneği alan davacı 21.12.1963 toplumlararası oalylar sonucu, tüm diğer kamu görevlileri gibi, 1964 tarihinden bu yana kendisine hiçbir kira ödeneği verilmedi. Davacı Lefkoşa Kaza Mahkemesind-e Ekonomi ve Maliye Bakanlığı aleyhine bir dava açtı ve davalı tarafından 1.1.1964 tarihinden 1.6.1975 tarihine kadar kendisine ödenmeyen toplam KL 2548.583 kira ödeneğinin ödenmesini öngören bir hüküm verilmesini talep etti.
Davayı dinleyen ilk mahkeme -davacının talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğu kararına vardı ve davayı reddetti.
Davacı, ilk mahkemenin bu bulgusunun hatalı olduğunu öne sürerek istinaf etti.
Davacıya göre, 1963 öncesi kendisine 1958, Polis (Genel) Nizamnamesinin 24. maddesi alt-ında ödenmekte olan kira ödeneği kazanılmış bir haktır. KTFD Anayasasının 131. maddesi, Anayasa yürürlüğe girdiği tarihten önce kamu görevlisi olan bir kişinin haklarını saklı tutmuş ve bu tarihten sonra da kamu görevlisinin ayni hizmet koşullarına bağlı o-lmak hakkına sahip olduğunu öngörmüştür. Anayasanın 132. maddesi ise 21.12.1963 tarihinde kamu görevlisi olan herhangi bir kişinin yürürlükte bulunan herhangi bir yasa uyarınca hak kazandığı maaş veya ücretlerin tamamını, 21.12.1963 tarihinden sonra herhan-gi bir nedenle alamamış ise, ödenmeyen maaş veya ücretlerin geriye kalan kısmını ödemek için devletin tedbir almasını ve bu amaçla yasal düzenlemede bulunmasını öngörmektedir. Yine davacıya göre KTFD Anayasasının 132. maddesinde öngörülen yasal düzenleme i-se 14/84 sayılı Kamu Görevlilerinin 21 Aralık 1963 Tarihinden Sonra Alamadıkları Maaş ve Ücretlerinin Tespit ve Tediyesi Konularını Düzenleyen Yasa ile gerçekleştiril-miştir. Bu Yasanın 3(1)(a) maddesinde sözü edilen ve 2. maddede tanımı yapılan "maaş" söz-cüğü emeklilik amaçları için esas alınan ödenekleri kapsadığına göre ve ilgili tarihte yürürlükte olan Fasıl 311 Emeklilik Yasasının 2. maddesine belirlenen emeklilik hakkı kazandıran ödenekler arasında "Board Allowance" ve "Board and Lodging Allowance" ol-arak belirlenen ödeneklerin de bulunduğu dikkate alındığında 1958, Polis (Genel) Nizamnamesi altında ödenen kira ödeneğini de kapsamaktadır.
Davacının toplumlararası olayların başladığı 21.12.1963 tarihinde sözü edilen Nizamname altında kira ödeneği alma-kta olduğu ihtilaf konusu değildir. Davacıya 1.1.1964 tarihinden 1.6.1976 tarihine kadar herhangi bir kira ödeneği verilmediği davalı tarafından da kabul edilmektedir. Bu istinafta ihtilaf konusu olan ve karara bağlanması gerken husus, davacının 21.1.1963 -tarihinde almakta olduğu kira ödeneğinin maaşının bir paraçası olup olmadığıdır.
KTFD Anayasasının 132. maddesi 21.12.1963 tarihinde yürürlükte bulunan herhangi bir yasada belirtilen hizmet koşulları gereğince atanan herhangi bir kamu görevlisinin almaya- hak kazandığı maaş veya ücretlerin tamamını, 21.12.1963 tarihinen sonra herhangi bir nedenle alamamış ise, geriye kalan kısmı ödemek için devletin tedbir almasını ve "hak sahiplerinin ve gerekli tedbirlerin saptanması" amacı ile yasal düzenleme yapılmasın-ı öngörür. Bundan da anlaşılacağı gibi devletin Anayasa altındaki yükümlülüğü, ödenmemiş olan maaş farklarının ödenmesinden ibarettir. Bu amaçla geçirilen 14/84 sayılı Yasanın 3(1)(a) maddesi aynen şöyledir:
"3(1)(a) Hak sahiplerine, 21 Aralık 1963 tarihi-nde uygulanan hizmet koşulları gereğince devre esnasında almaya hak kazandıkları maaş veya ücret ile Türk Cemaat İdaresince veya kurum veya kuruluşlarca ödenen miktar arasındaki fark."
Alıntısı yapılan Yasa maddesinin KTFD Anayasasının 132. maddesi altın-da devletin hak sahiplerine ödemekle yükümlü olduğu maaş farkının ödenmesine yönelik bir yasal düzenleme olduğu açıktır. 14/84 sayılı Yasada "maaş" sözcüğünün tanımı şöyledir:
-"Maaş", hayat pahalılığı dahil asli maaş ve emeklilik amaçları için esas alınan ödenekleri anlatır."
Görüleceği gibi maaş sözcüğü, hayat pahalılığı dahil asli maaş ile sadece emeklilik amaçları için esas alınan ödenekleri içerir. Davacıya 1958 Polis (Gen-el) Nizamnamesi altında ödenmekte olan kira ödeneğinin ise emeklilik hakkı kazandıran bir ödenek olmadığı konu Nizamanmenin 22. maddesinde ifade edilmektedir. Nizamnamenin 22. maddesi aynen şöyledir.
"22. All Allowances except ovrseas, good conduct and me-rit allowances shall be nonpensionable and the amounts and conditions of payment shall be subject to the approval of the Governor and no allowance shall be paid ecept such as prescribed in these regulations or approved by the secretary of state."
Davacın-ın almakta olduğu kira ödeneğinin, emeklilik amaçları için esas alınan bir ödenek olmadığına göre 14/84 sayılı Yasadaki tanımı ışığında maaşının bir kısmını teşkil etmediğine ve yasa uyarınca ödenmesi gereken maaş farkı kapsamına girmediğine kuşku yoktur. -Bu durumda davacının talebini yasal dayanaktan yoksun bularak davayı reddetmekle ilk mahkeme hata etmiş değildir ve bu nedenle istinafın reddedilmesi gerekir.
Davacı avukatı, kira ödeneğinin maaşın bir kısmını teşkil etmediği kanaatına varıldığı takdirde-, maaşın tanımının kira ödeneğini öngörmediği oranda Anayasaya aykırı olduğunu iddia etti ve bu konunun karara bağlanmak üzere Anayasa Mahkemesine havale edilmesini istedi. Talep edilen havalenin yapılabilmesi için havale konusu yapılmak istenen hususun da-vanın karara bağlanmasında etken olması gerekir. Bir an için Anayasa Mahkemesinin davacının iddiası doğrultusunda karar verdiği kabul edilse dahi, böyle bir kararın bu istinafın karara bağlanamsında etken olmayacağı ve dolayısıyle davacıya bir yarar sağlay-amayacağı açıktır. Bu nedenle davacı avukatının havale isteminin kabulüne olanak yoktur.
Sonuç olarak istinaf reddedilir.
Masraflar için herhangi bir emir verilmez.
(N. Ergin Salâhi) (Aziz Altay) (Tane-r Erginel)
Yargıç Yargıç Yargıç
19 Haziran 1990
-
-
4
-
Full & Egal Universal Law Academy