-D.5/85 Yargıtay/Hukuk 63/84
(Deniz Hukuku No. 14/83; Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Niyazi F. Korkut, Aziz Altay.
İstinaf eden: Gidenay Denizc-ilik Şti. Ltd.
(Davacı)
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: KTFD Başsavcısı, Hukuk Dairesi, Lefkoşa.
(Daval-ı)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: A.M. Berberoğlu.
Aleyhine istinaf edilen namına: Yaşar Boran.
H Ü K Ü M
N. Ergin Salâhi: Bu istinafta Mahkeme-nin hükmünü Sayın Yargıç Niyazi F. Korkut verecektir.
Niyazi F. Korkut: İstinaf eden davacı, aleyhine istinaf edilen davalı aleyhine, Mağusa Kaza Mahkemesinde dosyaladığı Deniz Hukuku yetkisine giren bir genel istida altında:
Mağusa Kaza Mahkemesi tarafı-ndan isdr olunan Haciz Müzekkere- leri uyarınca, Mağusa Limanına bağlı olup Limanlar Dairesi Müdürlüğünün ve/veya Mağusa Liman Dairesi Müdürlüğünün ve/veya K.T.F.Devletinin ilgili ve yetkili makamlarının doğrudan doğruya kontrolü ve/veya sorumluluğu altınd-a bulunan ve davacının adına kayıtlı olan "GİRNEé Feribotunun, sözü edilen K.T.F. Devleti sorumlularının ve/veya yetkililerinin ağır ihmali ve/veya tesettübü veveya tedbirsizliği ve/veya gereken düzeyde etkili tedbir almaması ve/veya yasa ve tüzüklerin öng-ördüğü ve/veya tatbikatta öngörülen tedbirlerin alınmamamsı yüzünden adı geçen Feribotun 5 Haziran 1983 Pazar günü erken saatlerinde (saat ö.e. 1.30 ile 2 arasında) meçhul kişiler tarafından Mğausa Limanından çalınıp kaçırılması nedeniyle Davacının uğradığ-ı kayıp ve/veya zarar ziyan ve/veya tazminat olarak 730.000.- Amerikan Doları meblâğın Davalı tarafından davacıya ödenmesi için Emir isdarı;
Sözkonusu "GİRNE" Feribotunun Mağusa Limanından çalınıp kaçırılması dolayısı ile Davacının 9.6.1983 ile 15. 15.10.-1983 tarihleri arasındaki 4 aylık süre içinde "GİRNE" Feribotunun çalıştırılmaktan mahrum edilmiş olmasından uğradığı zarar ziyan ve/veya tazminat olarak Davalı tarafından Davacıya TL60.000.000 ödenmesi için emir isdarı;
Davalının, yuakrıda talep edilen m-eblâğların ve/veya ödenmesi emrolunacak meblâğların hüküm tarihinden nihai tediye tarihine kadar kanuni faizlerini Davacıya ödenmesi için Emir isdarı
isteminde bulundu.
Konu genel istidada dosyalanan talep takririnde davacı sair şeyler yanında, "Girne" -isimli feribotun adında kayıtlı olduğunu ileri sürdü.
Davalı ise dosyaladığı müdafaada, sair şeyler yanında, ön itirazda bulunarak Girne Feribotunun mülkiyet ve tasarrufunun IMACU Ltd. isimli bir şirkete ait olduğunu ve davacının herhangi bir talep hakkı- ve dava sebebi bulunmadığını, har suretle, konu geminin mülkiyetinin Girne Kaza Mahkemesinde Deniz Hukuku yetkisi 1/83 no.lu davanın mevzuu olduğunu ve konu dava sonuçlanmadan işbu davanın ileri gidemeyeceğini ve yine alternatif olarak, IMACU Ltd.'e dinle-nme ve söz hakkı verilmesi gerektiğini ileri sürdü.
