-D.8/81 Yargıtay/Hukuk 63/80
(Dava No.54/80;Girne)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Başkan, Salih S. Dayıoğlu, Aziz Altay
İstinaf eden: Erbil Ratip Güman-, Girne
(Davalı)
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: KTFD Başsavcısı, Lefkoşa
(Davacı)
A r a s ı n d a .
İstinaf eden namına: H. Cahit -Yılmazoğlu
Aleyhine istinaf edilen namına: Derviş Akter
Tahliye - İhtiyaca binaen tahliye - Devlet Emlâk ve Malzeme Dairesinin nakil memur statüsündeki Davalıya ihbar göndererek konu evi tahliye etmesini istemesi - İçişleri ve İskân Bakanlığının da -a rica Davalıya bir ihbar göndererek kira mukavelesini feshettiğini bildirmesi ve evin tahliyesini istemesi - Davacıların Yasanın öngördüğü anlamda mahallı idare olmaması - İlk Mahkemenin 1973 Kira Kontrol (Geçici Hükümler) Yasasının 7(1) ve 7(m) maddesini-n öngördüğü durumun kanıtlandığı kanaatına vararak tahliye emri vermesi.
OLAY: Davalı Girne'de bir evcie 1974 dtonom Kıbrıs Türk Yönetimi İkametgâh ve Möble Tahsis Yönetmeliği altında nakil memur statüsünde kiracı olarak oturmakta idi.
Devlet Emlâk ve M-alzeme Dairesi Davalıya bir yazı göndererek kira sözleşmesirıi feshettiğini bildirdi ve evi tahliye etmesini istedi. İçişleri ve İskân Bakanlığı da Davalıya benzer bir ihbar göndererek evi tahliye etmesini istedi. Davalı ihbarları aldı ancak evi tahliye et-medi. Bunun üzerine Devlet Emlâk ve Malzeme Daizesi ve Içişleri ve İskân Bakanlığı adına Başsavcılık dava açtı. Başsavcılık açtığı davada, Davacının ve kendisine bağlı mahalli îdarelerin kanuni görev ve yetkilerini ifa etmek için eve makul surette ihtiyacı- olduğunu, Lefkoşa'da Davalıya ait bir ev bulunduğunu ve Davalının Lefkoşa'ya tayin edildiğini ileri sürerek tahliye isteminde bulundu.
İlk Mahkeme 1973 Kira Kontrot (Geçici Hükümler Yasasının 7(1) ve 7(m) maddelerinin öngördüğü durumun kanıtlandığı kana-atına vardı ve evin tahliyesi için emir verdi.
Davalı, İlk Mahkemenin 1973 Kira Kontrol (Geçici Hükümler) Yasasının ilgili maddelerini yorumlarken hata ettiğini ve tahliye emri verilmesine yasanın olanak vermediğini iteri sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yar-gıtay, çoğunluk karasında İlk Mahkemenin 1973 Kira Kontrol (Geçici Hükümler) Yasasının 7(1) maddesinin öngördüğü makamın mahalli idare olduğunu, Devlet Emlâk ve Malzeme Dairesi ile İçişleri ve İskân Bakanlığının mahalli idare olmadığını ve bu nedenle onlar- lehine tahliye emri verilemeyeceğini belirtti.
Çoğunluk kararı, konutun Bakanlık tarafından kullanılacağına dair kesin şahadet bulunmadığı gibi tahliye emrinin yürürlüğe gireceği tarihte Davalının ikamet edebileceği başka bir konutun olduğuna dair şahade-t de bulunmadığını dikkate aldı ve Mahkemenin tahliye emri vermesinin makul olmadığı sonucuna vararak tahliye emrini iptal etti.
Azınlık kararı ise, çoğunluk kararının kanuni kiracılıkla ilgili bulgularına katıldığını ancak kira ilişkisinin Kira Kontrol (-Geçici Hükümler) Yasasının öngördüğü bir kira münasebeti olmadığını, Davalının kanuni kiracı olduğunu kabul ettiğini ve mahkemenin de layihalara dayanarak kararını verdiğini ve İlk Mahkeme kararının hatalı olmadığı görüşünü savundu.
H Ü K Ü M
Ülfet Em-in, Başkan: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Salih S. Dayıoğlu verecektir.
