-D.8/85 Yargıtay/Hukuk 65/84
(Dava No: 566/82, Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Salih S. dayıoğlu, N. Ergin Salâhi, Aziz Altay.
İstinaf eden: Hasan Halil Şehzade-, Mehmetçik.
(Davacı)
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: Ali Dana, Lefkoşa.
(Davalı)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Menteş Aziz.
Aleyhine istnaf edilen namına: Ali Dava ve Osman Ertekün.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: davacı (istinaf eden) ile davalı (aleyhine istinaf edilen) arasında 18.1.1980 tarihinde Londrada aktedil-en yazılı bir anlaşmanın hile ve dolandırma sonucu aktedildiği iddiası ile sözü edilen anlaşmanın batıl ve geçersiz olduğuna dair bir Mahkeme emri, sözü edilen anlaşmadan ötürü davacının davalıya ödediği 90,000 sterlinin davalı tarafından davacıya iadesi v-e bunun üzerinden de 18.1.1980 tarihinden itibaren ödeme gününe kadar %17 faiz, 15,000 sterlin zarar ziyan veya ahar surette olmak üzere 60,000 sterlin ve bunun üzerinden 18.1.1980 tarihinden ödeme tarihine kadar %17 faiz talebinde bulundu. uzun bir sürede-n sonra 28.11.1983 tarihinde müdafaa verildi. 19.4.1984 tarihinde davacı dosyaladığı bir istida dosyalanan müdafaaya cevap verebilmek için 7 günlük bir süre uzatımı talebinde bulundu. davanın duruşmasından önce 3.5.1984 tarihinde davacı tarafından dosyalan-an ihbarlı bir istida ile talep takririnin 10, 11, ve 12(f) paragraflarını kaldırmak ve onların yerine yeni 10, 11, 11(a) ve 12(f) paragraflarının konması sureti ile tadilini istedi. istidaya ekli yemin varakası davacının avukatının dairesinde çalışmakta o-lan avukat Müjgân ırkad tarafından yapıldı ve özetle 19.4.1984 tarihinde müdafaaya cevap verebilmek için 7 günlük süre uzatımı ile ilgili istidasına atıfta bulunduktan sonra 28.4.1984 tarihinde davacı ile yaptığı görüşmeler ve ona İngiltere'de bulunan huku-k müşaviri tarafından iletilen bilgiler ve yapmış olduğu hukuki etüdler ışığında talep takririnin anıldığı şekilde tadil edilmesinin elzem olduğunu, bu tadilâtın taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun adilâne bir şekilde karara bağlanabilmesi için gerekl-i ve elzem olduğunu, talepe dilen tadilât ile ilgili iznin verilmemesi halinde davacının davasının eksik ve hatalı kalacağını ve tasarlanan değişikliklerin adaletin tecellisi için zaruri olduğunu beyan etti. davalı tadil istidasına itiraz etti ve itiraznam-eye ekli yemin varakasında davalının avukat yazıhanesinde çalışmakta olan Avukat Şefika Durduran tarafından yapılan yemin varakasında özetle tadil istidasını ve ona ekli yemin varakasını okuduğunu ve kendi yemin varakasında sarahaten kabul edilmeyen iddial-arın reddolunduğunu davalının tadilât istidasını iyi niyetle yapmadığını aksine kötü ve ard niyetle ve kasıtlı ve maksatlı olarak yaptığını beyan etti. Şefika Durduran devamla yemin varakasında davacının kötü niyetini kanıtlamak babında bir takım iddialar -ileri sürdü.
İddiayı dinleyen İlk Mahkeme davacının tadilat istidasını iyi niyetle yapmadığını bilâkis kötü niyetle yaptığını davalı iddia ettiği halde davacının bu babta iyi niyetini ispat edemediği kanısına vardı ve istidayı reddetti. İlk Mahkeme daha -da ileriye giderek bu noktada yanılması halinde tadil edilmesi istenen paragraflarını teker teker ele aldı ve bunlar üzerinde birtakım bulgulara vararak aleyhine karar verdi.