davalı daha sonra 19/4/1984 tarihinde bir istida dosyalayarak IMACU Ltd.'in davalı no.2 ve/veya ilgili kişi olarak taraf yapılamsına ilişkin bir emir istedi. Bu istidaya ekli yemin varakasında ise, sair- şeyler yanında, Girne Feriotunun mülkiyeti ile tasarrufunun davacı ile IMACU Ltd. arasında ihtilâf knusu olduğu, bu davada davacının istediği hususlarda hüküm verilebilmesi için konu geminin mülkiyetinin kime ait olduğuna ilişkin bulgu yaparak hüküm verme-nin kaçınılmaz olduğu, dvacının istemleri doğrultusunda verilecek bir hükmün IMACU Ltd. aleyhine verilmiş bir hüküm niteliği taşıyacağı ve bu nedelerle mülkiyet sorununun tartışılmasında ve çözümünde IMACU Ltd.'e dinlenme ve söz hakkı verilmesi gerektiği -ileri sürüldü.
Davacı müstedaaleyh bu istidaya bir itirazname dosyaladı.
İtiraznameye ekli yemin varakasında, sair şeyler yanında, İMACU Ltd.'in davalı 2 oalrak davaya taraf yapılabilmesi için IMACU Ltd. tarafından bir müracaatta bulunulması ya da dava-cının böyle bir istemde bulunması gerktiği ve davalının böyle bir istida yapmasının olanaksız olduğu, davacı tarafından aleyhine herhangi bir talepte bulunmamış olan bir kişinin, davacının istemi olmaksızın davalı olarak davada taraf yapılmasına olanak olm-adığı, bu davada talep edilen hüküm ile müdafaada konue dilen Girne Kaza Mahkemesinin 1/83 sayılı davasında talep edilen hükmün aynı olgulardan doğmadığı, davalı 2 olarak IMACU Ltd'in yer alması için davalının sorumluluğunda ortak olması veya ortak olduğun-u ya da olabileceğini gösteren durumların varolması gerektiği, halbuki müstedinin yemin varakasında böyle bir iddia yapmadığı ileri sürüldü.
İstidayı dinleyen ilk mahkemede taraflar herhangi bir şahadet çağırmayıp yemin varakalarında belirtilen olgularla- yetinerek mahkemeye hitapta bulundular.
İlk Mahkeme de verdiği kararda deniz Hukuku Nizamları Madde 30, Hukuk usulü Nizamları E.9 n.10 ve Yargıtay/Hukuk 26/788'e atıfta bulunarak sonuçta davada konu edlen gemi Limanlar daiesinde davacı adında tescilli o-lmakla beraber davalının bu geminin esas malikinin IMACU Ltd. olduğunu ileri sürdüğünü ve en azından mülkiyet konusunun ihtilaflı olup bu hususta Girne Kaza Mahkemesinde açılmış ve henüz neticelenmemiş 1/83 sayılı davada bulunduğunu, IMACU Ltd'in davaya ka-tılması için fırsat verilmemesi halinde adaletin gerçek anlamda gerçekleşmesinin zorlaşacağı kanaatına vararak IMACU Ltd'in ek dvalı oalrak davaya taraf yapılmasına ilişkin bir emir verdi.
davacı müstedaaleyh bu emre karşı bir istinaf dosyaladı. İstinaf -ihbarnamesi 9 istiinaf sebebi içermekle beraber istinaf eden esas itibarı ile, ilk mahkemenin istidaya Imacu Ltd. yapmış gibi değerlendirdiği, müstedinin IMACU Ltd.'in eklenmesini müdafaasını kolaylaştırmak için istediği ve bu hususun yasal bir gerekçe ola-mdığı, açılan davanın "in personam" bir dava olduğu nedeni ile 1/83 sayılı davayı etkilemeyeceği, halbuki mahkemenin önündeki dava mülkiyet ile ilgili bir dava imiş gibi hareket ettiği üzerinde duruldu.
İstinafta ileri sürülen hususları incelemeye geçmez-den önce bu konudaki yasal duruma değinmek gerekir.
Deniz Hukuku Nizamları Madde 30'da şöyle denmektedir:
"The Court or Judge may at any stage of the proceedings and either with or without an application for that purpose being made by any aprty or perso-n and upon such terms as shall seem just, order that the name or names of any party or parties be struck out or that the names of any person pr persons who are interested in the action or who ought to have been joined either as Plaintiffs or defendants or -whose presence before the Court in necessary in order to enable the Court effectually and completely to adjudicate upon and settle all questions involved in the action be added."