Salih S. Dayıoğlu: İstinaf eden (davalı) 8.3.1975 tarih ve 1500 sayılı usulüne uygun bir tahsis belgesi gereğince Girne'de Piyale Paşa Sokak No.ll'de kâin bir konutun 1-974 Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi İkametgâh ve Möble Tahsis Yönetmeliği altında ve Nakil Memur statüsünde kiracı olup sözü edilen tarihten beri maaşının %10 oranında kira ödemektedir.
10.12.1979 tarihinde Devlet Emlâk ve Malzeme Dairesi davalıya gönderdiği -bir yazı ile aralarında mevcut olabilecek herhangi bir kira münasebetini 10.12.1979'dan itibaren feshettiğini ve konutu 8.10.1980 tarihine kadar tahliye etmesini istedi.
İçişleri ve İskân Bakanlığı da 26.12.1979 tarihinde davalıya benzeri bir ihbar gönder-erek aralarında mevcut her türlü kira münasebetini sona erdirdiğini bildirdi ve konutu 8.1.1980 tarihinde teslim etmesini istedi.
Davalı yukarıda sözü edile ihbarları aldı fakat konutu tahliye etmedi. Bunun üzerine Devlet Emlâk ve malzeme Dairesi ve İçişl-eri
ve İskân Bakanlığı için Başsavcı davalı aleyhine tahliye davası açtı. Başsavcı tahliye sebeplerini talep takririnin 5. paragrafında serdetti. Talep takririnin 5. paragrafı aynen şöyledir:
"Davacının dava konusu konuta, kendisinin ve/veya kendisine bağ-lı mahalli idarenin kanuni görev ve yetkilerini ifa istimalinde ve amme menfaati maksadıyle makûl surette ihtiyacı vardır ve Muhterem Mahkemenin bu sebeple tahliye emri vermesi makuldur. Davacının mezkûr konutu Dairelerine Girne Şubesi açmak ve işleri bund-an takip etmek gayesiyle ihtiyacı vardır ve Mahkemenin bu nedenle tahliye emri vermesi makuldur. Davalı halen ve 25.6.1979 tarihinden beri Lefkoşaya nakil almış durumdadır ve kendisine ait Ortaköy Kermiya Bölgesinde sheet XXI.29.E.2 Blok F, kıta 343 üzerin-de buluna konutun maI sahibi bulunmaktadır, dolayısıyle Davalının kendisine ait konutta ikamet etmesi ve dava konusu evi boşaltarak tahliye etmesi makuldür ve bunu yapabilecek durumdadır."
Görülüyor ki davanın tahliye sebeplerini üç başlık altında top-lamak mümkündür. Şöyle ki:
l. Davacının -Devlet Emlâk ve Malzeme Dairesi mi yoksa İçişleri ve İskân Bakanlığı mı belli değildir- veya kendisine bağlı mahalli idarenin kanuni görev ve yetkilerini ifa veya istimalinde ve amme menfaatı maksadıyle konu konuta- ihtiyacı vardır.
2. Davacının -yine hangi davacı olup olmadığı belli değildir Dairelerine Girne şubesi açmak ve işlerini buradan takip etmek için ihtiyacı vardır.
3. Davalı Lefkoşa'ya 25.6.1979 tarihinde nakledildiği için nakil memur statüsünden çıkmışt-ır ve ayrıca kendisinin Ortaköy'de oturabilecek bir konutu vardır.
İlk Mahkeme davayı dinledikten sonra 1973 Kira Kontorl (Geçici Hükümler) Yasasının (bundan sonra sadece Yasa diye anılacaktır.) 7(1) ve 7(m) maddeleinin qngördüğü durumun kanıtlandığı kan-aatına vardı ve konutun tahliye edilmesini emretti. Ancak tahliye emrinin icrasını ise 15.1.1981 tarihine kadar durdurdu.
Davalı bu karardan istinaf etti. İstinaf ihbarnamesi çok mufassal olup on iki sebep içermekle beraber genel hatlarıyle İlk Mahkemenin- Yasanın ilgili maddelerini yorumlamakta ve uygulamakta hata ettiği ve ibraz edilen şahadetten davacının tahliye emri istihsal etmesine Yasanın olanak vermediği noktalarında toplanmaktadır.
Davalının kanuni kiracı olduğu ve davanın 1973 Kira Kontrol (-Geçici Hükümler) Yasası altında işlem görmesi gerektiğî hususları dava takrirlerinde taraflıca kabul edilmektedir ve esasen bunların aksi ne İlk Mahkemede ve ne de Yargıtayda ileri sürülmemiştir.