Davacı bu karardan istinaf etti. Dosyalanan istinaf ihbarnamesi 9 sebep içermek-tedir. Ancak bu safhada biz sadece İlk Mahkemenin davacının kötü niyetle harket ettiği görüşü ile ilgili istinaf sebeplerine değinmekle yetineceğiz. Bunlar şöyledir:
Mahkeme Davalı/Müstedaaleyhin kötü niyet veya maksat hususunda yemin varakasında ileri sü-rülen olguları sarahaten ve/veya zımnen kabul etmekle hata etti,
Mahkeme talep takririne eklenmesi istenen 10, 11ı 11(a) ve 12(f) paragrafların eklenmesine izin vermemekle ve/veya istidanın iyi niyetle yapılmadığı bulgusuna varmakla hata etti,
İlkin tadi-lat konusunda yasal duruma bakmakta yarar vardır.
Genel olarak özellikle duruşmadan önce tadilat müracaatı yapanın kötü biyeti olmadığı veya karşı taraf masrafla tazmin edilemeyecek kadar incinmediği (injured) sürece yapılması istenen tadilatın yapılması-na izin verilir. Tildesley v. Harper 10, Ch.D. pp.396 ve 397'de Bramvell L.J. şunları söyledi:
"My pratice has always been to give leave to amend unless I have been staisfied that the party applying was acting malâ fide, or that, by his blunder, he had d-one some injured to his opponent which could not be compensated for by costs or otherwise."
Aynı davada Thesiger L.J. sayfa 397'de şu görüşlere yer verdi:
"The object of these rules is to obtain a correct issue between the parties, and when an error has -been made it is not intended that the party making the mistake should be mulcted in the loss of the trial."
Daha sonra karara bağlanan Clarapede V. Commercial Union Asso- ciation (1993) 32 W.R. p.263 davasında tadilatla ilgili ilke daha da genişletilerek- karşı tarafa adaletsizlik olmayacaksa tadilata izin verilmesi ve karşı taraf masrafla tazmin edildiği sürece ona adaletsizlik yapılamayacağı vurgulandı. Sözü edilen içtihat kararında Brett M.R. şöyle dedi;
"However negligent or careless may have been the- firsst ammission and however late the proposed amendment; the amendment should be allowed if it can be made without injustice to the other side. There is no injustice if the other side can be compensated with costs."
Tabiidir ki bazı durumlarda masrafla-rın ödenmesi ile karşı tarafa tevlit edilecek zarar ortadan kalkmayabilir. Bu gibi durumlardatadilât istemine itibar edilmeyebilir. (Gör: Steward v. North Metropolitan Tramways Co. 16, Q.B.D. 180). Tadilât istidalarında bir de kötü niyet unsuru vardır. tad-ilâtı isteyen tarafın niyetinin kötü olduğunun saptanması halinde Mahkemeler tadil istemine itibar etmeyebilirler. Kötü niyetin var olduğunun kanıtlanması ise bu hususu iddia eden taraf tarafından kanıtlanmalıdır. Kötü niyet unsuru esasa müteallik bir olgu- meselesidir. Böyle bir iddia bunu ileri sürecek tarafca yemin varaksında ileri sürülmeli ve sair esasa müteallik olgularda olduğu gibi ret ve inkâr edilmesi halinde bunu kanıtlamalıdır. Bu husus Hukuk usulü Nizamatının E.48 n.4 ile öngörülmekedir. Bu niza-m aynen şöyledir:
"4. If any person served with a summons to attend the hearing of an application intends to oppose the application, such person shall, at least two days before the day fixed for hearing, file a notice of such intention in the Form 47 and -leave a copy thereof for the applicant at his addres for service. Such notice shall refer to the specific section of the Law or to the specific Rules of Court upon which the opposition is founded. Any facts relied upon in opposition which are not apparent -on the face of the proceedings shall be set out in one more affidavits accompanying the notice of opposition, and copies of such affidavits shall be left for the applicant together with such notice. If there is a conflict between the applicant and any pers-on giving notice of opposition in regard to the facts, the applicant or such person must, at the hearing of the application, be prepared to prove the factss he relies upon in so far as the burden of proof lies upon him."
-Yukarıda değinildiği gibi tadilât isteminde bulunan davacının kötü niyetle hareket ettiğini davalı iddia etmiş olduğuna göre esasa müteallik olan bu olgunun davacı tarafından red ve inkâr edilmesi halinde bunun kanıtlanmasının davalı tarafından yapılması -gerekir.