Bir emir Hukuk Usulü Nizamatı E.9 n.10'a tekabül etmektedir.
Yargıtay/Huk-uk 26/88'de bu emrie değinerek bu emrin İngiltere'deki 1883 Yüksek Mahkeme Nizamatı E.16 n.11'den aynen alındığı vurgulanarak İngiltere'de sözü edilen nizam üzerine mevcut içtihat kararlarından alıntılar yapıldı. Gurtner v. Circuit (1968) 1 A.E.R. 328 at p-.p.331 ve 332'de Lord Denning şöyle demiştir:
"The relevant rule is the new R.S.C., Ord.16, r.5, (2)(b), which provides that the court may order any person to be added as a party
'... Whose presence before the court is necessary to ensure that all matte-rs in dispute in the cause or matter may be effectually and completely determined and adjudicated upon..'
That rule is in substantially the same terms as the old R.S.C.,Ord.16, r.11, and nothing turns on the difference in wording. There were many cases dec-ided on it; but I not analyse them today. That was done by devlin, J., in Amon v. Raphael Tuck and Sons, Ltd. He thought that the rule should be given a narrow construction, and his views were followed by John Stephenson, J., in Fire, Auto and Marine Insur-ance Co. Ltd. v. greene. I am afraid that I do not agree with them. I prefer to give a wide interpretation to the rule, as Lord Esher, M.R., did in Byrne v. Brown. It seems to me that, when two parties are in dispute will directly action at law and the det-ermination of that dispute will directly affect a third person in his legal rights or in his pocket, in that he will be bound to foot the bill, then the court in its discretion may allow him to be added as a party on such terms as it thinks fit. By so doin-g, the court achieves the object of the rule. It enables all matters in dispute 2to be effectually and completely determined and adjudicated upon' between all those directly concerned in the outcome."
......................
"It is thus apparent that th-e Motor Insurers' Bureau are vitally concerned in the outcome of the action. They are directly affected, not only in their legal rights, but alsı in their pocket. They ought to be allowed to come in as defendants. It would be most unjust if they were bound- to stand idly by watching the plaintiff get judgement against the defendant without saying a word when they are the people who have to foot the bill. I think that Fire, Auto and Marine Insurance Co., Ltd. v. Greene was wrongly decided and should be overru-led."
-İlk mahkemenin de yukarıda izahe dilen yasal durumlara değinerek müstedinin müracaatını kabul etmeye, ilk nazarda, takdir hakkı mevcut olduğu sarihtir. İlk mahkemenin bu takdir hakkını kullanırken istidayı IMACU Ltd. yapmış gibi hareket ettiğine ilişkin i-stinaf edenin savı tutanaklarda gözükmemektedir. Ayrıca ilk mahkemenin davanın mülkiyet ile ilgili olduğu kanısı ile hareket ettiği hususundaki savı da tutanaklarla desteklenmemektedir.
-
İlk Mahkeme, kararından da görülebileceği gibi, davacının istemleri ile ilgili bir hüküm verebilmek için konu geminin mülkiyeti hususuna değinmenin kaçınılmaz olacağı ve bu hususta bir karara varırken de, adaletin tecellisi bakımından konu geminin mülkiy-etinde hak iddia eden IMACU Ltd.'e söz hakkı vermenin doğru olacağı kanaatına vararak konu emri vermiştir.
Deniz Hukuku Nizamatı M.30 uyarınca da böyle bir emir vermeye yetkisi vardı ve İlk Mahkemenin takdir hakkıını hatalı kulalndığına ilişkin istinaf i-stinaf eden tarafından tatmin edilmedik.
Bu kanaata vardıktan sonra da sair istinaf sebeplerine değinmeye gerek duymuyoruz.
Sonuç olarak istinaf reddolunur.
Masraflarla ilgili herhnagi bir emir verilmez.
(N. Ergin Salâhi) (Niyazi -F. Korkut) (Aziz Altay)
Yargıç Yargıç Yargıç
28 Ocak 1985
-
-6-
-
Full & Egal Universal Law Academy