Bu durumda İlk Mahkemenin davacı lehine tahliye emri -vermesine olanak olmadığının tezekkür edilmesi gerekir.
Yukarıda değinildiği gibi İlk Mahkeme Yasanın 7(1) maddesinin öngördüğü koşulları yerine getirdiği kanısına vardı ve tahliye emrini buna istinaden verdi. Yasanın 7(1) maddesi aynen şöyledir:
"Gayrim-enkul mala herhangi bir mahalli idarenin kanuni görev ve yetkilerinin ifa veya istimali veya Mahkemenin kanaatince herhangi bir amme menfaatı maksadıyle makul surette ihtiyacı halinde; veya"
Bu maddenin açıkça öngördüğü makam mahalli bir idaredir.
"Davalı-ya gönderilen ihbarlar Devlet Emlâk ve Malzeme Dairesi ile İçişleri ve Iskân Bakanlığı tarafından gönderilmiştir. Bu iki kuruluşun herhangi birisinin "mahalli bir idare" olmadığına kuşku yoktur. Bu bakımdan İlk Mahkemenn Yasanın 7(1) maddesi uyarınca daval-ı aleyhine tahliye emri vermesine olanak yoktu.
İlk Mahkeme tahliye emrini verirken ayrıca Yasanın 7(m) maddesine de dayanmıştır. Yasanın 7(m) maddesi de aynen şöyledir:
"Mahkemenin, tahliye için hüküm veya emir vermesini makul addettiği ve müstecire uyg-un başka bir gayrimenkul malın mevcut olduğu veya hüküm veya emrin yürürlüğe giriş zamanında mevcut olacağı hususunda tatmin edildiği hallerde."
Bu madde altında tahliye emrinin verilebilmesi için Mahkemenin aşağıdaki hususlarda tatmin edilmiş olması gere-kir.
Mahkeme tahliye emrinin verilmesini makûl addedecek ve (b)
Müstecire uygun başka bir gayrimenkul malın mevcut olduğu
veya
(c)Tahliye emrinin yürülüğe giriş zamanında mevcut olacağı hususunda tatmin olacak.
İlkin yukarıdaki (a) kısmını ele ala-lım.
Davalının konu konuta 8.3.1975 tarihinde 1974 Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi İkametgâh ve Möble Tahsis Yönetmeliği tahtında kira mukabilinde girip yerleştiği bir gerçektir. Her ne kadar davalı 13.8.79 tarihli bir yazı ile 6.8.1979 tarihinden itibaren Le-fkoşaya nakledilmişse de daha sonra kendisine yazılan 15.1.1980 tarihli bir yazı ile nakil kararı iptal edilmiş ve Girne'de görevine devam etmesi istenmişti.
Davacı tarafından tanık olarak çağrılan İskân Dairesi Hukuk İşleri Amiri Alibey Ahmet'in şahadeti- hususunda İlk Mahkeme şunları söyledi:
"(şahit) bu eve Dairesinin ve Bakanlığının ihtiyacı olduğu
ve tahliyesi halinde yasalar uyarınca hak sahibi birisine verilebileceğini ve/veya herhangi bir makama devredilerek kullanabileceğini ifade etmiştir."
Görü-lüyor ki konu konutun ilgili Bakanlıkça kendi maksatları
ile kullanılaca ına dair kati şahadet yoktur. Bu ev Bakanlıkça kullanılabileceği gibi Eşdeğer Mal Yasası altında bir hak sahibine veya başka bir makama da verilebilir. Konutun elde edilmesi halinde o-nun maksatla kullanılacağı dahi bilinmediği hallerde Mahkemenin ne
tahliye emrini vermesinin "makul" addetmesine olanak yoktur. Ancak böyle makuliyet kabul edilse bile yukarıda (b) ve (c)'de belirtilen hususların varolması gerekmektedir.