-
Davalının namına tanzim edilen yemin varakasına bakıldığında tadil isteminde bulunan davacının tadilâtı isterken iyi niyetle hareket etmediği bilâkis kötü niyetle hareket ettiğinin iddia adildiği açıklıkla görülecektir. Davalı daha da ileri giderek davac-ının kötü niyetinin bir belirtisi olduğunu iddia ettiği bir takım olguları yemin varakasında dermeyan etti. Bütün bunlara davacı, karşı bir yemin varakası dosyalayarak bunları red ve inkar etmediği gibi şahadet de ibraz etmedi. Etmediğine göre davalı tara-fından ileri sürülen kötü niyet hususu E.48 n.4 hükümleri ışığında taraflar arasında bir zıt görüş (conflict) olmaktan çıkmıştır ve bu durumda davalının yemin varakasında ileri sürdüğü olguların kötü niyeti gösterir nitelikte olması halinde bu husus kanıtl-ama açısından yeterli sayılmalıdır ve bu konuda ek şahadet ibrazına gerek yoktur. Diğer bir deyimle davalının ileri sürdüğü olgular kötü niyeti gösterir mahiyette ise onun kötü niyet unsurunu kanıtlamış addolunmamamlıdır. Bu durumda davalının kötü iyet uns-uruna dayanıklık eden ve yemin varakasında serdedilen olguların davacının kötü niyetini aksettirip aksettirmediğinin incelenmesi gerekir. Ancak bunun da yapılabilmesi için bu babta bir istinaf sebebi olması gerekir halbuki davacının dosyaladığı istinaf ihb-arnamesi incelendiği zaman davalı tarafındn ileri sürülen kötü niyet iddiasına dayanıklık eden olguların ilk bakışta (at their face value) kötü niyet unsurunu oluşturmadığı doğrultusunda herhangi bir sebebinin bulunmadığı görülecektir. Daha önce değinilen -ve istinaf ihbarnamesinde yer alan kötü niyet hususundaki sebepler İlk mahkemenin kötü niyet konusunda yaptığı bulgu aleyhinedir. Ancaak bu istinaf sebeplerinin dayanıklık ettiği neden- ler hakkında istinaf ihbarnamesi sükûttur. Halbuki E.35 n.4 istinaf ih-barnamesinin sadece sebepleri değil aynı zamanda gerekçelerini de içermesi gerektiğini öngörmektedir. Gerekçelerin var olmaması halinde istinafın hiç yapılmamış gibi işlem görmesini intaç ettirir. Bu konuda Yargıtay/Hukuk 67/83 s.2'de Mahkeme şunları söyle-di:
"Kanaatımızca yukarıda alıntısı yapılan E.35 n.4 açıktır. Buna göre dosyalanacak olan istinaf ihbarnamesinin istinaf sebeplerini ve bunların gerekçelerini açıklıkla içermesi gerekir. Bunlardan taammen yoksun olarak dosyalanan bir istinaf ihbarnamesi -E.35 n.4 anlamında bir istinaf ihbarnamesi sayılmaz. Mahkememizi bağlamamakla birlikte E.35 n.4 verilen bu tefsirin Rum tarafında da benimsendiği görülmektedir. Gör: Leonides Kyriakides v. Antonia Kyriakides CLR 1969 Part I s.373.
Davalının söz konusu ek-sikliğin bir usulsüzlük olduğu iddiasına itibar etmek olası değildir. İlgili nizama bu şekilde uyulmamamsı sadece bir usulsüzlük sayılmaz. Bu bakımdan davalı tarafından dosyalanan 14.11.1983 tarihli istinaf ihbarnamesinin E.35 n.4 anlamında bir istinaf ihb-arnamesi olamdığına karar verilmesi gerekir. Bu durumda üzerinde karar verilecek bir istinaf mevcut değildir."
-Yukarıda srdedilen nedenlerden ötürü istinafın reddolunması gerekir. Bu durumda istinaf ihbarnamesinin içeridiği diğer sebeplere değinme gereği kalmmamıştır.
-
Sonuç olarak istinaf reddolunur. Masraflar için herhangi bir emir verilmez.
(Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Salâhi) (Aziz Altay)
Yargıç Yargıç - Yargıç
18 Mart 1985
-
-5-
-
Full & Egal Universal Law Academy