Konu konut Gir-ne'de olup davalı da Girne'de görevlidir. Tahliyeye hükmedilirken müstecire uygun bir gayrimenkul malın mevcut olmasının kanıtlanması gerekir. Şahadette pek tatminkâr olmamakla birlikte kanıtlanan yegâne husus davalıya ve karısına ait Lefkoşa'da Ortaköy'de- 1/2 arsa üzerinde inşa edilmiş bir konutları olduğudur. Bu konutun yasanın öngördüğü uygun başka bir garimenkul mal" olup olmadığı hususu bir yana tahliye emrinin yürürlüğe gireceği tarihte davalının ikamet edebilmesi için bu konutun veya başka bır konutu-n boş olduğuna dair herhangi bir şahadet yoktur. Bu durumda İlk Mahkemenin yasanın 7(m) maddesi uyarınca da tahliye emri vermesine yasal olanak yoktu.
Sonuç olarak İlk Mahkemenin hükmünün iptal edilip istinafın kabul edilmesi ve gerek İlk Mahkeme ve gerek-se istinaf masrafları hususunda herhangi bir emir verilmemesi görüşündeyim.
Aziz Altay: Sayın Yargıç Salih S. Dayıoğlu'nun verdiği hükümle
hemfikirim.
Ülfet Emin,Başkan: Yargıç Salih S. Dayıoğlu'nun istinaf edenin
kanuni kiracı olduğu varsayılarak verd-iği hükümle hemfikirim. Ancak konunun önemine binaen davalının kiracılık statüsünün ne olduğu veya ne olabileceği hususunda birkaç söz söylemeyi uygun gördüm.
Davalı dava konusu evi 1974 Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi personeline ikametgâh ve möble tahsis y-önetmeliği uyarınca işgal etti. Yönetmeliğin 3. maddesi Kıbrıs Türk bölgesinde görevli yönetim personeline ikametgâh ve möble tahsisi yapmak için bir heyet kurdu. Yönetmeliğe göre "Heyet' personele yönetmeliğin 4. maddesi uyarınca bir ikametgâh ve möble t-ahsis edebilir. Yönetmeliğin 4(iii) (b) maddesi uyarınca ikametgâh ve möble tahsis edilen personel memur ise döşenmemiş ikametgâh için asli maaşının %10 oranındaki döşenmiş bir ikmametgâh için asli maaşının /15 oranındaki miktarın ev ve möble kirası olarak- öder. Ancak yine 4. maddenin 4(ıv)(c) fıkrasına göre yürürlükteki Kanunların tahliye hükümlerine bakılmaksızın lüzumu halinde tahsis edilen ev fından kendisine verilecek bir aylık gerekir. İhbar hitamından sonra kend evde ikamet hakkı sona erer ve bu gibi- bir şahıs müteceviz (cresspasser) addolunur. Yönetmeliğin 4(iv)(c) maddesinden açıkca görülüyor ki "Heyet' ile ikametgâhı işgal münasebetin ismi ne olursa olsun Kira Kontrol Yasasının öngördüğü bir kira münasebeti değildir. Madde açıkça bir ay ihbardan so-nra evi işgal eden kişinin mütecaviz olduğunu belirlemektedir. Bu durumda yönetmelik eden bir memur personelin işgal eden bir memur kanuni kiracı olamaz. Ancak Yönetmelik uyarınca ikametgah işgal edenlerin durumunun ne olduğu açıkca belirlenmedi. Böyle ol-makla beraber davacı davasında davalının kanuni kiracı olduğunu iddia etmiştir ve davalı da müdafaasında kanuni kira olduğunu kabul etmiştir. Mahkeme layihalara dayanarak davalının kanuni kiracı olduğunu varsayarak hüküm vermiştir. Bir konutu işgal eden h-erhangi bir kişinin kanuni kiracı olup olmadığı olgulara dayanmaktadır. Olgular davada sarih olarak ileri sürülmemekle beraber davalının kanuni kiracı olduğu layihalarda varsayılmıştır. Mahkeme de buna uyarak kararını vermiştir. Mahkemenin olguları esas-lıca tetkik ederek davalının kanuni kiracı olup olmadığı hususunda karar vermesi belki de daha uygun olabilirdi. Ancak layihalarda belirlenenlerin ışığında mahkeme bu hususta inceleme yapmakla hata etmiş değildir kanısındayım.
Sonuç olarak istinaf kabu-l edilir ve mahkemenin hükmü iptal edilir.
Masraflar için herhangi bir emir verilmez.
(Ülfet Emin) (Salih S. Dayıoğlu) (Aziz Altay)
Başkan Yargıç Yarfıç
1 Nisan 1981
Full & Egal Universal Law Academy